Esperanto | Umutların Evrensel Dili

Şu anda dünyada güçlü bir İngilizce hakimiyeti var. Bununla birlikte elbette Çince, İspanyolca, Almanca, Fransızca, Arapça ve ülkeler boyunca giden Türkçe de güçlü bir kullanıma sahip. Peki Esperanto’yu duydunuz mu?

Gelin ilginç bir dilin macerasına birlikte çıkalım. “Saluton! / Merhaba”



Yüzyılın başındaki entellektüel çevrelerimiz Osmanlıca’nın yanısıra Fransızca bilirdi. Hatta “lingua franca” terimi o zamanlara aittir. Yani uluslararası kabul görmüş ortak dil. Bizim genel kültürümüzde İngilizce’nin önceliğe geçmesi ilerleyen yıllardaki Türk – Amerikan ortak ilişkilerine ve 2. Dünya Savaşı sonrasında güçlenen Amerikan nüfuzuna paralel yürüdü. İngilizler tüm dünyadaki sömürgelerinde resmi iletişim dili olarak İngilizce’yi kullanmalarına rağmen ticaret dilinin Amerika merkezli oluşu, Birleşmiş Milletler’in kuruluşu ve elbette bunu NATO’nun kuruluşunun takibi dilin yaygınlaşmasında etken oldu. Şimdi ise Internet müthiş bir İngilizce standardını yanında getiriyor.

Bir dil yayılırken pek çok anadil bundan etkileniyor. İster istemez dilinize bu yaygın dilden kelimeler giriyor. Mesela biz Türkçe’deki yoğun Arapça kelimeleri Türkçe “muadilleri” ile değiştirirken, “alternatifleri” İngilizce’den dilimize giriyordu. (Bu cümledeki tırnak içindeki iki kelime de Türkçe değildir 🙂 ) İşin ilginç yanı Osmanlı hakimiyeti sırasında dillerine geçen Türkçe kelimelerden de, Arap dilbilimciler memnun değiller.

Gelelim Esperanto’nun ne olduğuna. Bu dil karmaşası binlerce yıldır insanları meşgul etmiş. Babil Kulesi efsanesinde Tanrı’ya meydan okuyup, güçlerinin yettiği en yüksek kuleyi yaparak onun katına ulaşmaya çalışan halkları, Tanrı’nın yok etmek yerine, birbirlerinin dilini anlamaz hale getirerek cezalandırdığı anlatılır. Böylece birbirleri ile iletişimleri kesilmiş ve Babil kulesi yarım kalmıştır.

Bununla birlikte Esperanto Babil’de bulunmadı. Bakın Vikipedi nasıl anlatıyor:

Esperanto, (“Ümit eden” anlamında) anadilleri farklı olan insanlar arasında anlaşmayı kolaylaştırmayı amaçlayan yapay bir dildir.

1887’de Polonyalı Musevi asıllı göz doktoru Ludwik Lejzer Zamenhof tarafından icat edilmiştir. Dr. Zamenhof’un bulunduğu bölgedeki insanlar Lehçe, Rusça, Yidiş gibi farklı diller konuşuyorlardı. Zamenhof bu insanların birbirleriyle anlaşmalarını kolaylaştırmak için hiç değişmeyen ve istisnası olmayan 16 ana kurala dayalı ve kelimelerinin köklerini genellikle bu Avrupa dillerinden alan Esperanto dilini icat etti. Esperanto, Hint-Avrupa dilleri (Ari diller) arasında sayılabilir. Ancak, morfolojisi Macarca, Türkçe gibi bitişken dillere benzer. 1,6 milyon kişinin bu dili konuşabildiği iddia edilmektedir.
Sözcük dağarcığı daha çok Hint-Avrupa dillerinden gelmektedir. Kaynak: Vikipedi

Zamenhof tüm dünyayı tek dille birleştirmeyi ve anlaşmızlıkların savaşların önüne geçmeyi hayal ederken bulduğu dile önceleri pseudonym diyor. Sonralar ise esperanto kelimesi yaygınlaşıyor. Hangi dilerin karışımı olacağını ve nasıl kuralları olacağını geniş dilbilgisiyle düşünüyor. Batı dillerinin kökeni olan Latince’yi öğrenmek için karışık buluyor, keza antik Yunancayı da. Böylece İngilizce, Fransızca, Almanca ve Rusça kelimelerden yola çıkıyor.


Zamenhof ve Michaux aileleri Esperanto Kongresinde, Boulogne 1905

Bazı dillerde nesnelerin cinsiyeti vardır mesela Arapça ve Fransızca’da bir masanın dişi mi, erkek mi olduğunu bilip ona göre ek getirmeniz gerekir. İngilizce’de ki “the” eki anadili İngilizce olanlarca bile yanlış yazılabilirken düşünün her nesneyi dişi ve erkek olarak ezberlemenin zorluğunu.

İşte bu nedenlerle Ludwik Lejzer Zamenhof “kelimelerin cinsiyeti olmayacak” diyor. Bu dil anlaşmak için ve gereksiz hiçbirşey olmayacak. Peki filler kullanılan özneye göre değişiyor mu? Hayır değişmiyor.

Örneğin “mi havas, vi havas, si havas…” kullanılıyor.

İsimlerin “o” harfi ile bitmesi, sıfatların “a” harfiyle bitmesi çoğul ekinin “j” harfi ile verilmesi planlanıyor.

Bu dili yaklaşık 100,000 konuşan, binlerce basılı kitap ve sadece Esperanto konuşulan topluluklar var. Hatta doğduklarında aileleri tarafından anadil olarak Esperanto öğretilmiş “native speaker” çocukların sayısının binlerle ifade edildiği belirtiliyor. Örneğin çok tanınmış bir sima olarak George Soros bunlardan birisidir.


Esperanto ile basılmış ilk kitap.

Esperanto Nedir?

Esperanto, dünyanın çeşitli halkları arasındaki iletişimi kolaylaştırmak amacı ile yaratılmış bir dildir.

Pratikte yüz yıldan fazla kullanılmış olması Esperantoyu, insan düşüncelerinin nüanslarına kadar net bir şekilde ifade edebilmek yeteneği ile, yaşayan bir dil haline getirmiştir. Esperanto milletler arası ve tarafsız bir dildir. Çünkü o dünyadaki tüm halklara aittir ve dünyanın tüm halklarının birbiriyle iletişimine olanak sağlar. Herhangi bir kültüre, politik, dinsel veya ekonomik egemenliğe kesinlikle eğilimli değildir.

Esprentoyu öğrenen, birbirini etkileyen ve zenginleştiren iki uygarlığın zevkine varmak ayrıcalığına sahiptir ki, bunlardan ilki, içinde doğduğumuz bizim kendi uygarlığımızdır. Esperanto kendi halkımızın adet ve geleneklerinden, inançları ve ahlaki değerlerinden etkilenir ki bunlar bizim kendi yöresel kültürümüzdür.

İkincisi, Esperanto vasıtası ile dünya vatandaşı olmayı istekle seçmiş olan tarafından elde edilir. Birincisinden daha kapsamlı olarak, en çeşitli şekillerde, dünya kültürünü bünyesinde taşır.

Esperanto yolu ile çifte vatandaşlığı seçenlere “Esperantist” ‘ler denir. Onlar Esperanto dilini bilmekle yetinmezler, aynı zamanda diğer ülkelerdeki Esperantislerlede iletişim kurarlar. Böylece milletler arası bir dil idealini savunması ve bu dilin yayılması için değişik kültürlerle iletişim kuran bir eylemci konumunda olurlar. Kaynakça: http://esperanto.net/info/baza/tr_eo-baza.html


Esperanto hakkında çok detaylı bir video.

ESPERANTO ÖĞRENMEK İÇİN KAYNAKLAR

Bu dili öğreten programlar var. Mesela arabirimi Türkçe olan ve ücretsiz indirilen şu program başlangıç için güzel.

http://www.cursodeesperanto.org/bazo/index.php?tr

Dünyada ise Universala Esperanto Asocio,  Esperanto’yu yaşatan ana dernek olmak üzere pek çok ülkede Esperanto dili öğretilir.

LERNU SİTESİ
http://tr.lernu.net/index.php
Resimlerle Esperanto: http://tr.lernu.net/lernado/vortoj/bildvortaro/index.php

ESPERANTO ALFABESİ

a b c ĉ d e f g ĝ h ĥ i j ĵ k l m n o p r s ŝ t u ŭ v z

ESPERANTO DİLİYLE YAZMAK İÇİN SANAL KLAVYE

http://www.lexilogos.com/clavier/esperanto.htm (Aslında bir çok dilin klavyesine destek veren bir site.)

İNGİLİZCE’DEN ESPERANTO’YA SÖZLÜK

http://wwwtios.cs.utwente.nl/traduk/EN-EO/Traduku/

ESPERANTO GRAMERİ

http://www.steve-and-pattie.com/esperantujo/gram-16.html

İsimler: -o,   zarflar: -e,   Sıfatlar: -a,  Fiiller: -i ile biter.  Bu dilde istisna yoktur.

Bonan tagon!=İyi günler.  Bonan matenon!=Günaydın.
Bonan nokton!=İyi geceler.  Bonan vesperon!=İyi akşamlar.
Saluton!=Merhaba. Dankon=Teşekkürler.
Kio estas via nomo?=İsminiz nedir? Mia nomo estas ….=İsmim, …. dır.
Kiel vi fartas?=Nasıl gidiyor? Bone, dankon. Kaj vi?=İyi, ya sen?
Sufiĉe bone=Oldukça iyi.  Ne tre bone=Çok iyi değil.
Dankon.=Sağol. Zamirler: Mi=Ben
Vi=sen  Li=O(Eril)  Ŝi=O(dişil) Ĝi=O(Nötr, cansız, hayvan)  Ni=Biz  Vi=Siz Ili=Onlar
Kaynak: Vikipedi


Esperanto ile Coca Cola Reklamı. Diğer reklamları görmek için tıklayınız.

ESPERANTO NEDEN ÇOK YAYGINLAŞMADI?

* Fikir çok ütopikti. Oysa güçlü ülkelerin dil politikaları vardır. Dilin kültürel bir yayılma ve egemenlik amacıyla kullanılabildiğini bilirler. Tüm ülkelerin dışında kalacak bir ortak dil ulusal çıkarlarına aykırı olduğundan hiçbir zaman çok büyük bir destek vermediler. Buna rağmen tüm dünyada 1 milyonla 15 milyon arası insanın konuştuğu düşünülüyor. (Net ve kesinleşmiş bir kaynak yok)

* Dilin evrensel olması amaçlanmasına rağmen Esperanto yeterince evrensel değildi. Çünkü Avrupa dillerinden yola çıkılmıştı ve Uzakdoğu’da Çin başta olmak üzere, pek çok insan dilin kökenindeki kelimeleri tanımıyordu. Bu Avrupalılar için haksız bir avantaj sağlıyordu ve onlar için öğrenme sürecini uzatıyordu.

* Bugünkü kadar gelişmiş bir basın ve yayım imkanı yoktu. Fikir yeterince hızlı yayılamadı.

* Diller binlerce senede oluşur ve incelikleri vardır. Her dilin anlatımda daha zengin olduğu alanlar vardır. Eskimoların gündelik dillerindeki kar ve buz için bulunmuş kelime sayısı ya da Arapça’daki çeşitli deve kelimeleri ve İngilizce’de bulunan hukuk ve teknik terim zenginliği; gündelik hayatın temel cümleleri ile iletişim kurmak için yaratılmış suni bir dil olan Esperanto’yu ezici bir üstünlükle eliyordu.

Dünya Esperanto Kongreleri ve İçerikleri

http://en.wikipedia.org/wiki/World_Esperanto_Congress

Maalesef konferans düzenleyen ülkelerin aralarında Türkiye yok 🙁
Sayın Türk dilbilimcileri ve Kültür Bakanlığımıza sesleniyorum. Bu konferansı bir kere de Türkiye’de düzenlemenin zamanı yüz senedir gelmedi mi? En kötü ihtimalle, binlerce turisti ve ilgiyi Türkiye’ye çekmek için, en iyi ihtimalle ise dünya kültürü içinde yerimizin olduğunu göstermek için bundan kolay bir etkinlik olabilir mi?

Emin olun bu milyonlarca dolarlık reklam harcamalarından daha etkili bir ülke tanıtımı olacaktır.

Incubus filminde William Shatner (Uzay Yolu’nda Kaptan Kirk)  Esperanto konuşuyor.

AMİKEJO Dünyadaki tek ve ilk Esperanto Ülkesi

Batı Avrupa’da hayal edildi. Başlıbaşına bir makale konusu olduğundan lütfen ilgileniyorsanız tıklayın.

WIKIPEDIA AÇIK KAYNAK ANSİKLOPEDİ’DE ESPERANTO BÖLÜMÜ

Biliyorsunuz Wikipedia temelde Ingilizce kurulmasına karşılık tüm dillere ayrı alt bölümleri olan bir açık kaynak kodlu ansiklopedi organizasyonu. Türkçe için de, Vikipedi denilen büyük bir alt bölümü var. Aynı şekilde Esperanto için de 100 bin ansiklopedi maddesi girilmiş. Bu çok büyük bir rakam. Türkçe için bile henüz 2007 yılında bu rakamın dolduğunu düşünürsek ne kadar popüler olduğunu görürüz. Ayrıca Esperanto’yu öğrenmek isteyenler için harika bir kaynak da bu şekilde oluşmaktadır.

Esperanto Wikipedia sitesine girmek için:
http://eo.wikipedia.org/wiki/%C4%88efpa%C4%9Do

SON SÖZ
“Mi gxojas, ke vi interesas pri Esperanto. Mi esperas ke vi lernos gxin, baldaw.
“Esperanto ile ilgilendiğiniz için çok mutluyum. Umarım yakında öğrenirsiniz”

Önemli Not: Makalenin yazarı Esperanto bilmiyor ancak insan kurgusuyla tasarlanmış bu sıradışı dili size tanıtmak istedi. Dolayısıyla soracağınız anlam ve tercüme sorularını cevaplayamayacaktır.

Önemli Not 2: Bu makale ile Esperanto ilk kez Türkçe’de bu kadar detaylı anlatıldı. Eğer bu konudan bahsedecekseniz konudan bir paragraf “alıntı” yaparak sayfaya bağlantı verin. Forumlara, sitenize, blogunuza yazının tamamını eklemeniz veya basılı yayında ve dergilerde Süleyman SÖNMEZ‘den yazılı izin almadan kullanmanız halinde yasal işlem başlatılacaktır. Yazının tarafımıza ait olduğunu ispatlayan Eczacıbaşı Tasdix sistemi ile zaman damgası uygulanmıştır. Telif hakları hakkında daha geniş bilgi için tıklayınız.

Kaynakça:
http://en.wikipedia.org/wiki/Esperanto
http://members.aol.com/informiloj/turka.htm
http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=evrensel+dil
http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=esperanto

http://www.walrusmagazine.com/articles/2006.09-language-learn-esperanto/

Esperanto Kurumları
http://www.esperanto.org/
http://www.esperanto-usa.org/en/node/19

PAYLAŞ: