Süleyman Sönmez

Güneşin Tam İçinde

Evsizler | Homeless

Dünyanın her yerindeki evsiz, yoksul insanlar. Gökyüzünü yorgan, toprak anayı yatak bilip yaşayanlar. Bir çok memlekette yollarda rastlarsınız onlara. Bizler için sadece fakirliğin simgeleridir.

Makaleyi okumak yerine dinlemek ister misiniz?

 

Paul Simon’ın “Homeless / Evsiz, Barksız” videosunu aşağıya ekledim. İzleyin sonra devam edelim. İngilizce bilmeniz de çok şart değil, sadece iliklerinize kadar duyguyu hissedin yeter.

Bu yazıyı 14 Mart 2008’de yazmıştım 2020’de video hikaye podcast olarak düzenledim. İzleyebilirsiniz.

 

Sadece dinlemek ve Spotify Podcast abone olmak için:

 

Paul Simon bu şarkıyı Joseph Shabalala ile yazdı ve Graceland albümünde siyahilerle söyledi. Melodi bir Zulu evlilik şarkısından alınmıştı. Ülkemize de gelen Ladysmith Black Mambazo grubuyla 1986 yılında bu konseri yaptığı için müzik piyasalarından çok ciddi anlamda tepkiler aldı.

Çünkü insani bir nedenle – ırkçı politikalarıyla dünya ülkelerinin ambargo uyguladığı- Güney Afrika’ya gitmiş ve zencilere(!) destek vermişti. Bu affedilmez bir hataydı (!)

Şarkı evsiz kalanları, fırtınayla evleri yıkılanları, soğuk gecede hıçkırarak ağlayanları anlatıyor.

PAUL SIMONS | HOMELESS

Ama konumuz Paul ve Afrikalı dostlarımızla sınırlı değil. Dünyanın her yerindeki evsiz, yoksul insanlar. Gökyüzünü yorgan, toprak anayı yatak bilip yaşayanlar.

Savaş filmlerinde kurtardıkları askere “Korkma, seni eve götüreceğiz.”  derler. Yüzlerce filmde, kitapta bu cümleyi duyarız.  “Eve gitmek istiyorum.”
I wanna go home.

Eve gidip kapanır tüm dünyayı dışarıda bırakır sakinleşir güven duyarız.

Bazen o evlerin içinde, dışardaki fırtınanın geçişini, hastalıkların bitmesini bekleriz.

Ev, güvenliktir, ailedir, sevgidir. Sarılmaktır. Sığınmaktır. Sonunda mücadele giysisinin çıkarılıp huzur bulmayı umduğumuz, yediğimiz, uyuduğumuz film izlediğimiz, oyun oynadığımız kedimize köpeğimizle dost olduğumuz çok özel bir alandır.

Ve yeryüzünün insanlarının bir bölümü evsizdir. Homeless derler İngilizce.

Bir çok memlekette yollarda rastlarsınız onlara. Bizler için sadece fakirliğin simgeleridir.

Şarkının orijinal çekimi ve röportaj

Kimi şehirler döşeklerini atamamaları için diye sivri demirlerle donatırlar boş alanlarını.

Gelişmiş ülkelerde bazen onları alıp götürmek isteyen sosyal güvenlik görevlilerini görürsünüz, bir kulübede veya tesiste kalmaları için. Kabul etmezler. Hayatlarımızı yaşadığımız bu kölelik yaşamına alternatif bir tepki olarak yaşarlar. Ne TV’leri vardır ne buzdolapları. Yeryüzünde kir, pislik, hastalık içinde yaşar ve ölürler.

Birçok kişi için bu anlaşılmaz bir tercihtir.

Tıpkı fıçısından başka bir şeyi olmayan ve güneşlenirken kendisine dünyanın servetini ihsan etmek isteyen kudretli Makedon İmparatoru Büyük İskender’e “Gölge etme başka ihsan istemem” diyen bilge kişi Diyojen gibi .
Diyojen aslında orada başka bir şey söylemiştir biliyor musunuz?

“Benden bana veremeyeceğin şeyi esirgeme” der.

Ne derin bir söz.  Aslında adı da Diyo genes ho sino peus. Yani Sinoplu Diyojen.

( Diogenes‘un, Makedon İmparatoru Büyük İskender’e güneşlenirken söylediği söz ve bu sözün ardındaki derin felsefeyi anlamak için tıklayınız)

“Diyojen’in sahip olduğu tek mal su içmek için kullandığı bir tastır. Bir gün, eğleştiği fıçısından görür ki, çocuklar çeşmeden, ağızlarını çeşmeye dayayıp su içmektedir. Bunun üzerine tasını da atar. Kaynak: Ekşisözlük 

Mal ve mülkün bir gün biteceğini ve toprağın hepimizin bedenlerinin son istirahati olacağını bilen Ömer Hayyam gibi.

İnsan yiyeceksiz, giyeceksiz edemez:
Bunlar için didinmene bir şey denmez.
Ondan ötesi ha olmuş, ha olmamış:
Bu güzelim ömrünü satmaya değmez
Ömer Hayyam.

evsiz1.jpg
Fotoğrafçı: Jim Fischer Creative Commons

evsiz2.jpg
Fotoğrafçı: Eric Shoemaker Creative Commons

Zaman zaman bu bilinç hepimizde açılır. En yakın arkadaşımızın ayağını kaydırırken, bir araba alabilmek için rüşvet alırken, istediğimiz yatı alabilmek için çalışanlarımızı günde on, on beş saat çalıştırırken. Ama çabuk geçer. En çok sınavlardan önce gelir bu his. Lüzumsuz bir şeylerin peşinden gittiğimizi sezeriz.

Koca bir medeniyet kurmuşuzdur. Ancak mutluluğu maddesiz bulmayı öğrenememişizdir. Bizim evlerimiz, mortgage faizlerimiz, bu faizlerde oluşan dengesizliklerle çöken ekonomimiz ve onu canlandırmak için mecburen girdiğimiz olmadık kaynak savaşlarımız vardır.

Kısacası ne aborjinler gibiyizdir, ne de çadırlarıyla göçen yörükler gibi.

Bazen şehir merkezlerimizde sırtlarında koca çantalarla turistleri görürüz. Deli olduklarını düşünerek gülümser kimileri, ev alacakları yerde, dünyayı gezen bu şaşkınlara doğru, bilinmez bir güç bizi çeker. Tapularımız ve gündelik hayatın faturaları, o çantalardan daha ağırdır ve daha büyüktür ama yapacak başka bir şeyimiz yoktur.

Oysaki Paul ve arkadaşlarının söylediği gibi,
“Pek çok kişi ölebilir bu gece,
çünkü rüzgâr soğuk ve şiddetli esmede.
Evlerimizi yıkıp geçmede”
“Ayışığı uyuyor, bir geceyarısı gölünün üstünde
ve biz evsiziz, evsiziz, evsiz”

 

11 Şubat 2020’de  Joseph Shabala 78 yaşında dünyamızdan ayrıldı.

Kaynakça:
http://en.wikipedia.org/wiki/Paul_Simon
http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=homeless
http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=graceland
http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=paul+simon
http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=ladysmith+black+mambazo
http://fuata.imeem.com/video/_U_W36eU/paul_simonhomeless/

Not: Konuyu bulmamı sağlayan kadim dostum Atilla‘ya teşekkür ederim.

evsiz3.jpg
Fotoğrafçı: Osvaldo Gago Creative Commons

evsiz4.jpg
Fotoğrafçı: theeruditefrog Creative Commons

 

Dostunuza önereceğiniz bir yazıysa lütfen paylaşın:
 

Süleyman Sönmez'den yeni roman.

İstanbul'un geleceğinde müthiş bir polisiye maceraya katılmaya hazır mısınız?

Starbul
https://www.kitapyurdu.com/kitap/starbul/546488.html


Beyinlere implant çip yerleştirildiğinde yaşam nasıl olacak? İnsanlara kendi iç sesleri kadar yakın olan “Fısıltı” adlı yapay zekâ neler yapabilmemizi sağlayacak?
Yaşanan her şeyin deneyim olarak yüklendiği yeni sosyal medya “Humanetey”, nasıl bağlar kurmamızı sağlayacak?

Zeynep, yüzyılın sonundaki dünyada, bugünkünden çok farklı bir İstanbul’da yaşayan genç bir annedir. Beklenmedik bir kazayla hayatı paramparça olur. Suçluları aramak için çıktığı yolda, karşılaştığı sıra dışı insanları ve olayları çözdükçe büyük bir bulmacanın içinde olduğunu fark eder.

* İstanbul’un son taksi şoförü
* Dünyayı Yöneten Yapay Zeka
* “İstanbul Yüz Bin Drone Savaşı” kahramanı Yüzbaşı
* Ölümün ötesini gören ressam
* Mesih’i arayan hacker
* Sosyal medya fenomeni ünlü bir dalgıç
* Robotların camisinden bir imam
* Yükseltilmiş İnsanlar
* Son İnsan Başkan
* Geleceği şekillendiren bilim insanı ve
* Binbir yüzlü katil...

İstanbul’un dev gökdelenlerinde, su ve yer altı kentlerinde, Serbest Bölge’de yol alın. Tümünün yaşamlarını bağlayan yüzyıllık olay örgüsünde, nefes kesen, dozu adım adım yükselen STARBUL macerasına katılın.

Starbul Kitabın Resmi Sitesi:
www.starbul.com



Detaylı bilgi:
https://www.gunesintamicinde.com/starbul-yildiz-zeka-romanim-basildi/

1 thought on “Evsizler | Homeless

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir