Süleyman Sönmez

Mırıltı Balıkları öyküsü bana Kozyatağı Carrefour’daki bir lokantada geldi. Birden iki adamı göl kıyısında gördüm. Gökyüzü, yüzlerindeki derinlik nefesimi kesti. Yemeği birden bıraktım kalem aldım hemen. Yanımda eşim vardı. İlham geldiğini anlamıştı. Böyle zamanlarda olduğu gibi hiç konuşmadı. Yemek için getirilen tabak altı kağıda hızla gördüklerimi yazdım. Martı Ustası. Dakikalar boyunca yazdım. Sonra bitti. Geldiği gibi gitmişti. Yazdıklarımı okudum. Şaşırmaktan başka çarem yoktu.



İki insan ve buluşma öyküleri. Bu öykünün aslında Mırıltı Balıkları’nın ilk öyküsü olduğunu bilmiyordum. Kısa sürede hikaye ortaya çıktı. Sonra hikayenin devamı geldi Rhan Kuşatması sonra ve sonra böylece bir kitap ortaya çıkmaya başladı.

Böylece hikaye bir noktaya kadar taşındı. Sonra birden yokoldu. Devamını göremiyor hayal edemiyor kurgulayamıyordum. Aylar geçti. Yıllar geçti ve birgün Nautilus alışveriş merkezinde bir mobilyacı dükkanını gezerken devamını gördüm. Hemen cep telefonunun ses kaydına hikayenin kalanını seslendirdim. Aradan geçen 3 yıl ben de hikayeyi okuttuğum kişilerde sabırla beklemiştik.

Böylece kendi kitabımı kendim yayınlamaya karar verdim. Ne yayınevleriyle, ne korsanlarla, ne dijital olarak kopyalanmasıyla uğraşmamak için doğrudan size ulaştırmayı planlıyorum.

Birinci bölümü aşağıda görebilirsiniz. Bir süre sonra ikinci bölüm de gelecek. (Sonradan ek: Geldi bile 🙂
http://www.gunesintamicinde.com/mirilti-baliklari-bolum-2-rhan-kusatmasi/ )

Sevgi ve saygılarımla.

Süleyman Sönmez
Bölümün yazım tarihi: 18 – 20 Nisan 2005

MIRILTI BALIKLARI

Derin bir meditasyonda yırtıcı bir ses duydu Martı Ustası. İçi ürperdi. Gözlerini açtı. Nefes nefeseydi. Öğrencisi hayretle odaya girdi. “Efendim! İyi misiniz?”

Hassas çocuğa baktı. Dışardan algılamış yardıma gelmişti. Kulaklarında çınlayan cümleyi aynen tekrarladı. “Nagura Takagure. Onu bul ve sen ya da o ölmeden durma!”

İçi kavruldu Martı Ustası’nın. Kılıcı bıraktığı yıllardan sonra derinliğinde ilk kez böyle bir şeyi duyuyordu. Uzun yıllar inzivada en büyük hakikati arıyordu. Şimdiyse bu garip emir. Bu düş. Bu vizyon… Anlaşılmaz ve korkunçtu.

Büyük Usta’ya gitti. Sessizce dinledi onu Dağın Işığı, Shan Tau .
“O çok büyük bir kılıç ustasıdır oğlum. Ona ne isim verdiklerini biliyorsun.”
Başını salladı Martı Ustası.
“Evet, biliyorum, Yaşayan Kılıç. Nagura Takagure. Rhan kuşatmasında tek başına bir bölük kılıç ustasını yendiği söyleniyor. Kimilerine göre içinde bir şeytan var.”

Devamı aşağıda….

Eserin tüm yasal hakları Süleyman Sönmez’e aittir. Tekrar dağıtılamaz, başka bir eserde kullanılamaz, izin alınmadan sanatsal olarak tekrar kullanılamaz. (c)

Not: Sayfayı ekranınız kadar büyütüp kitap gibi okuyabilirsiniz. Bunun için aşağıdaki en sağdaki düğmeye basmanız yeterli. Eğer Word’de olduğu gibi sayfaları aşağı doğru okumak istiyorsanı lütfen: Ipaper düğmesine basın, View Mode menüsünde List Mode seçin tekrar kitap moduna dönmek için Book Mode seçebilirsiniz.

MIRILTI BALIKLARI 2. BÖLÜM İÇİN TIKLAYINIZ



Yazdığım kitaplar için tıklayınız >

BTC Adresim: Siteye destek olmak isteyenler için
3JufQB4EJQoZDWziSLRVHiWTEPCQHybf2L

7 YORUM VAR

  1. Uğur dostum, yorumun için teşekkür ederim. Gerçekten de ilk önce Zoque forumda yayınlamıştım. Tüm yazılarımı yayınlayacak mıyım sorusuna gelince şu anda başladım. Bakalım nasıl gidecek olay adım adım yayınlıyorum.

    Mehmet Bey iyi dilekleriniz için çok teşekkür ederim.

  2. Burak yorum yazanlara bayılıyorum 🙂 Okuyucuların neler düşündüğünü en çok hikayelerde merak ediyorum. Şu an kullandığım teknoloji de pek alışıldık değil. Tamamen sayfaları çevrilen dijital formatta kitap yayını bu. Bakalım okurların geçen günlerdeki okumaları ve yorumları nasıl olacak?

Yorum Yazın