İki çağdaşınız olduğunu düşünün. En az sizin kadar zeki, sıradışı ve yaratıcı insanlar… Kimi zaman kıskanarak, kimi zaman heyecanla eserlerini incelediğiniz bu kişilerle zaman aydınlanıyor. Hem öyle bir zaman ki, doğuda Osmanlı İmparatorluğu bilimde en görkemli devirlerindeyken Batı’da Rönesans’ın ışığı Avrupa’yı aydınlatıyor. İşte karşınızda bu üç büyük usta; Leonardo, Raphael ve Michelangelo… İstanbul’da eserleri ve teknoloji ile buluştular.

Serginin tanıtımını duyduğumdan beri gelmesini heyecanla bekliyordum. Leonardo Vinci tarafında şanslıydım. Seneler önce Koç Müzesi’ndeki Leonardo Makineleri sergisini ziyaretimden beri konuya iyice dalmıştım. Da Vinci’nin İnternetten el çizimlerini incelemiş, robot yarışmalarına Lego ile girerken bazı araçlarını tasarlamıştık. Hatta, eşim heyecanıma katkıda bulunup, oldukça dev ölçülerde bu tasarımları 3 boyutlu modelleme ile gösteren bir albüm kitabı da hediye etmişti. Leonardo’nun bilmediğim bir tasarımı karşıma çıkar mıydı? Evet çıkabilirdi.

Davud heykeli, Hz. İsa’nın son yemeği freski, Michelangelo’nun Sistin Şapeli’nde bulunan Eski Ahiti canlandıran eseri ve Leonardo’nun anatomi eserleri hep tanıdıktı. Ve elbette “Vitrivius İnsanı” ile bir sürü tasarım afiş de yapmıştım.

Fakat teknoloji ile birleştiğinde kültürün bu köşe taşları başka bir anlama bürünüyor. İkincisi benim özel bir keyifle bu eserleri yıllardır incelemiş olmam okurumu bağlamaz 🙂 Bir şekilde ortamın güzelliğini anlatmaya çalışacağım umarım başarırım.

Sergi Mimar Sinan Üniversitesi’ne bağlı olan Tophane-i Amire binasında. Hatırlarsanız Salvador Dali Sergisi de geçenlerde oradaydı ve yine size anlatma fırsatım olmuştu.

The Great Masters İstanbul
Yer: 1 Haziran – 27 Ağustos 2012’de Arter Tasarım ve Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi işbirliği ile Tophane-i Amire Kültür ve Sanat Merkezi Beş Kubbe Salonu

Şimdi geziye başlarken önerim, didik didik gezmeyin. Önce tüm sergiyi hızlıca gezin. İçiniz bir rahat etsin. 🙂 Neleri göreceğinizi anlayın ve sonra acele etmeden keyfine varın.

İdeal rota şöyle: Girişte mutlaka sesli anlatım cihazlarından birini alın. Bu cihazlar diğer müzedekiler gibi değil. Tam bir teknoloji harikası. Her eserin ya da maketin altında çelik bir daireye tutup düğmesine basınca, kulaklığınızdan Türkçe gayet güzel bir ses, dramatik bir şekilde o eseri anlatıyor. Hatta filmlere seslendirme yapıyor. Bu pratik cihaz yanyana duran maketlerde, doğrultup tutulduğunda oldukça hızlı bir gezi imkanı sağlıyor.

Girişte, sağda kısa bir film var. Bu kısa filmi oturarak izleyebilirsiniz. Sağdaki ve soldaki algılayıcılara sesli rehberin algılayıcısını tutarak tercümeyi gayet iyi dinleyebilirsiniz.

Filmden sonra Da Vinci’nin eserleri sizi karşılayacak. Özellikle maket şekilde imal edilmiş olan savaş aletleri sizi bayağı meşgul edecek.

Daire şeklindeki, hareket eden tankın atası sayılabilecek toplu araba mı dersiniz, çok uzağa gülle fırlatabilen mancınık mı, son ana dek balıkçı teknesi gibi görünen ama birden üst kapağı açılıp içinde saklanan topu ateşleyerek büyük gemileri batırabilen gemileri mi dersiniz, matbaanın ilk hallerini, su değirmeni ile çalışan testereyi, dönen çarkları ile düşmanı biçen savaş arabalarını, enteresan köprü modellerini…

Aşağıda sizler için çektiğim fotoğraflara dalıp gidelim ve gerçeğinin her zaman daha iyi olacağını fotoğrafın temsil olduğunu unutmayalım.

Özellikle Haliç Köprüsü için Leonardo tarafından gönderilmiş teklif mektubu içinizi sızlatacak. Keşke yaptırılsaydı yüzlerce yıl önce bu esere sahip olsaydı diyeceksiniz İstanbul. Aşağıda maketi var.

Leonardo’nun kadavraları kesip biçmesi ile gelişen anatomi ve tıp bilimi için çok önemli olan otopsi çizimlerine şaşacak, insanı bir makine gibi incelemesi ile tasarımlarındaki makine kurgularındaki paralelliği sezeceksiniz. Elbette burada söylemem gereken bir şey var ki dokunmatik ekranlı TVler harika.

 

Gezdiğimiz bölümlerde olayı aydınlatan bir kaç TV hep yanyanaydı. Dokunarak deneyerek ilginç sayfalar gezebiliyorsunuz. Mesela anatomi bölümünde, kolunuzun aslında başparmak hariç, dört parmak genişlikte olduğunu göreceksiniz. Başın, 3 bölümde eşitliğini, boyun diğer organlara oranlarındaki şaşmaz geometriyi şaşkınlıkla ölçeceksiniz ve tabii unutmamalı ünlü Vitrivius Adamı
(Türkçe : http://tr.wikipedia.org/wiki/Vitruvius_Adam%C4%B1
İngilizce: http://en.wikipedia.org/wiki/Vitruvian_Man)

 

 

Sergide hoş bir şekilde, önünde durarak ne kadar orantılı olduğunuzu görebildiğiniz boş bir çizelge de var. Yani oraya çıkınca siz Vitruvius Adamı oluyorsunuz. 🙂 Keyifli bir aktivite.

 

Ah tabi Davud Heykeli. Nereye gitseniz o kadar büyük ki, mutlaka karşınıza çıkıyor. Çıplaklıkla sorununuz yoksa mesele yok. Öteki türlü ya sanatsal bir bakış açısı takınarak heykeli süzeceksiniz ya da görmemiş gibi kafanızı çevirip duracaksınız. 😉
Şaka bir yana. Bu defa heykelde iki şey farkettim. Bir; elleri olması gerekenden büyük gibi geldi. İki; çok özel bir sapan kullandığını ve zekası ile çıplak olmasına karşılık çok ustaca gizlediğini. Rakibi böylece onu çıplak görünce silahsız sanmıştı. Ellerin büyüklüğünü de araştırıp öğrendim. Meğer heykeltraş, bu heykelin yüksek bir yere konacağını ve aşağıdan bakanlara göre normal durması için gerekli deformasyonları ustaca yapmış. Yine, “zekice” demek düşüyor bize.

 

Tahmin ediyorum, kutsal kitapların bir çoğunda ismi geçen Davud Peygamberi ve kendisinden çok büyük vahşi devi Calud’u / Goliath‘ı sapanı ile vurup yenmesini, okumuş, duymuşssunuz. (Yine de köprüden önce son çıkış diyerek, ilk kez duymuş olanlarımıza çaktırmadan okuma fırsatı veriyorum 🙂
Türkçe: http://tr.wikipedia.org/wiki/Davud
İngilizce: http://en.wikipedia.org/wiki/David)

Pekiyi, bir heykeli böylesine canlı, insan hatlarında şekillendirmek kolay mı? Bence değil. Nereden biliyorum? David Heykeli’nin yapıldığı taş ocağından çıkarılmış tıpatıp aynı türdeki mermere bu fani ellerimle dokundum. Mermerin üstünde bir film yansıtılmış taşocağından çıkma macerası izlenebiliyor.
Taş inanılmaz sertti. Düşündüm, bir heykel yapıyorsunuz ve birden bir yanlış hamle ile 5 metrelik mermer dağılıyor. Gitti kaç senelik emeğiniz üstelik çok pahalı ve bir daha o mermeri edinmek de güç. Bu kadar stres içinde ancak kusursuz bir adanmışlık bu heykeli ortaya koyabilirdi.

 

Kimin eseriydi Davud Heykeli? Evet bildiniz. Michelangelo.
(Türkçe: http://tr.wikipedia.org/wiki/Michelangelo
İngilizce: http://en.wikipedia.org/wiki/Michelangelo)

 

Geziye devam ettiğinizde aynalı bir oda göreceksiniz. Eminim kendinizi bu kadar farklı açıdan hiç görmediniz. Kuaförlere, gelinlik satıcılarına, kıyafetle ilgili her yere lazım. Çünkü bu 360 derecelik aynalı odadaki çok sayıda ayna sizi görkemli bir sayısal çokluğa da taşıyor. Özellikle ressamların çok işine yararmış.

 

Bir bölümde, “şu parçalardan kendi kemerinizi inşa edin” deniyor ki blog yazarı arkadaşlarımın son derece becerikli olduğu ortaya çıktı. Size bir tek ipucu vereyim. En üstteki parçayı en son yerleştirmeniz işinizi kolaylaştırır. Buna kilit taşı da denir 🙂

Evet Son Yemek Freski etkileyici idi. Çünkü çok çok büyüktü. Bu denli büyük bir kopyasını bulmayı beklemiyordum. Kaç kere baksam kim kimdir diye hep şaşırırım itiraf ediyorum 🙂

Allah’tan yine interaktif ekranlarda her yüze dokunarak hikayesini öğrenebiliyorduk. Ama Da Vinci şifresindeki göndermeleri tekrar aradı gözlerim. Aklıma Simpsons versiyonu ve Battle Star Galactica versiyonu da gelince muzipçe gülümsedim. LOST versiyonu da vardı değil mi? (http://www.spikytv.com/images/119878-lost_supper.jpg)

 

En sevdiğim bölümlerden birisi yine buradaydı. Son Yemek tablosunda sizin ilginizi tablonun nereleri çekti? Bir bilgisayar ekranı karşısında oturuyorsunuz ve önce baktığınız yeri gösteriyor ve kırmızı bir daireyi ekranda gözle takip etmenizi söyleyerek kalibre ediyor. Sonra tabloya bakıyorsunuz.

Bu çalışmayı hep merak ediyordum. Daha önce bu konuda yazı da yazmıştım. (Bkz. İnsanlar Web Sayfalarını Nasıl Görüyorlar?) Web siteleri bu göz takip sistemleri ile sitenin sıcaklık haritalarını çıkarır. Mesela büyük bir alışveriş sitesi böyle bir inceleme sonrasında bir bakar ki, satın al düğmesine değil başka bir düğmeye bakmış kullanıcılar. Hemen yer değiştirir ve karını arttırır. Sıcaklık haritaları insan gözünün ve ilgisinin bir görsel üstünde nerelerde odaklandığını anlatır. Güzel bir deneyim oldu ama bir süre kalibre edemediğim doğrudur 🙂 Gözlük takmama ve ortamın loş olmasına veriyorum.

Elbette uzun uzun seyredilebilecek bir diğer yer de Sistine Şapeli’nin ölçeklendirildiği kısım. Büyük ressam Michelangelo çok zor şartlar ve baskı altında senelerce tavana bakarak ve vücudunu zorlayarak yapmış bu 540 metrekarelik eserini. Eğer kutsal kitapları okuduysanız semavi dinlerdeki ortak anlatımları kolayca tanıyacaksınız. Tanrı’nın ışığı Karanlık’tan Ayırışı , Güneş ve gezegenleri Yaratışı, Tanrı’nın Su ve Toprağı Ayırışı, Adem ve Havva’nın Yaratılışı, Cennetten Kovuluşları, Nuh Tufanı gibi… (Resimlerin planı şurada: http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/4/4a/Sistine_Chapel_ceiling_diagramA1.PNG)

Her gittiğiniz bölümde size rehberlik eden mektupları dinlemeyi, okumayı unutmayın. Osmanlı Bölümü’ndeki minyatür sanatının örneklerine ve elbette Matrakçı Nasuh Efendi‘ye de uğrayın derim 🙂

Unutmadan Raphael biraz daha sönüktü sergide bence. Leonardo daha önde duruyordu. Ancak yine de keyifle “Atina Okulu freski” karşısında zaman geçirdim. Biliyorsunuz tabloda zamanının ünlü isimlerini eski kimliklerin yüzü olarak çizmiş hatta kendisini de 🙂

Bol bol teşekkürler :
Arter Tasarım’a, biz kültür sanat blog yazarlarını unutmadığı ve özel bir ilgi ile tek tek bilgi vererek rehberlik ettiği için Sebla Şahin’e
medyaSOS, Sosyal Medyayı tarayıp bizi bulduğu ve etkinlik hakkında bilgi verdiği için Gamze HAL’e

Ülkemizde sanat etkinliklerinin artışına destek olan Vestel, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi başta olmak üzere tüm sponsorlara.

Not 1: Bilet fiyatları biraz daha düşük tutulabilirdi. (Tam 17 TL – Öğrenci 12 TL)
http://www1.mybilet.com/eventinfo.php?eventid=11891

Not 2: Bir sonraki teknolojik sanat aktivitesini Augmented Reality / Arttırılmış Gerçeklik olarak bekliyorum.

Kaynakça:

Leonardo da Vinci
http://tr.wikipedia.org/wiki/Da_vinci
http://en.wikipedia.org/wiki/Leonardo_da_Vinci
http://www.drawingsofleonardo.org/

Michelangelo
http://en.wikipedia.org/wiki/Michelangelo
http://tr.wikipedia.org/wiki/Michelangelo

Raphael
http://tr.wikipedia.org/wiki/Raphael
http://en.wikipedia.org/wiki/Raphael

Sistene Şapel
http://en.wikipedia.org/wiki/Sistine_Chapel_ceiling
http://tr.wikipedia.org/wiki/Sistine_%C5%9Eapeli

David Heykeli
http://tr.wikipedia.org/wiki/Davut_(Michelangelo)
http://en.wikipedia.org/wiki/David_(Michelangelo)

Matrakçı Nasuh Efendi
http://tr.wikipedia.org/wiki/Matrak%C3%A7%C4%B1_Nasuh

Resmi Sergi Siteleri
http://thegreatmasters-ist.com/
http://www.the-great-masters.com Yurtdışındaki sergilenişinin örnekleri

7 YORUM VAR

  1. Etkinlik yetkililerinden e-mail geldi. Sergi 27 Ağustos 2012 tarihine dek uzatılmış. 🙂 Kaçıranlar için son şans 🙂
    “The Great Masters Sergisi 27 Ağustos tarihine kadar her gün 10:00 – 19:00 arasında,
    Perşembe günleri ise 21:00’a kadar ziyaret edilebilir.”

Yorum Yazın

Please enter your comment!
Please enter your name here