STAR WARS III | REVENGE OF THE SITH | SITH’İN İNTİKAMI

“May the force be with you… Use the force, Luke”
Bu ünlü cümle Star Wars’tan. Luke savaş gezegenini havaya uçurmak için tünellere girdiğinde ustası Obi-wan aklında böyle seslenmişti. “Bırak makineleri güç seninle olsun, gücü kullan Luke..”


O zamandan bu zamana çok sular aktı. Artık filmlerimiz karanlığın güçlerine çekiliyor. Artık bir insanın bir şeytana dönüşmesini izliyoruz. Demek ki “May the Force be with us”. İyi bir insan olmak için ihtiyacımız olacak. Darth Vader karanlığa girerken ve yitip giderken birlikte kaybolmayalım argo tabirle gaza gelmeyelim arkadaşlar 🙂

http://www.starwars.com/

NEGATİF VE POZİTİF ASLINDA NEGATİFTİR; GERÇEK İYİNİN KARŞITI YOKTUR

Seriyi bir çocukken izlemeye başlamıştım. Esasında teknolojiden çok tek bir cümle içime işlemişti. “Kudreti hisset”
Bu basit cümle filmde ulaşabileceğim, bugünkü hayatıma çekebileceğim tek gerçekti. “Feel the Force. ”
O günden bugüne geldiğimde başka cümleleri de duyuyor kulaklarım. “Güç her yerdedir Luke, her şeydedir.”

Anlıyordum ki bir insan her şeyi saran bir enerjinin çıktığı noktaya dönüşüyor, daha önce kendisinde saklı olanlar görünür hale geliyordu. Bu öyle bir duygusal alandı ki yanında birlik duygusunu getiriyordu. Konsantre oluyorsun ve nesneler havalanıyor. Sen onların parçası değilsen bu mümkün değil. Emrediyorsun ve gardiyan istediğini yapıyor. Geleceği görüyorsun çünkü zaman tek parça, bütün ve sen onun parçasısın.

Sonra negatif yönü anlamak için çırpındım anlayamıyordum. Bir türlü anlayamıyordum. Gücümün kaynağı olan bütünün duygusu ile parmağımı nasıl keserdim? Kendi gücüm diye nasıl bağırırırdım? Gücün denizinde minik bir güç havuzu nasıl inşa ederdim. Zaten deniz varken, deniz olmak varken bu yaptıkları nedendi? Bunu nasıl göremediklerini anlamıyordum. Sonra anladım. Görmüyorlardı. Güç kendi içlerinde toplayacakları bir enerji akışıydı onlar için.

Oysa pozitif olan her geçen gün iradesini tanımlayamadığı bir akışın, yoğun bir sevginin kollarına teslim ediyor “benim gücüm yok” diyordu. Yine de kendisinden bir şeylerin çıktığına, bazı şeylerin kendisiyle mümkün kılındığına şahit oluyordu. “Biz” diyordu. Sürekli biz. Öyle ki negatif bile o bütünlüğün bir parçası onun gücünün bir parçasıydı. Kimin öleceğine biz karar veriyordu.

Hatırlayın ilk filmi. Yaşlı Obi-Wan, Darth-Vader ile dövüşmedi. “Beni öldürdüğünde ölümsüz olmamı sağlayacaksın” dedi. Bu doğruydu. Sınırları bitmişti.

Bu filmi gözlerim yaşlı ve acıyla izledim. “Sen seçilmiş kişiydin” sözleri yürekleri dağlıyordu. Hepimiz seçilmiş kişi değil miyiz? Dünyayı değiştirmek için doğmadık mı? Bizleri nelerle kandırıyorlar, ruhumuzu nasıl kirletiyor dünyanın eski tacirleri? Hırsla mı? Parayla mı? Sahte bilginin yalancılığıyla mı? Sevgisiz cinsellikle mi? Yönetmenin azmiyle mi? Sahip olmanın açlığıyla mı? Ötekini görmeme umursamamayla mı?

Oysa ki nasıl da basit bir cümle şu an oturduğunuz yerde sessizce duyacağınız; “Gücü hisset”

Diğer yazım

Kudreti Hisset | Star Wars | Yıldız Savaşları

PAYLAŞ: