Dali isminin Türkçe Deli kelimesine benzerliği çoğu zaman sanatındaki gerçeküstü boyutları, derinliği, hafife almamıza yol açabilir. (Sadece yazıya girişte heyecan yaratıyorum 🙂 ) Çılgınca karalamalar, tuhaf benzetimler diyebiliriz. Aklımızda o keskin ince ve kıvrık bıyıkları, biraz kadınları çizişindeki seksapel kalabilir. Ama Salvador Dali cidden bundan ötesidir.

Internette en çok paylaşılan ve beğenilen resimler arasında, Dali’nin eserlerini görürüz. Gerçeküstü resimlerinde, nesneler olması gerektiği gibi değildir. İlk başta saçma gelen figürlerin, bir mesajı olabileceğini kavradığımızda her bir tablonusunun önce ismine, sonra yapılış hikayesine ulaşmaya çalışırız. Elbetteki bu şart değil. Çoğu sanatsever için tablonun kendi üzerinde oluşturduğu duygu asıl istenen şeydir. (Ama ben o kişilerden değilim ve her tablonun ne anlattığını araştırmaktan keyif alırım. 😉 Şemsiye çizince erkek olmayı, dikiş makinesinin kadını simgelediğini bilmek isterim.)

Şimdi sergiye geçmeden kısa bir video ile Dali’nin yaşamına bakabiliriz.


Kaynak: http://www.biography.com/people/salvador-dal%C3%AD-40389/videos/salvador-dali-mini-bio-2163358126

Gelelim konumuza, Dali’nin resimlerinden oluşan serginin İstanbul’a gelmesi ile birlikte dünya gözüyle Salvador Dali’nin eserlerini bir görmek isteyenler sergiyi arar oldu. (Serginin tarihi 23 Aralık 2011 / 26 Şubat 2012 arasındaydı.) Bu konuda şanslıydım. Serginin sponsorları arasında bulunan Aydınlatma Merkezi‘nden Barış GÜRENÇ bir jest yaptı, eşime ve bana bilet gönderme inceliğinde bulundular. Kıvırcık saçlı kızımı(!) da alıp sanata doymaya karar verdik. (Kızım bazen beni çok şaşırtıyor. 3,5 yaşında ve küçük el çantasının içine biz görmeden oyuncak fotoğraf makinelerini koymuş. Sergide pek çok hayali fotoğraf çekti 🙂 O kadar resim arasından da gitti kırmızı boyanmış bir duvarı çok beğenerek, duvara yapıştı. Sergiyi, eşimle nöbetleşe gezdik desem yeridir.)

Biz İstanbul Anadolu Yakası’ndayız sergi ise Avrupa Yakası’nda MSGSÜ Tophane-i Amire binasındaydı. Hemen serginin sitesine baktık. (www.dalisergisi.com) İstanbul Modern’in karşısı nerdeyse.

HARİTA GELSİN 🙂

Zorlu bir trafikle vardık. Otoparkta bir süre bekleyip yer bulduk. İndiğimizde gördüğümüz manzara şok ediciydi. İnsanlar katlarca süren bir kuyruktaydılar. Bir an küçük kızımı da düşünüp geri dönmeyi düşünmedim değil. 🙂 Sonra gidip sorduk ve bunun bilet almak için beklenen kuyruk olduğunu öğrendik. Elimizde tuttuğumuz biletleri karaborsa 20 katına satabileceğimizi bilerek (!) bu sonsuz insan kuyruğunu adım adım geçtik.

Kapıdan girdiğimizde binanın atmosferi hemen bizi karşılayıp kucakladı. Loş, tarihi, tuğla dokulu ve kubbe tavanları ile sıradışı bir mimarisi vardı. Elbette zamanında top dökümünde kullanıldığı için eşsiz bir ateşle pişmişliği ve dayanıklılığı da girenleri etkiliyordu.
(Tophane-i Amire hakkında daha detaylı bilgiyi okumak isteyebilirsiniz. http://tr.wikipedia.org/wiki/Tophane-i_Amire )


Fotoğraf: Süleyman Sönmez | Copyright 2012 (Yüzler mozaiklenmiştir.)

Peki sergiye gelelim. Önce kalabalığın yoğunluğu şaşırtıcıydı. Serginin son günleri olduğundan bir hacı kafilesi gibi insanlar ardarda her resme tek tek bakarak ilerliyorlardı. İki rehber de varmış ama ortam öyle kalabalıktı ki tahmin edeceğiniz gibi bu ilerleme şekli beni hiç sarmadı 🙂 Aldım DSLR fotoğraf makinemi ve teleobjektifi taktım. Böylece kalabalığa girmeden uzaktan sakince detaylara kadar baktım ve fotoğrafladım.

Bunu neden yaptığımı anlamayan çok sayıda insan tuhaf tuhaf baktılar. Fotoğraf makinesinin vizöründen dünyayı daha iyi algılayabildiğimi, tek tek anlatmam mümkün olmadığından bakışları boş verdim. Hem bu sayede size de bir miktar fotoğraf gösterebileceğim. 🙂
(Yazının sonunda otomatik olarak çalışan bir slideshow çektiğim ve sizin için Photoshopla kesip düzelttiğim fotoğraflardan bir kısmını sırayla gösteriyor. 80 civarı resme ulaşabiliyorsunuz.)
Ekşisözlük’te sergi hakkında yazanların bir kısmı cep telefonu ile resimleri fotoğraflayanları eleştirmişler. Ancak şu var ki webde Dali’nin bu eserlerinin birçoğunu bulamadım. Bulduklarımın da renkleri berbat ebatları çok küçük ve aşırı sıkıştırılmışlardı. Kısacası kişi kendisi için bile çekmek isteyebilir. İkinci kez görmek için ancak yurtdışında bir müzeye gitmek gerektiği ortada.

Serginin genel yapısını ele alırsak, resimler Cennet, Cehennem, Araf ve insanların ruhları ile ilgili binbir konudan oluşuyordu. Bu konuları biraraya getirdiğinizde elinize Dante’nin İlahi Komedyası geçiyor. (Bu büyük eserle ilgili detaylı bilgi için tıklayınız. http://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0lah%C3%AE_Komedya )

Sitede bu konuda şunlar yazılmış:

“Dante’nin Cehennem’i, Akdeniz’in güneşi ve balıyla aydınlatılmıştır.” – Dali, Diary of a Genius (1965)

Dünya edebiyatının başyapıtları arasında sayılan Dante’nin İlahi Komedya’sı, 20. yüzyılın en meşhur sürrealist sanatçılarından olan Salvador Dali’ye ilham kaynağı olmuştur.

1950’li yılların başlarında dönemin İtalyan hükümetinin, Dante’nin 700. doğum günü şerefine Dali’den İlahi Komedya’yı resimlemesini istemesi bazı ihtilaflarla karşılaşsa da bu durum Dali’nin, sanat eleştirmenleri ile kendisinin, kariyerindeki en dikkate değer eserler olarak gördüğü bu çalışmayı nihayete erdirmesine engel olamamıştır.

Dali’nin eserleri, İlahi Komedya metninin illüstrasyonlarından çok, onun sürrealist yöntemiyle uyguladığı yorumlardır ve sanatçı tarafından resmedilen 100 sulu boya, dönemin uzman ağaç oymacıları tarafından sanatçının gözetimi altında 3000’in üzerinde ahşap blok kullanılarak yeniden üretilmiştir.

İlahi Komedya, sanat otoritelerince Dali’nin sadece en çok eseri içinde barındıran bir sanatsal çalışması değil, aynı zamanda onun sanatsal gelişiminin bir çeşit özeti olarak da yorumlanmaktadır.

Ancak girişte bir de Sürrealizm’in başladığını haber veren öncül tablolarından dokuzunu da görüyorduk.

Bu sergide beni çarpan en şaşırtıcı grup “Gala ile Akşam Yemeği” adını verdiği çalışmalardı. Biliyorsunuz Gala, ilham kaynağı eşinin ismi. Bu resim grubunu ileri yaşlarında 68 yaşındayken yapmış ve hazırlarken ünlü aşçıların tariflerinden yola çıkmış. Şimdi böyle diyorum ama fil şeklinde tabaklar, istakozlar nasıl anlatılmalı bilmem ki? 🙂 En iyisi şu sayfadan bir bakın. http://www.lockportstreetgallery.com/DinersGala.htm


Salvador ve Gala Dali Evlilik Fotoğrafları – 1958 – Fotoğrafçı Meliton Casals.

Şimdi devam edelim. İnsanı ürperten ölüm, cehennem tasvirleri yanında ilahi dünyayı melekleri, cenneti tasvir eden anlatımlar ayrı ayrı çarpıyordu bizi. Bunun nedenini düşündüm. Dali’nin Katalan olmasına karşı soyunun Araplara dayanması belki de anlatımdaki soyutu daha çok anlamamızı sağlıyor. Örneğin Hıristiyan kültüründe tasvir edilen melekler küçük kanatlı çocuklar ya da kadınsı kanatlı uzun elbiseli tasvirler şeklindedir oysa İslamiyet daha çok bir ışık (Nur) belirsiz, soyut ve istediklerinde fiziksel formda görülebilmeleri ile ele alır onları. İşte Dali’de bunu çok güçlü bir şekilde gördüm. Hele kimi Cennet resimlerindeki siluetler alıp götürüyordu. Elbette konunun yanısıra her resmin çizim tekniğindeki farklılıklar, renklerin cimrice ya da aşırı doygunlukla kullanıldığı tablolar. Tümü, mesajı anlaşılır kıldığı kadar belirsizleştiriyordu da. Bütün mesele sizin anlatılanları bilen bir bilinçaltınızın olup olmadığı, dinsel öykülerle, Şeytan’ın aldatıcılığı ile Araf’ı kateden kayıklardaki umutsuz ruhların çığlıklarıyla birlikte durup duramadığınız?

Yoksa sadece çıplaklık, garip uzun bacaklar, kırmızı elbisesiyle iblisler ve onlarla bazen çarpışan, bazense sanki ilahi bir tartışmaya girmiş gibi görünen melekler mi?

İnce bir çizgi. Alabildiğine ufka uzanıyor. Solu çöl. Sağı ise bir vaha gibi ağaçlıklı. Çizgiyi aşmış Kırmızılı, yeşilliğe bakıyor. Sanki Cehennemin çizgisini aşıp Cenneti süzen bir günahkar ya da kovulmuş gibi…

Ancak konu İlahi Komedya olduğundan eserlerde bu etki güçlü şekilde var.

“Gala ile Akşam Yemeği (Les Diners de Gala)” pek katılmak isteyeceğiniz bir sofra gibi durmuyor 🙂 İzlediğinizde enteresan göndermeler var.

Mesela bir peçe veya bezde Torino Kefeni’ne gönderme olabileceğini düşündüğüm bir insan silueti vardı. (Detaylı bilgi için okuyalım: İngilizce http://en.wikipedia.org/wiki/Shroud_of_Turin Türkçe: http://tr.wikipedia.org/wiki/Torino_Kefeni)

Dali’nin hayatını detaylı şekilde okumak isteyebilirsiniz.
Türkçe: http://tr.wikipedia.org/wiki/Salvador_Dal%C3%AD

Hayat öyküsünde en dikkat çeken unsurlar, Pablo Picasso’nun etkisinde kaldığı dönem, çoğumuzun hayran olduğu Belleğin Azmi (Nam-ı Diğer Eriyen Saatler) Tablosu (http://tr.wikipedia.org/wiki/Belle%C4%9Fin_Azmi), İspanya’daki İç Savaş sonrasında belki kişisel kaygılarla faşist yönetimi destelemesi, eşi, menajeri ve dostu olan Gala’nın hayatındaki yeri, bilime özellikle Quantum Fiziğe, DNA’ya, atoma olan ilgisi ve bunu soyut kavramlarla resme dönüştürmesi mesela eriyen saatlerde anlatılan büyük ihtimalle entropiydi. (http://www.gunesintamicinde.com/sifir-entropi-diger-bir-deyisle-cennet/)

DALİ SERGİ GALERİSİ

Aşağıdaki galerideki resimler sanatçının eserlerini tanıtmak amacıyla, kar amacı güdülmeden, düşük çözünürlükte paylaşılmıştır. Amerika ve bir çok ülkenin telif hakları yasalarına göre çok tanınan ve sanatçıyla özdeşleşmiş eserler düşük çözünürlükte tekrar basılamayacak şekilde ve bilgi vermek amacıyla okura tanıtılabilir. Eserin tüm hakları eseri üreten sanatçıya ve mirasçılarına aittir. (Lütfen Fair Use – Adil Kullanım İçin okuyunuz http://en.wikipedia.org/wiki/Fair_use )

İlahi Komedya – Cennet

Her şeyi devindirenin şanı
evrenin her yerine ulaşır,
kimi yerde çok, kimi yerde az ışır.

Onun ışığını en çok alan göğe gittim,
yukarıdan inen birinin bilemeyeceği,
söyleyemeyeceği şeyler gördüm, işittim;

çünkü isteğine yaklaştıkça akıl yetimiz,
öyle derinliklere dalar ki,
izleyemez olur onu belleğimiz.

-Cennet’ten.

Kaynakça:
Salvador Dali
http://tr.wikipedia.org/wiki/Salvador_Dal%C3%AD
http://en.wikipedia.org/wiki/Salvador_Dal%C3%AD
http://dalisergisi.com/
Video ile Hayatı 40 dakika İngilizce
http://www.biography.com/people/salvador-dal%C3%AD-40389/videos/salvador-dali-full-episode-2074894535

Eserleri:
http://www.virtualdali.com/
http://www.jacanaent.com/Photos/Iconic/087.jpg
Dali’nin 3d bir tablo hazırladığını biliyor muydunuz? http://www.virtualdali.com/74StereoscopicPicture.html
Bu tabloyu derinlikle görmek için 3d gözlük de gerekiyor. 3d resim yapmanın ne denli zor olduğunu tahmin edersiniz.

İlahi Komedya
http://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0lah%C3%AE_Komedya
http://www.dr.com.tr/Kitap/Ilahi-Komedya-Cehennem-Araf-Cennet-3-Cilt-Takim-1hamur/Dante-Alighieri/Edebiyat/Roman/Dunya-Klasik/urunno=0000000056202
Eseri Türkçeye zorlu bir emekle çeviren Rekin Teksoy.

Son bir şey 🙂 http://www.jacanaent.com/Photos/Iconic/087.jpg

2 YORUM VAR

  1. Dali’nin Tophane-i Amire’deki sergisini bende gezdim. Adını hatırlayamadığım bir kitapta çalışmaları aslında öğrencilerinin yaptığı anlatılıyordu. Ancak adamın hayat hikayesi ile eserlerini karşınıza koyarsanız haksızlık edildiğini göreceksiniz.

Yorum Yazın

Please enter your comment!
Please enter your name here