Değer, zamandır aslında. Zamandan başka ölçülecek hiçbir şey yok. Ama zamanı nesnelerle ve nesnelerin değişimi ile ölçüyoruz. Para da zaman anlamına geliyor. Her bir kağıt destesine “para” demememizin sebebi ardındaki güven. Ve görünen o ki bildiğimiz paranın sonuna geldik.

paracagibiterken
Görsel: Roby© | Creative Commons Lisansı ile kullanılmıştır.

Krizler genelde bir şeylerin çok net anlaşıldığı zamanlardır. Mortgage faizleri ve artık satılmayan gayrimenkullerle varlığı hissedilen son ekonomik kriz daha dünya çapında bir krize dönüşmeden önce durum ortadaydı. Paranın kahinleri, olacakları söylediklerinde bile harekete geçmek için artık çok geçti.

Dünya çapında ülke paraları ve uluslararası ticareti korumak için bu paraların birbirleri karşısındaki değerlerini muhafaza etmekle görevli kurumlar var. Çoğu kişi bu kurumların işinin gücünün ülkelere borç vermek olduğunu düşünüyor. Oysa borç vermek en son noktaya gelindiğini ve paranın dengesini dünya çapında korumak için bozulduğu noktalara taşıma su ile kaynak aktarıldığını gösteriyor.

Bir süredir doların uluslararası para birimi haline gelmesinden başta Çin olmak üzere hoşnut olmayan ülkeler var. ABD para basmadığında oluşan para arzındaki daralma ya da ABD’nin neredeyse sonsuz enflasyonla karşılaşmadan sürekli para basabilme özgürlüğü gibi. Çünkü tüm dünya talep halinde.

Bu paranın kalkıp yerine IMF parasının gelmesini de bu nedenlerle istiyorlar. Bu öneriye göre tüm dünya paraları IMF ölçütünde çevrilecek ve mallar dünyanın her yerinde para farkları nedeniyle değer kaybına uğramayacak bir ülkenin içine girdiği buhran tüm dünya değer sistemini bu ölçüde sarsmayacak.

Bu harika çareler elbetteki bir geçiş zamanını temsil ediyor. Paranın biteceği zamanı.

Paranın bitişi sadece kağıt paranın ortadan kalkıp tüm işlemlerin kredi kartları ve ödeme kartları ile yapılması demek değil. Evet bu da var. Gün geçtikçe üzerimizde kağıt para taşıma eğilimimiz azalıyor. Bir süre sonra şehir içi Akbil benzeri taşıma kartlarında chiplerinde olduğu gibi birer kart edinmek bizlere cazip gelecek.

Belki bir süre sonra dijital nüfus kağıtlarımız genele yayılıp elimize geçince banka hesabımızla birleştirilecek. O gün nereye gidersek gidelim kartımızla alışveriş edebileceğiz. Bir restaurantta yemek yerken, bir uçakla seyahat ederken bir kitap izlerken Internetten DVD yerine resmi olarak film indirirken, dijital kitapları dergi ve gazeteleri dijital okuyucularımıza yüklerken kısacası malzemeler ve nesneler yok olup tümü dijital olurken para da dijital olacak.

Ama bu kolay öngürülebilen “yakın zaman futuristik kehaneti” kabul etmeyecek büyük bir kitle var. Onlar bu işin göründüğü gibi masum olmadığını düşünüyor. Tümüyle kontrol altına alınmış bir para ve kimlik sisteminin insanın tüm özel yaşamını boşluksuz şekilde ortaya koyacağını ve bunun bir gün insanlığın gördüğü en baskıcı ve en güçlü yönetim biçimine kapı açacağını düşünüyorlar.

Elbette insanlar bu sistemlere gönüllü olacaklar. Bugün cep telefonlarına facebook hesaplarında tüm özel hayatlarını kaydetmeye gönüllü oldukları gibi.

Paranın çağı ancak ondan sonra bitecek gibi görünüyor.

parasizzenginlik
Görsel: Toban Black | Creative Commons Lisansı ile kullanılmıştır.
Yukarıda şöyle yazıyor. “Para olmadığında, hepimiz zengin olurduk!”

Paranın basılamadığı dijital / sayısal bir değerlendirme sistemi düşünün. Artık tüm değerler ölçülmüş ve biçilmiş. Faizler ve enflasyon müthiş bir denge içinde. Tüm para hareketleri izlenebiliyor. Devletler veya geleceğin kıtasal devlet birlikleri, diledikleri anda sistemdeki tüm vatandaşlardan diledikleri vergiyi kesiyorlar. Ve artık İsviçre hesaplarında para gizlemek mümkün değil.

Evet sanırım görüntü netleşiyor hepimiz için. Altın çağının geri gelişinin en büyük sırrı bu. Kontrol edilemeyen değer ölçüleri. Bu sistemin üzerinde baskı kurmakta zorlanacağı en büyük element periyodik tablonun AU simgeli 79 atom numaralı gözkamaştıran üyesi.

altinpara
Görsel: tao_zhyn | Creative Commons Lisansı ile kullanılmıştır.

Sistemin tamamen dışında kalmak isteyenler için altın tek çare olacak. Sistemin tamamen içinde olduğu halde vergiden kaçanlar için bu tek çare olacak, para sistemi dijitale dönüşürken ellerindeki varlığın artık çok zor spekülasyon yapacağını fark edenler için de bu böyle olacak.

Peki sistem geldiğinde, getirenler boş mu duracak? İki yol görünüyor. Altın borsaları kurmak ve kişilerdeki altını çekmek. İkinci yol ise altının değerini sıfıra indirecek tedbirler almak. Çok miktarda altın piyasaya sürmek ya da altına dayalı tüm parasal işlemleri reddetmek gibi. En kötü çözümse bir zamanlar ülkemizde uygulanan döviz bildirme ve bulundurma yasası gibi vatandaşın evde altın tutmasını yasaklayan yasalar çıkarmak.

Trampa sistemi yani değiş dokuş ise bir diğer alternatif. Halen dağlarda köylerde yaşayan insanların dijital para sistemine geçişleri yıllar alacak bir zorluk, Afrika, Hindistan gibi ülkeler başta olmak üzere.

Kısacası hangi anlamda bakarsanız bakın bildiğiniz paranın son günlerini yaşıyoruz. Lidyalıların bile hayal edemeyeceği bir değerler sistemi kapımızda…

5 YORUM VAR

  1. Hep John Lennon’un Imagine şarkısındaki gibi bir dünya istedim, ama ne yazık ki içinde bulunduğumuz dünya düzeninde hepimiz emperyalizmin baş aracı para tarafından köleleştirildik. Umarım biz göremesek de, günün birinde istediğimiz gibi bir dünya gerçekleşir. Dünyamızın sorunları o kadar çok ki akılcı bir düzen kurulması çok zor gibi geliyor bana, ama mevcut sistemin iflasın eşiğine geldiği de kesin.

  2. Sayın Seyhan Ünal, John Lennon baştacımız.. Kötü olmadan iyi, çirkin olmadan güzel farkedilmez, hatta iyi ve güzelin pek bir anlamı da olmaz, önemli olan dünyanın o şekilde olması değil, bizim o şekilde olmasını istememiz, hayal etmemiz.

    Süleyman kalemine sağlık..

Yorum Yazın

Please enter your comment!
Please enter your name here