“Bilirsiniz, kağıda bir kare çizdikten sonra ortasından köşesi başlayan bir kare daha çizersiniz. Köşeleri birleştirince elinize bir küp geçer.
Bu küp aslında sizin de birazdan fark edeceğiniz gibi müthiş bir anahtar. Kanizsa Küpü”

kanizsakupu.jpg
Bir küp resmine uzun uzun bakarsanız onu bir kaç açıdan görmeye başlarsınız. Bir içeri doğru bir dışarı doğru bu iki bakış açısı sürekli yer değiştirir. Hangisine odaklanırsanız o sizin için netleşir.

NewScientist (26 Kasım 2005 sayfa 52) bu ilginç probleme farklı bir yaklaşım sergilemiş. University College London’dan Semir Zeki ve Goethe Universitesi’nden Andreas Kleinschmidt yaptıkları çalışmalarda MRI taraması ile işte bu resme bakan gönüllülerin beyinlerini taramışlar.

Sonuç çok şaşırtıcı. Bizim içe ya da dışa doğru küpler gördüğümüz o değişim anında beynin farklı bölgeleri aktivite oluyormuş. Yani her bakış açısı için farklı bir alanda aktivite görülmüş. Beyin nöron kümeleri arasında ileri ve geri kayma.

Bu şaşırtıcı tespit bir yandan Quantum fiziğinde “qubit” diye tarif edilen aynı anda hem 0 hem 1 diyebileceğimiz belirsizlik konumundaki temel parçacıkları andırsa da aynı anda olmaması nedeniyle farklı. Daha çok bir gözümüze bir ev, diğerine bisiklet resmi konsa beynin iki görüntü arasında sürekli gidip gelmesi gibi.

Beyin araştırmacıları şunu soruyor: “Neden iki farklı görüntüyü aynı anda algılamıyoruz? Ayrıca algılarla dış dünya modelini nasıl oluyor da beyinde oluşturuyoruz. Küp örneğinde olduğu gibi bir sabit görüntüyü neden iki farklı görüyoruz? Daha önemlisi hayatımız boyunca iki hali de doğru olan kuramlardan birini tercih edip tek doğrumuz olarak mı yaşıyoruz?” Sonuçta denekler en başta tek yönlü görüyorlar kübü. Bakma süresi uzayınca diğer küp beliriyor ve iki bakış arasında gidip geliniyor. “Beyin belirsizlik Bi-stabil durumlar karşısında döngüye mi giriyor?” “Beynin iki bölgesi arasındaki savaş nevrotik bir çatışmaya ve kaosa, döngüye mi yol açıyor? Bu nedenle mi tekil görüntü seçiliyor?

Fakat uzmanların bu deneyden çıkardıkları çok çok ilginç bir vargı: “Beyin bir anlamlandırma makinesidir” Dışarıdan aldığı her çeşit veriyi anlamlı bir soyut kavrama dönüştürüyor. Neden mi? Eğer olduğu gibi aktaran ve algılayan bir cihaz olsaydı 🙂 Biz sayfada birbirini kesen çizgiler görürdük, içeri doğru veya dışarı doğru çıkan küpler değil.

http://en.wikipedia.org/wiki/Semir_zeki

kanizsacube1.jpg
NewScientist (26 Kasım 2005 sayfa 52)








EPOSTA ABONELİĞİ İÇİN

Aşağıdaki formda e-posta adresinizi yazın, gelen e-postaya onay verin.


https://suleymansonmez.substack.com/
E-posta aboneliği için e-posta adresinizi eklemeniz, aşağıdaki konuları anlayıp izin verdiğiniz anlamına gelir.
Lütfen okuyunuz. Temel olarak, siteden (Güneşin Tam İçinde) ve yazardan (Süleyman Sönmez) e-posta bülten almaya izin vermek anlamını taşır. Bu iznin temeli: okunacak yazılar, izlenecek videolar, dinlenecek podcastlar, fotoğraflar, tanıtılacak ürün, kitap, site, uygulama, yapay zeka, eğitim, gezi, teknoloji, anket gibi içerikler ve kampanyalar olabilir. Bültenin içeriğinde, bülten sponsorunun ürün ve hizmetine ait bilgi, link ve banner yer alabilir. Bülten e-posta sistemi substack isimli dünyaca çok bilinen, güvenilir e-posta sistemi tarafından gönderilir. E-postalar yeni bir e-posta dağıtım sistemine geçmek dışında üçüncü şahıs ve şirketlerle paylaşılmaz. İşleyiş gereği yurtiçi ve yurtdışındaki server sistemlerinden hizmet verilebilir. Spam gönderilmez. İstediğiniz noktada, tek adımla her e-postanın en altındaki "Unsubscribe" seçilerek üyelikten çıkılır ve siz tekrar e-posta abonelik formuyla veya bülten sayfasında üye olana dek yeni e-posta almazsınız. İlginiz için teşekkür ederiz.


SİZİN DÜŞÜNCENİZ NEDİR?

Yorumunuzu yazınız
İsminizi Yazınız