Gerçeğin İz Düşümünde Yollar ve Yollar

Bu yazıyı önemsiz diyerek geçmenizden korkuyorum. O yüzden her zamankinden itinalı seçiyorum kelimeleri. Yazı gerçeklik duygusu ve doğrunun ne olduğu hakkında.

    
Kimisi doğruyu bildiğinden emin, kimisi ise her kapıyı çalıyor. Kimisi daha soruyu dahi sormamış. Günler geçiyor ve zaman kısalıyor. Her birimizin belli bir zamanı var. Bu zaman sonunda sermayemiz bitiyor ve gidiyoruz.
 
Gerçeklik duygusunu gözlerinizin önüne getirmek istiyorum. Eğilmeyen, bükülmeyen, değişmeyen, medyatik ve toplumsal beklentilerimize göre değişmeyen sade ve en güçlü gerçeklik.
Okumaya devam et “Gerçeğin İz Düşümünde Yollar ve Yollar”

Google Siciliyle Krimonolojik Geçmiş Analizi

Nasıl başlayalım? Peki kronolojik geçelim. Eskiden bir işe başlarken gider savcılıktan adli sicil götürürdük.

Kimi işverenler, belli suçları kabul etmez, kimileri ise özellikle arardı. Neden arardı? İş kanunu gereği belli adette engelli ve sabıkalı çalışana sahip olmalıydı. Onlarda işte kız kaçırmış hafif suç işlemiş birilerini isterlerdi. Sanırım halen böyle yürüyor işler.

Sonraları iş dünyası büyük işler için adamın ticari sicili nasıl öğrenmek istedi. Öyle ya, ödenmemiş çeki, kredi kartı, şusu, busu var mı? Bankaların kara listesinde mi?

Zaman geçtikçe tuhaf bir krimonolojik deliller yığını oluşmaya başladı. İlk kez ne zaman farkettik? Hürriyet gazetesi bir vatandaşı işlediği suçla web sitesinde yayınladı. Adam hapse girdi, çıktı. Ancak Google’da adını yazan herhangi biri anında haberi ilk sayfadaki sonuçlar arasında okuyordu. Adam asla hayata yeniden başlayamıyordu. Böylece Hürriyet’ten bu haberin kaldırılmasını talep etti. Hürriyet bunu bir süre inceledi. Ancak haber haberdi, geçmiş silinemezdi. Bir haberi silmek geçmişi değiştirmek manasına geliyordu. Sonuç olarak haber web’de kaldı. Okumaya devam et “Google Siciliyle Krimonolojik Geçmiş Analizi”

Hakkımda Bilmediğiniz 5 Şey

İşte korktuğum başıma geldi (!) 🙂 İlk önce Ferruh dostumda görmüştüm. Duygulu samimi anlatımı beni etkilemişti. Yorum da yazmıştım. Sonra bir baktım ki Mehmet Doğan da yazmış. Böylece zinciri takip edince, olağanüstü bir eğlencenin yayıldığını gördüm. Herkes kendisiyle ilgili 5 ilginç şey söylüyor ve izlediği sevdiği kişilere topu atıyor. Yıllarca okuduğum insanların bu güzel 5lemeyle yazdıkları çarpıcı işte sıra bende.


Okumaya devam et “Hakkımda Bilmediğiniz 5 Şey”

Ankara – İstanbul Hızlı Feribotu :)

Evet yılın süper projesi hep aklımdaydı ama Fatih dostum güzel dile getirdi. İstanbul’dan açılan kanalla taa Ankara’ya dek Süveyş Kanalı gibi gidilir. Marmara Denizi İç Anadolu’ya akıtılır. Böylece hem çok güzel bir yol, hem de İstanbul – Ankara ulaşımına süper çözüm gelir.

Patenti bize ait sanırım 🙂
Not: Yazıya ek yapıyorum. Bu videoyu şimdi gördüm. Sanırım Şahan Hayri Gülle daha iyisini düşünmüş. 🙂

http://www.youtube.com/watch?v=_N0RUD-tEZY
 

Not 2: Yıllar sonra, bu yazıyı yazdığım 2007’den yıllar sonra, 2011’de İstanbul’da “Çılgın Proje” açıklanır. Ne diyeyim aklımıza geliyor da yetkimiz yok 🙂

İlk Cümle Önemlidir.

“Bismillah” derlerdi başlarken büyüklerimiz. Bugün, yazar Doğan Hızlan’ı dinleme keyfine eriştim. Okulumuzdaki kitap fuarında yaptığı sohbette, büyük yazarların ilk cümleye verdiği önem üzerinde durdu. Öyle bir cümle yazmalı ki okuyucu gitmesin. Bambaşka bir aleme geçsin.

Öyle ya, yazar J.R.R. Tolkien’in Yüzüklerin Efendisi üçlemesinin girişinde, çevirmen Çiğdem Erkal İpek şöyle başlamamış mıydı?

“One book to charm them all and
in gladdness bind them”
( Bunu açıklamayacağım, ama siz büyü yaptığımı tahmin etmişsinizdir.)

Neden ilk cümle önemliydi? İlk sebep, evrenin varolduğu ana kadar giden sebep-sonuç, etki tepki sürecini takip etmek anlamını da taşıyor. Böylece insanların başladığı her işte, başlangıç ardışık domino taşları gibi tüm işin devamını getiriyor.

Bugün wordpress temelli yeni blog siteme geçiyorum. MSN Space alanım hergün 1000 – 2000 ziyaretçi alıyordu. En son 220.000 ziyaret gerçekleşmişti. Bu bir blog sitesi için oldukça anlamlı bir web istatistiği. Binlerce insan yazdığım “MSN Space’de bir blog sitesi nasıl açılır ?” yazısı ile sitelerini açtı. Yüzlercesi yorum yazdı. Yine binlercesi bir çok kategoride bilgi aldı. 

Ancak MSN Spaces artık sınırlarımı zorlamaya başladı. Yapmak istediğim daha teknik özellikleri yapmaması, istemediğim reklamlara yer vermesi, aşırı yavaş açılması, javascript eklenememesi vs. vs. sebeplerle artık yeni bir düzleme geçiyorum. Bu benim için bir başlangıç. İçimden bir his büyük işlerin ilk adımı olduğunu söylüyor. Bir gün dönüp bu yazıya bakacağımı da. Neden bilmem, sonunda aradığım yeri bulduğumu hissediyorum. Bir sürü web sitesi açıp, yönettikten sonra eve dönmüş gibiyim.

Süleyman SÖNMEZ  21 Aralık 2006