Fantastik bilimkurgunun az bilinen örneklerinden olan Karanlığın Sol Eli, savaş, krallık ve farklı biyolojik yapılarla yaşayan, Kış adlı soğuk gezegene gelen galaktik bir elçiyi anlatır. Onlara evrensel Cumhuriyet’e katılmaları için davet getirmiştir. Barışın, demokrasinin ve canlı hayatının en kutsal sayıldığı bu yönetim sistemi, galaksiler boyunca gitmektedir. Ancak gezegen halkı için bu anlaşılmaz yönetimi sindirmek kavramak zordur ve onlar kendi anlayışları ile katılmak isteyene dek Galaktik Cumhuriyet onları bekleyecektir….

Gelecek üzerine konuştuğumuzda geçmişi de bilmek gerekir. İnsanlığın Mezopotamya civarında uygarlıklar kurması ve tüm dünyaya yaşamın Anadolu medeniyetleri ile yayılması kadar esrarengiz bir konudur erkin kimde toplandığı.

Geleneksel olarak kral, kraliçe, padişah, şah, imparator, hakan, kağan gibi ünvanlarla bir lider vardır. O liderin askerleri, kendine göre hiyerarşik bir toplum yapısı ve buna dayalı bir devlet.
Devletlerin dinleri, gelenekleri farklı olsa da geçmişin en yaygın yönetimi Monarşik tek insan yönetimidir.

Sonraları tek insanın yeterince zeki, hızlı, etkin ve karar mekanizması olmak için yeterli olup olmadığı sorgulanmaya başladı. Tek insan yönetiminin getirdiği soylular ve avam arasındaki gelir dağılımındaki adaletsizlik, eğitim ve irade bakımından büyük farklılık sosyal olayları darboğaza getirdi.

Çok kanlı ihtilaller ve özgürlük düşüncesi ile dünya adım adım tek insanlarını devirdi. Şimdi kitlelerin demoktrasi ve seçim ile başa gelecek partilere ihtiyacı vardı.

Böylece halen gelişme sürecinde olan müthiş bir zamana girdik. İlk kez insanların herbirinin oyu eşit, ilk kez herkes kanun önünde eşit ve ilk kez herkes devletin tüm hizmetlerinden eşit yararlanıyor.

Cumhuriyet fikrinin güzelliği işte burada, ayakları üstünde durabilen seçebilen, düşünen insanlar istiyor. Birinin peşine düşüp o ne derse aynısını söyleyen yapan insanlar ise ısrarla “efendiler” arıyorlar kendilerine. Bu gözleri kapalı, güvenlik duygusu veren, sığ yetki devri gün geçtikçe Cumhuriyetin en çok üstesinden gelmesi gereken sorun olarak karşımıza geliyor. Bir millet meclisinin temsil yetkisini tek bir parti başkanına bırakıp, o ne derse el kaldırıp oy vererek kanun yapması kesinlikle Cumhuriyet kavramıyla alakalı değil. Sadece seçime dayalı padişahlık sistemi.

Bunlar bir çok ülkede görülen şeyler. Cumhuriyeti çoğu ülkede medyalar idare ediyor. Halkı istedikleri haberlerle istedikleri şeyi seçmeye ikna ediyorlar. Böylece halk kendi kendisine verilen bilgiye dayalı olarak yönetiyor…

Gelecekte Cumhuriyet nasıl olacak? Bilimkurgu filmleri gibi mi olacak?

Geleceğin Cumhuriyet yönetimlerinin başarısı, çok hızlı bilgi alan ve fikrini söylemekten korkmayan, diğer düşünce sahiplerini elemeye yok etmeye susturmaya çalışmayan dengelere dayalı gelişecektir.

Bir ütopya olarak sunuyorum, insan hücreleri arasındaki vücudun yaşaması için mutlak birlik ve hizmet duygusu, aynı şekilde insanlar arasında oluşursa, bireysel hak ve hürriyetler devam ettiği halde toplum korunacaktır.

Bu süreçler olarak Cumhuriyet; ülkeyi tehlikeye atacak şeyleri özgürce savunmak ve bunlara kapılıp gitmek anlamına gelmez. Tüm cumhuriyetlerin diğer yönetim şekillerinde olduğu gibi kırmızı çizgileri vardır bu çizgiler aşıldığında en özgürlükçü ülkelerin bile son derece katı davrandıklarını hatta insan haklarını bile askıya aldıklarını görürsünüz. Bir tümör hücresine saldıran sağlıklı hücreler gibi…

Gelecekte insan bilincinin daha gelişmiş olacağını ve insanlar arasında kişisel doğruların savaşımı yerine uzay-zamanda en yararlı hamlelerin seçileceği bir yönetimi hayal ediyorum.

Cumhuriyetimiz ve Atatürk hakkında geçen yıllarda yazdığım şu makaleleri okumanızı da öneririm.

CUMHURİYET | HALKA HÜRRİYET
http://www.gunesintamicinde.com/cumhuriyet-halka-hurriyet/

Cumhuriyet, Halkın Yıldızıdır, Tacıdır
http://www.gunesintamicinde.com/cumhuriyet-halkin-yildizidir-tacidir/

Star Wars Galaktik Senato
http://starwars.wikia.com/wiki/Galactic_Senate

4 YORUM VAR

  1. Süleyman Üstad;
    Yıllar önce Yuri Gagarin’in uzay yürüyüşüyle başlayan hayranlığım Daniken’i okuduktan sonra boyut değiştirdi. Uzun zaman ünlü bilim kurgu ustalarını okudum severek. Ruhumun bir yanı hep yüzlerce yıl ileride yaşamayı hayal etti. Her ne kadar bütün yazarlar karanlık bir gelecek çizse de beni cezbetti durdu. Cumhuriyet yazısı yazarken bile gelecekten sinyaller vermen, geçmişe göndermeler yapman bana bu satırları yazdırıverdi. Emeğine yüreğine sağlık. Keyifle okuyorum.
    Sevgi ile kal…

  2. Gelecekten ne bekleniliyor sorusunu mevcut iktidarların kendini her tekrarlamasında kendime soruyorum. Gerçekten bu ülkede yaşayanların bu ülkenin geleceği ile ilgili beklentileri nedir? Geçmişi özelemek, geleceği hayal etmek derken birileri almış başını gidiyor. Gece gündüz demeden “cemaat” yetiştiriyor. Bizse sadece izliyoruz. Nerede bizim geleceği biçimleyecek cemaatlerimiz, neden bizler olmasını istediğimiz geleceği hazırlayacak hiç bir şey yapmıyoruz? Yazınızı çok beğendim, benimde birden klavyemden bunlar çıkıverdi.

Yorum Yazın

Please enter your comment!
Please enter your name here