Süleyman Sönmez

“Dünyayı yok etmek için birbirinden güçlü silahlar yaptık. Ama milyarlarca insanı bir çırpıda öldürecek en çekici ölüm makinesi” dedi pelerinli orkestra şefi “Verdammten Orkestrası, La Viole Blanche ile Tanışın! ya da tercih size kalmış”

Bir çizgi romanın filmden ve klasik romandan farkı olmalı. Anlatım dili sözcükler, renkler karelerin sayfa içindeki yerleşimi, sayfadan sayfaya geçerken göze izlettiği yol ve okuyucuyu okuduğunun gerçek olmadığını bilmesine karşın gerçek duygulara sürükleme becerisi.


Açıkçası ilk bakışta, -kapağı dışında- bu çizgi roman neden bu kadar ödül almış anlayamadım.

Kapağı ise muhteşemdi. Bakın sola ekledim. O kadar sadeydi ki bir şeylerin havaya uçacağı şimdiden belliydi!

 

Hangi ödülleri almıştı?
En İyi Grafik Roman Ödülü, En İyi Hikaye, En İyi Renklendirme, En İyi Kapak Tasarımı, New York Times En Çok Satanlar, Amazon.com 2008 En İyi Çizgi Romanı, Eisner 2009 vb. vb. …

 

Kitabı elime alıp çizimlerini incelediğimde ilk intibam ara geçişlerdeki çizimlerin olağanüstü başarılı olduğuydu. Gabriel Bá gerçekten iyi iş çıkarmıştı. Fakat kitabın içindeki çizimin bilinçli şekilde basitleştirilmiş bir tarzı vardı. İki çizer arkadaşımla konuyu tartıştığımda iki sonuca vardım. Çizgi romandan beklentiler o ülkenin beğenileri ile şekilleniyordu. Mesela benim ve birçoğumuz için Abdülcanbaz çizimindeki kübist akımın izleri olağanüstüdür. Ama bu başka bir ülke sanatında bu denli saygı görmeyebilir.

 

Belki kitabın karelerinde savruk bir çizim olarak gördüğümüz Amerika’da çok sevilen bir tarzdı. Ancak elimizde çok satan Marvel gibi çizgi roman evlerinden örnekler vardı ki neredeyse her bir kareleri tablo olma yolunda gidiyordu. Sonra diğer arkadaşımın görüşünü benimsedim. Yazar Gerard Way, çizginin konunun önüne geçmesini istemiyordu.

Bu şaşılacak saptama bir anda gözümü açtı. Ressam çizimlerine dikkatli bakılınca bilinçli şekilde basitleştirilmiş bir çizgi tekniği kullanmıştı. Oysa sahne planlarında ve beyaz kemanın dönüşüm sahnelerinde ustalık ortaya çıkıp haykırıyordu.

Bunu, açıkçası ilk kez gördüm. Gücünün altında çizerek, gücünü gizleyen ve sadece konunun da tırmandığı belli noktalarda çizimle sarhoş eden bir anlatım.

Sizi o noktaya getirene dek kelimelerle büyülüyor. Çünkü anlatım alışılageldik bir kurguyu takip etmiyor. Giriş gelişme ve sonuç bölümlerindeki örgü bile zaten siz tüm kitabı okumuşsunuz da bu ikinci okuyuşunuz gibi gayet kaygısız bir şekilde sunuluyor.

Gelelim ustaca gizlediğim senaryoya; dünyanın çeşitli yerlerinde bebekler doğar. Bebekler elbette her gün doğar ama bu hikayedeki annelerin gebelik belirtisi göstermeden ani doğum yapmaları gibi değil. Bu bebeklerin bir kısmı terk edilir, bir kısmı ölür. En başta 43 bebek oldukları bilinmektedir. (Bu sayıya bir anlam yükleniyor olmalı ama kitap açıklamıyor)

İçlerinden 7 tanesi hem zengin, hem çılgın bir dahinin evlatlık edinmesiyle kurtulurlar mı diyeyim, yoksa zoraki süper kahraman olurlar mı? Emin değilim. Gazeteciler “Neden bu çocukları evlatlık aldınız?” diye sorduklarında Dahimiz Sir Reginald Hargreeves “Dünyayı Kurtarmak İçin” der. İyi de kimden?

Böylece eğitimleri için Şemsiye Akademisi’ni kurar. Buraya kadar X-Men’e çok benziyor. Ama bu bir X-Men öyküsü değil. Daha çok aile, çocuk, anne baba, kabul edilmemişlik büyümek ve aile bireylerinin iç hesaplaşması gibi hepimize tanıdık insani öğeler üstüne kurulu savaş ve öfkenin hatta kıyımın çizgi roman diliyle anlatımı üstüne. Elbette okumalısınız. Kitaplar özetle anlatılabilseydi, yüzlerce sayfa yazmak çizmek gerekmezdi.

Ve yine elbette, Şemsiye Akademisi, Orkestrası ile ülkemizde pek takdir görmeyen klasik müziğe de büyük bir övgü. 🙂 Bu sözümü lütfen ironi kabul edin.

Kitaptaki diğer çarpıcı unsur ise acımasızlığı. Bu kitap küçük çocukların okuması için üretilmemiş gibi duruyor. Sağlam bir cinayet filmi kadar çok kan var. Bu durum insanın gözüne vahşeti sokmak için değil, olanı biteni nasıl olacaksa anlamamız için. (Aklınıza kesilen biçilen insanlar gelmesin rahat olun, sadece patlayan ikiye ayrılan heheehhe… Ciddiyim 🙂 )

Evet kitap bir solukta bitiyor. Ben bir oturuşta içtim bitirdim. Ardından wikipedia sayfalarına baktım.
http://en.wikipedia.org/wiki/The_Umbrella_Academy ve

http://en.wikipedia.org/wiki/The_Umbrella_Academy:_Apocalypse_Suite

Dikkat çekici bir bilgi de hikayeyi yazan Gerard Way hakkında. Yazar aynı zamanda “My Chemical Romance”  solisti.

http://en.wikipedia.org/wiki/Gerard_Way
Pek alışık olmadığımız bir durum değil mi? 🙂

Eğer hayatını okursanız 16 yaşından beri yazan birisi olduğunu göreceksiniz. Tebrik etmek gerek. Müzik, yazarlık her ikisinde de başarılı olmak ayrı bir durum.

 

Hep Beraber San Diego Comic Con’da İmza Günündeler…

http://fabioandgabriel.blogspot.com/2007/07/been-there-done-that-lost-award-and-it.html

Soldan sağa Umbrella Takımı: Nate Piekos (balon yazıları), Dave Stewart (renklendirme), Gabriel Bá (çizim) ve Gerard Way (yazar).

Çizer Gabriel bir arkadaşı ile ortak blog açmış, yeni çalışmalarını takip için güzel:
http://fabioandgabriel.blogspot.com

 

JBC Yayıncılık

Bu noktada ülkemizin nadir çizgi roman kahramanlarından denebilecek JBC Yayıncılık teşekkürü fazlasıyla hak ediyor. Güzel bir tercüme, kaliteli kağıda renkli büyük boy baskı ile kitap dilimize kazandırılmış. Çizgi roman hakkında yazan blog ve site sahiplerine bu kitabı hediye olarak da gönderdiler. Daha önce de bana Klon Savaşları’nı da göndermişlerdi ki, bir ara yazmak istiyorum çok güzel bir seri. Ayrıca şık bir jestle özel bir kağıda yanar döner 🙂 halde kitabın kapağını bastırmış ve poster olarak göndermişler. Sayelerinde bu seri hakkında bilgim oldu ve okudum. İş, benim önyargılarıma kalsaydı böyle bir şaheseri atlayabilirdim.

Önyargılarımız, hayatta neleri görmemizi yaşamamızı engelliyor kimbilir?

 

Künye:

Dark Horse Comics tarafından yayınlanmış.
Eserin Adı : Şemsiye Akademisi Cilt 1 : Kıyamet Senfonisi
Eserin Orijinal Adı :
The Umbrella Academy Volume 1 : Apocalypse Suite
Sayfa Sayısı : 184
Materyal : 135 Gr Parlak Kuşe
İç Sayfalar : 300 Gr Parlak Kuşe
Kapak : Amerikan İplik Cilt
Yazan : Gerard Way
Çizen : Gabriel Ba
Çevirmen : Sina Şehim
Editör : Bora Öngürer
Yayına Hazırlayan : Berk Şentürk
Yayın Sorumlusu : İlker Sözdinler
Yayın Yönetmeni : Ertan Ergil
ISBN : 978-605-62417-0-3
Fiyat : 25.00 TL

Umbrella Academy Figürleri: http://toysrevil.blogspot.com/2008/07/seensdcc2008-umbrella-academy.html

Kaynakça:
http://en.wikipedia.org/wiki/The_Umbrella_Academy
http://en.wikipedia.org/wiki/The_Umbrella_Academy:_Apocalypse_Suite
http://en.wikipedia.org/wiki/Gabriel_B%C3%A1

Serinin hayranları için bir de site kurulmuş:
http://theumbrellaacademy.com/

D&R Online Satın Almak İçin:
http://www.dr.com.tr/0000000355076,0000000379645/Eser/Kitap/Hobi/Cizgi-Roman/Semsiye-Akademisi-Kiyamet-Senfonisi

 

2 YORUM VAR

  1. Apocalypse Suite ismi neden Kıyamet Senfonisi olarak çevrilmiş???

    Almora’nın 2008 yılında çıkardığı Kıyamet Senfonisi isimli bir albümü var. Hatta albümde bu isimde bir öykü ve bir şarkı da mevcut. (Albüm ve hikaye fantastik türde.)

    Eğer Türkiye’deki yayınevi, bu ismi kullanmak için izin almadıysa bu kitabın Türkçedeki ismi çalıntı demektir.

Yorum Yazın