Atatürk Kendi Sesiyle | 1935 Kurultayı

Bu gece webde dolaşırken çok güzel bir tesadüfle Atatürk’ün daha önce işitmediğim bir 45lik plağa çekilmiş 1935 Kurultayını buldum. Bir arkadaş da bilgisayarımızda dinleyebileceğimiz şekilde MP3 formatına dönüştürüp bir yükleme sitesine yollamış.

ataturkkendisesi.jpg

Google’da Atatürk’ü ararken bulduğum sayfa (forumun üyesi değilim)
http://www.forumti.com/ataturk/35733-ataturkun-kendi-sesiyle-45lik-plak.html(Belki orijinal kaynak bu yazı olmayabilir. Oldukça baktım bir çok forumda yakın zamanlarda eklenmiş. Kimin nerede ilk nasıl yayınladığını bulmak şu an için çok zor)

Atatürk’ün konuşmasını dinlemek için aşağıdaki sayfadan dosyayı indiriniz.
http://www.divshare.com/download/147109-7a6

Atatürk’ün konuşmasının yazıya dökülmüş hali:

Karşılarında bulunmakla haz duyduğum delege arkadaşlarımı selâmlarken; Yüce Ulusumuzu saygı ile anarım.

Bu anda, bundan önceki kurultayları ve partimizi doğuran ilk Sivas Kurultayını -ki dış ve iç düşmanların süngüleri altında kurulmuştur- hatırlatmak, geçen ön altı yılın bütün hadiselerini göz önüne getirmeği kolaylaştırır.
Uçurum kenarında yıkık bir ülke… türlü düsmanlarla kanlı boğuşmalar… yıllarca süren savaş… ondan sonra, içeride ve dışarıda saygı ile tanınan yeni vatan, yeni sosyete, yeni devlet ve bunları başarmak için arasız devrimler… işte Türk genel devriminin bir kısa diyemi…

Bayanlar, Baylar!

Partimizin her kurultayı, denebilir ki, bir dönüm başında toplanmıştır. 1927 kurultayı, doğuda kopan azıyı yenerek cumhuriyetin sarsılmaz temelde olduğunun anlaşılmasına; 1931 kurultayı güvenlik ve sükûnun kesin olarak kurulmasına rasgelir.

Bu kurultayımız işe, geniş ölçüde gelişim devri içinde bulunduğumuz günlerde toplanmış oluyor.

Kurultayın, yeniden alacağı ilerleme ve yükselme tedbirleriyle; vatanın yüksek yönetimini erdemli ellerinde tutan Partimizin şerefli tarihini zenginleştireceğine, süphe yoktur.

Geçen kurultaydan bugüne kadar, kültürel ve sosyal alanda başardığımız işler, Türkiye Cumhuriyeti’nin ulusal çehresini, keskin çizgileriyle ortaya çıkarmıştır. Yeni harfleri, ulusal tarihi, öz dili, ar, ilimsel müzik ve teknik kurumlarıyle kadını, erkeği her hakta eşit, modern Türk sosyetesi bu son yılların eseridir.

Türk ulusu ancak varlığını derin ve sağlam kültür sınırları ile çevreledikten sonradır ki, onun yüksek kapasitesi ve erdemi, uluslar arasında tanılır. Türk ulusuna dogunsal rengini veren bu devrimlerden her biri, çok geniş tarihsel devirlerin öğünebileceği büyük işlerden sayılsa yeridir. Bütün bu işler, Partimizin programını, özenle göz önünde tutarak başarılabilmiştir.

Tüzel, sağlık, sosyal, finans, ekonomi ve bayındırlık işlerimizde, hıç durmadan aldığımız yeni tedbirlerin iyi ve yerinde olduğuna kanı bulunuyoruz.

Akdeniz’i Karadeniz’e demirle bağladık. Anadolu’da özel şirketler elindeki bütün yolları satın aldık; İstanbul ve İzmir’de liman ve rıhtım işleri devlet eline geçti; Diyarbekir kapısındayız. Antalya’ya, Erzurum’a kömür yurduna durmadan gidiyoruz.

Devlet Demiryolları Kurumu, bügün kendi malımız olan beş yüz milyon liralık bir işi çevirmektedir.

Sayın Arkadaşlar!

Geçen dört yılın başlıca işlevi ekonomi alanında olmuştur. Bir çok ülkeler, açünsal buhran karşısında sarsılmış ve umutsuzluğa düşmüşken biz, bu kapsal felaket önünde cuda irkilmedik. Yurdun ekonomisini yeni bir düzene yönetlemiş bulunuyoruz. Arsıulusal teçimi denkleştirerek, iç pazarı harekete getirerek kendimizi korunmağı başardık. Asıl önde tuttuğumuz iş, geniş bir endüstri programını gerçekleştirmeğe başlamak olmuştur. Bu program, tamamiyle gerçekleştiği gün, süphesiz yurtdaşın geçimi hissolunacak derecede genişleyecektir.

Tarım ve endüstri hareketlerimiz birbirini kollayan tedbirlerle yapılmaktadır. Maden ürünlerimiz, son zamanlarda bir gelişim gösterdi. Umudumuz odur ki gelecek Kurultay maden işleriyle beraber deniz ekonomisinde bügün almakta olduğumuz tedbirlerin verimli sonuçlarını vermiş olarak, toplanacaktir.

Görüyorsunuz ki arkadaşlar; yepyeni bir güdümlü ekonomi düzeni kurmakla uğraşıyoruz. Partimizin ekonomik anlayışı; bu yöndeki programımızın, yurdun ihtiyaçlarını karşılayacak ve onu az zamanda gelişmiye ve genişliğe erdirecek en iyi program olduğunu gösterecektir. Yeni öğütleriniz ve direktiflerinizle, yeniden ilerleme ve yükselme tedbirlerimizi kolaylaştıracağınıza şüphe yoktur.

Bayanlar, Baylar!

Cumhuriyetin dış siyasada özenle güttügü amaç arsıulusal barışı korumak ve güven içinde yaşamaktlr. Komşularımızla dostluk ve iyi geçinme yolunda her gün biraz daha ilerlemekteyiz.

Sovyetlerle dostluğumuz, her zamanki gibi, sağlamdır ve içtendir. Kara günlerimizden kalan bu dostluk bağını, Türk ulusu unutulmaz değerli bir hatıra bilir. İki memleket arasında her yönden değerler, sıklaşmakta ve genişlemektedir. Sovyetler, Cumhuriyetimizin onuncu yılında, yüksek delegeleriyle şenliklerimizde hazır bulundular.

Devletlerimiz, hükümetleriyle ve uluslarıyla, her fırsatta birbirlerine nasıl inandıklarını ve ne kadar güvendiklerini bütün dünyaya göstermektedirler. Son günlerde Boğazlar meselesini ortaya koyduğumuz zaman, Sovyetlerin, bizim tezimizdeki doğruluğu ve haklılığı bildirmiş olmaları, Türk ulusunda yeniden derin dostluk duyguları uyandırmıştır. Türk – Sovyet dostluğu arsıulusal barış için şimdiye kadar yalnız hayır ve fayda getirmiştir. Bundan sonra da yalnız hayırlı ve faydalı olacaktır.

Arkadaşlar !

Geçen dört yıl içinde bir önemli hâdise de Balkan Pakti’dir. Dört devlet; kendi güvenleri için ve Balkanların, karışma ve karıştırma konusu olmaktan çıkması için içten bir kanaatle birbirlerine bağlanmışlardır. Balkanlı bağlaşıklarımızla gittikçe artan bir beraberlik ve dayanışma siyasası güdüyoruz.

Yükenlerimizin gereklerini, kesin bir bayrılıkla gözetiyoruz. Asıl dikkate değen, Balkan Pakti’nin, daha bir yıl içinde, arsıulusal barış için büyük bir etke olduğunun anlaşılmasıdır. Balkan Pakti, gittikçe, Avrupa barışının başlıca temel taşlarından biri olmak yerindedir.

Geçen dört yılın şerefli hâdiselerinden biri olmak üzere, İran Şehinşahinin, sayın konuğumuz olduğunu kıvançla hatırlatırım. Bu şahsi tanışmadan iki memleketin kazandığı faydalar pek geniş olmuştur. İki kardeş ulusun arasını açacak hıçbir mesele kalmadığı ilân edilmiş ve birbirinin bahtiyarlığından kuvvetli olmalarından başka dilekleri bulunmadığı anlaşılmıştır.

Afgan Devletinin Uluslar Sosyetesine girişini selâmlamakla bahtiyar olduk . Bu kardeş ulus ile dostluk bağlarımız mutlu bir surette ilerlemektedir.

Yakın komşularımızla ve uzak devletlerle olan ilgilerimiz, genel olarak, normal ve dostçadir. Arsıulusal ilgilerin gerektirdiği bütün değerleri ve konuşmaları kıvançla kolaylaştırıyoruz.

Arkadaşlar !

Türkiye Cumhuriyeti arsıulusal ailenin, ancak faydalı çalışkan ve iyi geçimli bir unsuru olmak amaçındadır. Uluslar sosyetesinde ciddî barış ve elbirliği isteğiyle çalışıyoruz.

Uluslar sosyetesinin, arsıulusal güveni artıracak, geçmişten kalma hastalıkları iyileştirecek, insani sonuçlara varabilmesi başlıca dileklerimizdendir.

Arkadaşlar !

Arsıulusal durum nazik bir buhran geçirmektedir. Eski ve büyük anlaşmazlık, son çatışmalarla heyecanlı bir noktaya gelmiştir. Bugünkü yüksek insanlığın, ulusları birbirine yaklaştırma çarelerini bularak, genel güvensizliği ortadan kaldırmasını ummak isteriz.

Bununla beraber bütün dünya gidişini gözönünde tutarak dikkatlı, hazırlıklı, uyanık bulunmak lüzumuna kaniiz. Gene bu kanaatlardır ki, dostluklarımıza bağlı ve bütün ilgilerimizde iyicil bir siyasa ile elimizden geldiği kadar genel barışı kurmak istiyoruz.

Bayanlar, Baylar!

Size biraz da partimizin son yıllardaki öz hayat ve kınavından bahsedeyim. Son kurultayın parti örgütlerine vermiş olduğu çalışma yöneti çok faydalı ve verimli olmuştur. Parti üyeleri, prensiplerimizi anlamak ve yaymakta ve bütün yurttaşların sevgilerini, güvenlerini kazanmakta, kendilerinden beklendiği gibi hareket etmişlerdir. Parti şeçimlerinin canlı ve özenli bir tarzda oluşu, siyasal hayatımızda önemli bir ilerleyiştir . Partimizin, Halkevleriyle bütün yurtdaşlara kucağını açması vatanda sosyal ve kültürel bir devrim yaptı.

Sevgili Arkadaşlar;

Cumhuriyet Halk Partisinin esas düsünce ve dileği vatandaşları her türlü ayrılıktan korumak, onları, kendileri ve büyük Türk ulusu için faydalı kılmaktır.

Programımızda iş bölümlerinin her birinde bulunan, yurtdaşların özel ve genel aşığları ve genlikleri, ayrasız gözönünde tutulmuştur. Bu hakikatın bütün yurtdaşlarca, yalın olarak, bilinmesi çok önemlidir. Bunu yurtdaşlara anlatmak ve bu suretle onların sevgilerini ve güvenlerini kazanmak, parti üyelerinin kutsal ödevidir.

Türk ulusu kendisine hizmet edenleri, sürel bir surette, değerlemiş ve onlara öngelme vermiştir.

Son saylav şeçiminde Partimizin ulusun güvenini kazanması bize, çalışmamızda yeniden büyük sevk ve kuvvet vermiştir.

Ulusa hizmet, ulusa hizmet yolunda bütün varlığımızla çalışmak, parti üyelerinin bozulmaz andıdir.

M.K. Atatürk

PAYLAŞ: