Geri dönüşü olmayan bir zamanın kenarında durmuş geleceğimize bakıyoruz. Eğer sebepler ortadaysa sonuçlar da süpriz değil. Son 20 yıldır bilimadamları seslerinin tüm gücüyle geleceği bekleyen tehlikeleri seslendiriyorlar. Harika Holywood filmleri çekiliyor ama hükümet adamları ailelerini de alıp bu filmlere gittikleri halde iş uluslararası anlaşmaları imzalamaya gelince ayak diriyorlar. Kopenhag Birleşmiş Milletler İklim Zirvesi, bizim için yeni Kyoto Zirvesi ve dünya içinse belki de son umut.

Dünya Kopenhag zirvesi için ayakta. Bir iki yazı önce blog yazarlarının ortak eylemini Küresel İklim Değişikliği için harekete geçmelerini anlatmıştım. (Blog Action Day ‘09 | Küresel İklim Değişikliği tıklayarak okuyabilirsiniz)

Bütün bunlar boşuna değil. Avrupa durumun daha farkında çünkü dünyadaki bir kaç derecelik sıcaklık değişiminden en hızlı etkilenecek ülkeler, başta Kuzey Avrupa ülkeleri olmak üzere deniz kıyısında yerleşimleri olan tüm memleketler.
Sonraki aşamada kuraklık, susuzluk, yiyecek azlığı, salgın hastalıklar, iklim muhacirleri, savaşlar ve insanlığın bir daha hiç görmek istemediği korkunç toplu ölümler.

Bugün masal gibi dinliyoruz. Üzerimizde dünya tarihinin en bol yemek çağının uysallaştrıcı etkisi var. Bir geçim derdine düşmüş gidiyor orta hallilerimiz, daha fakirlerimiz “zaten bana her gün kıyamet kıyamet kopsa ne olur?” diyor. En zenginlerimizse bu iklim krizinden bile, “nasıl köşeyi dönerim?” düşüncesindeler. Onlara göre bu, abartılmış, bir süre sonra üstesinden gelinecek, yaygara koparmayı seven biliminsanlarının fasa fisoları.
Keşke öyle olsaydı demek geliyor içimden. En kötü ihtimalle yanılmışız der çekilirlerdi. Ama maalesef görünen tablo hiç böyle değil. Aptallık çağının son günlerinde akıllanmamız için bu son günlerde belki bu film bize yeni bir hareket planı sunar.

Karbon emisyonu kavramını, ufacık not düşüp yazıyı bitirmek istiyorum. Bizler ısınırken kaybettiğimiz ısı atmosfere gider ve onu ısıtır. Üretimlerimiz sonucu atmosferimize karbondioksit salarız. Ulaşımımız, elektrik üretmek için yakıt kullanmamız hatta soğumak için klima çalıştırmamız bile aslında karbon ayak izlerimizi arttırır. Karbon, atmosferde biriktikçe sera etkisi güçlenir. Güneşten gelen ışık uzaya dönemez. Sıcaklık değerleri adım adım yükselir. Sonrası malum. Böylece konu her bir bireyin özgür seçimleri ile dünyaya yüklediği karbona gelir. Sonrası ise filmde…
Greenpeace Türkiye:
Beşiktaş Kültür Merkezi ve Dell Türkiye’nin katkılarıyla Türkiye’ye gelen ve vizyona giren filmde gelecek nesillerin bu çağı nasıl adlandıracağı sorgulanıyor: Film 21. yüzyıl tarihe, bütün bilimsel veriler ve çözümlerin ortada olmasına rağmen bu felakete izin veren insanların yaşadığı “Aptallık Çağı” olarak geçmemesi için bir çağrı niteliğinde. 6 bağımsız hikayede anlatılan, tüketim, savaş, iklim değişikliği, petrol ve alternatifleri gibi temalardan oluşan film; drama, animasyon ve belgesel karışımı bir yapım. Filmin amacı bilinçlendirmeye yönelik büyük değişimin bir parçası olmak, hükümetleri dünyadaki sıcaklık oranını iki derece düşürerek sabitlemeleri ve gezegenimizi insanlar ve diğer canlılar için yaşanabilir hale getirmeleri için global emisyon düzeylerini azaltacak uluslararası bağlayıcı anlaşmalar yapmaya teşvik etmek.
Filmin tanıtım videosu (fragman)
Film Sadece BKM’de oynuyor. Seansları ve salonları görmek için tıklayınız
http://www.bkmonline.net/tr/etkinlik_detay.bkm?id=349
Yönetmen: Franny Armstrong
Oyuncular: Jamila ve Adnan Bayyoud, Alvin DuVernay, Piers Guy, Layefa Malini, Fernand Pareau
Senaryo: Franny Armstrong
Müzik: Chris Brierley
Görüntü Yönetmeni: Lawrence Gardner
Kurgu: David G. Hill
Unutmadan filmi izleyip kenarda oturmayacaksınız değil mi?
Greenpeace Türkiye, Kopenhag Birleşmiş Milletler İklim Zirvesi’ne en üst düzeyden katılmamız ve gereken tüm adımları atmamız için sanal bir çağrıda bulunuyor
http://www.greenpeace.org/turkey/kopenhag/take-action
Kaynakça:
Filmin Resmi Sitesi:
http://www.ageofstupid.net
Filmin Vimeo’daki Resmi Video Kanalı
http://www.vimeo.com/channels/ageofstupid
Greenpeace Türkiye
http://www.greenpeace.org/turkey/kopenhag/age-of-stupid
IMDB’de Filmin Sitesi
http://www.imdb.com/title/tt1300563/
Wikipedia’da Film
http://en.wikipedia.org/wiki/The_Age_of_Stupid
Konu hakkında yazan diğerleri
http://cokus.wordpress.com/2009/09/28/the-age-of-stupid-belgeseli-hakkinda/
Ekosistem ve küresel iklim değişikliği ile ilgili yazdığım diğer yazıları okumak isterseniz:
Uygunsuz Gerçek | İklim Krizi | An Inconvenient Truth
Dünya Günü | Earth Day
Türkiye’nin Kyoto Protokolü’nü imzala!
Rain Bird | Su Tutan Jelle Tarım
SÜLEYMAN SÖNMEZ








2006 yılında kurduğum kültür sanat, eğitim, bilgisayar teknolojileri, fotoğrafçılık, bilim ve sinema başta olmak üzere
"Bugün masal gibi dinliyoruz. Üzerimizde dünya tarihinin en bol yemek çağının uysallaştrıcı etkisi var. Bir geçim derdine düşmüş gidiyor orta hallilerimiz dah fakirlerimiz zaten bana her gün kıyamet kıyamet kopsa ne olur diyor. En zenginlerimizse bu iklim krizinden bile nasıl köşeyi dönerim düşüncesindeler. Onlara göre bu abartılmış bir süre sonra üstesinden gelinecek yaygara koparmayı seven biliminsanlarının fasa fisoları.Keşke öyle olsaydı demek geliyor içimden. En kötü ihtimalle yanılmışız der çekilirlerdi. Ama maalesef görünen tablo hiç böyle değil. Aptallık çağının son günlerinde akıllanmamız için bu son günlerde belki bu film bize yeni bir hareket planı sunar. "
This comment was originally posted on FriendFeed
İzlemeli izletmeli çok tartışılacak konular geliyor her vatandaş karbon karnesine bağlanacak mı?
This comment was originally posted on FriendFeed
Galiba FF de pek izleyen olmadı. Aslında İklim Krizi’nden sonra en önemli filmlerden birisi kabul ediliyor…
This comment was originally posted on FriendFeed
Süleyman Üstad, izleyenler vardır mutlaka aramızda. Zaten izlemeseler de olan biten ortada 80 li yıllarda doğanlar bile mevsim değişikliklerini fark edebiliyor. Tükenen su kaynakları, yok edilen ormanlar her gün artıyor, dengeyi bozduk bir kere. Plansız üremeyi de ekleyince hızla çoğalan nüfus da ürkütücü durumu artırıyor.
This comment was originally posted on FriendFeed
Yeryüzünde ne savaşlar, ne kıyımlar, ne felaketler oldu ama insan denen canlı belki de hiç bu denli büyük bir yıkımı kendi elleriyle başlatıp seyrine koyulmadı.
This comment was originally posted on FriendFeed
Cahit Üstadım doğru der, seyrediyoruz hep birlikte
This comment was originally posted on FriendFeed