Süleyman Sönmez

Güneşin Tam İçinde

Podcast Yayın Kanallarımız Spotify, Google Podcast ve iTunes’da Açıldı

Podcast yayıncılık yeni bir şey değil elbette radyonun icadını alıp Internet'e uyarlamak demek bir yerde. Yani ben öyle sanıyordum. Yok, hiç alakası yok. Dışarıdan her şey kolay geliyor. Kısa özet: Bir ay uğraşıp her şeyi anlayıp podcast kanallarımı açtım. Çünkü ben önce kullanım kılavuzunun tamamını okur sonra o makineye dokunurum.

Makaleyi okumak yerine dinlemek ister misiniz?

 

“Podcast yayıncılık yeni bir şey değil elbette, radyonun icadını alıp Internet’e uyarlamak demek bir yerde.” Yani ben öyle sanıyordum. Yok, hiç alakası yok. Dışarıdan bakana her şey kolay geliyor.

Kısa özet: Bir ay uğraşıp her şeyi anlayıp podcast kanallarımı açtım. Çünkü ben önce kullanım kılavuzunun tamamını okur sonra o makineye dokunurum.

Fotoğrafçılığa 2006 gibi başladım. ABD’den gelen DSLR profesyonel fotoğraf makinesi setime bir hafta el sürmemiştim. Eşim borç harç hediye aldığı, bu harika ve pahalı ekipmanı beğenmedim sanıp üzülmüştü. Gelmesi de hiç kolay olmamıştı. Burçe’ye teşekkürler.

Oysa o sırada bendeniz makine hakkında Türkçe ve İngilizce yüzden fazla makale okumuştum. Sonra elime aldım ve sonuç ortada: 200 bin, 300 bin okunan makaleler.
(Mesela en sevdiklerimden biri: https://www.gunesintamicinde.com/fotografciligin-sirlari-1/ )

Öğrenirken başıma gelenleri anlattım. Karman çorman etmeden sade dille, damdan düşen birinin tecrübesiyle. Senin merak ettiklerini anlattım sevgili okurum. Bu bir düstur. Ben uzman falan değilim. O her şeyi bilen ukalalara, sizin gibi benim de tahammülüm yok. Hayır efendim ben her şeyi bilmiyorum.  “Ancora Imparo” – I’m still learning – Halen öğreniyorum. Michelangelo – 87.
Anlayan anladı. Anlamayan acilen kitap, kültür işlerine zaman ayırmalı.

Bu durumda tahmin edin, ne yaptım? Evet bildiniz. İki hafta podcast hakkında ne varsa okudum, nasıl açılır, sesin formatları, nasıl yayılır, kanal stratejileri, ideal süre, mikro podcast, pazarlama, sesi normalize etme, mastering nedir, ücretsiz sesler, müzikler, dublaj sanatı, diyafram nefesi, ne zaman sessizlik vermeli, dinleyicinin en sevdiği konuşmacı ses tonları ve renkleri, audiogram… Daha bin tane alt konu. Cidden bu denli uçsuz bucaksız olduğunu tahmin edemezdim, ses için RSS var. Daha ne diyeyim?

Eskiden beri kendi kanalıma arada video atarım ama bu defa işi ciddiye aldım. Bin makalem var. Ne anlatsaydım? Teknoloji mi? Çok duayeni var. Yeni bir şey söylemek zor. Bir fark yaratmayacaksan yapma.
Böylece hikayelerimle başladım. Çünkü onlar bana özgü bir yaratım. Bazen sıfırdan başlayıp yazdığım bir hikayeyi, bazen halka mal olmuş bir öyküyü yeniden yazıp ses efektleri müziklerle kayıda başladım.

Unutmadan çoğu kişi kendine “Hikaye Anlatıcısı” diyor. Ben sadece hikaye anlatıcısı değilim. Yazarım. Hikaye yazarı ve anlatıcısı olmak büyük avantaj.  Çünkü ikisi birlikte çok farklı akıyor.

İşin psikopat yönü role girmek(!) Buna alışığım bakın. Yazarlık son 10 yılda sayısız karakter yaratmamı sağladı. 75.000 kelimelik roman yazdım. 7 yıl araştırma 2 yıl yazma. Karakterlerimin içsel dünyalarında gezerken neler gördüm neler? Yani role girmek şu: O hikayeyi kim anlatıyorsa onun gibi anlatmak. Romalı bir asilzade, bir çiftçi, bilim kurgu yapay zeka, çocuk, görme engelli bir birey.

Anlatıcı yarım akıllıysa, saf bir tipse, o riske girip öyle anlatacaksınız. Sizi dinleyenler sizi tanımıyorsa “Yarım akıllı bu adam” deyip gidiyorlarsa başardınız demektir. Anlatıcı her seferinde yeni biri olmalı eğer hikaye değişiyorsa.

Bu müthiş eğlenceli ve heyecan verici geldi bana. Bir ara aklıma geldi. On dakika boyunca Star Trek dizisindeki uzaylı dili olan Klingon diliyle gırtlaktan konuştum. Hahaha 🙂
Deli bu adam demeyin ama sesi yönetmek için çok zorlayıcı bir eğitimdi.
Aşağıda meraklısı için bir örnek ses kaydı var. Deneyin bakalım oluyor mu?

 

Yazıp seslendirdiğim bir hikayemde sudan uzağa kaçıyorlardı. Susuz kalmış anlatıcı. Sinirli, morali bozuk. Aklını toparlayamıyor. Cümleleri kopuk. Hiç bana benzemeyen birinin anlatımıyla aşağıdaki kaydı çekmek için saatlerce su içmedim, oruç gibi, dilim damağım kurudu, dayanma gücümün bitişinde kaydı yaptım. Cümleleri yarım bıraktım. Tereddütlü bir tarzda ifadelere yer verdim.

Dikkatle dinlerseniz bol bol ofladığımı, nefes alıp verdiğimi duyarsınız. Ve bunlar o karakterin yapması beklenen sabırsızlık ifadeleri.
Bu başka hiçbir kaydımda yok. Hepsinde çok dikkatli bir ayıklama var.

İşte aşağıda siz karar verin .

Bu kayıttan sonra karşılaştırmak için örnek olarak eklediğim hemen alttaki son zamanlarda oluşturduğum kaydımı da dinleyin.

Bence seslendirme bir sanat. Sanatın iki yolu var. Ya zor olanı seçersiniz ve her işinizde önceki yaptığınızı aşmanın bir yolunu arar, o heyecanı duyarsınız, böylece zamanla tarzınız anlaşılır, değer bulur ya da herkesin hemen tüketip atacağı popüler sanat yaparsınız.

Bir de kayıt öncesinde şarkı söylemenin sesi açmakta çok işe yaradığını gördüm. Özellikle birden fazla türde söylerseniz. Tabii, mide ve diyafram dengesi için tok olmamak, konuşurken bedenle o hareketleri yapmak çok önemli. Bir gün bu işe merak sararsanız sabit oturup seslendirme yapmayın. Anlatıcı eğildiyse, eğilin korktuysa nefesiniz kesilsin.

Sonuçta ben ne tiyatro, ne dublaj ne de seslendirme sanatçısıyım.

İşte “Çukura Düşen Pars” öyküm şimdiye dek yaptığım en farklı çalışma oldu. Pars gibi kükredim. Sesimi alaycı, intikamcı sinirli, acı dolu yaptım. Bu duyguların çoğunu ben bu şiddette yaşamıyorum. Daha sakin yaradılışlı bir karakterim var halbuki. Dediğim gibi role giriyorum. İster insan, ister hayvan olsun..

Böylece deli cesaretiyle denize atladım. Ve elimde yedekte bir iki kayıt olacak şekilde ilerliyorum. Genelde hafta bir kayıt atıyorum. Asıl zorluk Youtube videosunu hazırlamak.

Düzenleme için  teknik olarak oldukça hakim olduğum Adobe Premiere ile  ses kaydıma video, görsel, ses efekti ve müzikleri ekliyorum. Sonra videoyu Youtube kanalıma, oluşan sesi de Podcast hostingime yolluyorum.

O da tüm dağıtıcılara yolluyor. Sonra bana düşen istatistiklerde izleyenleri görüp sevinmek oluyor.

Linklerini vereyim:

Kanal adım her platformda:
Süleyman Sönmez’in Sessizliği

Bu ismi aratarak da takibe alabilirsiniz.

Podcast dinlemek için çok program ve platform var.
İşte en yaygın platformlardaki adreslerim -ki- hangisini daha çok kullanıyorsanız abone olun, destek verin. Ben de orada birileri dinliyor heyecanıyla motive olayım. Basit değil mi? 😀

Youtube Kanalım:
https://www.youtube.com/suleymansonmez1

Spotify Podcast:
https://open.spotify.com/show/1xhtUjPx7U775wnAXrKtta

Google Podcast:
https://podcasts.google.com/?feed=aHR0cHM6Ly93d3cuc3ByZWFrZXIuY29tL3Nob3cvNDM2OTc5MC9lcGlzb2Rlcy9mZWVk

iTunes Podcast:
https://podcasts.apple.com/tr/podcast/s%C3%BCleyman-s%C3%B6nmezin-sessizli%C4%9Fi/id1512587912

Aşağıya bir iki örneği ekledim. Hepsinde aynı kayıtlar var. Nerede takip etmek istediğinize siz karar verin.

Youtube örnek:

Spotify Örnek:

iTunes örnek:
https://podcasts.apple.com/tr/podcast/bir-k%C3%B6%C5%9Fede-sevgi-dilenmek-s%C3%BCleyman-s%C3%B6nmez/id1512587912?i=1000474081553

Google Podcast Örnek:
https://podcasts.google.com/feed/aHR0cHM6Ly93d3cuc3ByZWFrZXIuY29tL3Nob3cvNDM2OTc5MC9lcGlzb2Rlcy9mZWVk/episode/aHR0cHM6Ly9hcGkuc3ByZWFrZXIuY29tL2VwaXNvZGUvMjY1OTM4NTg?ved=0CA0QzsICahcKEwj4uqaw7snpAhUAAAAAHQAAAAAQAg

Güneşin Tam İçinde sitemde de bir kategori açtım. Artık yolladığım her podcast metni de bu kategoride:
https://www.gunesintamicinde.com/category/podcast/

Üst menüye de ekledim.

Yine yeni bir başlangıç. Bu maceramda da yanımda olduğunuz için teşekkür ederim. Hayat sevenlerle, dostlarla, destek olanlarla güzel.

En güzel ağacın bile büyümesi için birliğin desteğine ihtiyacı var.

Bunun için kibir aptallara özgüdür. Akıllı olanlar başlarını eğer ve teşekkür ederler.

Dostunuza önereceğiniz bir yazıysa lütfen paylaşın:
 

İstanbul'un geleceğinde müthiş bir polisiye maceraya katılmaya hazır mısınız?

Starbul
https://www.kitapyurdu.com/kitap/starbul/546488.html


Beyinlere implant çip yerleştirildiğinde yaşam nasıl olacak? İnsanlara kendi iç sesleri kadar yakın olan “Fısıltı” adlı yapay zekâ neler yapabilmemizi sağlayacak?
Yaşanan her şeyin deneyim olarak yüklendiği yeni sosyal medya “Humanetey”, nasıl bağlar kurmamızı sağlayacak?

Zeynep, yüzyılın sonundaki dünyada, bugünkünden çok farklı bir İstanbul’da yaşayan genç bir annedir. Beklenmedik bir kazayla hayatı paramparça olur. Suçluları aramak için çıktığı yolda, karşılaştığı sıra dışı insanları ve olayları çözdükçe büyük bir bulmacanın içinde olduğunu fark eder.

* İstanbul’un son taksi şoförü
* Dünyayı Yöneten Yapay Zeka
* “İstanbul Yüz Bin Drone Savaşı” kahramanı Yüzbaşı
* Ölümün ötesini gören ressam
* Mesih’i arayan hacker
* Sosyal medya fenomeni ünlü bir dalgıç
* Robotların camisinden bir imam
* Yükseltilmiş İnsanlar
* Son İnsan Başkan
* Geleceği şekillendiren bilim insanı ve
* Binbir yüzlü katil...

İstanbul’un dev gökdelenlerinde, su ve yer altı kentlerinde, Serbest Bölge’de yol alın. Tümünün yaşamlarını bağlayan yüzyıllık olay örgüsünde, nefes kesen, dozu adım adım yükselen STARBUL macerasına katılın.

Starbul Kitabın Resmi Sitesi:
www.starbul.com



Detaylı bilgi:
https://www.gunesintamicinde.com/starbul-yildiz-zeka-romanim-basildi/

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir