Süleyman Sönmez

Güneşin Tam İçinde

Existeins Müzik Grubu – Mother Part I

Size Existeins grubunu sunmanın sevincini yaşıyorum. İşte yeni bir soluk. Bizde müzik grubu ve albüm tanıtımlarında önce bir dinlenir. Haydi kulak verelim.

Makaleyi okumak yerine dinlemek ister misiniz?

 

Size Existeins grubunu sunmanın sevincini yaşıyorum. İşte yeni bir soluk. Bizde müzik grubu ve albüm tanıtımlarında önce bir dinlenir. Haydi kulak verelim.

Existeins – Evreni

 

Merhaba, Gökçer Güngören ile bugün konuşma fırsatını yakaladım. Gökçer, röportaj şeklinde gidelim mi? Hem okurlar daha kolay bir okuma deneyimi yaşamış olurlar.

Süleyman:
Nasıl başladı Existeins hikayesi?

Gökçer Güngören:
Existeins, 2018’de ben ve Aybüke Solak tarafından kuruldu.

Aybüke ile müzik üzerine çalışıyorduk. Onun kişisel projesi vardı. Sonra benim projeleri de onun projeyi de rafa kaldırdık beraber Existeins’a odaklandık. İyi de oldu sanırım. Başlarda enstrümantal müzik düşünüyorduk, sonra vokalli şarkılar çıkınca Alper Erdoğuk’ u da aldık. Kemik kadro bu şekilde oluştu.

Süleyman:
Şimdi karşımızda “Mother Part I” var. Bu albüm süreci nasıl ilerledi? Genç müzisyenlere de yol gösterebilir olayın akışı, oradan başlayalım mı?

Gökçer:

Benim evimi üs olarak seçtik Home stüdyom olduğu için ve haftanın üç günü belirli saatlerde bütün enerjimizi Existeins’a harcamaya başladık. Sanırım yirmi beşe yakın şarkıyı dizayn ettik, sildik değiştirdik. En sonunda belirli melodiler riffleri beğendikçe inşa etmeye başladık şarkıları.
Bizim süreç bayağı sıkıntılıydı. Evde annem rahatsızdı. Epeydir bir yandan onunla ilgilen derken, aslında albümün karakterini o hastalık süreci belirledi diyebiliriz herhalde. Gene de ilk albüm ilk şarkılar tamamı bize ait bir süreç; mutluyuz.
Normalinden uzun sürmesinin nedeni de, o karanlık süreç üstüne yaşadığım kayıp… Bütün o sıkıntıyı dinleyiciler şarkılarda hissedecektir.

Süleyman:

Başınız sağ olsun Gökçer. İnsanın annesi çok özel, çok derin, yeri dolmaz, bir insan. Bu kaybı yaşayan her insan için çok zor dönemler. Hayatı bir şekilde devam ettirmeye çalışmak yeniden başlamak gibi.
Peki, albümde başka müzisyenlerle çalışmalar oldu mu?

Gökçer:

Aslında çok yardım almadık dostlarım hariç… Zaten bende birikmiş 20 senelik patlamayı bekleyen bir enerji vardı. Şarkı yapmaktan öte albümün bütün aşamalarını götürmeyi iyi kötü biliyorum, biliyoruz. Şöyle söyleyeyim Amiga zamanından beri tracker programlarla başlayan bir sürecin sonu zaten bu. Bütün şarkıları da bir tracker programla yaptık bu bile benim için ayrı bir gurur kaynağı. Amiga kullanan arkadaşlar ne demek istediğimi anlayacaktır. Yalan olmasın ama Türkiye de 2. tracker program ile yapılan albüm çalışması oldu sanırım.

Bunun dışında kayıt stüdyosu ihtiyacımız olduğunda ya da Türk enstrümanları kayıtları için Türkiye de önemli bir değer var:
Taner Demiralp.  Onun stüdyosundan da bayağı faydalandık. Taner Ağabey yüz küsur enstrümanı virtüözite derecesinde çalabilen duayen bir isim. Albümde bir iki şarkıda katkısı muazzam oldu.

Süleyman:
Taner Bey büyük şans ve değer olmuş bu anlamda. Gökçer, Amiga dedin aldın götürdün beni. Bugünün PS ve Xbox’ı bir yerde. Tek farkla, yazılım kodlama, müzik de artık akla ne gelirse onunla başladık bizler de. Şimdi müzik yapacağım diye yola çıkınca, müzik türü önemli. İnsan, “ha” deyince nasıl seçiyor? Ben hep merak ettim bunu. Progressive Trip Hop demiştin tür için. Bu seçim süreci nasıl oldu?

Gökçer:

Bir metal gitaristi olarak, belki insanlar Rock veya Metal yapmamı beklemiş olabilir. Ama ben özgün bir müzik yapmak istedim. O yüzden New Wave ile Trip Hop arası bir sound çıkardık ortaya Aybüke ile beraber.

Rock disiplin bambaşka bir şey ve o janrı da da uzun zamandır bir albüm çıkmıyor, zaten doyuma ulaşmış.

Yeni bir sürü deneyimlere tanıklık ediyoruz ama kendimizi bizim seçtiğimiz soundda daha özgür hissettik o yüzden bu yöne eğildik. Gene de albümdeki şarkıları dinleyince içinde çok geniş bir etkileşim olduğunu anlayacaklardır diye umuyoruz.

Süleyman:
Genelde sanatçılar yetişirken ve ürün geliştirirken büyük ustaları inceler, esinlenir, böyle böyle, kendilerini bulurlar ve orijinal bir iş ortaya koyarlar. Sizin üretim süreci nasıl gitti? Kimlerden etkilenildi albüm sürecinde?

Gökçer:

Yapım süreci içerisinde bir çok albümü dinledik James Brown, Aretha Franklin, Wham, Depeche Mode, Camel, Wishbone Ash, Prodigy, Itri, Tamburi Cemil Efendi, Kemani Kevser Hanım, Megadeth, King Crimson, Madonna, Elton John, Queen, birçok hiphop albüm trance albüm ama soundu belirlerken en çok Massive Attack Portishead U2 Prodigy i referans aldık.

Nasıl yaptılar nasıl trendsetter oldular diye çok konuştuk üstüne. Çok tersine mühendislik yaptık. Mesela doğru dürüst kimse bilmez Prodigy’nin Fat of the Land albümü(1997) İngiltere’de aşağı yukarı Led Zeppelin’den beri en çok satan albüm olmuş. Büyük bir başarı. Bunların üstüne bayağı kafa patlattık diyebilirim. Sonuç olarak derdiniz var bir şey anlatmak istiyorsunuz ama iyi de olmak zorundasınız, o duyguları şarkılara geçirecek müzikal bilginiz olmalı. Pek tesadüfi değil müzikte olan biten şeyler. Diğer sanat dalları gibi de değil, başka bir muamması var çünkü. Bir şarkı ile Timbuktu’dan Vancouver’a kadar insanlara bir şeyler hissettirebilmeniz mümkün. O yüzden biraz kendimizi zorladık Existeins’ ın kendi disiplinini yaratmaya çalıştık diyebiliriz.

 

Süleyman:

Saydığın isimler ne kadar farklı çizgilere ama büyük başarılara sahip. Eminim herkes çıkacak her youtube klibinizi iyice merak etmeye başlamıştır bu noktada. Ama benim de defalarca dinlediğim ilk klip “Evreni”  konuşalım mı? Bu arada Evren değil Evreni. Öncelikle elinize emeğinize sağlık. Bitiyor başa alıp yine dinliyoruz. Sözleri, müziği ayrı ama bir de mesajı var değil mi?

Gördüğüm kadarıyla konu dünyanın ve ülkenin bir türlü sona erdiremediğimiz önemli bir sorunu: Kadına şiddet. Sezen Aksu, Ünzile şarkısıyla çocuk gelinleri (ki çocuk istismarı denilmeli bence buna) dayağı ve birkaç koyuna satılan kızlarımızı göz önüne getirmişti. Siz konuya nasıl karar verdiniz?

Gökçer:
Evreni’de daha önce görmediğimiz ya da bilmek istemediğimiz bir tarafı göstermek istedik şiddetle ilgili. İnsanlara 3. sayfa haberi gibi gelen bir şey bu şiddet veya kadınlara yönelik şiddet ama sebepler çok korkunç. Daha doğrusu herhangi bir sosyo-ekonomik sınıf gözetmeksizin biri sadece çok sinirlendi diye bu caniliği yapabiliyor.

“Yok artık!” dedirten türde olaylar yaşadık son zamanlar dünyada. Baş edilemiyor ve gittikçe de artıyor. Ses çıkarmamız gerekiyor.

Bunu politize etmeden yapmamız lazım çünkü bu insanlık suçu biz öyle bakıyoruz. Zaten albümdeki sözlerde genellikle toplumsal konuları ele almaya çalıştık. O insanlara ses olsun diye. Çünkü biliyoruz ki daha bilmediğimiz bir sürü olay var ve çoğu insan korkuyor ya da sonrasında ne yapacağını bilmiyor. Biz kendi çapımızda bir motivasyon noktası oluşturmak istedik. İnsanlar başlarına gelen olayları söylesin, yalnız olmadığını bilsin ve sonrasında da bir şey üretip yaşamlarını güzelleştirsinler istedik. Şiddet, ırkçılık, mülkiyetçilik bu konuları çözmemiz gerekiyor insanlar olarak… Bir arada özgürce yaşam hakkımızı sonuna kadar korumamız lazım.

Süleyman:

Sözlerin çok çarpıcı, dilerim çalışmalarınız bir değişimin ilk adımları olur. Klibi izlerken duvar yazılarında, insanların yüzlerinde ifadelerinde “hisset evreni” mesajınızı aldım eyvallah dedim. Çekimini de, düşününce bu süreçte ilginç olaylar yaşanmıştır mutlaka.

Gökçer:

İyiler var kötüler var. En kötüsü dediğim gibi annemi kaybetmekti. Benim için büyük bir yıkım oldu. Kaldı ki annemle ilişkilerim çok sıkı fıkı idi. Çok zaman geçirdik beraber ama gene de bana yetmedi. Zaten albümü de anneme ve bütün annelere ithafen yaptık.

Neyse havayı dağıtalım, çay içtik bu süreçte. Gerçekten o kadar çok çay içtik anlatamam. Bütün albümdeki o deneysel müzikleri Seylan çayına borçluyuz. Bizde DMT etkisi yaptı çay. (Yazarın notu: Beyindeki epifiz bezimizin ölümde ve olağanüstü deneyimlerde, şamanlarda vb salgıladığına inanılan hakkında çok bilimsel araştırma yapılan efsanevi hormon) Buradan bütün müzisyenlere tavsiyem çay için.

Bunun dışında en komik anlar videolarla ilgili. Aslında bugüne kadar 3 tane daha video çektik sonra kullanamadık. İlki bir dans koreografisi olan bir şarkıydı. Neyse, gece klibi çekiyoruz arkadaşımız dans ediyor falan. Para yok, pul yok, imkanlar kısıtlı, sokakta çekiyoruz. Dansçı yerde bir hareket yaparken araba geçiyordu. Şey dedi şoför “Zombi film mi çekiyorsunuz” yani kırk yıl düşünsem o aklıma gelmezdi bayağı güldük.

Sonra gene bir klip denememizde Eminönü’nde bir sokaktan görüntü almaya çalışıyoruz. Biri geldi, şey diyor “Çekme kardeşim, burada kaçak ayakkabı satıyoruz biz…” falan. Kısacası eğlenceli anlarımız da bayağı oldu.

Süleyman

Hahaha gerçekten komik. Aynı yerde beni de korsan CD satıcılar dövecekti. 20 kişi sardı. Önceki gün gazeteci gelmiş sonra polis basmış almış gitmiş malları. Beni gazeteci sandılar. Zor çıktım ellerinden öğretmen kimliği falan gösterip. Güzel anılar olmuş. Zombili bir Thriller klibi de dursun bir kenarda. Bugün seninle röportaj yapıyoruz sana sorayım madem Türk Müzisyenlerinden kimleri dinliyorsunuz?

Gökçer:
En çok Fikret Kızılok ve Aşık Veysel zamansız değerler bize göre. Herhalde ortak payda da beğendiğimiz isimlerin başında geliyor. Bunun dışında sirto, nikriz, longa, kanto dönemi bütün eserlere, genel anlamda da Türk tasavvuf musikisi ve klasik Türk müziğine de ilgimiz ve saygımız büyük. Sonra Anadolu Rock zamanları Barış Manço, Cem Karaca olsun efsane albümler yapılmış. 90’larda bir Türkçe Rock dalgasında da iyi şeyler yapıldı. Bana göre başta Işığın Yansıması ve Nekropsi gelir. Tabi Kibariye var Ciguli var, Yıldız Tilbe var.

Mesela bana göre bu isimler çok gerçek, üstlerine oturmayan bir şey yok. Tıpkı Tarkan ve Ajda Pekkan gibi bütün övgüleri hak ediyorlar. Müzikal bilgi olarak Bülent Ersoy var. İyi ki Youtube’a Popstar Alaturka videolarını yüklediler. O zaman izlemiyordum, sonradan anladım korkunç bilgisi var müzikal olarak. Orhan Atasoy, Okay Temiz, Kerim Çaplı’yı da es geçmeyeyim büyük değerler.

Süleyman:

Evet şimdi bir yol açıldı önünüzde. Peki, bundan sonra neler olacak ?

Gökçer:
Şimdi sırada Venum var… Aybüke Solak şarkısı!  Sözleri de müziği de ona ait. Ben düzenledim, Alper söyledi. Şarkı şu an Spotify’da Apple Music’de var platformların hepsinde daha doğrusu. Ona bir klip çekeceğiz. Kasım’ın başlarında yayınlarız. Ardından da 3. şarkı çıkacak. Sonra albümdeki geri kalan şarkıları da yayınlayacağız. Deneyimlerimizi paylaşmaya devam edeceğiz. Kalıcı olmak amacındayız. Bir şeyler bırakmak istiyoruz dünyaya ve bir şeylere önayak olmak istiyoruz. Bizim gibi toplumun içinden gelen, imkanları kısıtlı insanlara faydamız olsun istiyoruz. Ortada değerlendirilebilecek bir yetenek varsa, ne olursa olsun ortaya çıkarılsın istiyoruz. İnsanlar hayallerinin peşinden koşsun istiyoruz kısacası.

Süleyman:

Bu röportaj için zaman ayırdığınız için çok teşekkür ederim. Yolunuz açık olsun ve lütfen çıkış yaptıktan sonra birlikte devam edin 🙂 Birlikte güzel işler çıkarmışsınız. Bizler de severek dinlemeye devam edelim.

Youtube Kanalı
https://www.youtube.com/channel/UCNMU-sAjyyLc0Gx5hHlftYw

Spotify
https://open.spotify.com/artist/6fJDf7hjwCkgY5EsHz5LVa

Apple Music
https://music.apple.com/tr/album/evreni/1535710927

Existeins Instagram
https://www.instagram.com/existeins/

 

Existeins Hakkında Haberler:

https://www.haberturk.com/yola-evreni-ile-ciktilar-2836703
https://turkhabernet.com/siddet-gormus-kadinlara-adanmis-bir-sarki-evreni/
https://www.gazeteduvar.com.tr/siddet-gormus-kadinlara-adanmis-bir-sarki-evreni-haber-1501970
https://www.sondakika.com/haber/haber-existeins-ilk-teklisi-evreni-ile-muzik-yolculuguna-13670191/
http://www.snobmagazin.com/-existeins-ilk-teklisi-evreni-ile-muzik-yolculuguna-basladi
https://www.haberler.com/existeins-ilk-teklisi-evreni-ile-muzik-yolculuguna-13670191-haberi/
https://ulusal24.com/2020/10/15/yola-evreni-ile-ciktilar-kultur-sanat-haberleri/
https://habertakvimi.com/haber/5607574/existeins-ilk-teklisi-evreni-ile-muzik-yolculuguna-basladi
https://atasehir.org/existeins-ilk-teklisi-evreni-ile-muzik-yolculuguna-basladi/
https://magazinhayati.com/existeins-ilk-teklisi-evreni-ile-muzik-yolculuguna-basladi-29692-haberi
https://www.haberler81.com/siddet-gormus-kadinlara-adanmis-bir-sarki-evreni/

Existeins’in ilk teklisi: “Evreni”

 

Ekşi Sözlük

https://eksisozluk.com/existeins–6686368

 

Dostunuza önereceğiniz bir yazıysa lütfen paylaşın:
 

Süleyman Sönmez'den yeni roman.

İstanbul'un geleceğinde müthiş bir polisiye maceraya katılmaya hazır mısınız?

Starbul
https://www.kitapyurdu.com/kitap/starbul/546488.html


Beyinlere implant çip yerleştirildiğinde yaşam nasıl olacak? İnsanlara kendi iç sesleri kadar yakın olan “Fısıltı” adlı yapay zekâ neler yapabilmemizi sağlayacak?
Yaşanan her şeyin deneyim olarak yüklendiği yeni sosyal medya “Humanetey”, nasıl bağlar kurmamızı sağlayacak?

Zeynep, yüzyılın sonundaki dünyada, bugünkünden çok farklı bir İstanbul’da yaşayan genç bir annedir. Beklenmedik bir kazayla hayatı paramparça olur. Suçluları aramak için çıktığı yolda, karşılaştığı sıra dışı insanları ve olayları çözdükçe büyük bir bulmacanın içinde olduğunu fark eder.

* İstanbul’un son taksi şoförü
* Dünyayı Yöneten Yapay Zeka
* “İstanbul Yüz Bin Drone Savaşı” kahramanı Yüzbaşı
* Ölümün ötesini gören ressam
* Mesih’i arayan hacker
* Sosyal medya fenomeni ünlü bir dalgıç
* Robotların camisinden bir imam
* Yükseltilmiş İnsanlar
* Son İnsan Başkan
* Geleceği şekillendiren bilim insanı ve
* Binbir yüzlü katil...

İstanbul’un dev gökdelenlerinde, su ve yer altı kentlerinde, Serbest Bölge’de yol alın. Tümünün yaşamlarını bağlayan yüzyıllık olay örgüsünde, nefes kesen, dozu adım adım yükselen STARBUL macerasına katılın.

Starbul Kitabın Resmi Sitesi:
www.starbul.com



Detaylı bilgi:
https://www.gunesintamicinde.com/starbul-yildiz-zeka-romanim-basildi/

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir