Stephen King’ten Uykusuzluk | Insomnia

Stephen King‘i genelde korku ve gerilim edebiyatının şahı olarak biliriz ve “Nobel almamış kitapları okumayan” entel çevrelerimiz, dudak kıvırarak raflardaki yerini küçümserler. Ancak King’in son 15 yılki çizgisinin ne derece sıradışı, hatta tasnif dışı olduğunu okurları biliyor. Hal böyle olunca Uykusuzluk romanının sadece klinik bir uyuyamama üzerine olmadığını da anlamışsınızdır.



Roman kalın cildi (645 sayfa) ve kapağının enteresanlığı dışında bana pek birşey ifade etmiyordu. Çıkar çıkmaz okuyayım diye bir telaşım da yoktu. Hani sessiz ve derinden bir his bazen “okumanın tam zamanı” diye sizi dürter ya, kütüphanede gördüğümde “bir deneyelim” diyerek aldım. Sanırım daha ilk bölümde konu değil ama kahraman beni sardı. Ralph Roberts yaşı oldukça ilerlemiş ihtiyarlığın en ağır gölgesi ölümün tik taklarını duymaya başlamış bir adam. Ralph bu tik takları kendisi için değil, canı gibi sevdiği ve ağır hasta olan Carolyn için işitiyor. Ölüm kapıda adım adım beklerken, her geçen gün eşinin sıkıntılarını izlemek zorunda kalıyor ve kendini yollara vurup uzun yürüyüşlere başlıyor. İhtiyarlığın elverdiği en uzun yürüyüşlerin birinde her zaman aklı başında olan Ed Deepnau’yu kelimenin tam anlamıyla çıldırmış bir halde arabasıyla bir kamyonete çarparken görüyor ve olay zinciri başlıyor.

Kitabın anlatım dilinin doğallığı kadar, karısının ölümünden sonra uykusuzluk problemi başlayan Ralph’ın adım adım deneyimledikleri, çevresindekilerin önerileri ve yaşlı insanların dünyasını çözmemiz yabana atılmayacak bir kitap çıkarıyor karşımıza. Rüyalar olmadan günlerce uyumadan gördüğü dünyayı halüsinasyon mu gerçek mi bilmeden yaşarken, biz okuyucular da olan bitenleri hep sorgulamak durumunda kalıyoruz. Evet, bu bizi zinde kılıyor 🙂

KİTABIN GEÇTİĞİ ABD MAINE EYALETİ, DERRY KENTİ

Elbette Stephen King ekolünün sarsılmaz gereği olarak başka kitaplara sağlam göndermeler var. Bunların en güçlüsü ise Kara Kule (Dark Tower) serisi. Eğer okumadıysanız kesinlikle zamanınızı ve paranızı boşa harcamayacağınız müthiş bir seri bu. Evrenin, yaşamın temelinin sorgulandığı ve onlarca zaman ve yerde geçen çok çok sıradışı bir öykü.

Diyebilirim ki “Bunu Stephen King mi yazmış?” diyeceğiniz kadar da, farklı bir anlatım dili var. İşte kitabımız, Uykusuzluk da sağlam göndermelerle bu seriye yandan bağlanıyor.

Ralph Roberts sıradan bir insandı -ta ki uykusuzluğun pençesine düşene kadar…

Artık gerçekle hayal arası bir dünyada, korkunç kabuslarla boğuşmakta, kasaba halkını tek tek birer canavara dönüştüren şeytani ve ölümcül gücü çaresizce seyretmektedir. (Kitap, arka kapak)

Bu seri okunmadan bu roman okunmaz mı? Çok rahat okunur çünkü temelde Uykusuzluk romanı kendi içinde bir bütün, ancak diğer Kara Kule serisini de okuduysanız birkaç bölümde bir suratınızdan heyecan ve “Vay canına” nidalarının geçmesi de an meselesi.

Stephen King‘in 1990-1993 aralığında yazdığı kitabı, sıcak bir dil, insani bir anlatım seven ve gözleri yeni gerçeklere açılmaya hazır olan herkese tavsiye ediyorum.

Not1: Ayrıca yine şaşılacak şekilde kitap toplumsal bir sorun olan ve üstünde çok fazla tartışılan kürtaj hakkı ve karşıtları gibi çok hassas bir konuya da cesurca girişiyor ki bütün bunları tek bir örgüde götürmek sanırım Step King’in neden kral olduğunu da anlatıyor. (Buradan anladığınız gibi kitap çocuk kitabı değil 🙂 )

Not2: Kitabın garip bir yan etkisi var. Nedendir bilinmez, okumaya başlayanlar akşamları mışıl mışıl deliksiz bir uyku uyuyor 🙂

Not3: Insomnia / Uykusuzluk romanı 1994 yılında Bram Stoker En İyi Roman Ödülü’nü de almıştır.

Not4 : Kitabın filminin çekilmek istendiği de söyleniyor ve yönetmen Rob Schmidt‘in ismi geçiyor. (Diğer King filmleri için tıklayınız)

UYKUSUZLUK | INSOMNIA
Stephen King

Remzi Kitabevi
ISBN:975-14-0502-5
Çeviren: Orhan Yılmaz

ORİJİNAL KİTABIN İLK SAYFASI

Stephen King Kimdir?

Stephen Edwin King (d. 21 Eylül 1947, Portland, Maine). ABD’li hikaye ve roman yazarı.

Genellikle gerilim ve korku türünde eserler vermiştir. Kitaplarının çoğu Türkçe’ye de çevrilmiştir. İlk romanı Göz (Carrie) 1974 yılında yayınlanmıştır. Özellikle 1982 yılında başlayıp, 2004 yılında sona erdirmiş olduğu Kara Kule (The Dark Tower) serisi ile ünlüdür. Pek çok kitabı seneryolaştırılıp beyaz perdeye aktarılmıştır.

İlk profesyonel kısa öykü satışını “The Glass Floor” adlı öyküsüyle Starling Mystery Stories’e yapmıştır (1967). Kendisini tekrar ettiği gerekçesiyle 2006 yılında yazarlığı bırakmıştır.
Kaynak: http://tr.wikipedia.org/wiki/Stephen_King

STEPHEN KING BİYOGRAFİ – 6 BÖLÜM VİDEO (İNGİLİZCE)


Kaynakça:
Stephen King Resmi Sitesinden
http://www.stephenking.com/library/novel/insomnia.html

Amazon’dan Satın Almak İçin
http://www.amazon.com/Insomnia-Stephen-King/dp/0451184963

Kitabın farklı ülkelerdeki kapakları
http://www.stephenkingshop.com/covers/Insomnia.htm

Kitapta geçen isimler kimdir? (İngilizce)
http://www.horrorking.com/insomnia.html

UYKU HÖRGÜCÜ YA DA POLİFAZİK UYKU
http://www.gunesintamicinde.com/uyku-horgucu-ya-da-polifazik-uyku/

Stephen King’ten Uykusuzluk | Insomnia” için 16 yorum

  1. Not2 deki yazdığından yola çıkarak, uykusuzluk problemi olanlara şiddetle öneriyorsun sanırım 😉 Anlattıklarından kitabın konusu ve akıcılığı güzele benziyor. Denemek lazım 😉

  2. Bu kitabı Kara Kule serisinden sonra okumuştum. Kitap genel olarak güzel olsa da Kara Kule’ye gönderme yapması bence hoş değil.

    Ayrıca Not 2’ye katılıyorum. ( Üniversite yıllarında yurtta kalırken okumuştum. Yurtların yatakları kadar rahat yatak yoktur, belki ondan da olabilir.)

  3. Beğendiğim yazarlardan biri Stephen Amca ama bugünlerde iyice bilimkurguya döndüm. İlk kitap okumaya da bilimkurguyla başlamıştım

  4. Hastası olduğum yazar amcam 😀 Hayvan Mezarlığı kitabını okumayanlar varsa eğer hemen bulsunlar bir yerlerden okusunlar 😀 Şiddetle tavsiye edilir 😀

  5. Ralph Roberts sıradan bir insandı -ta ki uykusuzluğun pençesine düşene kadar…
    Artık gerçekle hayal arası bir dünyada, korkunç kabuslarla boğuşmakta, kasaba halkını tek tek birer canavara dönüştüren şeytani ve ölümcül gücü çaresizce seyretmektedir. (Kitap, arka kapak)

    Haha işte sevdiğim bir Stephen King kurgusu. Küçük bir kasabada ( Genelde Maine, Castle Rock’taki bir ilçe olur bu ) insanların birbirileriyle ilişkili şekilde zamanla canileşmesi, dehşetimsi yanlarını ortaya çıkarması… Sanırım burdaki uykusuzluk olayı da böyle bir şeye bağlanıyor bu kitapta. Okuyalım görelim. 🙂

  6. Stephen King’in 3 kitabını okudum şu güne kadar, 3 kitapta da dikkatimi çeken, kullanılan yerler aynı oluyor (mesela “O” kitabında da olay Derry kentinde geçiyor) yani, temelleri var adamın o temeller üzerine kuruyor hikayeyi, değişmez temelleri.
    Elimdeki “Hayvan Mezarlığı”nı bitireyim, sonra okurum sanırım bunu da. 🙂

    Teşekkürler yazınız için.

  7. Kitabı 2 kez okumuştum…. Yazarın hayal dünyası inanılmaz… Soluk kesici…. Okumayanlar pişman olurlar daha önceden okumadıkları için 🙂

  8. Yanılmıyorsam Karanlık Hikayeler adlı kısa hikayelerden oluşan bir kitabı vardı.Oradaki hikayaleri çok beğenmiştim.2007’de de bu kitabın içinde yer alan korku-gerilim hikayesi ‘1408’ sinemaya uyarlanmıştı.O da güzel filmdi:)

  9. Bilmiyorum siz de Stephen king okurken aynı hisse kapılıyormusunuz ama her kitabın ardından bana hepsini okumalıyım hissini veren sey kitaplar arasında kurdugum kucuk baglantılardı. Hayvan mezarlıgında kaybolan ayakkabıyı uykusuzlukta bulmam gibi. Nasılki seri kitaplarında devamını merakla bekliyorsam her bir romanda da digerleriyle kurulacak bir baglantı olması olasılıgı heyecan katıyordu ve ben bu yuzden yaklaşık 15 tane Stephen King kitabı bitirdim bayadır okumuyordum ama sanırım kaldıgım yerden tekrar baslayacagım yakında =)

  10. Stephen King, okurdum, hala bulsam okurum, şöyle bir sorum olacak Kara Kule serisinin okuma sırasını yazabilir misiniz?

    Alakasız bir sıra ile okunur ise bir şey anlamam diye düşünüyorum.

  11. Ertuğrul Bey, doğru sıra aşağıda…

    Kara Kule 1 – Silahşor
    Kara Kule 2 – Üç’ün Çekilişi
    Kara Kule 3 – Çorak Topraklar
    Kara Kule 4 – Büyücü Ve Cam Küre
    Kara Kule 5 – Calla’nın Kurtları
    Kara Kule 6 – Susannah’nın Şarkısı
    Kara Kule 7 – Kule

  12. seviyorum, Stephen Kıng artık bende takıntı boyutunu aldı şuan 56 kitabı var bende.allah korusunda heralde yangında ilk kurtarılacaklar listesinin başındalar.

  13. Ben de bir King hayranıyım, dikkatimi bir şey çekti. Genelde insanlar King in romanlarına başladıklarında çabuk sıkılıyorlar ve bırakıyorlar. Halbuki adam olayı 30. sayfadan sonra başlatıp hayrete düşürüyor okurunu. Bu yüzden okumamış olanlara tavsiyem, 30. sayfayı geçsinler:)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir