İsviçre Basel’de bulunduğum günlerde kentin en büyük ve en etkileyicisi müzesi olan Museum Jean Tinguely’de gördüğümüz kinetik sanat kategorisindeki mekanik ve organik temelli çalışmalar bilim ve insanlığın bulduğu tüm mekanik sistem ve sibernetik çözümlere olağanüstü eleştiriler getiriyordu. Gördüklerimi tarif etmem çok zor. Bol bol video ve fotoğraflar eşliğinde Jean Tinguely Müzesi’ni birlikte gezelim 🙂



Nehir kenarında kurulan ve mimarisi etkileyici çizgilere sahip oldukça büyük binanın hiç bir yerinde açıklayıcı tek bir cümle bile asılı değildi. Gelen ziyaretçinin bu ilginç mimari binada, keşfetmesi, öğrenmek için her eserin önünde bulunan yuvarlak kırmızı düğmeye basması ve eserle etkileşime geçmesi isteniyordu. Mekanik çalışma gürültüleri içinde en basit mekanizmaların hayatı nasıl kolaylaştırdığı nasıl sarsılmaz dengeler kurduğu seziliyordu.

JEAN TINGUELY MÜZESİ’Nİ GOOGLE MAPS İLE KEŞFEDİN


Daha Büyük Haritayı Görüntüle



Jean Tinguely Museum, Mimar Mario Botta taslak çizim

Eserlerin bir çoğu mutlaka sanatsal bir bütünlüğe sahipti. Hatta üst kattaki eserlerde olduğu gibi bazen mekanikleşmiş uygarlığın getirdiği insan / makine karşılaşmasının verdiği korku, insanlığın sona erme kaygısına göndermeler yapan korku filmlerinden çıkmış gibi görünen mekanizmalar da bulunuyordu.

Binada dolaşan bir ziyaretçi için basit bir motor, bir dişli, makara sistemleri, çarklar, dinamik sistemler, pistonlar bilinen kanıksanmış ve sıkıcı anlamı dışına çıkıyor, insan tasarımının sanatsal yapısıyla kaynaşıyordu.

Müzenin türünün sayılı örneklerinden olmasında belki de en büyük etken beynin sayısal mühendislik alanlarını ve sanatsal görsel alanlarını aynı anda çalıştırması ziyaretçilere “Eve gidip bir cihaz da ben tasarlayayım” heyecanını vermesinin yanısıra “Dünya nereye gidiyor?” kaygısını iliklerine dek işletmesiydi.


Fotoğraf: neural.it | Creative Commons lisansı ile kullanılmıştır.

Müzede mekanik ressamlar da var (cyclograveur). Üstteki gibi bir mekanik ressam kalemleri titreterek her seferinde size eşsiz bir resim çiziyor. Elbette parasını atıp çalıştırdım ve eşsiz resmimi çizdirdim. Halen evimde en nadide parçalardan birisi 🙂

MÜZEDEN VİDEOLAR


Fotoğraf: GALERIEopWEG| Creative Commons lisansı ile kullanılmıştır.
Jean Tinguely, Alles beweegt!

JEAN TINGUELY KİMDİR?

jean tinguely

Jean Tinguely 1925 yılında Fribourg, İsviçre’de doğdu ve 1991 yılında Bern’de öldü.
İsviçreli bir ressam ve heykeltraş olarak sanat hayatına başlamasına rağmen en çok kinetik sanata ve Dada ekolüne ait çalışmalarıyla tanınır. Teknik adıyla “metamekanik / metamechanics”.

Basel’de doğdu ve büyüdü. 1950 ve 60lı yıllarda Paris’de bulundu Yeni Gerçekçilik hareketi (Nouveau réalisme) manifestosunu 1960 yılında imzaladı. (Bu hareket herbiri olağanüstü yetenekli sanatçıların katılımıyla oluşmuştu ki mesela Yves Klein’i sizlere daha önce bulduğu o eşsiz mavisiyle anlatmıştım. Diğer sanatçılar Arman, François Dufrêne, Raymond Hains, Martial Raysse, Daniel Spoerri ve Villeglé’di. “Yeni Gerçekçiler” grubu birbirine paralel çalışmalar üretti. Dolayısıyla Jean Tenguely sanatı dediğimizde Yeni Gerçekçiliği de incelemek gerekir.


Ülkemizde de en çok bilinen eseri kendi kendisini yok eden makine (self-destroying Homage to New York) (1960) ve Dünyanın Sonu adlı eserleri kinetik sanatta kontrolsüz makineleşmenin dünyayı getireceği noktayı gösteriyordu.

1954 yılında Paris’te açtığı sergideki motorla çalışan ilk rölyefi “Méta-mécaniques“ adıyla çağrıldı. Dönen silindirler, kayışlar, geometrik metal elemanlarla farklı hızlarda hareket eden sistem monokrom ağaç panellerle sürekli farklı bir kompozisyon oluşturuyordu.

Tinguely 1955 yılında atık malzemelerle karmaşık gürültüler üreten rölyefler de yarattı. Böylece sanatını sadece görsel değil işitsel anlamda da bütünleştirmeye başladı.

1960 yılına geldiğimizde Tinguely çalıştığında kendi kendisini yokedecek olan döküntü metalden oluşma eseri “New York’a Saygı” / “Hommego a New York”u inşa etmek için New York Modern Sanat Müzesi’nin bahçesini seçti. Eser bitince uzaktan kumanda ile çalıştırdı ve eser büyük bir gürültüyle kendisini yok etti.

60’lı yıllarda ise atık dökük metallerle ve çeşitli nesnelerle eserler oluşturuyordu. “Ballet of the Poor” ve ”Balubas“ serileri gibi. Öne arkaya yana sağa aşağı yukarı vahşice giden parçalar, kaotik etkili ve gürültü saldırgan ekzantrik yine de insanı gülümsetmeyi başaran bir bütünlük.

Bazı çalışmalarında endüstrinin ısrarla gizlediği motorları iç organları açığa çıkaran bir cerrah dikkati ile ortaya koydu. Makineyi alabildiğine doğrudan insana ulaştırmak istiyordu.

“Bascule” ve “Eos” heykelleri Klamauk (1979) gibi eserleri çok boyutlu özelliklere sahipti.

1960 yılında araba preslerinde sıkıştırılmış hurda arabaları sergilemişti.

Jean Tinguely Kinetik Heykelleri

Suyla Çalışan Çeşmeler

Pompidou Center’deki

Kaynakça:

MUSEUM JEAN TINGUELY / BASEL / İSVİÇRE

Müzenin resmi web sayfası : http://www.tinguely.ch

Jean Tinguely’in kendini yok eden makinası
http://www.dugumkume.org/jean-tinguley/

Jen Tinguely (Kitap)
Amazon.com

Not: Eğer müzeyi ziyaret ederseniz -en azından biz gittiğimizde çekim yapmamıza müsaade edilmemişti- çıkışta profesyonel bir ekip tarafından hazırlanmış olan DVD’yi almayı unutmayın derim. 🙂


Facebook grubumuza üye olun yeni yazıları kaçırmayın. https://www.facebook.com/gunesintamicinde



Sitede reklam bannerları yok bu sizin rahatınız için. Sitede tanıtım yazısı yayınlatmak ister misiniz? Lütfen tıklayın https://www.gunesintamicinde.com/reklam/


Bu yazıyı aşağıdaki düğmelerle paylaşarak daha çok insana ulaşmasını sağlayabilirsiniz.
Facebook, Twitter, Google+, Pinterest, Linkedin, WhatsApp

PAYLAŞ
Adım Süleyman Sönmez. Yıldız Teknik Üniv. Bilgisayar Programcılığı ve İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi olmak üzere iki üniversiteden mezun oldum. Sonrasında başladığım Uluslararası İşletme masterını terk edip hayata atıldım. Proje yöneticiliği, bilgisayar programcılığı, sistem analistliği, pazarlama / satış sonrası müşteri ilişkileri yöneticiliği, LEGO takım koçluğu, Web tasarımcılık, fotoğrafçılık, ISO9001:2000 kalite sistemleri sistem kuruculuğu ve iç denetimcilik, Teknoloji Okuryazarlığı müfredat yazarlığı, Bilgi İşlem Bölüm Başkanlığı, öğretmenlik, video düzenleme, Eğitim Teknolojileri Uzmanlığı gibi birbirinden farklı pek çok meslekte çalıştım. Bu kadar farklı iş neden? Dünyayı Da Vinci gibi yaşamak gerektiğine inanıyorum. Web sitelerim: www.suleymansonmez.com , Güneşin Tam İçinde , Eğitimde Sanal Gerçeklik , Büyükler Giremez , Aşağıdaki simgelerden sosyal medya üzerinden takip edebilirsiniz.

3 YORUMLAR

  1. mrb ben baselde yasiyorum cok seyi anlatmamissiniz birde tram da kacak yakalanirsan isvicre pasaportunu 2 yil gec aliyorsun . bunlar abi afedersiniz siler den 150 yil kadar ötede kendi dilin de konusma özgürlügü var. mezhebcilik milliyetcilik kesinlikle yasak cok agir cezalari var .dünyanin en iyi bilim adamlari burda. her bir cocukla bir veya iki sosyal pedagog ilgineliyor.tc de varmi böyle birsey.tüm dünyada yok bunlar 50 yil sonrasini bile tahmin edebiliyorlar cünkü dünyayi bunlar yönetiyor.hic bir ülkenin ne kalitesi ne hizmeti böyle degildir.saygilar

Siz ne düşünüyorsunuz?