Sanskrit en eski dillerden biri. Bu dilin eşsiz ses uyumu olması yanısıra diğer Hint-Ari dillere ve İbranice, Arapça gibi anadillere temel olduğu düşünülüyor. Bu dilde yazılan efsaneler tarihsel olaylar yıllardır inceleniyor. Mahabbarata gibi.
Dilbilime merakınız varsa lütfen aşağıdaki linklere bakınız.
http://www.geocities.com/hindoloji/hindoloji/turkce_kitaplar.htm
http://www.ideefixe.com/Kitap/tanim.asp?sid=ORELN0PCB795CHWY464X
İşin kötü tarafı şu. Dillerin tanımlama ve düşünmeyi biçimleme yetileri var. Mesela Türkçe’deki “O” kelimesi belirsizdir. Kadın, erkek, her çeşit canlı ve bilinmeyen kavramlar için kullanılabilir. Ancak İngilizce elinizi kolunuzu bağlar sizi ısrarla tanımlamaya iter. (He, She, it)
Bu, Tanrı, zaman, mekan olayların kendiliğinden olması gibi anlatımları imkansız kılar. Onlar da ister istemez cinsiyet ve nesne ayrımına uğrarlar.
Dilde karşılığı olmayan bir şeyi bir insanın anlaması imkansızdır. Anlam oluşturmanın tek yolu insanın beyninde tanıma uygun isimlendirme yapmasıdır.
Ayrıca kelimelerin frekans olarak yaşam üzerinde doğrudan etkisi vardır. Ses frekansları görüntüler bile çizer. Bu konuda yapılan araştırmalar inanılmaz sonuçlar gösterir. Ama bütün bunları bir yana bırakırsak dillerdeki deyiş zenginliği tek dilin hakimiyetinde yok olmak üzere. O dil de İngilizce.
Etkisi öylesine korkunç ki, diğer dilleri ezip geçen bir popülerliği var. Düşünün. Bir dil kaybolunca kaç insan ölmüş olacak ? Kaçımızın dedesi ve ninesi ölmüş olacak? Onlar buldukları atasözleri, maniler, deyimler espriler ve söz oyunları ile bizde yaşıyor. Kültürel zenginlikler kaybolunca onlar unutulacak. Dilsiz kalacak duvarlar ve kitaplar. Geriye “love” dan başka sevgi kelimesi olmayan o ticaret dili kalacak. Sevginin, aşkın, muhabbetin, kalbi ısıtan binbir sözün yerini kuru amlamsal ve enerjisel karşılığı bomboş olan bir dil kalacak.
Sonra tek başıma da kalsam söyleyeceğim dağlarda ve taşlarda Türkçe şiirlerimi, biliyorum onlar beni anlayacak. Çünkü bu toprakta en kalpten türküler ve en güzel deyişler Türkçe söylendi.
Unutmadan, Sanskrit onbinlerce yıldır var. Çünkü Sanskriti dillerinde yaşatan Hindistanlılar İngiliz sömürgesi altında yıllarca inledikten sonra İngilizceyi çok iyi öğrendiler ama yine de atalarının seslerini ve şarkılarını unutmadılar.
Not: Lütfen yorum yapanlar Türkçe yazsın. “MSN Messenger Türkçesi”yle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.



















YORUM YAZMADAN ÖNCE:
Türkçe yazanlar için hatırlatmalar;
* Cümle büyük harfle başlar, nokta ile biter.
* Noktadan sonra boşluk bırakılır, yeni cümle başlar.
* "gelcem, gitcem, gidiyom" denmez "geleceğim, gideceğim, gidiyorum" denir.
* "Herkez" denmez "herkes" denir.
* "Yaaaa" çok laubali bir sözdür.
* "bU şEkiLDE" yazmak sadece okuyanı yorar.
* "Yanlız" değil "Yalnız" denir.
* "ğ" harfi "g" şeklinde yazılamaz.
* "Dahi" anlamındaki "de" ayrı yazılır. Yani "Bende, sende" denmez, "Ben de, sen de" denir.
* "Geldimi?" yazılmaz "Geldi mi?" yazılır. Soru takıları ayrı yazılır. "OKmi?" değil, "Tamam mı?" denir.
* "ahmet, belgin, duru" denmez. "Ahmet, Belgin, Duru" denir. Özel isimlerin, illerin, ülkelerin ilk harfleri büyük yazılır.
* "ki" eki, bağlaç olarak kullanılıyorsa ayrı, iyelik eki olarak kullanıyorsa birleşik yazılır.
* "v" yerine "w" yazılmaz...
...
Yani Türkçe, Türkçe yazılır. MSN Türkçesiyle değil.
* Yurtdışından yazan, Türkçe klavyesi olmadığından ğ, ş, ü, ç, ö, ı harflerini yazamayanlar için:
Lütfen buraya tıklayın, yazınızı yazın ve "Türkçeleştirdikten" sonra, seçip yandaki kutuya yapıştırın. Teşekkürler.
TÜRKÇE YAZ KAMPANYASI
* Web siteniz varsa lütfen "TÜRKÇE YAZ" kampanyasına katılın. Sitenizi onur listemize ekleyelim. Detaylı bilgi için tıklayınız.* Eğer konuyla ilgili değil, güzel Türkçe kullanımı için yorum yazmak istiyorsanız, lütfen Türkçe Yaz Kampanyası'nın sayfasına buyrun.
SİZİN FİKRİNİZ NE? YORUM YAZIN
Lütfen bu makaleyi eleştirin. Aradıklarınızı buldunuz mu?
Sizin için yeterli mi? Neler eklense daha iyi olurdu?
Eğer beğendiyseniz hangi unsurlar çok iyiydi? İç kalite sistemimizin gelişmesi için yorumlarınıza ihtiyacımız var.
yörüngeye girin, yıldızları seyredin :)
Yorumlara Abone Olun
*Esperanto | Umutların Evrensel Dili
*Bülent İnce | Stok Fotoğrafçılığı Üzerine
*Türkiye’nin En İyi Kültür Sanat Blogu Seçildik
*Albino Zeka
*Grafist12 | 12. Uluslararası İstanbul Grafik Tasarım Günleri
*National Geographic Fotoğrafçılık Okulu
*Nimet Demirbağ Sanlıman Bursa’da
*BALKIZ | Terkedilmiş Arabanın Hazin Öyküsü
*Total Recall | Gerçeğe Son Çağrı
*Dünya Günü | Earth Day
*Escape From Sandbox | SEO’ya Yeni Yaklaşımlar
*EuroPass | Evrensel CV Standart Formatı
*The Forbidden Kingdom | Yasak Krallık
*Bloglar İçin Yeni Gelir Modellleri
*Yurtta ve Dünyada “Güneş”li Bir Hava Var :)
*En Sevdiğimiz Film Sahneleri - mim
*Wordpress’le Aramak Yerine, Google’la Para Kazanın
*Pixel Art | Noktalardan Resim Çizenler
*Reklam-im Cennet’ten Döndü!
*Dünyayı Sevgi Kurtaracak
*Evsizler | Homeless
*Whose Hand is this? | Bu El Kimin Eli?
*Bloglama’dan Blog Ödülleri - 2008
*Zoque Forum 9 Yaşında!
*Gel Cihanperver
*Yaş 35, Yolun Sonu mu Eder?
*(ç)Alıntılama Sanatında Zen!
*Fotoğrafçılığın Sırları 1
*“V” for İstanbul
*Güneşin Tam İçinde’de yenilikler | KSSDBSWS 3