Türkiye’nin En İyi Kültür Sanat Blogu Seçildik

10 Mayıs 2008 tarihinde neticelenen Blog Ödülleri’nde Kültür ve Sanat alanında Türkiye birincisi olmamızı sitedeki içerik kadar sizin varlığınıza borçluyum.

Sevginize, cesaret vermenize, iş yoğunluğunuzda ara verip oy vermenize. Hatta öyle duygulandığım bir olay var ki, oylamanın bitişine 5 dk kala uçarcasına gelip, süratle kayıt olup, oy verip, gelen e-maili de onaylamayı başaran Önder sadık dostluğun nişanı gibiydi.


Blog Ödülleri 2008 Kültür Sanat Birinciliği paylaşan: ssonmez

Blog Ödülleri, Bloglama reklam şebekesi ve Microsoft’un ana sponsorluğu ve yan sponsorların desteği ile gerçekleşti. Amaç Türkiye’nin en iyi bloglarını seçmekti. Oylama halk oylaması şeklinde gerçekleşti ve on bin civarında geçerli oy kullanıldı. Şu an Türkiye’de MSN Spaces, Blogger, Blogcu, WordPress ve bağımsız sitelerle çeşitli blog servislerinde 2 milyonun üstünde blog olduğunu düşünüyoruz. Bunların aktif olanları ve içerik girişi sürenleri ise 750 bin gibi görünüyor.

Bu büyük sayı içinde 1. olmak ürpertici bir duygu. Öylesine nefes kesici ki, bu yazıyı yazarken okuyuculara sevincimi yansıtmak isteğiyle, objektif gözlemlerimi sunma arasında gidip geliyorum. Böyle bir anda soğukkanlı kalmak hiç kolay değil.

Sitemizin kuruluşundan beri 700 civarında yazı, 1 milyon 300 bin ziyaretçi, günlük 3500 – 4000 sayfa gösterimi binlerce yorum, makaleler için ayırdığım binlerce iş saati.

Eğer Güneşin Tam İçinde’ye ilk kez geliyorsanız,
“Site nasıl Kültür ve sanat dalında birinci oldu? Okuyucular neden seçti?” diye düşünebilirsiniz.

Her madde için birkaç örnek konu vererek kısaca özetlemek istiyorum.

1) Türk Dili’nin ne kadar olağanüstü olduğunu göstermek için özgün yazılar yazıyorum. “Türkçe Yaz” kampanyası ile yüzlerce site bir rüzgar gibi özenli yazmaya ve imla kurallarına dikkat etmeye başladı. Bu öyle bir zincir oldu ki yorumlarda bile artık güzel Türkçe kullanılıyor. MSN Türkçesi okurlarca terkedilmeye başlandı. Türkçe için etiket kümesi modeli tasarlandı.

2) Çalıntı içerikle mücadele için haftalarca “yazmama grevi” yapıldı. Site kapatıldı. Halkı bilinçlendirmek için çok detaylı telif hakları yazıları yazıldı. Özellikle (ç)Alıntılama Sanatında Zen bir ekol ve başvuru kaynağı kabul edilir oldu.

3) Bir çok müze, sergi, kültürel etkinliğe keyifle gidilip ayrıntılarıyla eleştirildi, övüldü, anlatıldı.

4 ) Kamuoyunun az tanıdığı harika sanatçılarla röportajlar yapıldı ya da tanıtıldı.

5) Fotoğrafçılık sanatına yeni başlayanlar için makaleler ve ustalar için Türkçe’deki ilk ve en detaylı makaleler yazıldı.

6 ) Şiirler yazıldı. Bu orijinal şiirlerin yanısıra akrostiş tarzda yazılan şiirler ziyaretçi akınına uğradı.

7 ) Sinema ve film eleştirileri yapıldı. Yine her yönüyle irdelenen konular yoğun beğeni topladı.

8 ) Az tanınan müzik grupları ve sevdiğimiz müzik eserleri tanıtıldı desteklendi.

9 ) Bilimkurgu başta olmak üzere kitap ve yazar tanıtımları yapıldı.

10 ) Çok az bilinen olaylar kadar geleneksel konular da gün ışığına çıkarıldı, anlatıldı.

11 ) Çizgi roman ve çizgi film sevgisi kitap sevgisi gibi incelendi kahramanlar tanıtıldı.

12 ) Türkçe Ansiklopedi Vikipedi’yi kültürümüzün Internette’de gelişmesi için tanıtmak, desteklemek için makaleler yazıldı. Bunun yanısıra yüzlerce bağlantı verilerek terimlerin üzerine gelindiğinde bu ansiklopediden snap adlı site yazılımıyla içerik gösterilmesi sağlandı.

13 ) Kültür ve kitap okuma alışkanlıkları için kampanyalar başlatıldı.

14 ) Teknoloji ve sanat ilişkili pek çok konu ele alındı.

Bu ödülü almamızda emeği geçen başta yarışma düzenleyicisi Eray Endeş ve Microsoft‘a, sponsorlar, Vestel, Kurumsal Haberler, Bloggrazzi, MediaCat ve Fikrimühim‘e, ev sahipliğini yapan Galatasaray Üniversitesi Bilişim Kulübü‘ne

Siz beni her yerde destekleyen canım okuyucularıma, (bu kelimeye link veremiyorum sevgimi, kalbimden gelen ışığı veriyorum)

Beni yetiştiren ana babama ve öğretmenlerime, (her daim onlar bana ne verdiyse ben oyum.)

ve kendisinden çaldığım zamanlarla bu blogu inşa etmeme destek olan ve sevgisiyle “hırsın” gözümü kör etmesini engelleyen canım eşime teşekkür ediyorum. Yalnızca destek olduğu için değil, bu hayatta binlerce çocuğa el uzatan sevgisi, ilgisi ve harika öğretmenliği için de…

BLOG KONFERANSI 2008

Gelelim Blog Konferansı’na. Geçen yıl ki 2007 Blog Konferansı’nı o kadar aşırı detaylı yazmıştım ki sanırım bu bir ekol oldu daha gecenin bu saatlerinde dostlarımın çoktan ayrıntılarıyla yazdıklarını görmeye başladım. 🙂

Ben bu sefer kelime kelime dikte etmek istemiyorum. Çünkü bir çok video çekildi. Bir çok kişi yazıyor. Bir de ben haber özeti şeklinde yazayım demek saçma bir yazma egosu olur. Bence önemli olan, her yazarın bu toplantıyı görme şekli ve insanlardan neleri, nasıl aldıkları, kısaca kazanımlar. Öyleyse kendi izlenimlerimi sunmak istiyorum sizlere.

İlk olarak Blog Konferansı 2008 Galatasaray Üniversitesi’nde Ortaköy’ün nefis sahilinde gerçekleşti. Eğer İstanbul’da yaşamıyorsanız yaz aylarında gelmeli ve harika boğaz manzarasının tadını çıkarmalısınız.

Bu toplantının sürpriz konuğu bence Mehmet Doğan‘dı. En eski blog yazarlarından hatta Altın Örümcek Ödüllü ve blog yazıları kitap olarak basılmış ilk yazarlarımızdan birisi olarak tam zirvedeyken istifa etmişti.

Hepimizi üzen şaşırtan bir kararla yazmayı bıraktığını açıkladığında ardından şöyle bir ağıt yakmıştım 🙂

Yıllarca yazılarını okumuş, web üzerinden tanışmış olmamıza rağmen, yüzyüze görüşmek bambaşkaydı. Samimi geçen görüşmemizde yanılmadığımı gerçek bir insan bulduğumu söylemeliyim.  İnsanın “dostum olsun” diyeceği karakterde gerçek bir aile babası.

Seminerin girişindeki eğlenceli anlatımında, hepimizi gerçeğe davet etti. Bilgi sürekli katlanarak artıyordu. İnsanlar bu hızlı gidiş karşısında eziliyor. Zaman bulamıyor, imkan bulamıyordu.

Ancak elimizden giden en önemli şey zaman değildi. İlgiydi. E-posta kutularımızı dolduran mesajların ve MSN konuşmalarının arasında bilgisayar bağımlısı kişiler olup çıkıyorduk.

Dramatik anlatımında nutkumun tutulduğu an okula başlayan kızının çizdiği bir resimdi. Aile resmi çizmesini isteyen öğretmenine götürdüğü resimde tüm aile birlikteyken baba figürü bilgisayarın başında ve kağıdın çok çok uzaklarında el sallıyordu. Evet seviyordu ama onunla ilgilenecek zamanı ve enerjisi yoktu.

Bir blog toplantısında tümümüzün “Bu işi bıraksak mı yol yakınken?” dediğimiz tek an sanırım o andır. Sevdiklerimi ve onlarla geçirmek yerine okuduğum yorumları, gelen yüzlerce e-posta mesajını her gün okuduğum yüzlerce bilimsel, teknolojik ve web teknolojileri makalelerini düşündüm.

Evet. Kızlarıyla gittikleri bir pikniğin fotoğrafını gördüğümde yazmayı bıraktığı için duyduğum o kırgınlık geçti gitti. Doğru kararı verdiğini anladım.

Sağlık ve aile. İkisi olmadan hayat olmazdı.

Daha sonra yine izlemekten dinlemekten çok keyif aldığım bigumigu ekibi geldi sahneye. Zamanında haklarında bir yazı yazmıştım. Aygül & Yalçın Pembecioğlu, karı koca gelmişlerdi ve bizlerle bir topluluk sitesinin nasıl yönetildiğini paylaştılar. Pek çok küçük anekdot verdiler. Cidden profesyonel ve sevimli bir çifttiler.

Başarı öyküleri bölümünde gülmekten katıldığımızı kesinlikle belirtmeliyim. Bu kadar ciddi konular, sanırım ancak bu kadar eğlenceli işlenebilirdi ki ben bunu Fikir Atölyesinden Tunç Kılınç’ın moderatör olarak varlığına bağlıyorum. Kıvrak ve doğrudan zekası, katılımcıların keyifli olmasına ve zekalarını deneyimlerini ortaya serbestçe koymalarına imkan veriyor. Arada başka blog yazarlarına attığı taşlar da(!) heyecanı yüksek tutuyor.

Nahnu.org ile tanıdığımız eski blog yazarlarından Bünyamin Ayar’ı böyle sempatik beklemiyordum. 🙂 Daha çok ciddi, kelli felli düşünmüştüm. Bu ilk yüzyüze görüşmemiz oldu. Belki siyaset içeren günlük yazıları da bu haksız önyargıya kapılmama yol açmış olabilir. 🙂 Yakın zamanda evlenmek isteyen Nahnu cidden son derece sıcak bir şekilde ve görmeden anlatması zor şekilde espriler patlattı. Videoları mutlaka bulup izleyin.

Keza Selçuk Hoca, eğitimci gözüyle bir meslekdaşım olarak öğrencilerle paylaşımlarını ve webdeki etkinliklerinin onlara katkılarını aktardı.

Burak Büyükdemir‘de kitabından girişimcelerin cesur olması gerektiğinden bahsetti ve kümese düştüğü için asla uçmayı başaramayan bir yavru kartalı anlattı. Öylesine şartlandırılacaktı ki içinde bulunduğu kümes halkı tarafından, asla uçamadan o kümeste ölecekti. Çok etkileyici bir girişimcilik öyküsüydü.

Emrah Doğan ise bir çok sitede yazarlık yapıp kendi blogunda yazdığı birbirinden ilginç konuları paylaştı. Sözlerinden en ilgimi çeken şuydu. Belli siteleri RSS le takip edip herkesle aynı yazıları yazmak yerine sitelerden sitelere gidiyor blogrollardan blogrollara giderken tanınmayan bilinmeyen harika konuları buluyor ve sitesinde tanıtıyor ki bu benim ço ksevdiğim bir surf şeklidir. Zincirler şeklinde gezmek.

Reklam ve blog etkileşimlerini sunan Zeynep Özata‘nın sunumu bizim için gerçekten ufuk açıcıydı. Özellikle firmaların blog açma işine kar amacıyla girip nasıl başarısız oldukları, doğruyu gizleyen blogların cayır cayır yanacağı güçlü uyarılardı.

Gökçen Karan‘ın video bloglar ve Türkiye’de video yayınlama üzerine Ömer Enis‘in soruları ile güzel önerileri oldu.

Burak.com’un sahibi ve en çok takip edilen teknoloji blog yazarlarından olan Burak Bayburtlu 30binin üstünde RSS abonesi olduğunu söyleyince oluşan “nutku tutulma sessizliğini” görmeliydiniz. 🙂

Genelde bir kaç yüzle, birkaç bin arasında blog abonesi olan bizler için inanılmaz rakamlar. Bunun gerçekleşmesini Feedburner Pro hizmetlerine ve Google’un igoogle hizmetlerinde RSS kaydının gelmesine bağladı ancak çok eski bir sözü hatırladım. “Hiç bir ün haksız değildir. Mutlaka bir nedeni vardır.” Yazdıkları ile büyük markaların teknolojik toplantılarına ve yurtdışına çağrıldığını önceden de bildiğimiz Burak Bey’i tebrik etmek istiyorum.

Pınar İlkiz, ise özel hayatını çoğu şeyi gizleyerek, tuttuğu günlüğünü yabancı yorumlara tamamen kapatmasındaki nedeni  özel yaşantıyı paylaşanlar dışındakilerin anlayamayacağı şeklinde açıkladı. Yani birilerinin gelip “harika yazmışsın, süper” gibi yorumlarının anlamlı olmayacağını, twitter gibi web2.0 hizmetleriyle özel yaşamını sunmaktan hoşlanmadığını belirtti ki ben de tamamen katılıyorum.

BLOG ÖDÜLLERİ

TÖRENDEN FOTOĞRAFLAR (LÜTFEN KULLANDIĞINIZDA BU SAYFAYA LİNK VERİN)

BLOG KONFERANSI VE TÖRENİNDE ÇEKTİĞİM FOTOĞRAFLAR
( LÜTFEN KULLANDIĞINIZDA BU SAYFAYA BAĞLANTI VERİN)

Fotoğraf Albümüne Doğrudan Link

Evet ödül töreni güzeldi. Heyecanlıydı. Saygılıydı, paylaşımcıydı en ufak gerilim yaşanmadan olumsuzluk yaşanmadan harika bir dostluk havasıyla başladı ve bitti.

İnsanların genelde yarışma ödül konusuna takıldıklarını okudum pek çok yorumda ve sitede bu dile getirildi. Özet olarak söylenilenler “Microsoft neden bir bilgisayar veya cep bilgisayarı hediye etmek yerine çoğu kişinin sevmediği kullanamayıp vazgeçtiği Vista hediye etti” dendi. Kimileri bu Vista sürümlerinin bir yılda bitecek “kısıtlı sürüm” olduğunu öne sürdü. Yani koparılan fırtınaya layık ödüller olmadığı dile getirildi.

Böyle ödüller üzerine konuşmak adetim değildir hiç hoşuma gitmez, şu an çok rahatsızım ama yapılan eleştirilerin bir noktadan sonra huzursuzluk ve tatsızlık yarattığını gördüğüm için buradan tekrar teşekkür ederek benim ödüllerle bir sorunum olmadığını belirtmek fikrimi açıklamak istedim.

Mesela benim için verilen kitaplar son derece güzel ödüllerdi 🙂 Marka yaratmak üzerine ve gelişen Web 2.0 mecrasında çeşitli deneyimleri içeren kitapları okumak oldukça keyif verecek.

Elbette tüm yarışma ödülleri, sizler için çeşitli makale konuları olarak dönecektir. Eğer işinize yarayacağına emin olursam. 🙂

Son olarak bu yazıyı yazdığımda anneler gününe girdik.

Yetişkin bir insan olmama karşın bu ödülü görmesi için anneme götüreceğim. Geceler boyunca başımda durduğu sevdiği yetiştirdiği, çeşitli maddi imkansızlıklar içinde okumam öğrenmem için beni ileri ittiği için  şu anki hayatımı yaşıyorum. Emeklerinin boşa gitmediğini göstermek istiyorum. Sevgisinin tüm sevenlerimde sizlerde yaşadığını anlatmak istiyorum. Sessizce dizinin dibinde oturup elini tutmak istiyorum. Bugün anneler günü ve hem ailemi, hem eşimin ailesini (aslında hepsi ailem) ziyaret edeceğim için bir süre yorumlara bakmayacağım ve cevap yazamayacağım. Döndüğümde görüşmek üzere.

Blog Ödülleri 2008 sonuçları

Kültür – Sanat kategorisi
1. gunesintamicinde.com – Süleyman Sönmez
2. jiklet.com – Burak Kaynak
3. azpismis.com – Hakkı Ceylan

Kişisel Bloglar kategorisi
1. beyn.org – Barış Ünver
2. nahnu.org – Bünyamin Ayar
3. omerenis.wordpress.com – Ömer Enis Şen

İş Dünyası Kategorisi
1. webrazzi.com – Arda Kutsal
2. ceoyavuz.wordpress.com – Yavuz Selim Şen
3. bulasicidelilik.com – Youthrep

Komünite – Topluluk kategorisi
1. wolkanca – Volkan Yılmaz
2. bigumigu.com – Aygül ve Yalçın Pembecioğlu
3. otobuste.blogspot.com – Murat Kaya

Reklam – Pazarlama kategorisi
1. fikiratolyesi.com – Tunç Kılınç
2. elmaaltshift.blogspot.com – Fırat Yıldız
3. selimtuncer.blogspot.com – A. Selim Tuncer

Teknoloji kategorisi
1. siberkultur.com – Eren Emre Kanal
2. dmry.net – Hakan Demiray
3. yakuter.com – Erhan Yakut

Hobi kategorisi
1. edasuner.com – Eda Suner
2. misssgibi.com – Zerrin Damgacı
3. geziyorum.net – Emre Tok

Spor kategorisi
1. webaslanlari.blogcu.com – Murat Şahin
2. acetoblog.com – Bülent Timurlenk
3. bahsettinabi.com – Yalçın Onur

Haber – Gündem kategorisi
1. okanyuksel.net – Okan Yüksel
2. cagatayca.com – Çağatay Aktürk
3. dusunceler.org – Tarık Suat Demren

Eğlence kategorisi
1. elifsevvalsolmaz.blogspot.com – Şevval Elif Solmaz
2. delifikir.org – Lotus Medya
3. geyikmuhendisi.com – Orçun Taşar

PAYLAŞ: