Hiç yoksul oldunuz mu? Öyle böyle değil. Açlık kaygısı ve yarın ne yiyeceğim düşüncesiyle uykuya daldınız mı? Yoksulluğunuza rağmen, daha fakirlere merhametle gezdiniz mi sokaklarda ve yine de çalmadan, çırpmadan, onurunuzla, dilenmeden yaşadınız mı?

Fakirlik utanılanıcak bir şey değildir. Ama giderilebilecek bir şeydir. Bir zamanlar Hindistan’da bahçeler ve saraylar içinde yaşayan racaların halkın kullandığı metal parayı hiç görmemiş, dokunmamış olmakla övündüklerini okuduklarımdan hatırlıyorum. Dünya kuruldu kurulalı, insanların istekleri ve eldeki imkanların dağılışı arasında yoğun bir mücadele yaşanmış.

Günümüzde ise küreselleşme ile birlikte, fakir 3. Dünya ülkeleri ile Modern G-8 ülkeleri arasında artık kapatılamaz bir uçurum var. Öyle ki Afrikalı yoksul bir çocuğu alıp Avrupa’da bir gün geçirmeye zorlasanız, playstationlar, metrolar, uçaklar, fastfood beslenme vs. ile çok ciddi bir kültür krizi geçirecektir.

Hep söylenen “Balık vermek yerine, balık tutacak malzemeyi, bilgiyi vermek” ise nedense bunca yıldır işlemiyor. Fakirliğin olduğu her yerde, büyük savaşlar, örgütler, köktendinci ve etnik kökenli çatışmalar alabildiğine sürüyor. İnsanlar susuzlukla, bir dilim ekmek bulmakla, çekirge sürüleriyle ve salgın hastalıklarla mücadele ederken bir yandan işsizlik tüm umutları yok ederken bu çeteler isyan halindeki çocuk ve gençlere hayal bile edemeyecekleri, yiyeceği, sahiplenmeyi ve gücü, intikamı öneriyor.

Böylece dünya çapında terör, acı, görülmemiş vahşet ve kan dökmenin binbir çeşidi duraksamadan sürüyor. Bu elbette silah satıcılarının işine yarıyor. İzlemediyseniz Lord of War (War Lords değil, filmi izleyince bu espriyi anlayacaksınız) izlemenizi öneriyorum.

Elbette zenginlik herşeyin çözümü değil. Ama insanca bir yaşam bir çok şeyin çözümü.

Mikrokrediyi ilk kez 2006 Nobel Barış ödülü dağıtılırken heyecanla duymuştum. Fikir o denli basit ve işe yarayacak bir şeydi ki, heyecanla ayağa fırladım. “Harika” diye mırıldanırken odada birlikte izlediğim ailemizin dikkatini çektim.

2006 Nobel Barış Ödülü takdimi (video)

Sevimli yüzüyle Prof. Dr. Muhammed Yunus, Bangladeş Grameen Bank olarak teminatı olmayan, bir çok banka için mudi bile kabul edilemeyecek Bangladeş’te 7 milyon, tüm dünyada 100 milyondan fazla fakir insana küçük meblağlarda kredi verdiklerini anlatıyordu. Normalde bu kişiler kredi almaya cesaret edemez, etselerde, kredi açısından istenen meblağ çok küçük olduğundan bankalar uğraşmak istemezdi.

Ancak mikro kredi adını verdikleri bu deneysel çalışmada Bangladeş’teki aileleri ziyaret ediyorlar. Kesin kıstasları, evinde mobilya olmayan insanları bulmak. Sonra bu ailelerde kadınlarla görüşüyorlar. Bunun sebenini şöyle açıklıyordu Muhammed Yunus, “Kadınlar daha dürüst. Kadınlar tüm aileyi düşünüyor. Erkekler ise aileyi çok fazla düşünmüyor. Oysa kadın kazandığı para ile çocuğunu üniversiteye gönderebiliyor.”

Kadınların öncelikli olmasına çalışıyor. Dünya çapında kredi kullananan mevduat sahiplerinin %99’ının erkek olması dikkatlerini çekiyor. Hatta gittikleri evlerde kadınlar “Bana değil, kocama verin, parayı ben bilmem” diyorlar.

İşin ilginci, bu fakir insanlar bu küçük paralarla, örgü örüyor, mısır, pirinç yetiştiriyor, hayvancılığa girişiyor, çömlek yapıyor, balık tutuyor ve kar elde edip borçlarını ödüyorlar. Burada yine Prof. Dr. Muhammed Yunus’un ilginç bir saptaması var:
“Mikro kredi alan yoksul kadınların, borcunu ödeme oranı yüzde 99-100. Bunun sebebi şu; zenginler, çok güçlü olduğu için kendilerine farklı çıkış yolları bulabiliyorlar. Yoksullar zaten güçsüz olduğu için başka çıkış yolları bulmaları mümkün değil. Bu yüzden karşılarında teminat, kefil isteyen, mahkeme icra tehditi yapmayan banka olmamasına rağmen, borçlarını düzenli şekilde ödüyorlar”

Muhammed Yunus videoda soruları yanıtlıyor. (İngilizce)

Ülkesinde bir üniversitede ekonomi bölümü başkanı olan Yunus, Bangladeş’in açlığın pençesine düşmesiyle 1974’te yoksulluğa çözüm bulabilmek için köylerde çalışmalara başladı. Yunus, ilk görüştüğü yoksullardan Safiye Begüm’ün bambu tabure yaparak sattığını, tabure yapacak bambuyu satın alacak parası olmadığı için aracıdan borç malzeme aldığını, yaptığı tabureleri ise her akşam bu yüzden satmak zorunda olduğunu ve bütün bu işten sadece 2 cent kazandığını öğrendi.
Begüm’ün borç para bulup, kendi malzemesini alabilirse daha fazla kazanacağını ve bunun için gerekli miktarın sadece 22 cent olduğunu hesaplayan Yunus, bulunduğu köyde öğrencileriyle yaptığı araştırmalar sonunda borç alan 42 kişiyi tespit etti.
Yunus, toplam borç miktarının 27 dolardan daha az olduğunu hesaplayınca “en az 42 ailenin çektiği yoksulluk sadece 27 dolar yüzünden mi” diyerek, öncelikle kendisi kredi vermeye başladı. Daha sonra 1976’da kurduğu Greeman Bankası ile 42 kişiye borç verilen 27 dolardan 6,1 milyondan fazla kişiye verilen milyarlarca dolara gelindi.
Greeman Bankası’ndan 1997’de Greeman Vakfı da doğdu. 22 ülkede 52 ortağı bulunan vakıf, Asya, Afrika, Amerika ve Ortadoğu’da 11 milyon dolayında kişiye yardım ediyor.
http://www.milliyet.com/2006/10/13/son/sondun18.asp

“Fakirlik barışa yönelik bir tehdittir. Çünkü umutsuzsanız, fakirseniz, size para veren herkese katılırsınız. Terorist örgütler, çocuklara yiyecek ve güzel bir hayat önerip bunun için savaşacaksınız diyor. Dolayısıyla ailesinin maddi durumu iyi olan bir insan militan ya da terorist olmayacaktır.
Sosyal işlerle fakirliği azaltabilir, sokaklardan çocukları alabilir, uyuşturucu bağımlılığını azaltabiliriz. Başkalarına yardım etmek istersiniz. Çünkü bu insanlığın içinde var. Bu kapitalizme eklenirse kapitalizm daha iyi bir kapitalizm olur”
Prof. Dr. Muhammed Yunus

TÜRKİYE’DE MİKROKREDİ

Mikro kredi sistemi 175 ülkede uygulanıyor. Ülkemiz de de Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleri’nde örneğin Diyarbakır’da, Batman’da ve Ankara Mamak’ta çalışmalar yürütülüyor. Real Hipermarketleri de mikrokredi alarak kendi işini kuran kadınların ürettiği, hırka, yelek, lif, patik, şal, yazma, tepsi gibi bir çok kalem ürüne standlarında yer veriyor.
Gerçekten böyle bir ürüne ihtiyacınız varsa destek olmanız, sistemin devamlılığı adına çok anlamlı bir davranış olur. Çünklü bu kadınların en büyük sorunu, o güzelim el işi çalışmaları satın alacak insanlara ulaşmak. Ürün fiyatları da öyle göz korkutacak etiketlerle satılmıyor. 2 YTL ile 25 YTL arası.

Türkiye’de Citibank Mikrokredi çalışmaları yürütüyor.
Citibank mikrokredi vermekte buradan okuyabilirsiniz. http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=11211637&tarih=2009-03-15

TOBB Üniversitesi bünyelerinde mikro krediyi ve sosyal iş girişimciliğine yönelik çalışmaları yürütmek üzere Muhammed Yunus adını taşıyacak bir merkez kuracaklarını ve Yunus’un ders vereceğini açıkladı. Elbette global açıdan böyle bir çalışmanın ülkemizde devam etmesi onur verici.

“Bu bir iş. Mutlaka insancıl açıdan bakmanıza gerek yok. Türkiye’de mikro kredi veren bir bankanın kurulması için gereken yasal altyapının hazırlanması ile çalışmalar hızlanacaktır.
Dünya Bankası ve IMF fakirliği ortadan kaldırmak için her yıl 20 milyar dolar harcıyorlar. Daha çok altyapı yol, santral gibi çalışmalara gidiyor. Bunlara karşı değilim ancak mikrokredinin çok iyi fikir olduğunu söyledikleri halde, hiçbiri mikrokredi olarak insanlara ulaşmıyor. Burada bir çelişki var. 2015 yılına kadar fakirliğin %50 azaltılması hedefleniyor”
Prof. Dr. Muhammed Yunus

Muhteşem bir fikir, bu adam tanıtım işini çok iyi biliyor
Bir Video Kliple “Hear Me now | Şimdi beni duy” mikrokredi sistemini anlatıyorlar. İzleyin ve dinleyin derim.

MİKROFİNANS NEDİR?

Kaynak Vikipedi

Mikrofinans, kalkınma politikalarının bir aracı olarak ortaya çıkmıştır. Söz konusu olan, çok düşük faizli küçük ölçekli bir bireysel kredi türüdür. Kredi limiti 1000 $’ı geçmez. Bu sistem ilk olarak 1976 senesinde Muhammed Yunus tarafından Bangladeş’te uygulamaya başlanmış, programdan olumlu sonuçlar alınmıştır. Bunun üzerine aynı ülkede tamamen Mikro-kredi programına dönük çalışan Grameen Bankası kurulmuş, uygulama daha da yaygınlaşmıştır. 1995’te Dünya Bankası, Yoksullara Yardım için Danışma Grubu (CGAP) adı altında bir kurum kurmuştur. Hedefi 200 Milyon $’lık bir bütçeyi Mikrokredi bağlamında mobilize etmekti. 2005 yılı, BM tarafından Mikrokredi senesi ilan edilmiştir.

Tipik mikrofinans müşterileri, resmi finans kuruluşlarına erişim olanağı bulunmayan düşük gelirli kişilerdir. Yoksullara Yardım için Danışma Grubu istatistik verileri, mikrokredinin en çok Tayland, Bolivya, birçok Afrika ülkesi gibi genelde üçüncü dünya ülkelerinde kullanıldığını göstermektedir. Üretim açısından zayıf ülkelerin çoğunda kişi başına düşen yıllık GSMH 365 $’a kadar düşebilmektedir.

Mikrofinans müşterileri, genellikle kendi evinde çalışan serbest meslek sahibi girişimcilerdir. Kırsal alan ve bölgelerde, genellikle küçük çiftçiler ve küçük esnaflık gibi düşük gelir getiren faaliyetlerle iştigal eden kişilerdir. Kentsel alan ve bölgelerde ise, mikrofinans faaliyetleri daha çeşitlidir ve dükkan sahipleri, hizmet sağlayıcılar, zanaatçılar, seyyar satıcılar, vb. gibi grupları kapsar.

Yılda ortalama 800 €’ya muhtaç 500 Milyon kişi, finans hizmeti veren kurumlara erişimden yoksundur. Bu rakamlara göre dünyada 400 Milyar €’luk bir ihtiyaç söz konusudur. Mikrofinanstan yararlanan insan sayısı 1997 senesinde 7,6’dan 2001 senesinde 26.8 Milyona yükselmiştir. Bunların %80’i, güçlenen konumlarıyla ekonomik kararlar alma ve kendi yaşamları hakkında bizzat kontrol sahibi olma şansına erişen kadınlardan oluşuyordu. Mikrokredi dağıtımı sonucu artık daha fazla aile çocukları için yiyecek, eğitim ve temel tıbbi ihtiyaçlara erişim imkanı bulmuştur. Günümüzde 10.000 Mikro Kredi Kurum ve programı, pazar ihtiyacını sadece %4 oranında giderebiliyor. (2001 Dünya Bankası İstatistikleri)

Genel olarak; mikrofinans, sonuçları açısından bakıldığında, yeni, büyük ve küresel bir sektör olması yönüyle ilginçtir. Finans kapitalin açıkça çözüm niteliği taşımaya aday olan bu görüngüsünde sermayenin kendini hangi ılımlı koşullarla üretim ilişkilerine dahil olmayan alt sınıflara sunduğu görülebilir. İnsanlar bu kredilerle farklı yaşam standartlarına ulaşmışlardır. Bu açılardan bakıldığında mikrofinans hem küreselleşmenin doğurduğu bir ihtiyaç, hem de küreselleşmeyle sonuçlanan bir kredi türüdür.

“Poor people are Bonsai people. There’s nothing wrong with their seed, they just don’t have enough space to grow”.
“Fakir insanlar Bonsai halkıdır (Bonsai ağacı gibidir). Tohumlarında bir sorun yoktur, sadece büyüyecek yeterli yerleri yoktur.”
Muhammed Yunus

Kaynakça :
NTV | 5 Temmuz 2007 Röportajı
Hürriyet Gazetesi 6 Temmuz 2007

Prof. Dr. Muhammed Yunus kimdir?
http://tr.wikipedia.org/wiki/Muhammed_Yunus (Türkçe)
http://muhammadyunus.org/index.php?lang=en (Resmi web sitesi)
http://en.wikipedia.org/wiki/Muhammad_Yunus (İngilizce detaylı)

yoksullugunbulunmadigi.jpgYoksulluğun Bulunmadığı bir Dünyaya Doğru
Doğan Kitap 1999
Orijinal adı ve dili: Towards a Poverty-Free World – İngilizce
Orijinal yayın yılı: 1997
ISBN: 975-6817-24-0
http://www.dogankitap.com.tr/kitap.asp?id=322

Grameen Bankası ve Vakfı
http://www.grameen-info.org/
http://www.grameenfoundation.org/

Nobel Barış Ödülü 2006
http://nobelprize.org/nobel_prizes/peace/laureates/2006/press.html
http://www.msnbc.msn.com/id/15246216/

TOBB Üniversitesi ile işbiriliği
http://www.tobb.org.tr/haber2.php?haberid=1461&sy=1

Mikro Kredi Nedir?
http://tr.wikipedia.org/wiki/Mikrofinans (Türkçe)
http://www.grameen-info.org/bank/WhatisMicrocredit.htm
http://en.wikipedia.org/wiki/Microfinance

Röportajlar:
http://www.dunyabulteni.net/news_detail.php?id=15114&uniq_id=1184488054

Youtube Videolarında Muhammad Yunus (İngilizce ismi böyler yazılıyor)
http://www.youtube.com/results?search_query=%22muhammad+yunus%22

Citibank mikrokredi vermekte buradan okuyabilirsiniz.
http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=11211637&tarih=2009-03-15

HSBC Türkiye Kredi Vermekte Sosyal Kurumlar Aracılığı ile Kullanılmasını Sağlıyor

“Bütün İnsanlar girişimcidir” dedi 100 bin dilenciye kredi verdi (Habere tıklayarak büyük halini okuyabiliyorsiniz)
mikrokredihurriyet

Milliyet- CNN Türk “Umuda Kredi” Programı Röportajı (Habere tıklayarak büyük halini okuyabiliyorsiniz)
mikrokredimilliyet

Innovabank Facebook Sayfası (Videolarla ülkemizdeki Mikrokredi çalışmaları)
http://www.facebook.com/pages/Innovabank/184498510973


Facebook grubumuza üye olun yeni yazıları kaçırmayın.

https://www.facebook.com/gunesintamicinde

Sitede reklam bannerları yok bu sizin rahatınız için.
Sitede tanıtım yazısı yayınlatmak ister misiniz?
Lütfen tıklayın

https://www.gunesintamicinde.com/reklamlar/

Bu yazıyı beğendiyseniz aşağıdaki düğmelerle paylaşarak daha çok insana ulaşmasını sağlayabilirsiniz.

PAYLAŞ
Adım Süleyman Sönmez. Yıldız Teknik Üniv. Bilgisayar Programcılığı ve İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi olmak üzere iki üniversiteden mezun oldum. Sonrasında başladığım Uluslararası İşletme masterını terk edip hayata atıldım. Proje yöneticiliği, bilgisayar programcılığı, sistem analistliği, pazarlama / satış sonrası müşteri ilişkileri yöneticiliği, LEGO takım koçluğu, Web tasarımcılık, fotoğrafçılık, ISO9001:2000 kalite sistemleri sistem kuruculuğu ve iç denetimcilik, Teknoloji Okuryazarlığı müfredat yazarlığı, Bilgi İşlem Bölüm Başkanlığı, öğretmenlik, video düzenleme, Eğitim Teknolojileri Uzmanlığı gibi birbirinden farklı pek çok meslekte çalıştım. Bu kadar farklı iş neden? Dünyayı Da Vinci gibi yaşamak gerektiğine inanıyorum. Web sitelerim: www.suleymansonmez.com , Güneşin Tam İçinde , Eğitimde Sanal Gerçeklik , Büyükler Giremez , Aşağıdaki simgelerden sosyal medya üzerinden takip edebilirsiniz.

29 YORUMLAR

  1. Yaşadığımız Dünya’da böyle insanların olması geleceğe umutla bakmama sebep oluyor. Bu insanları tanıtmak ve insanlara çalışmalarını anlatmak çok önemli. Önemli, çünkü bence hepimizin bu Dünya’da iyiliklerin bitmediğini, her yerde kötülüklerin olmadığını bilmeye ihtiyacımız var. Sizin yazınız bu amaca fazlasıyla hizmet etmiş. Emeğinize ve elinize sağlık. Çalışmalarınızda kolaylıklar ve başarılar dilerim.

  2. Gökhan Bey, gerçekten bu yazı iki tam günümü aldı. Kaynakları okumak ve düzgün anlaşılır şekilde yazmak, videoları bulmak Türkiye çalışmaları vb. derken bir ara gecenin bir vakti “Bu yazı bitmeyecek sanırım” dedim. 🙂

    Oysa Muhammed Yunus bir ömrü bu mücadeleye adamış, Nobel’den kazandığı tüm maddi geliri ise hayır işlerine ve bir göz hastanesine bağışladı. (Hatırlar mısınız bilmem 2006’da bir Türk yazar da Nobel almıştı, buruk bir yürekle izlemiştik – neden aldığını bilerek – 1.9 milyon YTL gelirini doğuda bir okul yapmaya harcamadı, hatırladığım kadarıyla. Oysa o doğudan bayağı para da kazanmıştı. Örneğin “Kar” )

    Dünyada “ben” bittiği zaman, başlar gerçek hayat.

    “Ben” demeden “sen” için çalışırken oluverilir “BİZ”.

    ve BİZ hayatın özüdür sevgidir tektir birdir.

  3. Süleyman Bey, tesadüfen sitenizle karşılaştım ve hazırlamış olduğunuz makaleyi okudum. Elinize ve yüreğinize sağlık. Herşeyin bir değişime uğradığı ve yapaylaştığı günümüzde bu tür mücadeleleri defalarca okuyup ve paylaşmak gerekiyor. Çalışmalarınızda başarılar dilerim. Teşekkürler.

  4. Süleyman bey yine çok güzel bir yazı hazırlamışsınız çok teşekkür ederim. Muhammed Yunus’u, projesini ve nobel ödülü aldığını biliyordum ama sadece isim olarak. Sayenizde daha yakından tanıdık. Tekrar teşekkürler.

  5. Size önce cok tesekkür ederim. Ülkemizde böyle bir şeyin olduğunu bana duyurdugunuz içi. Ben de devletin evlerinde kaldım ve şimdi ayaklarımın üstüne sağlam basıpta bu krediden yaralanmak istiyorum. Ama nasıl yapacağımı da bilmiyorum. Bana yardımcı olursanız çok memnun olurum. Saygılar Selma BUGDAY

  6. Sayın Süleyman SÖNMEZ;

    Makaleniz hakikaten çok güzel ve etkileyici. Türkiye’de de sadece yoksular için bir bankanın kurulması taraftarıyım. Bu konuya daha bir duyarlı davranılması gerekir diye düşünüyorum.

    İyi çalışmalar.

  7. Bu muhteşem projenin ülkemizde de uygulanıyor olması gerçekten sevindirici. Hani insanlara balık vermek yerine, balık tutmayı öğretmek vardı ya şimdi insanlara balık tutabilmeleri için bir kayık ve bir de olta veriliyor. Bundan güzel birşey olabilir mi? Ve bu projeyle özellikle hayatın ağır yükünü taşıyan ve bir anne duyarlılığıyla hayatını idame ettirmeye çalışan hanımlarımıza fırsat verildiğinde neler yapabileceklerini şimdiden hissedebiliyorum. Bu proje de ve projenin duyurulmasında emeği geçen herkese teşekkürler…

  8. Merhaba, yazıyı okudum belki bana yardımcı olabilirsiniz diye düşündüm. Dokuz Eylül Üniversitesi’nde İnsan Kaynakları yüksek lisansı yapıyorum. Yıl içi projelerimden biri Grameen Bank’ı temel alarak dünyada uygulanan mikro kredileri incelemek. Ancak hiç bir istatistiki veriye ulaşamadım. Nerede bulabileceğim ya da hangi başlıklar altında aramam gerektiği hakkında bir bilgisi olan varsa ve benimle paylaşırsa çok memnun olurum. Şimdiden teşekkürler.

  9. Sayın Süleyman Bey makalenizi okudum,
    Bizleri bu tarz konularda bilgilendiğiniz için teşekkür ederim. Bir de sorum olacak, bu mikrokredi ile ilgili informasyonları nasıl öğreniriz? Bize verebileceğiz herhangi bir telefon veya adres var mıdır Ankara için? Teşekkür ederim.

  10. çok güzel bir site olmuş ben dumlupinar universitesinde okuyorum ve geçen yıl mikro kredi projesini toplum gönüllüleri vakfı bünyesinde yapmaya karar verdik. şuana kadar 45 kişiye kredi verdik projede bulunan herkes benim gibi öğrenci ve gönüllü.ilk başlarken pek de umutlu olmadıgım bu projede şimdi çok umutluyum 100-700 ytl arası verilen kredilerde ilk olarak 700 ytl nin pek bir işe yaramadığını düşünelebiliyor ancak bizim gördüğümüz o küçük sermayeden ne kadar güzel işlerin çıktığı ve kadınların taksitlerini ödemek için birbirlerine nasıl destek oldukları.bu projede asıl önemli olan herşeyin güven üzerine olması ve krediyi alan kadınların birbirlerine destek olmaları.bu güzel makaleden dolayı size teşekkür ederim.

  11. Makale için ellerinize, gözlerinize sağlık. Ben de annem için bu konuyu araştırıyordum. Mikrokredi için nereye başvurmamız gerekir? Biraz bilgi verirseniz memnun olurum. Sağlıcakla

  12. Saygılarımla ben Kars/Sarıkamış ilçesinde oturuyorum buraya mikrokredi diyorlar hem de 2 kefil istediklerini söylüyorlar. Kim fakire kefil olur ki? Ben de almak istiyorum 3 inek alıp çocuklarımı geçindirmek istiyorum. 11 yıldır eşimden ayrıyım.

  13. Mikrokrediyle ilgili nereye başvurmamız gerekiyor? Bunun için bana yardımcı olursanız çok memnun olacağım. Ben Bursa’da oturuyorum. İlginize teşekkür ederim.

  14. Merhabalar ben mikrokredı çalışanıyım insanları bu konuya çekmek bilinçlendirmek öyle güzel ki, onların bu parayı alıp bir iş yapmaları ve ailelerine katkıda bulunmaları süperötesi birşey hele ki günümüz şartlarında bayanların ayakta durmaları hem bizim hem de bayanların yüzlerini güldürüyor. İnşallah daha büyük yerlere geleceğiz mikrokredi sayesinde…

  15. Merhaba ben Ankara’dan yazıyorum ben mikro kredi veya Kosgeb’den kredi alıp kendi yerimi yani ben terziyim bizim meslekte genelde paramızı biz çalışanlar olarak pek alamayız, ben de bundan yola çıkarak kendi yerimi açmaya karar verdim öyle rezil olmaktansa böyle rezil olmak istedim lütfen rica ediyorum bana bu kredilerde istenen şartları bana söyler misiniz? Benim bilgili kişilerin yardımına ihtiyacım var bana yardım ederseniz size ömür boyu minnettar olurum lütfen. Bir de siteniz çok harika tebrikler sizden cevap bekliyorum.

  16. merhaba
    bu haberler çok güzel ve ümit verici umarım bizler içinde öyle olur, bu haberlerin devamında nereye nasıl başvurmamız gerektiğini de ifade ederseniz çok iyi olacak, bu konuda yardımızı bekliyoruz, tşk ediyoruz…

  17. SİTENİZİ ÇOK BEĞENDİM BEN NOTER KATİP EMEKLİSİYİM ÇALIŞIRKEN KİMSESİZ ÇOCUKLARA BİR YER YAPTIRMAK İÇİN ÇANAKKALE ÇARDAKLIDAN BİNM2 YER ALDIM DİKİŞ,NAKIŞ,MODELİSLİK,TAKI TASARIM KURSLARINI BİTİRDİM BUNLARLA İLGİLİ BİRŞEYLER YAPIP PARAYA DÖNÜŞTÜRÜYORUM AMA YETMİYOR PROJEM BÜYÜK ŞİMDİDE OTEL TURİZM 2. SINIF OKUYORUM BU ALANDADA BİRŞEYLER YAPIP ÖLMEDEN BİRKAÇ KİŞİYİ KURTARABİLİRSEM NE ALA BEN DE MİKRO KREDİ ALMAK İSTİYORUM AMA BEN BİR İŞYERİNİ KİMSESİZ COCUKLARA BİR YER YAPABİLMEK İÇİN KULLANACAĞIM NELER LAZIM BİLDİRİR VE İLGİLENİRSENİZ GELECEĞİMİZ OLAN ÇOCUKLARIMIZ ADINA TEŞEKKÜRLER

  18. merhaba size bir sorum olacak türkiye israfı önleme vakfının reklamını yapmışsınız hep te..
    diyelim ki bir bayan geldi ve tarla ekeceğim bana 1000 (bin) tl verin dedi ve fonu aldı, bayan daha tarlayı ekmeden biçmeden bir hafta sonra nasıl ilk taksidini topluyor bunlar,ya da bir bayan el işi için kredi aldı , el işi bir haftada bitmez iken nasıl olurda hemen kredi kullandıktan bir hafta sonra taksit geri alınırbunun mantığı ne?: ama ben yazim amaç vatandaşa verdikleri kredi adı altında fona yüzde 15 %15 fazlalık katılması ve o fazlalık ile geri alınması.

Siz ne düşünüyorsunuz?