Süleyman Sönmez

Gerçekten olağanüstü bir konuya giriş yapıyorsunuz. Bu konu son derece derin, üzerinde düşünülmesi gereken fiziksel ve evrensel bir olguyu anlatır.

Süleyman Sönmez - Güneşin Tam İçinde saymatics Cymatics | Saymatiks Sesten Şekle | Şeklin Sırrı Bilim ve Teknoloji Müzik Mistik  titreşim Ted Ses Saymatiks Sanskrit Rosslyn Şapel Robert Hook Patric Flanagan patent om Neurophone Metal plaka Hoparlör Hans Jenny Goethe Galileo Ernst Chladni Dr. Sir Peter Guy Manners Cymatics Cymatherapy Chladni

Goethe der ki, “Mimari, donmuş müziktir ve müzik, akan mimari…”

Tamamen sessiz ve hareketsiz bir şekilde durduğunu düşündüğümüz tüm yapılar, moleküler yapıları ve biçimlerinden ötürü işitemediğimiz bir ses çıkarırlar. Bu melodi öylesine önemlidir ki, bir varlığın varoluş düzlemi ve yıkımı bu frekansa bağlıdır. Titreşim, biçimi etkiler, mesela bir köprüden geçen binlerce asker, aynı anda uygun adım yürürlerse oluşan birleşik titreşim dalgası köprünün yıkılmasına neden olur. Rezonans etkisi denen bu güç köprünün kendi öztitreşimlerine yaklaşan dış titreşimin üstüste bindirdiği dalgaları temsil eder. Gezegenlerin ve canlıların da titreşimleri vardır.

Titreşimlerin oluşturduğu etkileri az çok duymuşuzdur. Eski Ahitte şehrin surlarını deviren boru sesleri ve Kuran’da sadece tek sesle yokedilen kavimler anlatılır. Ses frekansının bu yıkıcı etkisi gibi, yapıcı müthiş bir etkisi de vardır. Bunu müzikte ve doğanın seslerinde, hayvanların hareketlerinde işitiyoruz. Ancak titreşimlerin bundan öte bir anlamı var.

SESLERİ GÖRÜNÜR KILMAK

Konuya adım adım gireceğiz. Çok anlaşılır adımlarla ilerleyeceğiz merak etmeyin. Şimdi dünyaca ünlü TED’den bahsedeyim size. Alanında uzmanlar çok kısa bir sunumla izleyicilere çok kısa bir sürede bir bilgiyi anlaşılır bir dille anlatırlar. İzleyici olarak katılmanın bile zor olduğu bu konuşmalar TED’in web sitesinden halka sunuluyor. En güzeli birçok dilde altyazının da bulunması. Aşağıdaki video bu konuyu oldukça hızlı şekilde özetliyor. Sağ üst köşesindeki tam ekran düğmesi ile büyütebilirsiniz. Türkçe altyazı yüklenmeli otomatik olarak ancak yüklenmezse “View Subtitle” menüsünden seçmelisiniz.

Evan Grant : Making sound visible through cymatics /
Evan Grant : Saymatiks ile Sesleri Görünür Kılmak

(Özel teşekkür: İngilizce giderek daha çok bilinir oldu. Bizler de takip edebiliyoruz ama bu yazıya başladığımda Türkçe altyazısı yoktu. Bu birçok okurumun izlemesini zorlaştıracaktı. Türkiye TED Tercüme Grubu’ndan dostum Ahmet Yükseltürk (nanoturkiye olarak tanınır) ve çevirmen arkadaşından (Abdülkadir İnel) destek rica ettim. Konuya eğildiler ve kısa sürede kaliteli bir çeviri yapıldı. Yazının genele yayılması için bu desteklerine ve TED videolarına Türkçe altyazı ekleyerek toplumumuza verdikleri hizmet için kendilerine teşekkür ederim. Sadece bilimin adı çeviride Cymatics için Siyamatik yerine Saymatiks olmalıydı derim. DVD, CD gibi eşsesli olurdu. Mesela bu fırsatı “sibernetik” kelimesinde kaçırdık. “Saybernetik” şeklinde Türkçeleştirebilirdik ve kelimenin sessel uyumu daha çok dünya vatandaşı için anlaşılır olurdu. Teknik terimler için bunu düşünmeliyiz derim.)

CYMATIC VE CHLADNI FIGÜRLERİ TARİHÇE

Bundan yüzlerce yıl önce bu konu gündeme geldiğinde araştırmacıların en çok üstünde durdukları şey, sesleri gözle görünür hale getirmekti. Notalardan bahsetmiyorum. Deneylerin temelinde kum gibi, tuz gibi tanecikli ve akışkan ama suya göre daha kontrol edilebilir malzemelerle yapılan çalışmalar yatıyor.

Süleyman Sönmez - Güneşin Tam İçinde chladnifigures Cymatics | Saymatiks Sesten Şekle | Şeklin Sırrı Bilim ve Teknoloji Müzik Mistik  titreşim Ted Ses Saymatiks Sanskrit Rosslyn Şapel Robert Hook Patric Flanagan patent om Neurophone Metal plaka Hoparlör Hans Jenny Goethe Galileo Ernst Chladni Dr. Sir Peter Guy Manners Cymatics Cymatherapy Chladni

Uzmanlar bir metal plaka üzerine kum yüzey seriyorlar. Metal plakayı bir ses kaynağına eskiden müzik aletlerine, şimdilerde hoparlör sisteme bağlıyorlar. Belli frekanslarda sesler verildiğinde ve süreklilik sağlandığında müthiş bir şey olmaya başlıyor. Kum taneleri titreşerek iki temel farklı bölge oluşturuyor.

O anki titreşimle dolan ve boşalan iki bölge. Temizlenen bölge titreşerek kumsuz kalıyor ve kum taneleri dolan alanlara taşınarak insanı hayranlık içinde bırakan desenlere bürünüyor. Ses frekansı değişince, yine değişiyor. Bu şekiller öylesine etkileyici ki, insanları değişik ses aralıklarını ve kombinasyonlarını deneme merakı sarıyor. O yüzyılda evlerde bir eğlence aracı olarak portatifleri kullanılmaya başlanıyor. Sonraları modern bilimlerin gelişmesi ile birlikte bir bilim dalına dönüşüyor.

CHLADNI FIGÜRLERİ


Yukarıdaki video çok şeyi anlaşılır kılıyor..

Ansiklopediler ve ders kitapları bu olayın geçmişini belli bilimadamlarına dayandırsalar da arkeologlar her an ilginç bir bulgu ile karşımıza geliyor ve eski uygarlıkların bunu gündelik yaşamda çok iyi bildiğini gösteriyorlar. Örneğin Rosslyn Şapel’deki müzik küpleri

Süleyman Sönmez - Güneşin Tam İçinde cyma2-e1265501370895 Cymatics | Saymatiks Sesten Şekle | Şeklin Sırrı Bilim ve Teknoloji Müzik Mistik  titreşim Ted Ses Saymatiks Sanskrit Rosslyn Şapel Robert Hook Patric Flanagan patent om Neurophone Metal plaka Hoparlör Hans Jenny Goethe Galileo Ernst Chladni Dr. Sir Peter Guy Manners Cymatics Cymatherapy Chladni   İskoçya Midlothian’daki Rosslyn Şapel’inin tavanına kazınmış semboller birçok nesil boyunca tarihçileri hayrete düşürmüştür. Templar Şövalyeleri Rosslyn Şapel’ini 1477’de kurmuşlardır. Şapel’in tarihi ve efsanesi, On Emir Sandığı, Gerçek Kader Taşı, Robert Bruce’un Kalbi, Hz. İsa’nın Başı’nın da dahil olduğu çağları aşmış en değerli dini ve tarihi sanat eserlerinden bazılarına hürmetle evsahipliği yaptığını ifade eder. Mimarisinde, o 15. yüzyıl şehrindeki insanlar için ruhani önemi olan antik müzik notaları olduklarına inanılan sembollerle süslenmiş 213 küp vardır. Şu anda sekiz kişilik seçme bir grup bilim adamı ve müzik uzmanı bu küplere işlenmiş olan sembolleri deşifre etmeye çalışıyorlar. Her bir müzik notasını temsil eden titreşimlerin, ilk önce görsel olarak ince pirinç bir levhayı kumla kaplayarak, sonraysa levha üzerine yerleştirilen bir yayla bir müzik notası çalınarak oluşturulduğuna inanılıyor. O zaman müzik notasının görsel temsili, o notanın titreşimlerinin şekil verilmiş kumda oluşturduğu ayırt edici biçimlerde görülebilir.

Glasgow Üniversitesi’nden Orta Çağ ve Rönesans müziği uzmanı Warwick Edwards, küplerdeki oyukların aslında antik bir müzik kaydetme şekli olabileceğine inanıyor. Bir yazar ve tarihçi olan ve Rosslyn’in tarihini araştıran Stephen Prior ise, bu müzik notalarının Orta Çağlar’a ait iyileştirici bir ilahiyi temsil ettiği sonucuna varmıştır.
Kaynakça: http://www.cymaterapi.net/?p=27

Rosslyn Şapel Müziği dinlemek
http://www.crystalinks.com/music_cubes.html

Yaklaşık 400 yıl önce, Galileo kitabında bu konuya dikkat çekti. “Dialogue Concerning the Two Chief World Systems”

1680 yılının 8 Temmuz’unda Robert Hook (bildiğiniz gibi mikroskobun da mucidi büyük bilimadamı) cam levhaların titreştirilme modlarıyla, titreşim halinde bulunan örüntülerin hareketsiz noktaları arasında bağıntıyı farketti. Çalışma şekli unla kaplı cam levhaların kenarlarının bir yayla titreştirilmesiydi.

Süleyman Sönmez - Güneşin Tam İçinde echladni Cymatics | Saymatiks Sesten Şekle | Şeklin Sırrı Bilim ve Teknoloji Müzik Mistik  titreşim Ted Ses Saymatiks Sanskrit Rosslyn Şapel Robert Hook Patric Flanagan patent om Neurophone Metal plaka Hoparlör Hans Jenny Goethe Galileo Ernst Chladni Dr. Sir Peter Guy Manners Cymatics Cymatherapy Chladni   Hukukçu, müzisyen, fizikçi Ernst Chladni 1787’de “Ses Teorisinin Keşifleri Hakkında | Entdeckungen über die Theorie des Klangesor | Discoveries in the Theory of Sound” adlı eserini yayınladı. Akustik biliminin öncülerinden sayılan Chladni’nin başarısı sesi görünür kılmak için geliştirdiği ses dalgası üretecidir. Violin yayının yardımıyla üstü kumla kaplı bir düz tabakanın kenarlarına vurularak titreştirilmesiyle keşfettiği bu evrensel şekiller daha sonra ismiyle Chladni figürleri olarak anıldı. Bu figürlerle sesin fiziksel maddeye etkisini gözler önüne seriyordu. Üstelik temel seslerin etkisi herkesce kabul edilecek netlikte görülen geometrik desenlerdi.

HANS JENNY

Süleyman Sönmez - Güneşin Tam İçinde marjenny Cymatics | Saymatiks Sesten Şekle | Şeklin Sırrı Bilim ve Teknoloji Müzik Mistik  titreşim Ted Ses Saymatiks Sanskrit Rosslyn Şapel Robert Hook Patric Flanagan patent om Neurophone Metal plaka Hoparlör Hans Jenny Goethe Galileo Ernst Chladni Dr. Sir Peter Guy Manners Cymatics Cymatherapy Chladni   Cymatics / Saymatiks bilimdalına isim olarak verilmesi İsveçli Hans Jenny(1904-1972)’nin 1967 yılında yazdığı “Kymatik” adı kitapla oldu. Kelimeyi eski Yunanca kyma (κύμα, dalga) ve kymatika (τα κυματικά, dalgalarla ilgili maddeler, meseleler” kökeninden bulmuştu. İngilizce’ye Cymatics şeklinde çevrildi.

Hans Jenny çalışmalarında piezoelektrik yükselteçler (amplikatör, amplifier), dalgalar ve çeşitli metotlarla yüzey tozu olarak pudra, hamur ve sıvıları canlı yaşayan nesnelermiş gibi birbirini izleyen formlar halinde hareket ettirdi. Bu oluşan formlar doğada, sanatta ve mimari de bulunuyordu.

Bu dalgaları oluştururken basit Sinüs dalga titreşimlerini kullandı. (Saf temel titreşimleri). Bu titreşimler insan kulağının işitebildiği bölgede yer alıyordu.
http://en.wikipedia.org/wiki/Hans_Jenny_%28cymatics%29

HANS JENNY’NİN TONOSCOPE CİHAZI VE PATENTİ

http://www.google.com/patents?id=xYN0AAAAEBAJ&zoom=4&pg=PA1#v=onepage&q=&f=false

Benzer diğer patentler
http://www.google.com/patents?id=O7hmAAAAEBAJ&zoom=4&pg=PA1#v=onepage&q=&f=false
http://www.google.com/patents?id=ZV2YAAAAEBAJ&zoom=4&pg=PA4#v=onepage&q=&f=false

Hans Jenny’nin Çalışma Videoları | Maddeye Sesle Can vermek

Cymatics – Bringing Matter To Life With Sound (Bölüm 1/3)

Cymatics – Bringing Matter To Life With Sound (Bölüm 2/3)

Cymatics – Bringing Matter To Life With Sound (Bölüm 3/3)

Dağılıp Toplanma (Materyalize ve Demateryalize olma)

http://www.youtube.com/watch?v=NiTg94vSWJQ

Sesle Levitasyon – Yerden Yükselme

3 düzlemde ses kaynağı X Y Z eksenlerinde 600 Hertz frekans kullanılmış. 1987 yılında NASA yapmış bu deneyi ve başarmışlar. Detaylı bilgi için tıklayın ve açılan sayfada sonraki sayfalara da bakmayı unutmayın. http://science.howstuffworks.com/acoustic-levitation.htm

SES Frekanslarıyla İyileşme

Süleyman Sönmez - Güneşin Tam İçinde manners Cymatics | Saymatiks Sesten Şekle | Şeklin Sırrı Bilim ve Teknoloji Müzik Mistik  titreşim Ted Ses Saymatiks Sanskrit Rosslyn Şapel Robert Hook Patric Flanagan patent om Neurophone Metal plaka Hoparlör Hans Jenny Goethe Galileo Ernst Chladni Dr. Sir Peter Guy Manners Cymatics Cymatherapy Chladni   Dr. Sir Peter Guy Manners’ın sağlıklı doku frekansları çalışması pek çok sene önce Almanya’da başladı. O ve bir araştırma ekibi doku frekanslarını yakalayıp kaydetmek üzere tasarlanmış aletlerin yardımıyla yakalayıp kaydedebiliyorlardı. 1950’lerde Paris Sorbonne’dan Profesör Gaveau, Almanya’dan Dr. Brunner, Yale Üniversitesi’nden Dr. Harold S. Burr ve de İsviçreli bilim adamı Dr. Hans Jenny bu fenomenler üzerine araştırma yapmaktaydılar. Dr. Manners onların çalışma sonuçlarını bir araya getirdi ve Cymatik üzerine dayanan bir terapi geliştirdi. Dr. Manners şöyle söylemiştir: “Bedenimizin her bölümünün – kalbin, akciğerlerin, karaciğerin, böbreklerin, kasların, kemiklerin, sinirlerin – bir ahengi vardır. Bu ahenkler şu anda belirlenmiştir. Onların yapının ve sistemin içine yeniden çalındığını ve çalınabildiğini biliyoruz.” ”Cymatik” terimini türeten ilk Hans Jenny’di. Dr. Manners çalışmasına saymatik (cymatics) terapi, sonrasındaysa Jenny’nin dalga fenomenleri ve titreşim bilimine olan katkılarına duyduğu büyük saygısından ötürü Cymatherapy ismini verdi. Kaynakça: http://www.dtbelmayener.com/?p=66

Dr. Peter Guy Manners, İngiliz Osteopath uzmanı ve sesle iyileştirmenin Batı bilimindeki öncülerinden. Dr. Jenny’nin Cymatik çalışmalarını okuyor çalışıyor ve terapide kullanmaya karar veriyor. Vücudun çeşitli parçalarının sağlıklı frekanslarını tespit edip o hasta bölgeleri o frekanslarla rezonansa sokup sağlık getiriyor.

Antik Hindu tabletlerinden bir söz: Nada Brahma der ki, “Dünya Sestir!”

DEPREME ÇARE OLABİLİR Mİ?

Eğer bu seslerin genel karakteristiğini incelersek tektonik hareketlerin sesleri dinlenip uygun frekansa düşürürek ölçeklersek bir deney setinde bu ses frekansının oluşturacağı şekille yeryüzü grafiğini üst üste getirerek depremlerin asıl nereyi vuracağını ve deprem sonrasında asıl nerelerin çatlayıp nasıl yarıklar olacağını tahmin edebiliriz. Belki de birgün deprem dalgalarını söndürecek teknolojiye bile kavuşabiliriz.

SU İÇİNDE ÇOK GÜZEL CHLADNI FİGÜRLERİ

http://watersoundimage.yolasite.com/ Nasıl da kar taneleriyle aynılık gösteriyorlar.

KOZMOS, EVREN VE SES

İlahi sesin gücü de diğer Yahudi ve Hıristiyan geleneklerinde var olan bir konudur. Tekvin (Genesis -Tevrat’ın ilk kısmı) bize yaradılışın Tanrı “Nur olsun.” kelimelerini söylediğinde başladığını anlatır. Hindu Kutsal Kitapları’ndaki şu ölümsüz sözcükleri, “İlk önce Vak ile (Söz ile) Brahman vardı ve Söz Brahman’dır.” yansıtan Yahya’nın İncil’i de sesin her şeyin yazarı olduğunu söyler: “İlk önce söz vardı ve Söz Tanrı’ylaydı ve Söz Tanrı’ydı (
“First there was the word, and the word was with God, and the word was God” John 1:1 KJB )
Her şey O’nun tarafından yapılmıştır.” Kaynak: http://www.dtbelmayener.com/?p=75 Yazar: http://www.practicalspirituality.info/

Meseleye sadece ses olarak bakmak, geçekten de küçük bir alandan manzara seyretmeye benzer. Doğru yaklaşım biraz daha geri çekilip bu okuduklarımız ve gördüklerimiz çerçevesinde daha temel bir kanun aramaktır. Yani ses enerjinin hareket halinde oluşan bir etkisidir.

Soyut olarak baktığımızda enerjinin formlarında bu şekilerin oluştuğunu görürürüz. Yani gördüğümüz, ister büyük ölçekte, ister nano ve mikro ölçekte olsun, bir titreşimler dizisinin notaları oluşturması ve her nota diziliminin oktavın do’dan başlayıp do’da bitmesi ve bir üstünün bir altının açıllması gibi giderek minyatür ve büyük sistemlerde sonsuzlaşan şekiller görürüz.

Bu şekiller -şu an gördüğümüz şekiller- 2 boyutlu ve 3. boyutlu. Belki 4. boyutta, 5. boyutta da oluşan şekillerde sesin/titreşimin ve şeklin o katmanlarda karşılıkları var.

Öyleyse bir 5li nota sesi, beşgen bir yıldız şekli oluşturuyorsa, galaksilerin sarmal şekli belki elektronların quarkların enerji şekli bu frekansları destekliyor.

Canlı organizmaların şekilleri belki bir müzikle ya da orkestra ile ifade ediliebilir. Tanıdığım bir bilimadamı insan hücresinin bölünürken belli frekanslarda ses çıkardığını anlatmıştı. Ölmesi için kendisine vücut tarafından verilen ses emrini de.

Allah, “Ol!” dedi, oldu ifadesindeki, “OL” Arapça “Kun” aslında ilk dilde evrensel dil de Bingbang öncesi enerjinin tekilliğindeki o hali karanlık maddeye ve maddeye dönüştüren sonsuz erimde bir oktavlar demetimiydi belki de. Yine “And YAWAH spoke -and all was created / Yehova konuştu ve tüm varlıklar yaratıldı” ifadesi gibi.

Eski çağlarda insanların konuştuğu ilk dil nasıldı? Gördüğümüz hiç de ilkel değildi. Aksine dünyanın bir yerlerinde Sankrit -hatırladığımız en eski dil- harika anlamları sunuyordu. Kimilerine göre evrenin bir dili vardır. Bu dille seslenen o nesnenin üzerinde tasarruf yetkisine sahipti. Bu kadim öğretilere uygun seslere hükmetmek insanın tabiatında vardı.

ANTİK DİLLER YAZIDİLLERİNİN / ALFABELERİN DOĞUŞU VE TİTREŞİMLER

Süleyman Sönmez - Güneşin Tam İçinde tonoskop_03-200x300 Cymatics | Saymatiks Sesten Şekle | Şeklin Sırrı Bilim ve Teknoloji Müzik Mistik  titreşim Ted Ses Saymatiks Sanskrit Rosslyn Şapel Robert Hook Patric Flanagan patent om Neurophone Metal plaka Hoparlör Hans Jenny Goethe Galileo Ernst Chladni Dr. Sir Peter Guy Manners Cymatics Cymatherapy Chladni

Hans Jenny, Tonoskop adında bir cihaz tasarlıyor. (Cristal osccillators) İnsan sesi ile bir borunun ucundaki zar titreşiyor ve kelimeler görünür bir hal alıyor. Cihazda elektronik hiçbir parça olmadığından sesin frekansı en temiz şekilde görülebiliyor.

Bu cihazla antik dillerle özelikle Sanskrit ve Hebrew ile çalışıyor. Modern dillerden farklı olarak sözün söylenişi ile oluşan şekille görüntüde oluşan şeklin uyumunu veyazılı alfabede o kelimenin o şekilde yazıldığını görünce çok şaşırıyor. Bunun anlamı o dilin yazıdilini oluşturanların bu çeşit bir deneyi yapmış olması olabilir veya başka bir yöntem de olabilir. Böylece o eski dillerin en eski dili görüşüne de atıfta bulunuyor bu fikir ve Tibetçe, Çince, Eski Mısırca için de denenmeli… http://www.world-mysteries.com/sci_cymatics.htm

Süleyman Sönmez - Güneşin Tam İçinde sriyantra_mantra2-294x300 Cymatics | Saymatiks Sesten Şekle | Şeklin Sırrı Bilim ve Teknoloji Müzik Mistik  titreşim Ted Ses Saymatiks Sanskrit Rosslyn Şapel Robert Hook Patric Flanagan patent om Neurophone Metal plaka Hoparlör Hans Jenny Goethe Galileo Ernst Chladni Dr. Sir Peter Guy Manners Cymatics Cymatherapy Chladni

Peki bu teorinin temeli var mı? Evet var. Özellikle eski zamanlardan kalma şekiler bugün bunu keşfetmemizi sağlıyor. Yukardaki örnekte Hans JHindistan’da meditasyon sırasında tekrarlanan bir kutsal kelime olan OM sesi verildiğinde bugün oluşan şekil ile binlerce yıl öncesinin sembolü şaşılacak şekilde aynı. Kutsal kadim dillerin kutsal görüntüler oluşturduğu düşünülüyordu. http://www.unitedearth.com.au/sound.html

Dikkat edin eski dillerin pek çoğunda semboller dili oluşturur. Harfler değil. En eski dillerde sanki başka bir ana dilin mirasçılarıdır. Kimilerine göre insanın nefes alış veriş sesi bile evrensel bir enerjinin formudur.

Gözle görmediğimiz enerjinin form kazanması ve görünür dünyaya ait fiziksel maddenin toparlanması atomların molekül oluşturacak şekilde biraraya gelmesi onların daha uzun dizilimleri organik maddeyi ve tüm gördüğümüz maddeyi oluşturması sesin maddeyi zorlayarak biçim vermesi gibi enerjinin kafeslerinde mi oluştu.

Ses aslında oluşturulurken 3 boyutlu bir bilginin 2 boyutlu ardışık genlikler halinde saklanması ve şifrelenmesi mi?

Yani şöyle düşünün ses aslında dalgalardan oluşur. Bu dalgaların genlikleri ve frekansı vardır. Ses arka arkaya gelen titreşimleri taşırken sadece iki bilgiyi bilmek ve dizi halinde ardarda dizmek yeterlidir. (Genlik ve frekans bilgisi) Ancak bu ses bir metal plaka üzerindeki tozlara 3 boyutlu bir bilgi ile şekil verir. Ardı ardına gelen frekans dizisi notaları notalar parçaları oluşturur.

Oluşan görüntüler andan ana değişirken dikey bir ışınım gibi üst boyuttan alta doğru inen enerji frekansı her boyutta süzgeçten geçerek şekil değiştirir. Böylece evrensel bir biçimlenme başlar. Gerek titreşim frekansı gerekse fiziksel büyüklük olarak her katmanda enerji farklı biçimlere bürünse de ses bunlardan birisidir. Önce maddeye o katman kaç boyutlu ise o kadarlık biçim verir. Sonra arka arkaya gelen enerji demeti zamanı oluşturur. Zamansal değişimi ve hareketi bu enerjinin bir borudan akan su gibi ya da arka arkaya gelen ses dalgaları gibi gelişiyle oluşturur.

Madde hali hazırda bu biçimde kalışını bu akışın sürekliliğine borçludur. Burada evren için anlatılanları aynen insana uyarlarsak bünyesinin bu enerjinin indirgenerek gidişinde hangi katmandaki bilgiyi aldığı şuurunun açılığını belirleyecektir. Hatta sağlığını uyumlu çalışan bir organizma olmasına.

Öyleyse enerjinin şekillenmesi gözle görünmeyen matematik kanunlara bağlıdır. Böylece önce görüntüyü gördük. Sonra bu görüntüyü sesin oluşturduğunu anladık. Sonra sesin bu görüntüyü oluşturmasının altında yatanın enerjinin karakterinden kaynaklandığını ve sesin bir enerji türü olduğunu başka enerji şekillerinde de biçimler oluşacağını gördük.

Soru enerjinin karakterinin neden böyle olduğu. İşte şimdi matematiğe geldik. Eğer çemberi oluşturmak için sonsuz sayıda noktayı bir merkeze eşit uzaklıkta dizmemiz gerektiğini biliyorsak bu noktaların bize Pİ sayısını vermesi gibi enerjinin karakterinde sabit olmasına karşın sonsuza uzanan değerler var. Bu değerler soyut evrenin somutlaşmasını sağlıyor.

Dolayısıyla soyut kısımda henüz keşfetmediğimiz bölümler olabilir.

KRİSTALLERİN TİTREŞİM OLUŞTURMADA YERİ

Kuartz tipi kristallerin istenen frekansı sürekli tekrarlama özelliği vardır. Programlandıklarında ışıksal ve sessel olarak istenen titreşimi temizleme, koruyucu alan oluşturma sağlıklı rezonans yaratma gibi bölümlerde kullanabilirler. Hans Jenny araştırmalarında kristal osilatorler kullandı. (OSİLATÖR: Elektrik salınımlarını elde etmek için, genellikle elektron tüpleri kullanan elektrikle çalışır bir cihaz) http://www.world-mysteries.com/sci_cymatics.htm

DUALARIN ETKİSİ

Mantralar, meditasyonlar ve duaların belli bir ritimdeki özel kelimelerin tekrarı, önce zihni sonra sesi ve sonra bedeni aynı anda belli bir frekansa sokar. Bu titreşim asal bir akış ile temasa geçilebilmesini sağlar. O düzlemin titreşimlerine yaklaştıkça oradan gelen algı iş oluş ve duygusal izlenimler algılanır hale gelir. Beyin merkezlerinin doğru uyarımları insan üzerinde olumlu etkiler oluşturabilir.

CHLADNI DESENLERİ ÜRETEN PROGRAM

Bir ses kaynağı ve metal plaka olmadan da bu yapılabilir mi diyerek düşünürken olayın matematiksel modelinin mutlaka kurulmuş olması gerektiğini düşündüm.
Gerçekten de http://softwaretonoscope.com/ adresinde bir program buldum. Verilen frekansın görüntüsünü oluşturuyor. Ayrıca frekans üretici program SineGen 2.1 http://www.tucows.com/preview/502787

GEOMETRİ
http://wikicompany.org/wiki/911:Geometry

TİTREŞİMLERLE 3 BOYUTLU NESNELERİ OLUŞTURUP VARMIŞÇASINA DOKUNABİLMEK

İnanılmaz ama Japon bilimadamları bunu başardı. Bilgisayar ekranında tasarlanan nesneyi ultrasonik ses dalgaları üzerinde oluşturuyorlar. Elinizi uzatıp dokunmak istediğinizde şaşırıyorsunuz, sanki görünmez şekilde nesne orada. Düşünün bununla cilt üstünde pek çok duygu elde etmek mümkün.

http://www.youtube.com/watch?v=hSf2-jm0SsQ&feature=player_embedded

Bu teknolojiye 3d holografik görüntüleme eklenirse hem görülen hem dokunulan nesneler elde edeceğiz. Bunun iletişimde açacağı çığrı düşünün dünyanın her yerinden istediğiniz şey sanal dokunuş ve 3d görüntüleme ile gerçek gibi kaşımızda görme. Sanırım Matrix filmi gerçekten geliyor.
Detaylar şurada: http://cymatica.net/post/156179253/airborne-ultrasound-tactile-display-the

Aşağıda ise Intel firmasının kurguladığı buna dayalı bir gelecek var

İŞİTME ENGELLİLER İÇİN CİLT ÜZERİNDEN VERİLEN TİTREŞİMLERLE BEYİNDE SESİN OLUŞTURULMASI

Süleyman Sönmez - Güneşin Tam İçinde drflanagan Cymatics | Saymatiks Sesten Şekle | Şeklin Sırrı Bilim ve Teknoloji Müzik Mistik  titreşim Ted Ses Saymatiks Sanskrit Rosslyn Şapel Robert Hook Patric Flanagan patent om Neurophone Metal plaka Hoparlör Hans Jenny Goethe Galileo Ernst Chladni Dr. Sir Peter Guy Manners Cymatics Cymatherapy Chladni   Patrick Flanagan titreşim üzerine çalışmış en ilginç bilimadamlarından birisi. Bugün pek çok teknolojik cihazda imzası var. Örneğin NASA uyduları için piramidal yüzeyli karışık dalgaları söndürmekle görevli antenler, işitme engelliler için küçük yaşta keşfettiği Neurophone. Ana sayfası http://www.neurophone.com/ ve http://www.floraberlin.de/soundbag/index84.html#soundbag

Süleyman Sönmez - Güneşin Tam İçinde neurophone Cymatics | Saymatiks Sesten Şekle | Şeklin Sırrı Bilim ve Teknoloji Müzik Mistik  titreşim Ted Ses Saymatiks Sanskrit Rosslyn Şapel Robert Hook Patric Flanagan patent om Neurophone Metal plaka Hoparlör Hans Jenny Goethe Galileo Ernst Chladni Dr. Sir Peter Guy Manners Cymatics Cymatherapy Chladni

Neurophone, titreşimleri doğrudan cilt üstünden beynin ilgili bölgesine gönderen bir cihaz bu işlem sırasında dönüşüm için quartz kristalleri kullanıyor. Amerikalı Flanagan 1958 yılında bu cihazı keşfeder. Ama uzun zaman nasıl çalıştığını dinleyecek bir yetkili bile bulamaz. Hayatını okurken sadece Amerikan Deniz Kuvvetleri tarafından dikkate alındığını görmem büyük buluşların yine silaha dönüştürülüp üstüne çok gizli damgası vurulup insanlık ailesinden gizlendiği hissine kapılmama yol açıyor. Bulduğu cihaz bir başlık bandı şeklinde giyiliyor ve bu yöntemle beyine görüntü de aktarılabiliyor. Olağan duyu organlarımızı atlatıp doğrudan beyin merkezine bilgiyi sinyaller halinde göndermek beynin bunları tercüme edebilmesi için alışma sürecini de beraberinde getiriyor.

Patrick Flanagan pembe nehir yunusları ile insanların iletişim kurabilmesi için bir araç tasarlıyor. Üstelik 1968 yılında. Hawaii’de süren deneylerde 30 kelimelik minik bir sözlük bu işlemde kullanılıyor. Amerikan Hükümeti adına patentleniyor ve 5 yıl sonra daha gelişmiş bir modeli patantleniyor.

Bilimadamının cildimiz 5. duyumuz makalesi de düşündürücü. İç kulağın sadece denge amacıyla sıvılarla dolu olmadığını aynı zamanda ultrasonik ses dalgalarını yakalayıp sinyallere çevirdiğini söylüyor.

Düşününce yukarıdaki deneylere bakalıp suya titreşim verilince şekillerin oluştuğunu gördük. Kulaktan gelen sinyaller sıvı içinde anlamlandırılacak aşamaya geçmeden önce sinir sistemi için sinyallere dönüştürülürken belki de bu sıvı kristallerin hareketle oluşturduğu elektrik sinyalleri taşıyorlar.
Patric Flanagan geniş bir röportaj arşivi ve patentlerinin açıklaması çizimleri
http://www.rexresearch.com/flanagan/neuroph.htm#anderson
http://www.worldtrans.org/spir/neuro.html

EVDE KENDİ CYMATICS ŞEKİLLERİNİ ÜRETMEK İÇİN

Sadece hoparlör sisteminiz biraz tuz ve düz bir zemin olarak kullanacağınız metal plaka yeterli olacak.
Süleyman Sönmez - Güneşin Tam İçinde bigchladniplate002 Cymatics | Saymatiks Sesten Şekle | Şeklin Sırrı Bilim ve Teknoloji Müzik Mistik  titreşim Ted Ses Saymatiks Sanskrit Rosslyn Şapel Robert Hook Patric Flanagan patent om Neurophone Metal plaka Hoparlör Hans Jenny Goethe Galileo Ernst Chladni Dr. Sir Peter Guy Manners Cymatics Cymatherapy Chladni
En iyi yapılmış örnek. Dış titreşimleri söndüren piramidel sünger kullanılmış.
http://www.fas.harvard.edu/~scidemos/OscillationsWaves/BigChladniPlate/BigChladniPlate.html

3 Hoparlör Kullanarak Yapılmış Olan Harika Örnek
Dökümantasyon müthiş adım adım yapılışı yazdıkları bilgisayar programının tüm kodları kullanılan elektronik bileşenler tümüyle halka açık bir proje olarak üretilmiş.
http://hades.mech.northwestern.edu/index.php/Three-speaker_Chladni_Patterns

Su deneyi – kişi kendisi üretmiş

http://www.youtube.com/watch?v=tI6S5CS-6JI&NR=1

Süleyman Sönmez - Güneşin Tam İçinde evdekurmakchadlini-300x225 Cymatics | Saymatiks Sesten Şekle | Şeklin Sırrı Bilim ve Teknoloji Müzik Mistik  titreşim Ted Ses Saymatiks Sanskrit Rosslyn Şapel Robert Hook Patric Flanagan patent om Neurophone Metal plaka Hoparlör Hans Jenny Goethe Galileo Ernst Chladni Dr. Sir Peter Guy Manners Cymatics Cymatherapy Chladni

Su deneyleri yapmanız için gerekenler
http://watersoundimage.yolasite.com/do-it-yourself.php

SUYLA HARFLERİ YAZDIRAN MODERN MAKİNALAR
Süleyman Sönmez - Güneşin Tam İçinde Cymatics_AMOEBA_water_writer Cymatics | Saymatiks Sesten Şekle | Şeklin Sırrı Bilim ve Teknoloji Müzik Mistik  titreşim Ted Ses Saymatiks Sanskrit Rosslyn Şapel Robert Hook Patric Flanagan patent om Neurophone Metal plaka Hoparlör Hans Jenny Goethe Galileo Ernst Chladni Dr. Sir Peter Guy Manners Cymatics Cymatherapy Chladni

KAPLUMBAĞA KABUKLARI VE SAYMATİKS DESENLERİN BENZERLİĞİ

Süleyman Sönmez - Güneşin Tam İçinde Cymatics_tortoise_shell Cymatics | Saymatiks Sesten Şekle | Şeklin Sırrı Bilim ve Teknoloji Müzik Mistik  titreşim Ted Ses Saymatiks Sanskrit Rosslyn Şapel Robert Hook Patric Flanagan patent om Neurophone Metal plaka Hoparlör Hans Jenny Goethe Galileo Ernst Chladni Dr. Sir Peter Guy Manners Cymatics Cymatherapy Chladni

KAYNAKÇA:

http://en.wikipedia.org/wiki/Cymatics
http://www.cymatics.co.uk/
http://www.cymaticsource.com/
http://www.cymaticsconference.com/2008/index.html
http://cymatica.net/
http://en.wikipedia.org/wiki/Rosslyn_Chapel#.27Musical.27_boxes
http://www.frankperry.co.uk/Cymatics.htm
http://www.cymaterapi.net/?p=27
http://www.unitedearth.com.au/sound.html
http://www.ted.com/talks/evan_grant_cymatics.html
http://www.ismailersevim.com/?p=250
http://www.rexresearch.com/cymatics/cymatics.htm
http://en.wikipedia.org/wiki/Standing_wave
http://en.wikipedia.org/wiki/Bessel_function

BOL VİDEOLU KAYNAK
http://videotube.ronaky.com/tags/chladni.html

* Thomas James Mitchell, Rosslyn Chapel: The Music of the Cubes (Diversions Books, 2006)
* The Shaping Up with Sound – www.cymaticsource.com
* The Body’s Symphony of Sound and Vibration, Part 2 By Patricia R. Spadaro Copyright © 2005 Patricia R. Spadaro
* The Body’s Symphony of Sound and Vibration, Part 1 Patricia R. Spadaro Copyright © 2004 Patricia R. Spadaro
* Presentation at 2004 Bioelectromagnetics Society and Paper on Predicted Photon Chemistry Recently Anthony H. J. Fleming, Ph.D., and Elizabeth Bauer, R.N., C.E., presented their work of three years, “A predicted photon chemistry,” in Washington
* Energy Medicine and Sound Therapy What does Cymatherapy, have to do with “vibrational medicine,” or “energy medicine”? With Albert…more
* Research Update on the Sound Techniques of Cymatherapy The Cyma 1000 Cymatherapy Device Successfully Trialed on Thoroughbred Racehorses From June 19 to 25, 2005, Dr. Anthony Fleming
* Cymatherapy: A New Wave in Sound Techniques Sound therapies of many varieties are becoming more widely accepted every day.
* The Science of Sound Cymatherapy is our proprietary form of cymatic (sound) therapy.
* The Metaphysics of Sound The mystical traditions of East and West tell us that the key to unlocking the mysteries of the universe is sound.
* Sound—from ancient roots to modern research Since ancient times, sound has been used to stimulate healing in body, mind and soul.
* A Brief History of Cymatics The following article was published in Spirit of Ma’at: “Music of the Spheres” – Vol 3
* Cymatics Today with Elizabeth Colorio The following articles were published in Spirit of Ma’at: “Music of the Spheres” – Vol 3.



Sitede tanıtım yazısı yayınlatmak ister misiniz?
Lütfen tıklayın
www.gunesintamicinde.com/reklamlar/

26 YORUM VAR

  1. Süleyman Bey güzel bir araştırma yazısı olmuş, elinize sağlık.
    Birkaç naçizane eleştirim olacak.
    Sanskrit ve Hebrew
    Sanskritçe ve İbranice olmalıydı değil mi?
    Bir de Davud Yıldızını oluşturan sesi merak ettim?
    Yararlandığınız kaynaklar İbrani kaynaklardan fazlasıyla etkilenmiş olmalı!

  2. birbenvarbende, gerçekten güzel kaynak çok teşekkür ederim.

    Cihan Bey, şu son 10 yılda ülkemde sevmediğim bir yaklaşım var. Bilimsel kaynaklarla dolu bir yazıda her milletten neredeyse kaynak veriyorum. Hatta verdiğim görsel şekillerin bir kısmı Uzakdoğudu’dan ama aradan İbrani kaynaklar çekiliyor ve bu kişileri nedense rahatsız ediyor. Oysa yazıda İslami kökenli pek çok bilgi olduğu gibi, Hıristiyanlık kökenli bilgi de var. Bu bilgileri vermemdeki amaç daha derinliklerindeki ortak anlamın farkedilmesi.

    Gelelim sorulara:
    Sanskritçe dilin adı değil doğrusu Sanskrit. Nedeni de şu: Bildiğimiz dillerin çoğu bir millete ait örneğin İngilizler ve İngilizce, Çinliler ve Çince ama dünyada Sanskrit diye bir millet yok. Dilin kendi ismi bu. Bu konuda ileri araştırmalar yapmış olan Sanskrit Türkçe sözlüğü hazırlamış Sayın Korhan Kaya kitabının giriş yazısında bu durumu açıklıyor. Şurada uzun uzun Sanskrit dilini anlatmış ve Türkçe için göndermeler yapmıştım: http://www.gunesintamicinde.com/sanskrit-dillerin-anasi-ve-turkce-anadilim/

    Hebrew ise, eğer şu yazıyı okursanız ikiye ayrılır: http://en.wikipedia.org/wiki/Hebrew_language aynı yazının Türkçe versiyonu: http://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0branice Gündelik yaşamda kullanılan formu ve geleneksel kadim kısmı. “İbranice” denilince çoğu kişi gündelik kısmı anlıyor oysa yazıda kastedilen ve kaynak verdiğim çalışmalarda, bilimadamlarının eski olduğu için üzerinde çalıştıkları eski Hebrew… Bu farkı hissettirebilmek ve aşırı hassas okurlarımı irite etmemek için kelimeyi itinayla seçtim.

    Gelelim Davud Yıldızı’na. Ne şans ki biz ona Mühr-i Süleyman diyoruz. (Halk dilinde Muhrü Süleyman diye de geçer) Türk topluluklarının çok sevdiği bu formu padişahlarımızdan, imaretlere, camilerimizden kervansaraylara her yerde şans getirmesi için kullanmışız. İslamın kutsal sembollerinden birisi imiş. Gelgelelim İsrail devletinin kurulumu sonrası toplumlardaki dinsel bölünme ve savaşlar nedeniyle ortak kültür hazinesinden çıkarılmış çünkü İsrail bayrağında kullanılmış. Oysa Anadolu Türk – İslam eserlerinde binlerce örnek halen yaşıyor. Ne tuhaf bir tezat değil mi? Bu enteresan olayı da yıllar önce İslam Müzesi’nde uzun araştırmalar sonucu bulmuş ve şu makalemle okurlara sunmuştum.
    http://www.mihrace.net/muhrisuleyman/

    Bir de şu var. Benim yazıda verdiğim Davud yıldızı değil! Dikkatli okunursa Sanskrit bir kelime olan “Om” mantrasının görsel şekli. O da ayrı…

    Uzun lafın kısası, bu çeşit bir yazı yazarken kesinlikle çok çalışıyorum. Size hatalı bir bilgi sunmamak adına çalışıyorum bu bir. Ve en önemlisi inandığım din ve içinde yaşadığım toplumun adet ve örfleriyle büyümeme ve Türkçe konuşup dünyayı takip etmeme rağmen adil olmaya çalışıyorum. (Bu yazı 2 yıllık araştırma sonucunda yazıldı)

    Yani bilgide verilen seveyim sevmeyeyim hangi toplumdan olursa olsun düşmanlık etmeden o bilginin doğruluğunu araştırıyorum. Eğer doğrulanabilir ve biizm yararlanabileceğimiz toplumumuzu ileri götürecek bir konuysa titizlikle anlatıyorum.

    Bu kadar titiz uğraşırken ve yazıda onlarca milletin çalışmasından örnek varken, inceden inceye bir “İbrani kaynak” göndermesi yapıldığında da cidden canım sıkılıyor. Çünkü bu muhteşem konuyu, evreni yaratan formlandıran titreşimleri bir yana koyup insanların binlerce senedir çözemediği politik ve dini ayrımları bilinç alanımıza taşıyor. Şu anda olduğu gibi konu ekseninden kayıyor.

    Dilerim okurken özgür okuyabiliriz. İnsanların tüm insanlık ailesinin tek bir sevgi ile var olduğunu ve her birini aynı gözle görmeden dünyada barış olamayacağını içselleştirebiliriz.

  3. Benim İbrani olan ya da olmayan bir şeye düşmanlık beslediğimi ima etmenizi hoş karşılamadığımı belirtmek istiyorum. Ne ben sizin iç dünyanızı ne de siz benim iç dünyamı bilemezsiniz. Canınızı sıkacak bir şey söylediğimi ya da ima ettiğimi de zannetmiyorum.
    Sizin kendi sitenizden örnekler vererek ispatlamaya çalıştığınız “sanskrit” Türkçe’de “sankritçe” olarak geçiyor. Bunu google’da “sanskrit” yazarak ilk çıkan wikipedia sonucunda ve diğer sonuçlarda görebilirsiniz. Aynı zamanda İngilizce’de “Hebrew” Türkçe’de “İbranice” olarak geçiyor, İbranice’de “עִברִית”! Bu da, sizin burada zannedersem alıntı yaparken İngilizce terimlere sadık kalmanızdan ileri geliyor.
    Davud Yıldızı’nı ise söylememin nedeni, sizin de ifade ettiğiniz şekilde Osmanlı’da ya da daha eski çağlarda kullanılan bir simgenin son yüzyılda İbrani simgesi olarak ön plana çıkması ve bayrağında kullanılması. Buradaki yazıda da sormak istediğim “Davud Yıldızı” gibi eski bir sembol sadece “Hebrew” yani İbranice bir kelime söylediğimizde mi ortaya çıkıyor? Basit bir soru.
    Tekrar belirtiyorum ki ön yargısız uzun yazınızı okumaya çalıştım. Gözüme takılan bir hususu da sizinle paylaşmak istedim. Herhalde eleştiriye fazla bir tahammülünüz yok. Tekrar bu inceleme yazınız için teşekkür ediyor, eleştiriler karşısında yılmadan paylaşımlarınızın devamını diliyorum.
    İyi günler dilerim.

  4. Cihan Bey, aslında eleştiri yazıyı zenginleştiren bir şey. Bakın bu yorum alanında üç ayrı konu üstünde daha derin bir bilgiye girebildik. Bunu konuyu sonradan okuyacaklar da görüp üzerinde düşünebilecekler ve eminim yararlı olacaktır.

    Davud yıldızının Hebrew bir kelime ile oluşup oluşmadığı hakkında bir bilgiye henüz rastlamadım. Araştırmacılar bunları denemeli. Ama bu sembol oldukça eski. Belki daha eski bir dilden Hebrew’e aktarılmış bile olabilir. Çünkü Hint – Ari diller gibi Sami diller de geriye doğru birbirinden miras alıyorlar. Detaylı bilgi: http://tr.wikipedia.org/wiki/Dil_aileleri

    Sanskrit konusunda ise özellikle duruyorum çünkü ben de önceleri Sanskritçe diye yazıyordum. Sonra dile merak duyup ülkemizdeki dilbilim uzmanlarının Sanskrit yazılarını okuduğumda ısrarla Sanskrit şeklinde yazdıklarını gördüm. Nedenini merak ettim. Ta ki üstte sitemdeki link olarak değil bahsettiğim Sanskrit sözlüğün kapağında yazan ismi görene dek. Üstte açıkladığım gibi kitabın önsözünde yazar açıklama yapıyor. Yani “ben yazdım doğrudur” diye değil, “dilbilimciler bu kelimeyi kullanıyor kitap da şudur” demek için link vermiştim. Hatta ekşisözlükte Sanskrit ve Sanskritçe ikilemine esprili yaklaşımlar da var: http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=sanskrit
    Sanskrit kelimesini kullanan dilbilim eserlerden ve TDK’dan bir iki örnek:
    http://www.ilknokta.com/urun/95997/SanskritTurkce-Sozluk.html
    http://www.pandora.com.tr/urun.aspx?id=74322
    http://tdkterim.gov.tr/bts/?kategori=verilst&kelime=sanskrit&ayn=tam

    Lütfen eleştirin, eleştirmeye devam edin. Benim sıkıntım eleştiri değil. Siteye bugüne dek gelen yüzlerce sert ve orta halli eleştiriyi aynen yayınladım. Hassas olduğum tek nokta, yazının amacının aslından başka noktalara çekilme riski. Bu okurların odağını dağıtacaktır. Ama üstteki açıklamanızda gördüğüm bu niyetle sormadığınız. Internetteki yazı dilinin mimik yoksunluğunun anlam kaymasına uğradığımız görülüyor. Tekrar teşekkür ederim yorumlarınız için.

  5. Her seferinde, birbirinden zevkli ve ilginç konularda emek vererek çalışmalar yapıyorsunuz. Hepsini ilgiyle okuyorum. Ellerinize, yüreğinize sağlık, kendi adıma çok teşekkür ederim, iyi günler dilerim.

  6. Gerçekten çok başarılı makaleler yayınlıyorsunuz. Ülkemizde neredeyse hiçbir gelir elde edilememesine rağmen, Türk blog mantığını gerçekten dünya standartlarına çıkartan öncül kişilerden birisiniz. Çok teşekkürler paylaşımlarınız için.

  7. Oldukça keyifli ve bilgilendirici bir yazı olmuş. Seslerin oluşturduğu desenler kadar, birbenvarbende‘nin göndermiş olduğu linkte yer alan görüntüden ses elde etmek de oldukça ilginç bir konu. Benim de yine bu konuyla ilgili bulduğum bir video var. Videonun sonunda görüntünün sese dönüşmesine kısaca değiniyor. Teşekkürler.

  8. süleyman bey,
    hakkaten elinize sağlık. Çok güzel bir çalışma olmuş.Tamamını okudum ve okumaya devam ediyorum.
    daha güzel çalışmaları yazmanız ve
    olumsuz eleştirilere kulak asmadan yolunuza gönül rahatlığıyla devam etmeniz dileğiyle

  9. Süleyman Bey,

    Öncelikle çok teşekkür etmek isterim.

    Bir fizik öğretmeni olarak çok faydalandım ve ses ile ilgili kendi ufkumda daha geniş bakış açıları oluştu.
    Allah doğayı yaratırken sesi de doğa ile bütünleşik olarak yarattığını düşünüyorum. Işık ve ses ikiside madde değildir ama ses maddenin içinde, ışık ise dışındadır. Maddenin dansı, sesin kendisidir.
    Bazı motifler bana osmanlı mimarisindeki desenleri hatırlattı. Eski camilerdeki akustiğin mükemmelliği sadece kubbenin yuvarlaklığı, taşların ve harcın yapısı ile ilgili olmayabilir. Belkide Mimar Sinan’ın siyamatik hakkında bilgileri vardı.
    İyi çalışmalar. Saygılarımla

  10. Süleyman bey bu olağanüstü araştırma için sizi canı gönülden tebrik ediyorum. Bu araştırmayı paylaşmanız gerçekten paha biçilemez bir davranış. Sizi saygıyla selamlıyorum…

  11. merhaba, çok güzel bi çalışma olmuş ellerinize sağlık… osmanlıda sesle tedavi yapılırmış vakti zamanında, demekki sesin manevi gücü çok önemli.. O halde güzel konuşalım, güzel dinleyelim…Kuran dinlemenin neden huzur verdiğini dahi iyi anladım… Bizi farklı düşüncelere götürüyorsunuz, Çok teşekkürler…

  12. Çok güzel bir yazı olmuş. Tebrik ederim. Bu tür konularda türkçe kaynak bulmak gerçekten çok çok zor. Umarım sitenizi daha da zenginleştirirsiniz. Konuyla çok uzun zamandır ilgiliyim ve ses frekanslarının beyin dalgaları üzerindeki etkilerini inceliyorum. Aynı zamanda müzisyen olduğum için yaptığım kompozisyonlara bu tür subliminal bilgileri işlemeye çalışıyorum. Ek olarak David Wade : Doğanın Dinamik Biçimleri ‘Li’ adlı kitabını, Cymatic bilimiyle ilişkisinden dolayı, önerebilirim.

    Teşekkürler..

  13. Gerçekten çok başarılı makaleler yayınlıyorsunuz. Ülkemizde neredeyse hiçbir gelir elde edilememesine rağmen, Türk blog mantığını gerçekten dünya standartlarına çıkartan öncül kişilerden birisiniz. Çok teşekkürler paylaşımlarınız için.

  14. Gerçekten çok güzel bir yazı olmuş tek solukta okudum . Bir faydası olurmu bilmiyorum ama osmanlı zamanında ruhsal hastalık ları olan insanları şehirden uzak dere kenarlarında kulaklarına ney üflenerek tedavi edildiği ne dair bir kaç yazı okumuştum bunu hakkında bir makale yazmayı düşünürmüsünüz.

  15. Harika bir yazı emeğinize sağlık. Bu kadar araştırma nasıl yapabiliyorsunuz şaşırıyorum.
    Rosslyn Şapel olayı çok ilgimi çekti. Böyle bir şeyin bulunması ya da zaten daha önceden var olması çok garip ve verdiğiniz bağlantıdaki müzik çok güzel. Daha doğrusu ilahi.
    Konuyu okuduktan sonra merak ettiğim bir şey var. Büyük patlamadan sonra gelen kozmik arka fon ışınımını 1960’tan beri gözlemleyebiliyoruz, gürültü olarak dinleyebiliyoruz ya da televizyonda parazit olarak görebiliyoruz. Bu ışınımın şeklinin neye benzediğini görmek isterdim. Ayrıca kaç boyutta var olduğunu.
    Şunu söylemeden de geçemeyeceğim, yazıyı ilk okumaya başladığımda aklıma Futurama’da kullanılan holophoner geldi.

Yorum Yazın