Öğrenme ve Beyin

Bir şeyler öğrenmek için harcadığımız bir ömür var. Oysa bilgilerini doğuştan getiren koca bir hayvan dünyası “uyanın!” diye göz kırpıyor. Yoksa bilgiyi almak zorunda değil miyiz? Bilgiyi almak için kullandığımız tüm metodoloji, tüm uğraşlar yerine bir kerede bilgi aktarılabilir mi? Ya bisiklet sürme, yazı yazmak gibi motor becerilerine dayalı öğrenme gereksinmelerinde farklı ve son derece hızlı yollar varsa?

Görsel: vaXzine 

Hızlandırılmış eğitim bir hayal değil. Ama bilinçaltını programlamak son derece tehlikeli bir toplumsal silaha dönüştürülebilieceği için asla genele yayılmıyor.
 
Uykuda öğrenme, hipnozla öğrenme gibi bilincin direncinin en düşük olduğu aklın kapılarının tamamen açık olduğu konumlarda öğrenme hep tartışılıyor.
 
Bir Arnold Shwarzenegger filminde klonuna hafızasını aktarmak için olağanüstü bir teknoloji kullanmışlardı. Foton demetini gözden gönderdiler. Bu demet göz sinirleri aracılığıyla beynin nöronlarını hızla dolaştı ve tüm nöron sistemini taradı. Geriye çıktığında tüm kanalların haritası vardı ve ışık holografik olarak hafızayla yüklenmişti.

Klona aynı ışık demeti gözden gönderilince artık onun beyni de ilgli herşeyi biliyordu.
 
Düşünün! Bilgi nasıl iletilebilir?