Gençler, sonsuza dek yaşayacaklarını sanır, orta yaşı geçenler ise ömrün çok kısa olduğunu fark etmişlerdir. Zaman hızla ilerler. İlişkiler, evlilik, iş dünyası, çocuk, arkadaşlar derken birden ölümü yakanıza yapışmış bulursunuz. O andan sonra gözünüzü açtığınızda ya kendinizi on sekiz yaşındaki bedeninizde ve bundan 25 sene önceki bir zamanda bulsanız? Gerçekten böyle bir şey olsa… İşte ömrünüzün başındasınız. Seçimlerinizi yeniden yapın. Sonuçlarını yeniden görün. En güzeli, gencecik vücudunuzla ve olacakları adım adım bilmenin avantajıyla.



“Sil Baştan” beni çok etkiledi. Bu sene 39 yaşındayım. İnsanlar belli bir yaşa gelince tüm hayatlarını didik didik edip doğru ve yanlış yaptıklarını gözden geçiriyorlar. Kimi bunu kafasına çok takıyor ve yaş bunalımlarına giriyor, kimi ise doğal bir süreç olarak benimsiyor. Yeni haliyle yaşama devam ediyor. Yeri gelmişken daha önce okumadıysanız “Yaş 35, Yolun Sonu mu Eder?” makalem çok iyi gider yaş bunalımlarına 🙂

Yazar Ken Grimwood’a müthiş bir hayranlık besledim okudukça. Çok büyük bir yazar. Çünkü duygular müthiş gerçek, müthiş samimi. Ne okuru etkileme çabası, ne hile, ne de daha önce okuduğumuz bir geçmişe gitme filminin kopyası.

İlk basım yılı meselesinin yani kitabın 1987 basım olmasının benim okuyuşumdaki acayip yeri şu: Kitaptaki kahramanımız Jeff Winston 1988 yılında yaşarken kalp krizi ile ölür ve kendisini 25 sene öncesindeki bedeninde 1963’te bulur. (Kitabın kapağı dahil ilk sayfalarında anında söyleniyor. Yani kitabın konusuna derinden girmiş olmuyorum. Spoiler (İngilizce) değil bu. )

Şimdi hangi yıldayız? 2012. Çıkarın 25 yılı. Evet bildiniz kitabın baskı yılı olan 1987.

Devam ediyorum. Yazar; bu güzel insan tam kitaptaki gibi ölmüş. Kalp krizi. Hayatında da benzerlikler var. “Adam kahindi” demek istemiyorum ama arkadaş, benim 2000’li yıllarda okuduğum bazı bilimsel terimleri cümlede peynir ekmek gibi kullanıyordu. Mesela sinestezi.

Onu da bırakın değerli dostum. Kitapta adı geçen ünlüler 1987’de bu denli ünlü değildi. Evet müthiş işleri vardı. Seviliyorlardı. Steve Jobs, George Lucas, Spielberg… Bu isimler şu an ise dünya çapında efsaneler. Çünkü 1988 sonrasında yaptıkları daha iyi anlaşıldı veya daha büyük işler yaptılar. Kitapta sonradan gözden düşmüş bir kişi yok.

Sadece o değil. Romanda anlatılan bir film var ki (Starsea) dostlar Uzay Yolu / Star Trek serisinin bir filminin içinde geçen tema konuyu andırıyor. Ancak bu sefer yazarın esinlendiğini düşünüyorum çünkü film 1986 yapım. Çok etkilenerek izlemiştim çocukluğumda. Balinalar üzerineydi. (http://en.wikipedia.org/wiki/Star_Trek_IV:_The_Voyage_Home)

Bilemiyorum. Okudum etkilendim. Üzerinde bir daha, bir daha düşündüm. Hayır, kitap kesinlikle boş bir kitap değil. Sanki ölmüş ve geri gelmişim gibi oldu. Hayatımın anlamını, ailemin, şu anki ben oluşumun eşsiz kıymetini şok içinde fark ettim. Ve neleri erteleyip durma gafletinde olduğumu da.

Kitaba kendinizi kaptırdığınızda Amerika Birleşik Devletleri ve dünya tarihinin 1963 – 1988 aralığını ne ölçüde bildiğinizi görüyorsunuz. Neredeyse %80 oranında anlatılan kişi ve olayları bildiğimi şaşkınlıkla gördüm yine. Demek ki izlediğimiz filmler, okuduğumuz kitaplar işe yaramış. Amerikan kültürünü yutmuş bitirmişiz 🙂 Kendi yakın tarihimizden daha iyi bir şekilde biliyoruz bu aralığı.

Sonra zenginlik. Zenginliği anlatışı çok güzeldi. Zengin insanların yaşamlarını. Fakirliği anlatışı da çok güzeldi. En güzeli ise on yıllar içinde değişen gençlerin yaşam şekillerini “Haydi canım ne saçmalık” diyecek kadar yakından anlatışı.

Elbette 1960lı yılların dejenere uyuşturucu ve ikili ilişkilerini de, toplumunu da olduğu gibi anlatıyor. Ama övmek için değil bizzat aynı hatalı arayışları yaparak. Ne denli boş olduğunu açıkça fark etmemiz için.

Kitap müthiş bir macera. Okurken sürekli ben yerinde olsam ne yapardım diyorsunuz.

Her döngüde yeni biri olmayı seçmek ve ölümün yeni bir anlamının ortaya çıkışı şaheserdi. Ölüm aslında kalbin durması değil. Bu dünyadaki zamanın kalmamasıydı.

Kitaptan Fena Halde Esinlenen Çalıntı Yapan Filmler

Kitap 1987 senesinde basılmış. Bu yıl meselesi çok çok önemli. Çünkü kitaptan sonra yazılan dünya kadar “zaman üzerine” filmi izledim. Bir çoğu doğrudan bu kitaptan esinlenmiş ama çok azı bu başarılı anlatımı yakalamış.

Mesela, Bugün Aslında Dündü / Groundhog Day. Aynı güne sıkışıp tekrar tekrar yaşayan adam özetle.
Bu filmin çekilmesi yazarı son derece üzmüş ve kızdırmış. Gerçekten büyük bir haksızlık. Kendi kitabının filmini çekmeye çalışırken benzer bir konu yazdırılmış birisine.

Bu kızgınlıkla artık kitabın filme alınmasının sadece tekrara yol açacağını görmüş. Film haklarını satmış hemen. Planlanan olsaydı, Brad Pitt başrollerde oynayacaktı. Ve sanırım neden Benjamin Button dediğimi aşağıda anlayacaksınız. Bunca yıl sonra bile önce bu taklit filmin sonra fikrin kaynağı Sil Baştan romanının anılması Sezar’ın hakkının Sezar’a verilmediğini gösteriyor.

Buradan, çalan senaristi, yapımcıyı ben de kızgınlıkla anıyorum.

Türkçe Vikipedi:
http://tr.wikipedia.org/wiki/Bug%C3%BCn_Asl%C4%B1nda_D%C3%BCnd%C3%BC
İngilizce Wikipedia:
http://en.wikipedia.org/wiki/Groundhog_Day_(movie)

Zaman Yolcusu’nun Karısı,
http://tr.wikipedia.org/wiki/Zaman_Yolcusunun_Kar%C4%B1s%C4%B1_(film)

Benjamin Button’ın Tuhaf Hikayesi (O efsane aşk bu aşkın yanında zayıf kalıyor. Ancak kitabı okuyanlar ortak yönleri görecektir.),
http://tr.wikipedia.org/wiki/Benjamin_Button’%C4%B1n_Tuhaf_Hikayesi_(film)

50 İlk Öpücük.
http://tr.wikipedia.org/wiki/50_%C4%B0lk_%C3%96p%C3%BCc%C3%BCk

Day Break
http://en.wikipedia.org/wiki/Day_Break

Quantum Leap.
Eski bir dizidir. Kahraman zamanda geçmişe gider ve başka bir insanın bedeninde zamanın ünlüsüne yardım eder. Kendisi aynada kendi yüzünü görürken diğerleri o insanın bedenini görür. Hoş bir diziydi. Ancak yapım yılı 1989 ve kitaptan açık bir esinlenme görünüyor.
http://en.wikipedia.org/wiki/Quantum_Leap

Source Code / Yaşam Şifresi
Trende tekrar tekrar yaşanılan zaman aralığı.
http://en.wikipedia.org/wiki/Source_Code

Kitabı tabir yerindeyse sömürmüş diğer yazarlar.

KEN GRIMWOOD

Yazarın 2003’te ölümüne ise üzüldüm. 25 senedir bu kitabı-yazarı nasıl olup da bulamadığıma inanamadım. Ancak tam zamanında en doğru zamanda okuduğum için şanslı hissettim. 20’li yaşlarımda şu an hissettiklerimi yaşayamazdım. Konusu iyi bir kitap olurdu sadece. Diğer kitaplarının peşine düştüm ama yorumlardan anladığım kadarıyla en iyi kitabı bu.

Sağlığında kitabın filmini çektirememiş. Kitapla neredeyse hiç alakası olmayan bir film olmuş sonraki bir çekim olan Replay. Ülkemizde de bolca izlendi. Başarısız tamamen farklı bir senaryo ile uyarlama film ayrı bir acı.

Yazar Ken Grimwood sanki anlatacaklarını seneler önce söylemiş. Hiç 1980’lere ait bir kitap değil. Bugün yazılmış deseniz inandırıcı gelirdi. Ama bu öncüllüğü ile zaten ödüller kazanmış. (1988 World Fantasy Award – En İyi Roman ), Seçki – Literary Guild and the Doubleday Book Club, Modern Fantasy: En İyi 100 Roman (1988), Aurel Guillemette’in En İyi Bilimkurgu kitaplar (1993), David Pringle’ın Muhteşem Bilimkurgu Rehberi (1995), Locus Reader’s Poll: Best Science Fiction Novel (1988).

Kitabı okurken yazarın kendi hayatını samimiyetle anlattığını hissettim. Yanılmamışım. Radyoculuk mesleği ve evliliği büyük olasılıkla tıpatıp aynı. İşinden bıkkınlığı da… Ve ne mutlu ki tam da bu kitaptan gelen gelir ile sonunda istediği yaşama tam zamanlı yazarlığa dönebilmiş. Tıpkı kitaptaki kahraman gibi.

Kitabın büyüsü ve sanki tümüyle gerçekmiş gibi hissetmemiz buradaki gerçeği anlatışı ile oluşuyor. Kitap ve hayatı birleşmiş. Aynı şekilde yaşamış ve aynı şekilde çıkışı kitabıyla yapmış.

Yaşadığı kalan yıllarda daha mutlu olduğunu umuyorum.

Aşağıdaki makale bir dostu ile ölümünden sonra yapılmış. Bu röportaj İngilizce. Önemli açıklamaları gerçi yazı içinde size aktarmaya çalıştım, ama yine de anlatımlar çok güzel http://wganoe.home.mchsi.com/ken_grimwood_rules.html

Aşağıdaki video bir hayranına ait. İngilizce –
Kitabın neden bu kadar iyi olduğuna bir gönderme

Wikipedia Sitesinde İngilizce Sayfasından Ken Grimwood hakkında daha çok bilgi alabilirsiniz.
http://en.wikipedia.org/wiki/Ken_Grimwood

KÜNYE


SİL BAŞTAN
Koridor Yayınları
Yazar:Ken Grimwood
Sayfa Sayısı: 370
ISBN: 978-605-418-823-9

Kitabı Online Satın Almak için
http://www.dr.com.tr/Kitap/Sil-Bastan/Ken-Grimwood/Edebiyat/Roman/Macera/urunno=0000000321761

Ülkemizde de bir kısmı yayınlanmış kitapları:

Zaman Çarkı – Orijinal İsmi Elise
http://www.dr.com.tr/Kitap/Zaman-Carki/Ken-Grimwood/Edebiyat/Roman/Macera/urunno=0000000383643

Kayboluş – Breakthrough
http://www.dr.com.tr/Kitap/Kaybolus/Ken-Grimwood/Edebiyat/Roman/Macera/urunno=0000000347444

Two Plus Two ( Bu kitabı farklı bir isimle yayınlatmış- Alan Cochran olarak

Into the Deep

Kaynakça:
http://en.wikipedia.org/wiki/Ken_Grimwood
http://en.wikipedia.org/wiki/Replay_(novel)

Ben Affleck Romanın Filmini Çekecek mi?
http://screenrant.com/ben-affleck-director-replay-ross-83681/


Facebook grubumuza üye olun yeni yazıları kaçırmayın. https://www.facebook.com/gunesintamicinde



Sitede reklam bannerları yok bu sizin rahatınız için. Sitede tanıtım yazısı yayınlatmak ister misiniz? Lütfen tıklayın https://www.gunesintamicinde.com/reklam/


Bu yazıyı aşağıdaki düğmelerle paylaşarak daha çok insana ulaşmasını sağlayabilirsiniz.
Facebook, Twitter, Google+, Pinterest, Linkedin, WhatsApp

7 YORUMLAR

  1. Evet Source Code filmi ile Ken Grimwood’un bu kitabı arasında benzerlikler var. Film de kitap da etkileyici idi. Ancak Ken Grimwood’un ele aldığı konu da o konuyu ele alışı da “zamanın ötesinde”ydi.
    Güzel bir yazı için de size teşekkür ederim Süleyman hocam 🙂

  2. Gökhan, gerçekten de öyle. Müthiş şekilde anlatımı bugüne ait. Ama her yılı o yıllarda yaşayanların gözünden de anlatabiliyor.

    Yorumunu Facebook’tan sonra buraya da ekleme nezaketini gösterdiğini için çok teşekkür ederim.

  3. Merhaba, kitabı 2 sene önce okumuştum. Ben de sizin gibi çok etkilendim,özellikle her geri dönüşte farklı yolları denemesi…Daha önceleri hep zamanda geri gitsem ama bugünkü bilgimi ve gördüklerimi hatırlıyor olsam ne olurdu acaba diye düşünürdüm.Kitabı okurken para kazanma yollarını görünce benim fakir biri olarak kalacağım kesinleşti.Büyük maçları,supriz kazananları hiç bilmediğim ortaya çıktı.Sadece Apple ‘ a yatırım yapabilirdim. Amerikan siyasi olaylarını bize iyi öğrettiklerine de katılıyorum.Yazarın diğer kitaplarını da okumanızı tavsiye ederim.Değişik bakış açıları var.Sara hastalığının tedavisiyle ilgili kitabı da ilgi çekici…selamlar

  4. Bu kitabı okuyup da beğenmemiş biri olarak kitabı çok güzel anlattığınızı, insanda yeniden okuma isteği oluşturduğunuzu söylemeliyim 🙂 Ben her seferinde yeniden başlamayı fazla tekrar buldum ve okurken açıkçası sıkıldım. İnsanların hayatı, zenginlik, fakirlik ve gençliğin yaşam şekilleri detayları değindiğiniz gibi güzeldi fakat bütünde kitabı sevemediğimi itiraf etmeliyim.

Siz ne düşünüyorsunuz?