Mutsuz Olmak Yasaktır! Mutluluğa Giriş – 101

Günümüzde obez bir kiloyla dolaşmaktan daha utanç verici bir şey varsa, mutsuz bir suratla gezmek oluverdi birdenbire! Mutluluk rüzgarına kapılmış geniş gülümsemeler, her şeyin yolunda ve programında gittiğini gösteren o güven verici bakışlar ve pozitif olmanın, harika elektrik yaymanın mecburen geldiği günler. Kim asık suratlı biriyle arkadaş olmak ister, kim üzgün bir çalışanı işte tutar, kim mutsuz bir insanın gözlerine uzun uzun bakabilir?

Görsel:  ToniVC | Creative Commons Lisansı İle Kullanılmıştır.

Apple firması dünyanın en büyük marka değeri olan firması seçildiğinde, buruk bir gülümseme ile iPhone, iPad gibi ürünlerini ürettirdiği Foxconn aklıma geldi. O Foxconn ki, çalışanları öylesine insanlık dışı şartlarda üretim yapıyorlardı ki intiharlar bunalımlarla gündeme geldi. Elimizde tuttuğumuz Apple ürünlerinin ardında mutsuz çalışanlar olduğunu duymak çoğumuzu rahatsız etti.

“Hayat anlamsız” diyor Ah Wei, Tırnakları yüzlerce telefonu gece vardiyasında 12 saat boyunca parlatmak için kullandığı tozdan kararmış lekelenmiş. “Her gün, dün yaptığım şeyin aynısını tekrarlıyorum. Bize sürekli bağırılıyor. Burada olmak çok zor.”
Kaynak: Bloomberg

Apple baskı yaptı, dünya baskı yaptı. Böylece Foxconn harika çözümler buldu çalışanlarına intihar etmeyeceklerine dair sözleşme imzalatıp intihar edilebilecek noktaları devre dışı bıraktı.

Birkaç gün önce bir başka fabrikasında patlama ve yangın oldu birçok işçi öldü ve yaralandı. Bu olay haberlere “iPad 2’nin üretimi aksayacak” şeklinde geçti. ( http://www.hurriyet.com.tr/teknoloji/17864905.asp?gid=381 ) İnsanlara ne olduğu, onların ne durumda olduğunu doğru dürüst öğrenemedik. Yorum yapmadan geçelim.

Mutsuzluğun bedeli bir şirketin hisselerinin Wall Street ve Nasdaq’ta düşmesi ile mi ölçülmeli? Sansasyonel bir haberle mutsuzluğun ispatı ile mi olmalı?

Mutsuzluk isyana dönüşmeden ve önüne geleni yakıp yıkmadan tedavi edilemez mi?

Görünen o ki, çağımızda mutsuzluk bir hastalık çeşidi! Boşananlara mikrofon tutulduğunda gözlerini parlatmaları ve “Ben iyiyim hayatımı yaşayacağım” demeleri bekleniyor.

Kanser hastalarının morallerini yüksek tutup, sürekli mutlu olmaları iyileşmeleri için en önemli faktör olarak sunuluyor. Hatta durumları kötüye giderse bu mutsuzlukları ile suçlanabiliyorlar bile. Bir ailenin mutluluğu bireylerin ne kadar az yakındıklarına ve aralarındaki mutluluğun sinerjik olarak katlanarak artmasına endeskleniyor.

Mutluluğun kimyasını oluşturan “istek”lere kavuşmak ise, mutsuzluğun kimyası bu isteğe ulaşamamakta kaynıyor. Modern insan, isteklerine ulaşamayan, içindeki çocuğu ortaya çıkarıp doyuramayan, dilediği evi alamayan, istediği okulu bitiremeyen insanları “ezik / looser” görüyor.

Onları bir başarı hikayesi olarak yansıtmıyor. Bürosunda hesapları kontrol eden bir muhasebeciyi film kahramanı yapma fikri bile çekilmez gibi geliyor.

Böylece selülitlerden kurtulmak kadar zor bir süreçle, beyne ekilmiş mutsuzluk tohumlarına rağmen mutlu olmak emrediliyor.


Görsel:  malloreigh | Creative Commons Lisansı İle Kullanılmıştır.

Oysa hayat çoktan mutluluk vermesi gereken ve mutsuz etmesi gereken haller şeklinde zihnimizde ikiye bölünmüş durumda. Bunun çözümü, “tercihsiz mutluluk, anı yaşamak” diyenlere ise sormak gerek Foxconn’da günün neredeyse tamamında çalışıp kalanında yemek yedikten sonra tuvalete gidip uyumakla mutlu olabilir misiniz?

Hayatlarımızı parsellemiş uzun saatler süren mesai, ev – iş döngüsü içinde mutsuzluk hastalığının tohumları günlere bölünerek ekiliyor. Buna gerçek fiziksel rahatsızlıklar, geçim sıkıntısı, ayrılıklar, stress, trafik ve TV dizilerinin o bitmek tükenmez kahrı eklenince…


Görsel:  WHO IS MARION? | Creative Commons Lisansı İle Kullanılmıştır.

Evet mutsuzluk bir tepenin en altı gibi. Kayayı ümitle sevinçle en tepeye itiyoruz. Sonra adım adım aşağı düşüyor. Gözlerimizi kapatıp uykuya daldığımızda bebekliğimize çocukluğumuza özgü bir şeyi arıyoruz. Saflığımızı ve sevgimizi.

Bir an yakalar gibi oluyoruz. Sonra sanki kendimizi kandırmış gibi hissediyoruz. Aslında kenarda bizi bekleyen çözülmesi gereken sorunları çözmemiz gerektiğini.

Doyasıya mutsuz olamıyoruz. Suçluluğa kapılmadan asık suratımızla gezemiyoruz. Her mutsuzu yıldıracak kadar güçlü bir sosyal çevre anında bizi sıkıştırıyor. Ne oldu? Neden mutsuzsun? Yüzün niye böyle. Evde bir şey mi oldu? İşte bir şey mi oldu? Kocan mı? Karın mı? Annen mi? Baban mı? Arkadaşların mı? Okulun mu? …. Sonsuz soru demeti ile önce neden tespit ediliyor. Ardından öneriler geliyor. Şunu yap bunu yap onu yap. Bunlar işe yaramazsa başında daha büyük dertler olan insanlar örnek veriliyor.

“Allah’tan belanı mı arıyorsun be adam / kadın?” Cümlesi ise noktayı koyuyor. Derin bir sessizlik ve baş sallayan insanlar. Zorlayarak yüzünüze mutluluğu yerleştiriyorsunuz.

Siz de biliyorsunuz ki mutsuz olmak yasaktır! 🙂

Yazının sonunu bağlamadan; dünyada mutsuzluk bir hastalık olarak görülüyor demiştik ya. Mutluluğun öğrenilebilir ve uygulanabilir bir şey olduğunu ve akıl sağlığının olmazsa olmazı olduğunu düşünenler çoğunlukta.


Görsel:  danorbit | Creative Commons Lisansı İle Kullanılmıştır.

Şöyle ki Mutluluğa Giriş 101 diye konuları bile var.
Pursuit of Happiness Sitesi http://www.pursuit-of-happiness.org/

Mutluluğun Felsefesi diye kalın kalın kitaplar bile var. Özet geçmek için şu makaleye bir göz atın derim (İngilizce’dir) http://en.wikipedia.org/wiki/Philosophy_of_happiness

Kaynakça:

Apple confirms death of iPhone worker in China
http://news.cnet.com/8301-13579_3-10291701-37.html#ixzz1NB7IjJRe

Foxconn Workers in China Say ‘Meaningless’ Life Sparks Suicides
http://www.businessweek.com/news/2010-06-02/foxconn-workers-in-china-say-meaningless-life-sparks-suicides.html

http://en.wikipedia.org/wiki/Foxconn

http://en.wikipedia.org/wiki/Philosophy_of_happiness

http://en.wikipedia.org/wiki/The_Art_of_Happiness

http://tr.wikipedia.org/wiki/Mutluluk

PAYLAŞ: