Kitap Kulüpleri Açalım!

Görsel: faungg's photos | Creative Commons ile kullanılmıştır.
Görsel: faungg’s photos | Creative Commons ile kullanılmıştır.

Kitap okumayı çok seven bir çocuk ve genç olarak en büyük sıkıntım kitap fiyatlarıydı. Sonraları çocuk kütüphanelerini  keşfettim. Ciltler dolusu kitap o ulvi havada beynimin hücrelerine protein olarak depolandı 🙂

İlkokulda bir yaz sezonumu, her gün kampa gider gibi kütüphanede geçirdiğimi hatırlarım. Sabahtan akşam kapanana dek o zamanların çocuk dergilerini, Resimli Bilgi ansiklopedilerini hasretle içerdim. İstanbul Kartal’da Kızılay Caddesi’ndeki kütüphaneydi bu.

Sonraları büyüdükçe halk kütüphanelerini keşfettim. Ancak bu kütüphaneleri kullanmak hiç kolay gelmedi bana. En kötüsü de uzun süre rahatsız iskemlelerde oturmak ve bir ölçüde havaya karışan eskimekte olan kitap kokusunu çekmek zorunda kalmak çok sıkıntı vericiydi.

Lise’de 3. Göz adlı kitabı Kadıköy Halk Kütüphanesi dışında bulamadım. Şu an kitapçılarda bilmem kaçıncı baskısı yapılıyor. Ancak o zaman yoktu kitap neredeyse tekti! Bu kitabı okuma hevesim inanılmazdı. Kütüphane memuru tek şartla kitabı getirdi. Üye olmak.Üye olmak zordu. Öğrenci belgesi, müdüre çıkmak, imzalatmak, üye kartı… Hiç biri yıldıramadı.

Kitabı aldım ve gece kararana dek okudum. Unutulmaz bir maceraydı. Bambaşka bir aleme geçmiştim sanki o kitapla. Bir başka insanın yaşamına konuk olmuştum.

Yıllarca kitap bulmak, okumak fedakarlık karşılığı oldu. Uykudan, zamandan hatta parasız günlerimde yemekten … Ne hikmetse en bulunmaz en ilginç kitapları arama tutkum hep karşıma o kitapları çıkardı ama çoğu zaman yemek parama kadar her kuruşu vererek o kitaba sahip olabildim 🙂

Şimdi gülüyorum, ama zor seçimler zor kararlardı. Arkadaş grubumu da temelde okuyan, anlayan, sorgulayan kültüre değer veren insanlar oluşturdu. Bu gün baktığımda çok üzgünüm. Çevremdeki gençler yine de ilgililer şanslılar ancak toplum genelinde cehalet inanılmaz boyutlarda.

Hani bilgi içinde cehalet denir ya… Karşı değilim TV izlenmesine ve diğer etkinliklere. Ancak bir cümle kurduğunuzda imaları bile anlamayan bir toplum her an kabaran öfkelenen ve zihnini dinlendirmeyen hırçın bir yapıdır.

Oysa bir kitap dünyanın en ucuz tecrübesidir. Yazar size hayatını sunar. Sizi bin bir badireden koruyacak etki tepki süreçlerini görmenizi sağlar. Günümüzün çocuğu web kaynaklı bilgiyi doğru sanıyor. Oysa yazılı medyada rastladığımız özenli uzun süreli araştırma, çoğu zaman webde yok.

İkincisi bulduğu hakkında hayal gücünü çalıştıramıyor. Kitap tasvir eder. Siz o tasvire göre hayal edersiniz. Bir egzersizdir bu, kasları güçlendirmek gibi. Hayal etmeyi ve tasarlamayı, kurgulamayı modellemeyi, akılda tutulan insan karakterlerini gerçeğe dönüştürmeyi öğretir. Gündelik hayatı daha alıcı gözlerle görmenizi sağlar. Bir yazarın ayrıntıları betimleme gücünde neler görürürsünüz neler.

“Bir çoban der ya şaire “ne farkın var benden?” Der ki şair “Şu güzelim manzaraya bak ve sonra gözlerini sıkıca kapat. Ne görüyorsun?”  “Hiçbir şey” der çoban.
Şair “Ben o manzarayı şimdi daha ışıltılı, daha görkemli bir halde görmeye devam ediyorum”

Elbette bu arayışım sonunda Maltepe Kitap Kulübü ile müthiş doydu. Bu tür bir özel oluşumu ilk kez görüyordum. Şimdiki DVD evlerine benziyor ama farklı. Kulübe üye olmak için bir kitap ve üyelik aidatı veriyordunuz. Daha sonra alacağınız kitapları ise şimdinin yarım lirası gibi küçük bir ücrete alıyor evinizde sakin sakin okuyor ve geri getiriyordunuz.

Ayrıca haftasonları bir yazar, şair, sanatçı davet ediliyor kültürel ortamda kafesinde sohbet ediliyordu. Ortamın asla bir siyasi, politik havaya bürünmesine izin vermediler. Yani Türkiye’de görülen pek çok hatayı yapmadılar. Bu kurum sayesinde çok insanla ve kitapla tanıştım. Sonra taşındılar. Sonra kapandılar. Uzun süredir Maltepe’de ikamet etmiyorum neler oldu bilmiyorum…

Şimdi bakıyorum ülkenin her bir yerinde kütüphaneler oluşturulmaya çalışılıyor. Ancak yetmeyecek iki çalışmayı aynı anda yürütmeliyiz. Elektronik kağıdın eli kulağında çıktığı takdirde artık kitap basılmayacak. Her insan bir e-kitap okutucu alacak ve içine kitap yüklenecek.

Bu söylediklerim uzak konular değil cep telefonlarının son 10 yılda aldığı gelişim ve yaygınlığı düşünürseniz gelecek 5-10 yılda tüm değişimlerin olacağını da farkedersiniz.

Ama aradaki 5- 10 yılda bu memleketin çocukları okutulmalı, bilgiye erişebilmeli ve bundan keyif almalı. Dünya devlerinin vatandaşları trenlerde, metrolarda, tatilde, işe gider gelirken bile okuyor. Durum Hollywood filmlerdeki gibi değil deli gibi çalışıyorlar. Cep telefonlarına bile bugün kitap yüklüyorlar. Ideefixe’nin cep telefonlarına e-kitap satışı bile var.

Kitap kulüpleri ile ilgili görüşlerinizi lütfen bu mesajın altındaki comment / yorum alanına yazınız 🙂

Bostonlu Anneler Kitap Kulübü Blog sayfası, muhteşem bir fikir!
http://kitapkulubu.blogspot.com/

PAYLAŞ: