“Eğer gezegeninizi seviyorsanız
Eğer çocuklarınızı seviyorsanız
Bu filmi izlemelisiniz”
sözleriyle başlıyor fragman.
Evet sonunda biri iyice el attı olaya. Dünya ısınıyor. Sonumuzu getiriyoruz Küresel Isınma (Global Warming) diye diye çevreciler, Greenpeace ve sizin bizim gibi duyarlı insanlar parçalanırcasına konuşuyordu.
Yukarıdaki resim göründüğünün iki katı boyuttadır. Üzerinde shift tuşuna basarak tıklayıp, açılan sayfada üzerinde sağ tıklayıp ”Duvar Kağıdı” yapabilir. Bir arkadaşınıza göndermek için “Hedefi farklı kaydet” seçebilirsiniz.)
Orjinal site : http://www.climatecrisis.net/
Türkçe site : http://www.iklimkrizi.net/
Gel gelelim dünyada ortak hareket gerekiyor. İçimizden bazıları havaya gaz salarken - kelimenin gerçek anlamıyla- diğerlerinin bu gazları kısıtlaması, uluslararası piyasalardaki rekabet güçlerinin azalmasına, çevreye zarar vermesin diye filtreleme vb. gibi sistemler kurmalarına daha yüksek maliyetlerle üretmelerine yol açıyor.
Dünyanın en büyük gaz salıcı (kusuruma bakmayın ama öyle) ülkeleri ise Çin ve ABD başta olmak üzere Kyoto anlaşmasına imza atmayanlar. Buraya kadar okumuş duymuş olabilirsiniz. Ancak gelelim yeni haberlere. Kyoto Protokolü 2012 ‘ye kadar geçerli. Şimdi Amerika’da güçlü bir muhalif politika çevre tabanıyla oy toplamak istiyor. http://www.ntvmsnbc.com/news/391293.asp
Bu AL GORE adındaki politikacıyı tanırsınız. Hani en başta başkan olmuştu da Amerika’da dönen dolaplarla bin falan kişiyle Bush’a yenildi ve o seçilmeyince, dünya tarihinin en sevilen yönetimi (siz anladınız onu) en isabetli hareketlerle barış dolu ve mükemmel bir demokrasi getirdi ya.
İşte o seçimlerde kaybettiğine içtenlikle ağladığımız Al Gore. (Burası dalga değil parmaklarımı ısırmıştım sinirden sanırım içime doğmuştu olacaklar.) İşte şimdi o Al Gore, Hollywood destekli müthiş bir atak başlattı. Geçen Temmuz ayından beri yapılan çalışmalar tamamlandı ve artık çektikleri film vizyonda.
Film sert ve ciddi şekilde global ısınmanın etkilerinin Katrina gibi inanılmaz felaketlerin sebebi ve yenilerinin anası olduğunu anlatıyor. Sadece fragmanı bile tüyler ürpertici. Özellikle afişleri bile “Görebileceğiniz en korkunç film” diyor. Yönetmen : Davis Guggenheim
“Ancak en çok şaşırtan şu: tüm dünya “Global Isınma gerçektir” derken Amerikalılar yok biliyormuş. Bilimadamları bile siyasi baskılarla yalan yanlış raporlar vermiş. ‘Abartılıyor canım ne buzların erimesi, ne dağlarda yok olan karlar, ne hortumlar, ne garip sıcaklıklar bunlar tesadüf ‘diyorlar ve halk da buna inanıyor. Bunu nereden anlıyorum. Filmin her iki dakikasından biri “Global Isınma var” diyor. Bu çok korkunç bir şey, demek ki dünyanın en demokratik ülkesi kabul edilen Amerika’da halkın en basit bilimsel konulardan haberi bile yok ki bırakın Irak’ta şurda olan biteni bilsinler.”
Evet bu kadar muhalefeti boşver diyorsanız yine de bilimsel bir gerçeği muhteşem görüntülerle anlatan bu DVD’yi alın, aldırın, destek olun diyorum. Kısa sürede Türkiye’de satış başlayacaktır.
Not : Kelime oyunları çok güzel Global Warming yerine / Global Warning yazmışlar. Türkçesi Global Isınma / Global Uyarı tek harfle kelime oyunu.
Filmin sitesi : http://www.climatecrisis.net/
Türkçe Sitesi için : http://www.iklimkrizi.net/
Filmin fragmanı: http://www.climatecrisis.net/trailer/
Türkçe fragman : http://www.iklimkrizi.net/iklimkrizi…nientTruth.wmv
Fimin afişleri e-kartları ve duvarkağıtları: http://www.climatecrisis.net/downloads/
Harekete geçin:
Siz asıl ne yapabilirsiniz? Filmi izleyip hiçbirşey olmamış gibi devam mı edeceksiniz? Hayır diyorsanız
http://www.climatecrisis.net/takeaction/whatyoucando/ ( Tek sayfa değil, kaçamazsınız! En altta bir çok numara ile sayfalarda yapacaklarımız yazıyor.)
Filmin blogu çok güzel video ve notlar var: http://www.climatecrisis.net/blog/
Aşağıda NewScientist dergisi 8 July 2006 sayısında filme ayrılan sayfa var. Güzel bir cümle var “Amerika’nın bilimin önemini anlayan bir lidere ihtiyacı var.” Kimbilir belki tüm dünyanın da.
Şimdi size sorular:
- Türkiye Kyota zirvesine katıldı mı? Net bir şekilde imza attı mı?
- Ülkemizde görülen sellerin, hortumların, aşırı kar yağışlarının sizce bu konuyla ilgisi olabilir mi?
- Amerikan halkının bilinçlemesi biz Türkler için neden önemli?
- Greenpeace Türkiye şubesinin bu yıl ki hedeflerini biliyor musunuz? Yazdıkları “Okumadığınıza en çok üzüleceğiniz mektup budur” sözüyle başlıyor.
- 28 Nisan 2007 Kadıköy’de buluşmak üzere diyelim.
- http://www.kureseleylem.org
http://forum.zoque.net/sinema/23707-uygunsuz-gercek-iklim-krizi adresinde tartışıyoruz.

NOT: Bu filmden sonra Al Gore 2007 yılında Nobel Ödülünü kazandı.

















emrekocak
07 Feb 2007
@ 17:36
Küresel Isınma tehlikesi biraz da olsa insanların dikkatini çekmeye başladı galiba. Ama yeterli değil bence.
merve
01 Mar 2007
@ 11:52
Bence çok güzel. Ama küresel ısınmayı önlemek için bızler yani Türkiye olarak bir şeyler yapmak zorundayız. UĞUR ERKEY İLKÖĞRETİM OKULU olarak bunu önlemek için elimizden gelenı yapıyoruz. Sizlerin de yardımlarınızı bekliyoruz.. Haydi TÜRKİYE ayağa kalkma zamanı!!
Münir
02 Mar 2007
@ 16:36
Kyoto protokolunu okuyan bilen var mı?
Gaz salınımını azaltmayı hedeliyor ama bunu yaparken gelişmemiş veya gelişmekte olan ülkelerde yaşayan insanların ekonomik sorunlarını azaltarak mı yapacak yoksa aynı zamanda bu ülkelerde yaşayan insanların daha da fakir olmalarını, zenginlerin daha da zengin olmalarını mı sağlayacak?
Duyan, okuyan, bilen var mı?
Küresel ısınma feryat figan gündeme getirilirken fakir ülkelerde yaşayan insanların daha da fakirleşmesine yol açacak bir durumun içine gireceği gerçeği göz ardı edilmiyor mu?
Peki bu gerçeğe ne ad vereceğiz?
“uyutan gerçek” nasıl?
salınan gazların yüzde 80′i gelişmiş ülkeler tarafından yaratılıyor, saldıkları gazları yüzde beş azaltmaları (ki protokol de bunu istiyor) gelişmemiş ülkelerin saldığından çok daha fazla fayda sağlayacak.
O zaman neden, hemen, şimdi, bu ülkeler azaltma yoluna gitmiyorsa biz neden ekonomimize bir yük daha getirelim?
seyda
27 Mar 2007
@ 18:34
Filmi izlemeye fırsatım olmadı. Açıkcası gittiğim sinema salonunda da görmedim. Görseydim kaçırmadan giderdim. Okulda konumuz gereği bu filme gitmek istiyoruz. Ama film 2 şubatta vizyondaymış şu an olmadığı için gidemiyoruz ve sizden tekrar bu filmi vizyona koymanızı rica ediyorum teşekkürler.
Süleyman Sönmez
28 Mar 2007
@ 23:18
@seyda bence DVD’sini temin edin sanırım artık satılmaya başladı. Mümkün olduğunca da izletin.
@Münir Bey size nasıl katılayım? İstanbul’dan Dilovası’na giderken uzaktan dumanlar görülür. Al Gore desin demesin, Amerika desin demesin o dumanı görünce ciğerlerim büzüşür ürperirim. Camları kapar, sessizce o dumanda yaşayan ev sahiplerine bakarım. Onlar için dua ederim. Bir çoğunun ciddi hastalıkları olduğunu bilirim.
Allah Aşkına ne ilgisi var kandırılmakla? Doğa elden gidiyor dostum bırakın kar etmeyi, ölüyoruz diyorum, Amerika kendisini kurtarmanın bir yolunu belki bulmuştur söylemiyordur. Ama hani bizim kurtuluş planımız dostum?
Süleyman Sönmez
15 Oct 2007
@ 11:34
Al Gore Nobel Barış ödülünü aldı ve çabalarını takdir ediyorum. Çok güzel bir seçim yapmış Nobel jürisi.
Sera
07 Dec 2007
@ 15:36
Bu filmi mutlaka izleyeceğim. Al Gore bence çok haklı. Herkes baştan beri Al Gore’a inansaydı.
Umarım yorumumu beğenirsiniz.
melikşah özen
24 Mar 2008
@ 09:04
Belki duymuşsunuzdur; Bir kızıldereli atasözü vardı. Şöyle diyor;
EN SON AĞAÇ KESİLDİĞİNDE…
EN SON BALIK TUTULDUĞUNDA….
EN SON NEHİR KURUDUĞUNDA…
PARANIN YENMEYEN BİRŞEY OLDUĞUNU ANLAYACAKSIN…
sanırım bu herşeyi anlatıyor.. Bence ilk önce hırslarımızı yok etmeliyiz ve aynı anlayışla doğanın bi parçası olduğumuzu hatırlayıp, lükslerimizden silkinmeliyiz. Hatta çok daha fazla geç olmadan bütün şarterleri kapatıp; çoluk çocuk genç ihtiyar deliler gibi ağaç dikmeliyiz.. Belki böylece doğadan bir şans daha dilenebiliriz.
Pingback
Dünya Günü | Earth Day » GÜNEŞİN TAM İÇİNDE - Sarışın Site
22 Apr 2008
@ 22:39
[...] yıllarda ise “Küresel İklim Değişikliği” karbondioksit birikimi ve özellikle temiz / yenilenebilir enerji kaynakları, güneş enerjisi, [...]
sempatikbiri
02 May 2008
@ 20:10
Dünya herkesin aynı anda yaşayabileceği kadar güvenli bir yer olmayacak… Anlayanlar anladı
Pingback
Etkili İletişim ve Sunum Teknikleri » GÜNEŞİN TAM İÇİNDE - Sarışın Site
30 Jul 2008
@ 15:26
[...] Al GORE’u “İklim Krizi” filminde izlerken ve dünyamızın çevre sorunlarını anlattığı ve çok çalıştığı için daha sonra 2007 Nobel Barış ödülü alacak o adamı izlerken, kendi kendime bir Amerikalı gibi “Kahretsin, adam işi çok iyi biliyor” demiştim. Gerçekten de, hazırlanan grafiklerin kalitesi, bilimsel veriler ve bunları sunarken duygulara hitap etmek için ailesinden bahsetmesi, akla hitap etmek için sahneye bir forklift getirip grafikle beraber yükseltmesi inanılmaz sunum teknikleriydi. Yüzlerce kez yaptığı sunumu Dünya Anamızın can çekiştiğini anlatıyordu. İzleyince bu beceriyle Başkanlık seçimini nasıl kaybettiğine inanamadık, politik bir oyun olduğunu düşündük. Gerçekten de eskilerin dediği gibi anlatmak var, anlatmak var. [...]