İsviçre | Basel Şehri

VENI, VIDI, VICI

Bir haftalık Basel gezimden döndüm. Çok öğretici aydınlatıcı bir gezi oldu. Başka bir ülkeyi gezmek sadece binaları, mağazaları görmek değil, yüzlerce hatta binlerce yıllık düşünme şeklini, genetik, etik, coğrafi farklılıkları da görmek demek. Basel’de bulunduğum süre boyunca eğitim için International School of Basel’deydim.

Ana dilleri İngilizce olan bir ekiple eğitim felsefelerini tartışmak, kompozisyon yazmak ve komplike projeler sunmak gerçekten zorlayıcıydı. Ancak öğretmenlik anlayışımda çok şey değiştirdi.

Kente baktığımızda tarihi binaların örgüsünde, bolca tramvay yolu, kalabalık olmayan insan yerleşimleri derin bir huzur ve sessizlik. Koca şehirde bağırıp çağırıp konuşan -utanarak söylüyorum- bir tek biz Türkler ve şarklı milletler var. Öyle ki bağıran insan, ağlayan çocuk gördük mü gidip tanışıyorduk 🙂

Türk nüfusunun yoğun olduğu Basel’de gerçekten çok desteklerini gördük. Yemek, içmek, gezmek ve İsviçre insanının düşünme şeklini anlamak için sohbet ettik. Öyle ki kimileri dükkanlarından ürün satmayarak daha uygun fiyatlı mağazalara yönlendirdiler bizi.

Özellikle Muzaffer dostumdan bahsetmeden geçemeyeceğim. Aslen Almanya’da ikamet eden Muzaffer yıllardır gurbette, özlemini web sitelerini gezerek ve gelen Türklerle sohbet ederek gideriyor. İkramları ve iyi niyetiyle tanıştığıma çok memnun olduğum bir dost oldu. Tanrı her daim ailesine ve ona yardımcı olsun ve ilk fırsatta Türkiye’yi gezsin halen krizdeyiz sanıyordu 🙂

BASEL’İ GOOGLE MAPS İLE KEŞFEDİN


Daha Büyük Haritayı Görüntüle

Sokak çalgıcıları müthişti. Sadece dinlemek için tren garına bile gittim onları bindiğimiz toplu taşıma araçlarında da çalıyorlardı.

Müzeler ilginçti, Basel Jean Tinguely Müzesi hakkında yazdığım detaylı müze yazısını tıklayarak okuyabilirsiniz, kağıt müzesi, bebek müzesi vs. Elektronik eşyalar daha uygun fiyattayken giysiler son derece pahalıydı. Klasik soruyu siz sormadan ben cevaplayayım belki on kişi sordu (!) Evet kızları güzel. Ancak güzel olan şu ki çirkin olan da, çok güzel olan da sokakta aynı şekilde yürüyor. Ne bir kasılma, ne bir hava atma ne kompleks gördüm. Bizde onların yarı güzellikte olanlarının cat walk yürüyüşlerini izlemek bıktıracak kadar çok rastlanan bir beğenilme dürtüsünün ifadesi. Erkekler olsun kadınlar olsun siz de herhangi bir tehdit duygusu oluşturmuyor. Ama İstanbul’da dolaşırken ayakta uyumanız mümkün değil. Sanırım buna herkes hak verir.

Çok güldüğümüz bir şey herkes ayağı kolu sargılı geziyordu. Dikkatimizi çekti. Muzaffer’in dediğine göre bir yeri biraz incinen hemen doktora gider izin alır öyle dolaşırmış 🙂 Öyle ki sonraki günlerde reklam panoları mini etekli ve bacaklarından biri kırılmış / sargıya alınmış bir kadın resmiyle dolunca bakıp bakıp güldük gün içinde. Herkes farkında olan bitenin.

İnsan hakları son derece güçlü. Trafiğe adım attığınızda 20 m. de tüm arabalar duruyor. İnanılmaz değil mi? Hatta tramvaylar bile fren yapıyor. Ortalıkta yetkili yok. Bilet kontrolü haftada neredeyse bir ama herkes bilet alıyor. Yiyecekler hormonsuz ve en son çocukluğumda yediğim domatesi gerçekten gözüm yaşararak yedim. Elma aynı şekilde. Üzülmemek elde değil. Daha anlatacak çok şey var ama… Gerçek şu ki ülkemiz çok gelişmiş. Mağazalarımız daha çok şeyi daha ustaca sunuyor. Sanırım problemimiz düzen ve kültür. Ama daha azmetmiş düşünme şeklini değiştirmiş biri olarak döndüm. Yapabileceklerimi anladım. Ülkem için daha çok çalışıyor olacağım. Çünkü vatan toprağı gerçekten başka bir tatlıymış. Belki çok mutlu değiliz ve zengin bir toplum da değiliz ama en azından gerçekten güzel bir ülkede bunlar için çalışıyoruz.

Basel şehri web sitesi : http://www.basel.ch

İsviçre ile ilgili eğlenceli anı kitabı:
http://www.ideefixe.com/kitap/tanim.asp?sid=OSL5Z76TF55OQI4H1499&referer=80239

İsviçre Wikipedia’da
http://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0svi%C3%A7re

* NOT: On binden fazla İsviçre fotoğraf bulunan http://www.schweizbilder.ch/ sitesini gezmenizi de öneriyorum




PAYLAŞ: