z_ARŞİV YAZILAR

Disketi Gömmek ve Yeni bir Memory Gerek

Makaleyi dinlemek ister misiniz?

 

Evet yıl 1990 üniversitede bilgisayar derslerine başladık. Sonunda laf pek yeni çıkan PC’lere geldi. Memlekete yeni gelen bu cihazlar pek anlamlı değildi gelecekleri yoktu!!! IBM dev sistemleri vardı. Sanal hafızalar, her bir bilgisayar terminaldi, hiçbirinde ne harddisk vardı ne başka bir şey. Ana makinede size ayrılan minik harddisk alanına sığmaya çalışırdınız.

Zamanla PCler ülkeye girdi. Onlar üzerinde ilk programlama yapanlardan, ilk açıklarını bulmaya çalışanlardan biriyim sevinerek söyleyeyim. PC ler 8086, 8088 isimleriyle anılırken Pentium’ların devri gelmemişken disket sürücü vardı. Ama disketlerin ebatı 4 kat büyük ve kağıt inceliğindeydi, bir mandalla kapatılırdı kapak görseniz gülersiniz diyeceğim bir teknoloji ama o yıllarda kimse gülmezdi. İşi bilenler o kadar azdı ki müthiş saygı duyulurdu, bu gün bir doktora duyulan saygı gibi. Bu büyük disketler ebatlarından dolayı 5 çeyrek derdik.

buyukdisket1 Zamanla PCler ülkeye girdi. Onlar üzerinde ilk programlama yapanlardan, ilk açıklarını bulmaya çalışanlardan biriyim sevinerek söyleyeyim. PC ler 8086, 8088 isimleriyle anılırken Pentium'ların devri gelmemişken disket sürücü vardı. Ama disketlerin ebatı 4 kat büyük ve kağıt inceliğindeydi, bir mandalla kapatılırdı kapak görseniz gülersiniz diyeceğim bir teknoloji ama o yıllarda kimse gülmezdi. İşi bilenler o kadar azdı ki müthiş saygı duyulurdu, bu gün bir doktora duyulan saygı gibi. Bu büyük disketler ebatlarından dolayı 5 çeyrek derdik. Zamanla PCler ülkeye girdi. Onlar üzerinde ilk programlama yapanlardan, ilk açıklarını bulmaya çalışanlardan biriyim sevinerek söyleyeyim. PC ler 8086, 8088 isimleriyle anılırken Pentium'ların devri gelmemişken disket sürücü vardı. Ama disketlerin ebatı 4 kat büyük ve kağıt inceliğindeydi, bir mandalla kapatılırdı kapak görseniz gülersiniz diyeceğim bir teknoloji ama o yıllarda kimse gülmezdi. İşi bilenler o kadar azdı ki müthiş saygı duyulurdu, bu gün bir doktora duyulan saygı gibi. Bu büyük disketler ebatlarından dolayı 5 çeyrek derdik.
Sonra disketlerin 720 Kb olanları çıktı. Müthiş kolaylıktı. Bir kere cebe sığıyordu. Üstelik kapasite olarakta iyiydi. Böylece kırılan dökülen dev disketler tarih oldu. Sonra yeni bir disket çıktı High Density deniyordu. Yani yüksek kapasite. 1.44 Mb Neler sığmaz ki? Prens oyunu, yada GW Basic Derleyicisi vb.

disket2 Zamanla PCler ülkeye girdi. Onlar üzerinde ilk programlama yapanlardan, ilk açıklarını bulmaya çalışanlardan biriyim sevinerek söyleyeyim. PC ler 8086, 8088 isimleriyle anılırken Pentium'ların devri gelmemişken disket sürücü vardı. Ama disketlerin ebatı 4 kat büyük ve kağıt inceliğindeydi, bir mandalla kapatılırdı kapak görseniz gülersiniz diyeceğim bir teknoloji ama o yıllarda kimse gülmezdi. İşi bilenler o kadar azdı ki müthiş saygı duyulurdu, bu gün bir doktora duyulan saygı gibi. Bu büyük disketler ebatlarından dolayı 5 çeyrek derdik. Zamanla PCler ülkeye girdi. Onlar üzerinde ilk programlama yapanlardan, ilk açıklarını bulmaya çalışanlardan biriyim sevinerek söyleyeyim. PC ler 8086, 8088 isimleriyle anılırken Pentium'ların devri gelmemişken disket sürücü vardı. Ama disketlerin ebatı 4 kat büyük ve kağıt inceliğindeydi, bir mandalla kapatılırdı kapak görseniz gülersiniz diyeceğim bir teknoloji ama o yıllarda kimse gülmezdi. İşi bilenler o kadar azdı ki müthiş saygı duyulurdu, bu gün bir doktora duyulan saygı gibi. Bu büyük disketler ebatlarından dolayı 5 çeyrek derdik.

İşte o yıllardan beridir disket dünyasında – bir ara Uzakdoğu’da disketin hammaddesi olan manyetik materyali üreten bir fabrikanın yanması dışında- hiçbirşey olmadı. Her zaman mıknatısla, manyetik alanla bozuldular. Güvenilmezlikleri tescilli oldu.

Bir ara zip drive lar çıktı. Diskete benzer yüksek kapasite. Firmalar tape-backup yedekleme üniteleri aldılar.
Tam o sırada CD duyuldu ve CD yazıcılar ilaç gibi geldi. Böylece CD yazıcıların yaygınlaşması zaman aldı. Daha halen CD yazıcı yerine basit bir CD okuyucu takılmasına hayretle bakıyorum. Aradaki fiyat o kadar az ki.

Böylece tek seferlik yazılan CD’ler çıktı. Kimileri kaliteliydi. Gümüş CD, Altın CD, teflon kaplama CD, rengi siyah CD, kenarları şekilli CD, üstü desenli CD, mini CD, kartvizit CD…..
Binbir çeşit CD. Böylece sınıra dayandık. Bu yüzden filmler bile 2 CD olmak zorundaydı.

DVD çıkınca herkes temkinli yaklaştı. Standardı oturmadı bir türlü, DVD-R , DVD+R, Double Layer, o okumaz, bu okumaz, medya seçer, şu marka boş DVD kullanın… Böylece DVD cephesi kör topal günümüze geldi.

Şimdi ise HDTV ve Blueray formatları savaşta. Arkalarında çok büyük firmalar var bu farklı formatların.
Ne yapacağız şimdi?
Ev sinema sistemleri ucuz değil. Televizyonların yenilenmesi gerekecek çünkü yüksek kaliteli görüntü standardı olacak HDTV (High Defination TV) yolda. Yine bize hüsran yine bize masraf var.
Zamanında VHS ve Beta video kaset formatı savaşları gibi bir savaşı yaşamaya hazır olun. Çünkü pasta çok iştah kabartıcı, korkunç büyük bir gelir var. Hiçbir firma geri adım atmıyor. Kim yaygınlaşırsa diğeri bitecek. Habire bir haber çıkıyor. Şu firma bu formatı destekledi. Bunları takip etmek durumundayız yoksa yanlış satın alma kararı vermiş olacağız.

flashdisk1 Zamanla PCler ülkeye girdi. Onlar üzerinde ilk programlama yapanlardan, ilk açıklarını bulmaya çalışanlardan biriyim sevinerek söyleyeyim. PC ler 8086, 8088 isimleriyle anılırken Pentium'ların devri gelmemişken disket sürücü vardı. Ama disketlerin ebatı 4 kat büyük ve kağıt inceliğindeydi, bir mandalla kapatılırdı kapak görseniz gülersiniz diyeceğim bir teknoloji ama o yıllarda kimse gülmezdi. İşi bilenler o kadar azdı ki müthiş saygı duyulurdu, bu gün bir doktora duyulan saygı gibi. Bu büyük disketler ebatlarından dolayı 5 çeyrek derdik. Zamanla PCler ülkeye girdi. Onlar üzerinde ilk programlama yapanlardan, ilk açıklarını bulmaya çalışanlardan biriyim sevinerek söyleyeyim. PC ler 8086, 8088 isimleriyle anılırken Pentium'ların devri gelmemişken disket sürücü vardı. Ama disketlerin ebatı 4 kat büyük ve kağıt inceliğindeydi, bir mandalla kapatılırdı kapak görseniz gülersiniz diyeceğim bir teknoloji ama o yıllarda kimse gülmezdi. İşi bilenler o kadar azdı ki müthiş saygı duyulurdu, bu gün bir doktora duyulan saygı gibi. Bu büyük disketler ebatlarından dolayı 5 çeyrek derdik.Olayın bir de taşınabilir USB Flash Memory kısmı var. Diskete muadil olarak çıkmasına karşın muadili değil. Kısa süre sonra disket sürücüler bilgisayarlardan kaldırılacak. Çünkü diskete artık hiçbir dosya sığmıyor. Ama yerine gelen Flash memory disket değil. Diskete çektiğiniz bir bilgiyi arkadaşınıza verirdiniz giderdi, disket ucuzdu ve bir sarf malzemesiydi. Kullanılan bir şeydi yani.
Yerine CD geldi diyorsanız CD’de değil. Çünkü disketteki dosyayı açan kişi hemen üstüne düzeltim yapıp yine aynı diskete yazabilirdi. Tek sefer yazılabilir CD’lerde bu olmaz. Tekrar yazılabilir CD veririm diyorsanız. O da değil. Çünkü disket çok ucuzdu, tekrar yazılabilir CD ler halen çok ucuz değil ve CD yazıcı her bilgisayarda yok.

Gelelim benim bugün bulduğum fikre, geçen gün bir firmadan ilginç bir kampanya duyurusu geldi. 64 Mb flash memoryleri 7$+KDV’ye satıyorlar. Şimdi düşününce yaklaşık 10YTL’ye bir flash memory. Yani 50 civarında disket eder kapasite olarak. Bir CD’ninse %10 luk kapasitesidir bu.

Eğer 64Mb’lar 2 YTL, 32 Mb’lar 1 YTL’ye satılırsa, bir anda satış patlaması yaşanır. İşte sarf malzemesi olur. Üstelik sürekli kullanılan bir hediye.

Tahmin ediyorum ki şöyle düşünenler olacak; zaten artık herkes 128Mb – 256Mb – 512Mb – 1Gb gibi kapasiteye sahip memory ile geziyor. Lazım olan bir şeyi kendi USB Flash Memory’lerine alıyorlar buna gerek yok.

Ancak bu şu an bilgisayara yeni girmekte olan milyonlarca kişilik potansiyel müşteriye milyonlarca flash memory satma imkanı verebilecek bir proje. Biri çıkıp bunu değerlendirmeli. Çok para kazanırsa bana da komisyon göndermeli :))))

 

Ali’nin Yorumu : Hiç unutmam, iki disket sürücünüz olması ne müthiş bir şeydi, birisinden diğerine kopyalama yapabiliyorsunuz ya doğrudan, karizması vardı 🙂  (http://www.acemiblogcu.com)

Youtube Kanalım

https://www.youtube.com/suleymansonmez1?sub_confirmation=1

Podcast Kanalım

Hangi platformu kullanıyorsanız, birini seçip takip edebilirsiniz, aynı içeriğe erişeceksiniz.

Süleyman Sönmez'in Sessizliği

LinkedIn Ekleyin:

https://www.linkedin.com/in/suleymansonmez

Instagram Takip Edin:

https://www.instagram.com/suleymansonmez/

Facebook Takip Edin:

https://www.facebook.com/suleymansonmezofficial

Twitter Takip Edin:

https://twitter.com/ssonmez

Yazdığım E-Kitaplar - Satın Alın

https://play.google.com/store/books/author?id=S%C3%BCleyman+S%C3%B6nmez

Patreon ile destekleyin

https://www.patreon.com/suleymansonmez

Etiketler

Süleyman Sönmez

Adım Süleyman Sönmez. Yıldız Teknik Üniv. Bilgisayar Programcılığı ve İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi olmak üzere iki üniversiteden mezun oldum. Sonrasında başladığım Uluslararası İşletme masterını terk edip hayata atıldım. Proje yöneticiliği, bilgisayar programcılığı, sistem analistliği, pazarlama / satış sonrası müşteri ilişkileri yöneticiliği, LEGO takım koçluğu, Web tasarımcılık, fotoğrafçılık, ISO9001:2000 kalite sistemleri sistem kuruculuğu ve iç denetimcilik, Teknoloji Okuryazarlığı müfredat yazarlığı, Bilgi İşlem Bölüm Başkanlığı, öğretmenlik, video düzenleme, Eğitim Teknolojileri Uzmanlığı gibi birbirinden farklı pek çok meslekte çalıştım. Bu kadar farklı iş neden? Dünyayı Da Vinci gibi yaşamak gerektiğine inanıyorum. Youtube kanalıma abone olarak takip ediniz. Youtube Web sitelerim: www.suleymansonmez.com , Büyükler Giremez Bana ulaşmak için lütfen ssonmez@gmail.com adresine eposta gönderin. Aşağıdaki simgelerden sosyal medya üzerinden takip edebilirsiniz. Twitter Instagram Linkedin Facebook

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı