Çizgi roman Nasıl Okunur? Silver Surfer / Galactus Döver mi?

Gelin başka alemlere dalalım. Bayağıdır çizgi roman dünyalarını tanıtmıyordum size.
Edebiyatı çok severim, şiir, roman ve öykü yazarım ve ayıptır söylemesi abartısız:) binlerce cilt roman, binlerce cilt hikaye, dergi vb. okumama rağmen çizgi romanın tadını asla bırakmadım.

 

Toplumumuzda çizgi roman halen hakettiği yere gelmiş değil. Amerika’da artık bilim eğitimi için kullanılıyor. Senaryoları oluşturan temalar inanılmaz fizik teoremlerinden girip, müthiş biyolojik deneylere uzanıyor. Bunları verirken çocukların, gençlerin hatta yetişkinlerin daha kolay anlayacağı ve zevkle okuyabileceği hale getirmek gerekiyor.

Çizgi roman nasıl okunur?

Bir kere her karaktere orjinal bir ses vermelisiniz içinizden okurken. Balon içindeki yazılar içsel düşünceler olduğundan onları derinden okumalı, haykırışlar ve efektleri sanki siz çıkarmıyormuşsunuz gibi uzaktaaan bir yerlerden duymalısınız. Kısacası aklınızda bir sinema çalıştırır, eksik kareleri tamamlar, o donuk kareleri sanki film izler gibi tamamlarsınız. Bu ne demektir? Aslında bir çizgiroman herkes için farklıdır.
 
Aynısını roman okurken de yaşarsınız. Kafanızda canlandırırsınız kahramanları. İyi yazarların başarısı herkeste aynı görüntüyü oluşturabilmeleri ile ölçülür. Fakat romanları biri resmedince neredeyse tüm okurlar hayalkırıklığına uğrar “Ben öyle hayal etmemiştim” der. Hayatımın bu anlamdaki en büyük hayal kırıklığını yüreği mangal gibi olan bilge Gandalf’ı korkudan pısmış ve panik halde beyazperde de gördüğümde yaşadım.
 
Çizgi romanda bu olmaz. Görsel öğeler baştan tanımlıdır. Bazı çizgi romanlar sürekli çizer değiştirir. Martin Mystre gibi. Ama işin ilginci hikayenin türüne göre farklı çizerler kullanıyorlardı yıllar önce ve inanılmaz zekice bulmuştum bunu. Mesela fotoğraf gibi çizen çizerler; dünya, CIA ve daha çok gerçek dünyaya yakın konularda, savruk, çok tarama ucu kullanmayı seven çizerleri daha gizemli olaylarda kullanmak gibi. Yine de X-men bazen sıkacak kadar çok görüntü değiştiriyor. Yıllardır yayınlandığından olsa gerek bir X-men macerası çizmeyen kalmadı gibi. Oysa Örümcek Adam çok farklı. Büyük çizerlerin ilk göründüğü yer oldu çoğunlukla. Yeni çizerler daha dinamik ve derin konularla geldi.
 
Galactus ve Silver Surfer

Şimdi ısındık değil mi biraz? Güzel. Gelelim artık Galactus’a. Sayın Galactus (senli benli konuşmak biraz yürek istiyor da 🙂 ilk kez Fantastik Dörtlü’de görüldü. Az kalsın dünya Galactus’a yem oluyordu. Sonra zeki Richard ustamız yokedici bir silah yaptığını iddia eder. Olayların gelişimiyle dünyamızı kurtarır. Sonraları Galactus’un dönüşü Silver Surfer (Gümüş Kayakçı / Gümüş Sörfçü) ile oldu.
 
Müthiş bir dram öyküsüdür Silver Surfer. Cennet gibi bir gezegende yüksek br uygarlıkta sevgilisi Shalla Ball ile yaşayıp gitmekte uzun ömürlerinin tadını çıkarmaktadırlar. Ancak kahramanımız o zamanki adıyla Norrin Radd hep üzgündür bir şeylerin eksikliğini hissetmektedir. Neyse ki kader başlarına Galactus’u sarar.  🙂

Galactus 8-10 metrellik insan görünümünde bir devdir. ( Ama dev olmasının nedeni hacmi değil kütlesidir. Ağırlığı 18 ton gerçi hep değişiyor. Haydi canım kütle değişmez, ağırlık değişir atmasınlar demeyin. İşte gördünüz mü bilime girdik. Bir de çizgiromana kızarlar.)

Gezegenlerin yaşamsal enerjilerini özel cihazlarla emer. Bu manyetik alandan, ısıya ve grativitiye kadar bildiğimiz bilmediğimiz tüm enerji türlerini içerir. Yani o gezegeni emer. Önce elçisi gelir. Bu gezegen uygun mu bakar. Öyleyse işaret verir. Galactus dev uzay gemisi ile gelir.
 
 
 
Kendisi enerjiden oluşmuş kütlesi gezegenlerin tüm enerjilerinden oluşma özel bir yapı içinde bedenlenmiş bir varlık olduğu için zeka olarak da bizden üstündür. Bir gün bu topladığı maddeyi enerjiyi ve canlı zekayı geri iade edeceğini ima eden konuşmalar yapar. Görünen o ki çok yüksek bir düzlemin üyesidir. İnsanlar ve diğer canlılar ona karıncalar gibi gelmektedir.

 
Gümüş Kayakçı insanlığını feda edip başka bir şeye dönüşmeyi kabul eden ruhu yüksek soylu bir insandır. Sevgilisiyle vedalaşır. Sonra Galactus’a yeni hizmetkarı olmak istediğini söyler. Karşılığında gezegenini bırakmasını ister. Galactus’un o andaki öncüsü özellikle yaşamla dolu gezegenlere götürmektedir onu. Pazarlık tamamlanır. Galactus tüm atomik yapısını değiştirir. Artık bambaşka bir bedeni vardır. Cildi gümüş bir kabukla kaplı. Açlık, susuzluk duymayan, tonlarca ağırlıktaki basınca dayanıklı, uzayda nefes almadan yaşayan farklı br hayattır bu. Molekülleri değiştirebilmektedir. Ancak mazisini unutmuştur. Sonra hatırlayacağı güne dek böyle olacaktır.

 

Yüzlerce yıl dünyalardan dünyalara götürür Galactus’u ama çok özenlidir asla zeki yaşam olan gezegenlere götürmez. Böylece işler karışır ve bir bakarız dünyamız. Galactus ısrarla emip tüketmek ister bu iştah açıcı planeti. Zaten ilk kez yenildiği için biraz kızgındır. Gümüş Kayakçı hayatı pahasına karşı koyar. Galactus duyduğu sevgi ve hizmetine karşılık onu öldürmez ancak onun varlığını oluşturan maddeye duyarlı görünmez bir kalkanla gezegeni çevreler. “Al  bakalım çok sevdiğin gezegende hapis kal!”
 
Böylece sürgün hayatı başlar. İnanılmaz bir şeydir. Neredeyse bir roket gibi gezegenin çevresindeki görünmez enerji duvarına hızla kendini vuran bir adam. Sevgilisine ve gezegenine dönmek için görünmez duvara çarpıp denizlere ve ülkelere düşen ve çıkış için bir yol arayan adam.
 
Dünya’da başlayan maceralarında onu, aşkının büyüklüğünü ve soylu yaşam görüşünü görürüz. İnsanlığın birbirini yiyip bitiren gündelik yaşamı meleksi kalbine hep ağır gelecektir.
Not: Son zamanlarda yeni çıkan bir Silver Surfer türevi var. Sözde yeni maceralar ama son derece sakıncalı ve pis bir anlatımı var. Hiç hoşlanmadım. Temel olarak çocukları kaçıran ve dünyaya çarpması beklenen!!! Marduk gezegeni ile ilgili. Lütfen alıp okumayın. Sonuna dek okudum ingilizcesinden tam bir fiyasko. Bunun yerine eski sayıları bulun.
 
Sözlerimi bitirirken söylemeliyim ki gerçekten de Galactus bir çok süperkahramanı yener. Çünkü gizemli bilinmeyen Kozmik bir şeydir. Hakkından gelemediği bildiğimiz sadece üç gezegen olmuştur. Biri dünyamız diğer, ROM çizgi romanındaki Darkonların karanlık gezegeni (zaten gezegende onun gibi vampirdi birbirlerini emme yarışında az kalsın Galactus ölüyordu) diğeri ise EGO adlı tek bilinç halini almış egoist bir gezegen 🙂
 
Dolayısıyla çocuklara sesleniyorum. Süperman mi Galactus mu döver sorusunun cevabı bence Galactus’tur 🙂
 
Sevgilerimle
 
GALACTUS WEB SİTELERİ
http://www.marveldirectory.com/individuals/g/galactus.htm (Galactus’un hayatı özellikleri)
http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=galactus (Türkçe Ekşisözlük yorumları)
http://marvelite.prohosting.com/surfer/galactus/gallery/ (Kapak / Cover Galerisi)
http://marvelite.prohosting.com/surfer/galactus/profile.html
http://marvelite.prohosting.com/surfer/galactus/
http://www.toonopedia.com/galactus.htm
 
SILVER SURFER
http://www.marveldirectory.com/individuals/s/silversurfer.htm
http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=silver+surfer (Türkçe Ekşisözlük yorumları)
http://www.toonopedia.com/surfer.htm
http://marvelite.prohosting.com/surfer/gallery/search/volume1a.html (Kapak / Cover Galerisi)
 
 
 
Güzel resimler:

s  
 

Çizgi roman Nasıl Okunur? Silver Surfer / Galactus Döver mi?” için 5 yorum

  1. Yazıyı okuyunca birden yirmi sene öncesine gittim. Büyük savaşçı ROM, ROM’un arkadaşları, galaksisi Altın Galaksi ve muhteşem kahraman Torpido… Bilim kurgu çizgi romanları okuyanlar bu saydıklarımı hemen hatırlayacaktır zaten. 90’lardan sonra pek okumadım ama hala hepsi aklımda. Hatta öyle bir gaza gelmiştim ki, oturup bilim kurgu roman bile yazdım :). O zamanlar ortaokulda idim, e tabii şimdi okuyunca çok cocuksu geliyor. Şimdi o romanın sadece son cildini bulabildim, diğerleri kimbilir hangi sandığın içinde.

    Süleyman Beyin makalesini bu açıdan değerlendirmek gerek. Anılarımı canlandırdı, alıp taa 90’lara götürdü. Teşekkürler.

  2. Teşekkürler sana, hiç kaçırmadan aldığım 20 sayıyı hatırlattığın için. Keşke yeniden okuyabilecek kadar görebilseydim.

Bir cevap yazın