Kitabı Satın Almıştım, Peki Neden Dijital Kopyasına Para Ödeyeyim?

Bu ara kütüphaneme bakıyorum. Evde bir odamızın kütüphane ve bilgisayar odası olması açıkçası hoşuma gidiyor. Ama onlara baktıkça kara kara düşünüyorum. Senelerdir aldığım romanlar, abone olduğum dergiler var. Bunların toplam değeri maddi ve manevi olarak yüklüce tutuyor. Peki teknoloji tablete giderken, cep telefonlarının ekranları büyürken ücretini verip aldığımız tüm bu içerik -sadece kitap da değil- ne olacak?


Görsel: kodomut | Creative Commons Lisansı ile kullanılmıştır.

Öncelikle National Geographic dergilerimi düşünüyorum. Şimdi iPad versiyonuna baktığımda tablette okumak için yıllık abonelikler görüyorum. Burada güzel olan ve çirkin olan iki tablo birarada. Eğer dijital bir dergiyi satın alırsanız Apple firması sizin onun tüm haklarını isminize tanımlıyor. Cihazınız kırılsa bile, yeni cihaz aldığınızda bir daha ücret vermeden kolayca indiriyorsunuz. Bu uygulamalar için de geçerli.

Ancak ben geriye dönük baktığımda 20 yıllık National Geographic dergisi ve Tübitak Bilim Teknik Dergilerini dijital olarak almaya kalksam toptan iyi bir ücret ödemeliyim.

Önerim şu: Elinde derginin fiziksel kopyası olan dijital kopyaya yeniden ücret ödememeli. Siz bir yazarın romanını aldıysanız ve şimdi e-kitap olarak satılıyorsa, bunu dijital kütüphanenize ücretsiz indirebilmelisiniz.

Peki bu iş nasıl olacak? İşte orada bir sorun var. Kitabın kapağını tabletin kamerasına tutup sayfanın fotoğrafının çekilip sistem tarafından kendi kapaklarından hangisi olduğunun bulunup, okura “Bu sizin hakkınız ücretsiz indirin” denmesi lazım.

Yani ben dergilerimin kapaklarını birer birer kameraya göstereceğim ve sistem bana dijital hallerini ücretsiz şekilde verecek.

Aynı içeriğe üstelik hiçbir malzeme harcanmadığı halde neden ücret ödeyeyim?

Kitabın dijital hale getirilmesi ise inanılmaz ucuz. Zaten dergiler bilgisayarda hazırlanıyor. Hazırlanmamış olanlar ise tarayıcı ile (scanner) sayfa sayfa taranıyor. Tablet için program deseniz bir kez yapılmış ve tüm sayıları zaten gösteriyor.

Aynısını DVD film ve müzik CDlerim için de söyleyebilirim. Filmi artık çok az kişi DVD oynatıcı ile izliyor. Ya USB Flash bellek ile taşıyıp izliyor ya Internetten izliyor. Tümü korsan da izlemiyor üstelik. Üye olunan siteler veya büyük kuruluşların web üzerinden izlenen yayınları var. Üstelik bundan 5 sene önce izlediğimiz halleri çamur tabir edilecek kadar bozuk görüntülerdi. Şimdi Yüksek Çözünürlüklü / HD kayıtlar – Bluray çekimler var. Aynı filme neden yeniden ücret ödeyeyim?

Orijinal satın alınmış müzikler sizin tarafınızdan kolayca MP3 yapılabilir. Hatta en akıllıcası bu oluyor çünkü TTNET Müzik gibi siteler bile maalesef müziği aşırı sıkıştırıyor ve kalitesini düşürüyor. Arşiv yapanlar ise MP3 ve 256Kb sıkıştırma ya da hiç sıkıştırılmamış formatlarla müzik CDlerini dönüşüme uğratıyor.

Ancak teknik konularda uğraşmak istemeyen biri için yine aynı sorun var. Nakarat geliyor 🙂 Neden ücretini ödediği CDye bir de MP3 formatı için para ödesin?

Bu sorular sinema biletleri için de geçerli. Sinemada filmi izleyen diğer izleme haklarını alabilmeli. Bir cihaz üzerinden dilediğince izleme hakkı olmalı.

Bu süreç ansiklopedileri de kapsıyor. Çoğumuzun çocukken kütüphanelerde gördüğü ve ailelerin aldığı ansiklopediler artık tamamen dijital. Britannica mesela. Dolayısı ile cilt cilt satın alanların verdikleri para havaya uçtu. O bilgiler de eskidi artık onlar geri dönüşüm kağıdı. Nakarat… Yine ücretsiz indirme ve izleme hakları olmalı.

Görsel: kodomut | Creative Commons Lisansı ile kullanılmıştır.

Olay bu kadarla sınırlı da değil. Platform bağımsız hak edinmeyi daha hiçbir yerde okumadım ama savunulmalı. Mesela benim iki cihazım olsa bir iPad ve Android tabanlı bir başka tablet. İkisinin da satış mağazası farklı. Birinden bir dergiyi / kitabı / müziği / filmi satın alan, öteki cihazda alMAMIŞ gibi görünüyor.

Oysa müşteri istediğinde, bu satış dükkanlarından birbirine bilgi gitmeli ve ücretsiz izleme hakkı diğer platformda da sürmeli. Bu talep, Amazon Kindle için de geçerli olmalı elbette ve Windows platformunda da. Mesela kullanıcı e-mail bilgisini girince üreticinin kendisi o hakkı her platformda kendisi vermeli.

Bunları şimdiden konuşuyoruz, çünkü içerik artık para ediyor.

Bu hakların verilmemesi korsanı teşvik edecektir. Örneğin satın aldığımız bir romanı canımız istediğinde tabletimizden açıp okumak yeniden o satırları yudumlamak istiyorsak, büyük ihtimalle bir yerden dijital kopyasını bulmaya çalışacağız.

Bu süreçte bilgi edinme, keyifli okuma işi zorlaşıyor.

Eh kimse de arkadaşına ödünç kitap vermek gibi tabletini vermeyeceğine göre ve verdiğim ödünç kitapların en az %10’u dostlarım tarafından yok edildiğine göre 🙂

Sevindiğim iki nokta var yine de. İlki, artık daha az ağaç kesilecek olması, doğanın daha az kirlenmesi, tabletlerin çok çok az enerji harcadıkları için toplam karbon emisyonunun basılı yayına göre azalması. (Basılı yayında bayilere, kitapçılara yayını taşıyan araçların benzin yakması, satıldığı noktada elektrik harcanması, okunduktan sonra çöpe atılması, çöp araçlarının benzin harcaması vs. vs.)

İkincisi ise kitap ve dergi yayınında aracıların azalması, yazarın daha çok kazanmasına ve okurla daha yakınlaşmasına fırsat tanıması.

Nihai olarak bu tartışmada hakları korumamız gerekiyor. Yoksa daha önceki bir yazımda bahsettiğim gibi kültürlü olmak bize bayağı pahalıya gelebilir 🙂
Bkz. http://www.gunesintamicinde.com/kac-paraya-kulturlu-olunur/

DİJİTAL HAKLARIN DEVRİ VE SATIŞI NASIL OLMALI?

İşin bir de mülkiyet devri kısmı olmalı. Yani diyelim bir baba / anne hayatını kaybetti. Miras hakkı gibi kişinin dijital olarak indirdikleri çocuklarına devredilebilmeli.
Bugün 1 dolarlık uygulama, $9.90’a kitap diyoruz ama bir insan 20 – 30 hatta 50 yılda, on binlerce dolarlık içerik satın alabiliyor/alabilecek.

Ve elbette mülkiyet satışı da, diyelim ben okuduğum kitapları satabiliyorum. Hatta eskidikçe zor bulunup kıymetleniyorlar.
Dijital kitaplar neden birbirinin aynı olsun ki? Bir zamanların ICQ numarası gibi eşsiz bir numaraları olabilir ve ilk satılan kitapların IDsi daha küçük olabilir. Dijital kitap yeniden başkasına satılabilir. Garip ama dijital ikinci el pazarından bahsediyorum. Bu ancak yasalar demir gibi olunca ve korsan imkansız olursa mümkün olur. İster miyim hayır. Hiçbir şey o kadar sıkı olmamalı.

 

Not: Gelen sorular üzerine yazıya hemen ek yapıyorum.

Soru : “O fotoğrafı çekilen kapağın size ait olduğu ne belli?”

Cevap: Kapak fotoğrafı çekildiğinde eşsiz bir görsel üretir. Hiçbir kapak ötekinin aynı değildir. Çizikleri vardır. Aşınmışlıkları ya da üzerinde belirgin fark vardır. Yazılım bunu kontrol edebilir. Sahtekarlıkları da fazla düşünmemelidir sistem. Kullancıların çoğu dürüst olacaktır. Sahtekarlıkta ise aynı eserin kapağı tekrar tekrar çekileceği için daha üçüncü çekimde durdurulur.

Soru:  “Kavram kargasasi var biraz, sistemleri pay per use olarak dusunmek lazim bence, yoksa $0.99 a kindle a kitap alip okuyamazdik. Artik sistem lisanslama modeli ile calisiyor, kullanma hakki satiliyor aslinda ve bu da platform bazli olabiliyor. – DenizEdincik [bluesign]

Cevap: DenizEdincik [bluesign] işte dediğim de bu. Bir mağaza ötekine hak transferi yapabilmeli. Gerekirse 10 kitapta 1 dolar komisyon gibi komisyon bile alabilir. Öteki türlü düşünün siz binlerce yayın aldınız ve Android battı. Haydiiii! “Google çekildim ben” dedi. Olmaz mı olur? Ya da siz diğer platformu daha çok sevmeye başladınız ve tableti satıp diğer platformun tabletini aldınız, ne olacak? Hak transferi olmalı. Bu hak ürünün üreticisinden kaynaklanmalı mesela oyununu satan geliştirici, platform bağımsız şekilde size bu hakkı satmalı. Angry Birds paralı paketi istediğiniz platformdan alın öteki platformda da sizin olmalı. Belki e-mail adresi ile olabilir. Şimdi aklıma geldi. Her platformda aynı e-mail ile üye olup bu yapılabilir aslında. Dilerim daha açık hale getirebilmişimdir. Bu soruyu da eklemeli yazıya. Basit bir konu değil tartışıldıkça sınırları genişliyor.

Soru: Uygulama geliştiriciler tablet ve mobil uygulamalarını her platform için ayrı ayrı yazmak zorunda. Bu hem emek, hem işgücü istiyor. Diğer platformda sattığı müşterisine bu platformda neden ücretsiz hizmet sunsun?

Cevap:  Aslında en başta haklı argümanları var sorunun. Ancak kullanıcı alışkanlıkları böyle değil. Çok büyük bir kitle genelde belli bir süre tek bir platformu kullanıyor. Mesela iPad aldıysa onunla gidiyor veya Android tabletlerin daha özgürlükçü olduğunu düşünüyorsa onunla devam ediyor. Bu yazının konusunda olduğu gibi müşteri bir platformdan diğerine geçtiğinde yine binlerce uygulama içinden sizi seçtiyse bu sizin için bir şans aslında. Neler yapılabilir? Programa ek unsurlar veya bu bir oyun ise ek etaplar, ek oyun itemları (oyun nesneleri) yeni platformda ücretli satışa sunulabilir. Çoğu kullanıcı bunu seçecektir. Veya henüz yeterli karı elde edemediyseniz diğer platformdan gelen ve orada ürününüzü indirmiş kullanıcıya özel reklam gösterimi yapabilirsiniz. Ancak sizin yerinizde olsam, diğer platformdan gelen müşteriden ücret alınmaması için bir yol bulunmasını talep ederdim üye olduğum marketten.

PAYLAŞ: