Ve BacterioPro, Van Gölü’nü Biyoyakıta Çevirdi!
YAZAR: SÜLEYMAN SÖNMEZ | Tarih: 6 Kas, 2008 | Kategori: Bilim ve Teknoloji | 1,270 kez okunduHer şey BacterioPro Corporation’ın küresel iklim değişikliğinin korkunç etkisiyle kurumuş olan Van Gölü’nü işletmeye açma talebiyle başladı.

Doğalgaz bittiğindan beri kışlar çok zor geçiyor. Başımıza gelenin sanıldığı gibi “küresel ısınma” değil “küresel iklim değişikliği” olduğunu hızla anladık. Dünyanın bazı yerleri kavrulurken bazı yerleri buz kesiyor desem yeridir.
Güneş enerjisi panelleri ise halen çok verimli değil. Üstelik pahalılar ve talebe yetişemiyorlar. Steam motorlar üzerine çalışan gruplar var.
BacterioPro eski bir gaz şirketi olan Rusya kökenli GrassaPro’nun devamı. Amerikalı genetik firmasıyla ortaklık yaptıklarından beri bakterilerin genetikleri ile oynuyorlar. Ortamdan şeker alan bakteriler çıktı olarak biyoyakıt veriyor.
Böylece BacteriPro’nun talebi meclisten süratle geçti. Başka türlü olamazdı da, zor durumdayız ve Anadolu’nun bağrında sökük bir diş gibi görünen Van Gölü’nün Google Earth görüntülerine bakmak bile içimi sızlatıyor. Öğrencilerimi bir zamanlar üstünde feribotların işlediğine inandıramıyorum.
Evet, dediğim gibi Bacteriopro bir süredir uygun bir yer arıyordu. Bir çok ülkeye biyoyakıt taşımak için devasa büyüklükte merkezi bir bakteri çiftliği kurmak istiyordu. Van Gölü düzlüğü bu iş için çok uygun. Ancak ortamın aşılanması gerekiyor.
Olan biten hepimizi çok heyecanlandırıyordu. Böylesine büyük bir olay Türkiye’nin ilk nükleer santralinin kurulduğu günkü tereddütlerimizi hatırlatıyordu bize. Elbette Konya sızıntısını hatırlamak bile istemiyorduk. Kısa süreli radyasyon sızıntısı ile 100 bin vatandaşımız tarifi mümkün olmayan radyoaktif sonuçlara uğramıştı. Ama mecburduk. Enerji yoktu.
Bakteri aşıları Van’a ulaştığında terör örgütlerinin saldırılarına karşı olağanüstü bir, çok uluslu ordu bölgeye konuşlanmıştı. Çoğunluğu nanozırhlarla güçlendirilmiş askerlerin güvenlik için yeterli olduğunu düşünüyorduk ama yanılmıştık.
Bilemiyorum böylesine büyük bir projede eski göl yüzeyi ilk bakteri kolonileri aşılandıktan sonra neden kapatılmadı? Neden biraz beklenip daha sonra üstü örtüldü. Çok ciddi bir hataydı.
Göçmen kuşların halen sağ kalan bir kaçı belki soyları tükendi sanıldığından unutulmuştu. Yüzlerce yıldır olduğu gibi yine Van Gölü sandıkları düzlüğe indiler. Ancak bu sefer ayaklarına bakteri kültürü de bulaşmıştı.
Sonuç felaket oldu. Şu anda salgın Karadeniz’de ve içilebilir su kaynaklarına doğru gidiyor. Bakterinin H2B9 türevi doğal şekilde değişti. Bundan biyoterör grupları sorumlu tutuldu. İddiaya göre NG58 virüsündeki kod kendisini biyodizel bakteriye aktarmayı başarmıştı. Artık doğal ortamda yaşayamaması için şirketin koyduğu kilitler de kırıldı.
Dünyadaki tüm sıvılar yavaş yavaş biyodizele dönüşüyor.
Acı içindeyiz. Bir çok son düşünmüştük. Ama bunu düşünen olmamıştı. Bakterilerle ölmek. Çin’in Shenzan bölgesinde H2B9′un insan kanına bulaştığına dair ilk salgın işitildi. Korkuyoruz. Eğer insana bulaşıp yayılırsa kanımız, sıvılarımız tüm insanlık biyodizele dönüşeceğiz.
Bunlara değer miydi bilmiyorum? Tek bildiğim çöle gidiyorum. Her sudan uzağa kaçıyoruz. Burada bakteri yaşayamaz diyorlar. Milyonlarca insanla birlikte kaçıyoruz. Bize “bakteri muhacirleri” diyorlar. Nefret ediyorlar bizden. Gittiği her yeri kurutan çekirge sürüleri gibiyiz. Hepimizde ciddi bir “sufobia” başladı. Suyu gördüğümüzde bile ürperiyoruz.
BacterioPro uzmanları deliler gibi bakteriye ekledikleri intihar kodunu aktive edecek kimyasallar kullanıyorlar. Ancak H2B9 tamamen dirençli görünüyor.
Tanrım affet bizi. Dinazorlar gibi petrole dönüşmemize izin verme…
Yazar: Süleyman Sönmez
Bu yazıda anlatılan olayların gerçek kişi, kuruluş ve olaylarla ilgisi yoktur. Bilimkurgu yazını olarak yazılan bu eserin tüm hakları yazara aittir. İzinsiz kopyalanamaz ve sanatsal çalışmalarda kullanılamaz.












Facebook'ta paylaşın!
FriendFeed'te bahsedin!

![Türk Bloglarına Neler Oluyor? [Mim]](http://www.gunesintamicinde.com/resim/pth/turkbloglarimini.jpg)


Notebookuma Ne Alayım? -1
HDR Fotoğraf Çekmek
Ucuz Enerji
Türkçe Türkçe Yazılır
100 Seçme ve Sıradışı Makale
Etiketlerken Türkçe Kullanın
Eğitim Teknolojileri
First LEGO Robot Yarışması
İlkyardımın Önemi
Mikrokredi | Yoksullara Kredi
Hovercraftlar
Fotoğrafçılığın Sırları
Suyu Elde Etme Yolları
Zaman Kapsülü
Etkili İletişim Teknikleri
Güneş Enerjisi
WikiŞehir İstanbul
Meteorlar
Klonlama




Magicalphoenix
Sitenizi ilk kez ziyaret ediyorum. Yazıyı okurken bir an kanım dondu, böyle bir şeyi nasıl duymadım dedim kendime. Konya’daki nükleer sızıntı bir soru işareti oldu, derken çöle kaçıyoruz noktasına gelinceye kadar hala dehşet içindeydim. Gerçek hayatta öyle şeyler oluyor ki beni kurgu ile gerçeği ayırt edemez hale getirmiş, yazının sonunda anladım.
Tanrı hepimizi böyle olasılıklardan korusun ve bizler de üzerimize düşeni yapalım.
Güzel yazılmış dehşet verici ve uyarıcı bir öykü. Elinize sağlık. Teşekkürler.
HC
Nefesim kesilerek okudum. Saygılarımı sunarım..
Turgay
Abi mahvettin beni. Allah iyiliğini versin.
Son satıra kadar ter içinde kaldım.
Emre Koçak
Hocam beni de çok korkuttunuz yahu. Ama gerçekten ibret verici ve uyarıcı bir öykü olmuş.
Ymungan
Çok korktum çok…
Zehra Arslan
Sonuna kadar felaket diye düşünerek okudum. Öylesine inandım ki en altta açıklamanızı okuduğumda bile gerçek olmadığına inanmakta güçlük çektim. Aslında bu gibi sonlara hiç de uzak değiliz değil mi? Müthiş bir hikaye yazmışsınız.
alialtugkoca
Çok güzel bir hikayeydi. Konu da çok orjinal. Bitirdikten sonra bu gerçek bir haber midir nedir diye merak ettim Google’da aradım, yokmuş öyle birşey
devamını bekleriz artık
Yalnız Van gölü değil de Tuz gölünü kullansaydın, komplo teorisi tarafına da dönebilirdi
Erkan
Bir an tırstım
Grange taş çıkartırsın. Grange’nin “Leyleklerin uçuşu” diye bir kitabı vardı orda da leylekler üzerinden anlatılan, konusu farklı bir hikaye vardı. Aklıma o geldi.
Giriş-gelişme-sonuç hoşuma gitti.
nanotürkiye
İnşaallah gerçek olmaz. Hikaye için teşekkürler.
Süleyman Sönmez
Yorum yazan tüm arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Ani bir ilhamla başladım hikaye kendisini yazdı. Ancak sizin yorumlarınızla ne kadar ürkütücü olduğunu sonradan fark ettim.
Dilerim hem çevre politikalarımız, hem dünyamız asla böyle bir hale dönüşmez.
Cabir Coşkun
Mükemmel olmuş. Helal olsun vallaha…
hera
Merhaba,
Kurgularınız, dilerim kurgu olarak kalır. Bu yazınız kurgudan çok, korku-kurgu olmuş. Bu yazıyı okuyanlar Başbakanın isteğiyle 3. çocuğu yapmaktan vazgeçebilirler. bu yazının dağıtılması gerek. Tükenen enerji kaynakları ve çoğalan nüfus ve biyolojik tehditler. Muhteşem bir kurgu, kaleminize sağlık. Ve evet okumaya ilk başlandığında amanın dedirten bir etkisi var. :))
Burak Budak
Diğer yazıdaki tavsiye…
ürkütücü, tüyler ürpertici bir o kadar da sahici …
Fulden
Çok etkileyiciydi.Elinize sağlık..