z_ARŞİV YAZILAR

Teknoloji Okullardan Kaldırılsın mı?

Makaleyi dinlemek ister misiniz?

 

Ülkemizde Milli Eğitim politikalarımız, planlamalarımız, kurallarımız her velinin ve öğrencinin gayet iyi bildiği şekilde yıldan yıla, sürekli ve her seferinde “En iyisi budur” denilerek değiştirilir. Ancak şu son değişiklikleri öğretmenler de çözemiyor, öğrenciler de.

 

Olayın özeti: Bilgisayar ve Teknoloji eğitimi için planlanmış Bilişim Teknolojileri dersinin ilköğretim 4. 5. sınıflarda Seçmeli dersler arasından kaldırılması, sonrasında da F@TİH projesi ile bilgisayar laboratuvarlarının tamamen kaldırılması.

Aşağıdaki planda bu tabloyu görüyorsunuz.

dersplanibilisim Ülkemizde Milli Eğitim politikalarımız, planlamalarımız, kurallarımız her velinin ve öğrencinin gayet iyi bildiği şekilde yıldan yıla, sürekli ve her seferinde “En iyisi budur” denilerek değiştirilir. Ancak şu son değişiklikleri öğretmenler de çözemiyor, öğrenciler de. Ülkemizde Milli Eğitim politikalarımız, planlamalarımız, kurallarımız her velinin ve öğrencinin gayet iyi bildiği şekilde yıldan yıla, sürekli ve her seferinde “En iyisi budur” denilerek değiştirilir. Ancak şu son değişiklikleri öğretmenler de çözemiyor, öğrenciler de.
Kaynak:http://ttkb.meb.gov.tr/ogretmen/modules.php?name=Downloads&d_op=getit&lid=802

Konu önemli, kafa karıştırmadan kısaca özetlemek gerekli. Ülkemizin geleceğinin bağlı olduğu bir saha bilgisayar. Öğrenciler de bilgisayar laboratuvarlarında bilgisayar programlarını kullanmayı öğreniyorlar. Gerek devlet gerek özel okullarda bu yıllardır böyle.

Şimdi ise sınıflara projeksiyon ve bilgisayar konularak bu laboratuvarları ve Bilişim Teknolojileri dersini iptal eden bir anlayışa yönelim var.

Sabah gazetesinin haberini okuyup devam edelim.

Eğitimde ‘akıllı tahta’ dönemi.
Milli Eğitim Bakanlığı ve Ulaştırma Bakanlığı’nın ortak yürüttüğü “Fatih Projesi” ile her sınıfın teknoloji üstü olması hedefleniyor. 3 yıl içinde tamamlanması beklenen proje kapsamında, köy okulları da dahil olmak üzere her okulda akıllı tahta, akıllı e-kitap bulunacak. Dizüstü bilgisayar, projeksiyon cihazı, özel kalem, tahta olarak kullanılacak platform ve yazılımdan oluşan “akıllı tahta” sayesinde dersle ilgili harita, grafik ve görüntüler izlenebilecek. Ders anlatımı sırasında not tutmaya gerek kalmayacak. Akıllı tahta ders notlarını çıktı ile ya da e-mail yoluyla öğrencilere iletecek. Kaynakça: http://www.sabah.com.tr/Yasam/2010/09/25/egitimde_akilli_tahta_donemi

Bu düşünce şekli özel okullarda da yer buluyor.

Öncelikle üzerinde durulmalı Akıllı Tahta eğitim için harika bir araçtır. Ancak bilişim teknolojilerinin uygulanıp öğrenilebileceği bir ortam değildir. Interaktif derslerin tahtaya dokunularak yapılabilmesini sağlar. Ekrana yazılan çizilenleri kaydeder. Ama o kadar. Bilişim Teknolojileri ile bundan öte bir bağı yoktur. Yani onu ikame edemez.

Mlliyet gazetesi yazarı Sayın Abbas Güçlü bakın konuyu nasıl anlatıyor.
Kaynak: http://www.milliyet.com.tr/egitimde-bir-dokun-bin-ah-isit-donemi/abbas-guclu/turkiye/yazardetay/27.11.2010/1319106/default.htm

FATİH için Fatihleri unutmayın!
abbasguclu Ülkemizde Milli Eğitim politikalarımız, planlamalarımız, kurallarımız her velinin ve öğrencinin gayet iyi bildiği şekilde yıldan yıla, sürekli ve her seferinde “En iyisi budur” denilerek değiştirilir. Ancak şu son değişiklikleri öğretmenler de çözemiyor, öğrenciler de. Ülkemizde Milli Eğitim politikalarımız, planlamalarımız, kurallarımız her velinin ve öğrencinin gayet iyi bildiği şekilde yıldan yıla, sürekli ve her seferinde “En iyisi budur” denilerek değiştirilir. Ancak şu son değişiklikleri öğretmenler de çözemiyor, öğrenciler de.“Sayın Başbakanımız yakın geçmişte haberlerde birilerine: “Bırakın vatandaşı, öğrenmek istediğini sorsun sorgulasın. Bunlar vatandaşın en doğal hakkı” demişti. Şimdi vatandaşlar olarak bu beyana istinaden şu soruları kendisine sormak istiyoruz:

1- Bilişim sınıflarındaki bilgisayarlar başında bilişim teknolojileri öğretmeni olmayacaksa, hizmet vermeyip işler durumda bulunmayacaksa, bunca masraf yapılarak niye alındı?

2- Arabalarda rot balans ayarlarına varıncaya kadar her işin bilgisayarlarla yapıldığı günümüzde okullarımızda bilgisayar ders saatlerinin azaltılması, seçmeli ders haline getirilmesi neye hizmet ediyor? Ders saatleri niye artırılmıyor? Zorunlu dersler içinde neden yer almıyor?

3- Beş binden fazla bilişim teknolojileri öğretmeni bulunduğu, bunların işsiz oldukları, herkesin malumudur. Her okulumuza bir tane bilişim teknolojileri öğretmeni neden görevlendirilmiyor?

4- Böylesi zor şartlarda üniversite bitiren gençlerimiz işsiz kalacaksa, vatanına milletine faydalı olamayacaksa, emeklerimize yazık değil mi?”

Özetin özeti: Gençlere bugün kulaklarını tıkayanlar, yarın bundan pişmanlık duyabilirler…

Neden tehlikeli neden geleceğimizi etkileyecek?

1) BİLGİSAYAR KULLANMAK INTERNETTE DOLAŞMAK DEĞİLDİR.

Bir bilgisayar ile sesinizi kaydedebilirsiniz. Ses düzenleme programları ile istediğiniz bir müziği ve sesi kesebilirsiniz. Diyelim İstanbul’u anlatan bir sunu yapmak istiyorsunuz. Powerpoint sunumunu yapmayı öğrendiniz. Elinizde cep telefonu veya taşınabilir bir ses kaydedici ile semtlerini gezip sesleri kaydedebilirsiniz. Ardından gereksiz yerlerini çıkarıp sununuza ekleyebilirsiniz.

Sesleri bu şekilde işlemek sınıf öğretmeninin vereceği ya da vermesi gereken bir bilgisayar bilgisi değildir. Uzmanlık isteyen alt bölümleri ile öğrenciye kazandırılması gereken bir öğedir.

Diyelim öğrencilerden hayallerindeki bir evi, arabayı, icadı tasarlamalarını istediniz. Geçen yıl öğrencilerimden su altında yaşamayı sağlayacak bir evin mühendis gözüyle nasıl yapılması gerektiğini sordum. Yaptığımız araştırmalarda Interneti, Wikipedia online ansiklopedisini, teknoloji bloglarını ve pek çok İngilizce kaynağı kullandık. Sadece arama esnasında dahi doğru bilgi ile yanlış bilgiyi ayırmayı zamanı doğru planlamayı, resim kaydetmeyi, bilgiyi sınıflandırmayı ve kendilerine özgü bir ev planlamayı düşünmek zorunda kaldılar. Başta zorlayıcı olan proje ile elektriğin nasıl üretildiğini dalga enerjisi ile elektrik üretilebileceğini elektrik gücü ile suyun oksijen ve hidrojen olarak ayrılabileceğini ve su altı evinin oksijen ihtiyacına destek olunacağını çözdüler.

Araştırmalar bitince sıra tasarıma geldi. Böyle bir evi Paint gibi basit bir programla çizdirmek mümkündür evet ya da ücretsiz Paint.NET ya da lisansınız varsa Adobe Photoshop programı ile. Tüm bu programları kullanmak yine sınıf öğretmenini değil Bilgisayar konusunda uzmanlaşmış Bilgi Teknolojileri öğretmenini göreve çağıracaktır.

Öğrencilerime 3 boyutlu tasarım ilkelerini öğrenmeleri için ücretsiz dağıtılan Google Sketchup programını önerdim. Sitesinden indirdik ve kendi özgün işlerine girmeden önce programdaki 3d tasarım prensiplerini çözdüler. Biliyorsunuzdur. Google Sketchup mimarların, inşaat mühendislerinin bina tasarlamak için kullandığı Autocad programının daha basit hali. Özellikle Google Earth ile dünyayı gezdiğimizde gördüğümüz binaları tasarlamakda kullanılıyor.

Örnekler fazlasıyla var. Dünyaca ünlü MIT’nin çocuklara bilgisayar programcılığını ve animasyonu öğreten Scratch isimli programı ile yüzlerce öğrencimiz kendi uygulamalarını animasyonlarını hatta interaktif ders anlatımlarını geliştirdi. Kimileri ödevlerini bu şekilde hazırladı.

Ülkemizde genç nüfus bilgisayar konusunu öğrenmeye meraklı. Okullarından mezun olduklarında ise içlerinde pek çoğunun meslek kapısı ya da mesleklerine destek de oluyor.

Yurtdışında gördüğümüz teknoloji dahileri daha çocuk yaşlarda bu teknolojileri kullanıyorlar. Üretmeyi araştırmayı öğreniyorlar. Ancak bilgisayar teknolojilerine ve yazılımlarına gereken önemi vermeyen bir yöentim anlayışı üzülerek söylüyorum ki geleceği göremiyordur. Bilgisayar sadece Google’a girip bir kelime bulmak Word programında yazı yazıp e-mail ile yollamak değildir.

Teknoloji Eğitimi ve diğer derslere nasıl katkı sağlayacağı hakkındaki şu makalelerimi okuyabilirsiniz.
Türkiye’de Teknoloji Eğitimi ve Eğitimcilere Öneriler
Öğretmenlere Web ve Eğitim Teknolojileri Rehberi

tabletliogrenci Ülkemizde Milli Eğitim politikalarımız, planlamalarımız, kurallarımız her velinin ve öğrencinin gayet iyi bildiği şekilde yıldan yıla, sürekli ve her seferinde “En iyisi budur” denilerek değiştirilir. Ancak şu son değişiklikleri öğretmenler de çözemiyor, öğrenciler de. Ülkemizde Milli Eğitim politikalarımız, planlamalarımız, kurallarımız her velinin ve öğrencinin gayet iyi bildiği şekilde yıldan yıla, sürekli ve her seferinde “En iyisi budur” denilerek değiştirilir. Ancak şu son değişiklikleri öğretmenler de çözemiyor, öğrenciler de.
Kaynak:http://www.asd.edu.qa/page.cfm?p=718&eid=9

2) BİLGİSAYAR DESTEKLİ EĞİTİM HER ÇOCUĞA BİR BİLGİSAYAR İSTER

Bir projeksiyona bakarak dersi destekleyecek konuları izlemek dinlemek ve görmek oldukça önemlidir. Ancak Bilgisayar destekli eğitim bu değildir. Öğrencinin kendisine ait bir taşınabilir bilgiye erişim cihazı ile hazırlanan aktiviteler içinde denemesi bulmasını gerektirir.

Örneğin ivmeli hareketi kavrayacaksa eğimli yüzeyde bir arabayı elindeki cihazın ekranına dokunarak çekip bırakabilmeli ve yazılım oluşan kuvvetleri gösterebilmelidir.

Küçük sınıflarda hangisi meyve, hangisi sebze ayırmayı öğretirken öğrenci deneyebilmelidir.

Bunun anlamı her öğrenciye bir notebook değildir. Notebook, 5 yıl öncenin önerisi olabilir. Bugün ise dokunmatik ekranlı Tabletler tercih edilmelidir.

Eğitimde kullanılabilecek teknolojik cihazları görmek için aşağıdaki makalemi okuyabilirsiniz.
Eğitim İçin Teknolojik Cihazlar | Eğitimde Yenilikler 3

3) DÜNYA HER KADEMEDE HALEN BİLGİSAYAR LABORATUVARLARINI KULLANIYOR

Evet uzun lafa gerek yok. Üstteki cümle anlatıyor yeterince.

4) BİLGİSAYAR DERSİ – BİLİŞİM TEKNOLOJİLERİ DERSİ DEVAM ETMELİDİR.

Ders saati bir iki saat ile kısıtlı ve teknoloji adına tek ders olan Bilişim Teknolojileri, ikiye ayrılmalıdır. Tasarım üzerine yoğunlaşan bir bölüm ve sadece kullanım tekniklerini öğreten ikinci bölüm.

Avrupa’da kullanım alanları böyle. Tasarım alanında diyelim sesi güzel, enstrüman çalan bir öğrenci grubu bilgisayardaki ses kayıt programları ile müziklerini CD – DVD lere kaydedebilir ya da en yaygın format olarak MP3 ile kaydedip Myspace üzerinden tanınmak isteyebilir.

Bu sosyal ağların doğru kullanımını gerektirir. Bunun eğitimini gerektirir. Biz facebook, twitter, friendfeed, myspace gibi ağları en çok kullanan ülkelerden birisiyiz. Ancak eğitim sistemimizde bunun kullanımı yok. Ya lanetleyerek bilgisayar ağlarında yasaklıyoruz ve öğrenci dilediğince kontrolsüzce evinde giriş yapıyor ya da uzaktan seyrediyoruz.

Müzik grubu kuran öğrenciler, albüm kapağı tasarlamak için Paint.NET, Gimp, Photoshop gibi yazılımları kullanabilir. Bu görsel tasarım yetilerinin artmasını Font / Yazıtipi indirmeyi kurmayı ve göze hitap edecek şekilde kullanmayı öğrenmelerini sağlar. Fotoğraflarını albüm kapağına koyacakları zaman fotğraf çekme tekniklerini incelemeleri gerektiğini görecekler veya bir dostlarından yardım alacaklardır.

Websitelerinin olmasını arzu ettiklerinde, Domain kavramını, Hosting, HTML kodlama ve Flash gibi programları öğrenmeyi isteyeceklerdir.

Tüm bu süreç, onları adım adım teknoloji kullanan, öğrenen ve üreten bir birey olma yolunda götürecektir.

Ama soru halen havada duruyor. “Siz bilgisayar derslerini, bilişim teknolojilerini kademe kademe kaldırdığınızda bu eğitimi kimden alacaklar?” Kendi kendilerine öğrenecekler cevabını veriyorsanız, Fen, Türkçe, Matematik de kendi kendine öğrenilebilir ve Internette tüm konular gayet güzel bulunuyor derim. İş “okullara da gerek yok aslında” düşüncesine gelmeden bu yanlışlardan dönüleceğini umuyorum.

Özel okullarda dahi 6, 7, 8. sınıflarda SBS bahanesi ile kaldırılan bilişim teknolojileri derslerinin, aktif şekilde ilköğretimin tüm kademelerin yerleştirilmesini, bu ülkenin ileri gitmesini isteyen bir vatandaş olarak talep ediyorum.

Youtube’u kapattıran videoyu 16 yaşında Yunanlı bir genç hazırlamıştı. Merak ediyorum 16 yaşındaki bizim gençlerimizden kaçı video çekebiliyor, bu videoyu montajlamayı youtube’a yüklemeyi biliyor. Eğer yeterince kişi biliyor olsaydı, sanırım kapatmak yerine yüzlerce, binlerce video yükleyerek cevap verirdik. Sadece öfkeyle bağırdığımıza göre video montajlamayı ve dijital platformlarda üretkenliği halen bilmiyoruz.

Dünyanın gittiği yönde, üreten bireyler yetiştirmek üzer,e teknoloji derslerinin ve başta Bilişim Teknolojileri derslerinin sürmesi yönünde veli, öğretmen, öğrenci olarak lütfen görüşlerinizi Milli Eğitim Bakanlığı’na gönderin.

SONRADAN EKLENEN ÖNEMLİ NOT: Yazının yayına girmesinden sonra iç yazışmalarla bilgisayar laboratuvarlarının şu an için kaldırılmayacağı yönünde e-mail alındığı bilgisini aldım. Basındaki haberlerde dağıtılacağı yönünde bilgi verilmişti. Ancak demek ki tekrar değerlendirilmiş ve olumlu bir karara bağlanmış. Bu bir resmi iç yazışma olduğu için tamamını izinsiz şekilde burada yayınlamam yasal olarak mümkün değil. Sadece aşağıdaki bilgiyi veriyorum.
Bu haksız ithamları ve yanlış anlamaları önlemek için çok önemli. Fakat sorunun diğer tarafı olan 1-5. sınıflarda Bilgi Teknolojileri dersinin yer almayışı halen süregiden bir sorun. Onun için de çözüm bekliyoruz.

“Bakanlığımız BT sınıfı kurulumlarının tamamlanmasının ardından tüm okullarımızın sınıflarına BT ekipmanı ve internet götürmek üzere yeni bir çalışma başlatmıştır. Ancak, bu çalışma illerde farklı anlaşılmış, mevcut BT sınıflarında bulunan bilgisayarların sınıflara dağıtılacağı gibi bir yanlış anlama ortaya çıkmıştır. Bakanlığımız, okullarımıza BT sınıflarının yanında tüm sınıflara BT ekipmanı sağlayacaktır. Bu sebeple BT sınıflarında bulunan bilgisayarların sınıflara dağıtılması gibi bir uygulama asla söz konusu değildir. Bu yanlış anlayışın ortadan kaldırılması amacıyla yazımızın iliniz yöneticilerine duyurulması hususunda bilgilerinizi ve gereğini rica ederiz.”

Ana görsel: Kaynak: http://www.flickr.com/photos/teachandlearn/2845018375/

BİLİŞİMDE GELECEK VAR!

WEB SİTESİ: www.bilisimdegelecekvar.org

Konu Hakkında Yazanlar

Teferruat – Öğrencilerinizi Bilişim Teknolojisi Sınıfına götürün, merakları tavan yapsın
http://www.teferruat.org/2010/04/ogrencilerinizi-bt-sinifina-goturun-meraklari-tavan-yapsin/

Gözümüz aydın F@TİH geliyor….
http://myozden.blogspot.com/2010/11/gozumuz-aydn-ftih-geliyor.html

Pazara kadar değil Mezara kadar
http://www.zezencay.com/2010/10/25/pazara-kadar-degil-mezara-kadar/

Güvenliğin Seçmelisi Olmaz
http://www.zezencay.com/2010/10/22/guvenligin-secmelisi-olmaz/

Bir işim olsun istiyorsan Bilişim yeter!
http://www.zezencay.com/2010/10/15/bir-isim-olsun-istiyorsan-bilisime-kulak-ver/

Çalıştay duyurusu
http://www.zezencay.com/2010/09/23/bbnet-cebit-bt-ogretmenleri-calistayi/

Çalıştay izlenimleri, çalıştaya katılan öğretmenlerin düşünceleri
http://www.bilgisayarbilisim.net/cebit-eurasia-bilisim-2010-f244/cebit-bilisim-ogretmenleri-calistayi-izlenimlerim-t51815.html

Abbas Güçlü: “Fatih için Fatih’leri unutmayın!”
http://www.milliyet.com.tr/egitimde-bir-dokun-bin-ah-isit-donemi/abbas-guclu/turkiye/yazardetay/27.11.2010/1319106/default.htm

Yaz ayında yaşanan gelişmeleri anlatan bir yazı
http://www.teferruat.org/2010/08/bilisim-teknolojisi-ogretmenlerinin-serzenisi-hidayete-erecek-mi/

Teknobilisimim
http://teknobilisimim.blogcu.com/

CNN Türk / Haberim

http://www.cnnturk.com/Haberim/Bilisim.Teknolojileri.Ogretmenleri.DERTLI/1915.0/

Güneş
http://www.gunes.com/2010/08/07/yazarlar/yi.html

Youtube Kanalıma Abone Olun

https://www.youtube.com/suleymansonmez1?sub_confirmation=1

Podcast Kanalım

Hangi platformu kullanıyorsanız, birini seçip takip edebilirsiniz, aynı içeriğe erişeceksiniz.

Süleyman Sönmez'in Sessizliği

LinkedIn Ekleyin:

https://www.linkedin.com/in/suleymansonmez

Instagram Takip Edin:

https://www.instagram.com/suleymansonmez/

Facebook Takip Edin:

https://www.facebook.com/suleymansonmezofficial

Twitter Takip Edin:

https://twitter.com/ssonmez

Yazdığım E-Kitaplar - Satın Alın

https://play.google.com/store/books/author?id=S%C3%BCleyman+S%C3%B6nmez

Patreon ile destekleyin

https://www.patreon.com/suleymansonmez

Etiketler

Süleyman Sönmez

Adım Süleyman Sönmez. Yıldız Teknik Üniv. Bilgisayar Programcılığı ve İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi olmak üzere iki üniversiteden mezun oldum. Sonrasında başladığım Uluslararası İşletme masterını terk edip hayata atıldım. Proje yöneticiliği, bilgisayar programcılığı, sistem analistliği, pazarlama / satış sonrası müşteri ilişkileri yöneticiliği, LEGO takım koçluğu, Web tasarımcılık, fotoğrafçılık, ISO9001:2000 kalite sistemleri sistem kuruculuğu ve iç denetimcilik, Teknoloji Okuryazarlığı müfredat yazarlığı, Bilgi İşlem Bölüm Başkanlığı, öğretmenlik, video düzenleme, Eğitim Teknolojileri Uzmanlığı gibi birbirinden farklı pek çok meslekte çalıştım. Bu kadar farklı iş neden? Dünyayı Da Vinci gibi yaşamak gerektiğine inanıyorum. Youtube kanalıma abone olarak takip ediniz. Youtube Web sitelerim: www.suleymansonmez.com , Büyükler Giremez Bana ulaşmak için lütfen ssonmez@gmail.com adresine eposta gönderin. Aşağıdaki simgelerden sosyal medya üzerinden takip edebilirsiniz. Twitter Instagram Linkedin Facebook

18 Yorum

  1. Çok haklısınız. Çocukların bilgisayar okur-yazarlıklarını geliştirmek için bilişim teknolojileri dersine ihtiyaçları var. Böyle giderse gelecekte bizim çocuklarımız ellerindeki paha biçilmez hazineyi sadece eğlenmek için kullanıyor olacaklar. Elin oğlu ise bilgisayarı kullanarak kendi hayatını kolaylaştırıp milletine faydalı olurken aynı zamanda o bilgisayarıyla eğlenmesini de bilecek.

  2. Önce karamsar bir bakış açısıyla düşünelim. Genç nesil de zaten “Herşey internet’te var. Öğretmenlere gerek yok” diyor. Arz – talep dengesi buluşuyor.

    Amiyane tabirle, “öyle başa böyle tarak”; şairane tabirle “Öyle soysuz Aslı’nın topal olur Kerem’i; tezekten terazinin boktan olur merhemi” –

    Gerçekçi bakış açısıyla düşünürsek, Süleyman’ın yazdığı bir nokta çok önemli. Çok sayıda malumat içinden gerçek bilgiyi ayırmak ve anlamak çok önemli. Üstelik, geçmişin “az sayıda bilgisini bulmak” konulu eğitimlerine göre, çok daha zor.

    Yani, (sunuluş şekli değişse bile) öğretime ve öğretmene ihtiyaç azalmıyor artıyor. Diğer paydaşlar (anne-babalar, öğrenciler, şirketler, vb…) bunu anlamazlarsa, popülist yönetimler zaten anlamaz.

  3. Daha yeni program yaklaşımını anlayıp uygulayamayan; teknolojiyi, bilgisayarı, interneti öcü olarak gören yıllanmış sınıf ve branş öğretmenlerini hiç değerlendirmeye almadan şunu söyleyebilirim ki: bu akıllı tahtalar daha yeni mezun olmuş ve olacak öğretmenlerin de kullanımını bilmedikleri araç-gereçler.
    Eğitimcileri eğitmeden okullara akıllı tahtaları doldurmak teknoloji tüketimimize pozitif yönde katkı sağlamaktan başka hiçbir işe yaramaz.
    Hakeza sizin yazınızda belirttiğiniz gibi teknoloji öğretmenlerini ve mezunlarını saf dışı bırakmak, ikinci plana itmek hiç ama hiiç adil değil.
    Eğitimin neresinden tutsa elinde kalıyor insanın. 🙁

  4. Bu eğitim anlayışıyla diğer ülkeler teknoloji üretecek bizde o teknolojiyi satın alacağız eğitim sistemimiz bu yönde ilerliyor.
    Tabi şunu unutmamak lazım Bilişim Teknolojileri dersinin alanında uzman kişiler tarafından en güncel bir şekilde tekrar ele alınması gerekiyor.Microsoft Öğretmenleri olmak istemiyoruz.

  5. Güzel bir noktaya değinmişsin. Eğitim teknolojisinin ne olduğunu bilmeyen öğretmenlere neyi nasıl kullandıracaklar acaba merakla bekliyorum.

  6. bir halkı kullanmanın ve yönlendirmenin en etkili yollarından biridir eğitimsizlik. köy enstitüleri kapatıldı ve bugün gelinen noktayı hepimiz görebiliyoruz. eğitim sisteminin giderek daha kötü bir hale getirilmesi, eğitime ayırılan bütçenin düşmesi, öğretmen ve yönetici kadrosunun gün be gün daha kötü bir hal alması. ben bunların hepsini birbiri ile bağlantılı görüyorum. sadece boyun eğen, söyleneni yapan, birey değil ümmet haline getirilen bir halktan bahsediyorum. bugün yapılan uygulamaların sonuçlarınıda önceden yapılanları bugün gördüğümüz gibi belki 10-20-30 yıl sonra göreceğiz. emin olduğum tek şey göreceğimiz manzaranın bizi memnun etmeyeceğidir.

  7. bir bilisim ogretmeni olarak cok tesekkur ediyorum. ben ders dagilimlari aciklandiktan sonra ozel okulda calismakta olan diger arkadaslarimizla agustos zumresinde bulustum. hayatimda gecirdigim en olumsuz ve bunaltici zumre oldu. herkes mutsuzdu. beklentiler heves ve heyecanlar bitikti. bu gidisata nasil dur diyecegiz, nedir bu bilisimi okullardan uzak eden parametreler… halbuki biz bilgisayar olimpiyatlarina ogrenciler hazirliyorduk, proje yarismalarina da gitmistik, bu yonde olan cocuklarimizla cok guzel basarilar almistik…ozetle bilisimde gelecek var ve onsuz olmayacak. kafayi kuma gomup bu gercekten kacmak ve bu noktada egitim almamak ne buyuk bir gaflet diyorum. yurt disinda her sinifta 2 saat girilmekte… turkiyede de ayni olmali….saygilar

  8. öğrencileri bilgisayar biliyor sanıyorlar genel olarak 6-7- ve 8 lerin(birinci kademeyi hiç söylemiyorum) oyun ve internetten başka fazla da bildikleri yok..ben dersimde office gösteriyorum interneti doğru kullanma ve araştırma yapma yöntemleri, diğer dersleri için proje yapma yöntemleri..daha birçok konuyuöğreniyorlar..ama bakanlık bizim dersimize yeterli önemi vermiyor bizi tamirci gibi kullanııyorlar formatör yapıp okuldaki tüm bilg tamirleriyle uğraştırıyorlar.. zorunlu formatör yapıp 8-17 ye kadar okulda tutuyorlar bizi..ZORUNLU FORMATÖRLÜĞE HAYIR ÖĞRETMEN OLMAK İSTİYORUM BEN DERS ANLATMAK İSTİYORUMM!!!!!

  9. yazı gerçekten araştırılarak yazılmış ve can alıcı noktalar bulunmuş.. sadece sizin kadar araştırsalar eminim derslerin sayısı 4 e bile çıkarılır. işsizlikten değilde ülkenin gelceğinden kaygı duyuyorum. bugün hindistanda programlamacılar yetişirken biz bilişim sınıflarını yok edip. hiç bir öğretmenin kullanamayacağı akıllı tahtalar getirerek güya dünya ya mı ayak uyduruyoruz. kısa sürede bilişim sınıflarının basına gelen akıllı tahtalarında basına gelir…

  10. Bilişim teknolojileri öğretmeniyim, ücretli çalışıyorum, bulunduğum ilde tek bir tane bile bilişim teknolojileri öğretmeni açığı gözükmüyor. O zaman ben neden ücretli çalışıyorum. Tamam bu bizim sorunumuz.

    Öğrenciler daha sosyal ağlarda kendilerini korumayı bilmiyolar. En basitinden Facebook güvenlik ayarlarını yapamıyorlar çünkü bilmiyorlar. okulda bunu gösteremiyoruz, sosyal ağlar kapalı. Sosyal ağların önemini anlatamıyoruz. İlköğretim 1.kademedeki öğrenciler sürekli bizim BT derslerimize niye siz girmiyosunuz diye sorup duruyolar.

    Yukarıda verdiğiniz paint.net, skectup, Scratch, çok doğru ve güzel örnekler. Dersleerimizde bu tip uygulamalarla çalışmanın daha verimli olacağını görüyoruz ve farkındayız. Bilişimin önemli olduğunun farkındayız. Ama neden bir tek biz farkındayız?

  11. Katılmıyorum.

    Nedenine gelince bilişim eğitimi altında Word, Power Point vs.. öğretmek o çocuklara ileriki hayatlarında bu yazılımların iyi bir kullanıcısı olmaktan başka bir fayda sağlamaz. Ne yazık ki bazı üniversitelerde bile bu yazılımlar ders olarak okutuluyor.

    Kaldı ki dünyanın tüm problemleri kara tahta üzerinde tebeşirle çözülebilir. Örnek verdiğiniz MIT de hala kara tahta ve tebeşir kullanarak ders anlatıyorlar.

    Fatih projesinde kablosuz özellikler içeren tabletli eğitimin çocukların sağlığı üzerindeki etkisi de göz ardı edilmemelidir.

    http://www.niyazisaral.net/?p=1289

    Bilgisayar bilimi ve elektroniğin temeli matematik ve fiziktir. Çocuklarımıza matematik, fizik, kimya konusunda iyi bir eğitim verdikten sonra içlerindeki araştırmacı ruhu ortaya çıkaracak pratik deneylerle, uygulamalı derslerle bilgisayar ve elektroniğin temelleri öğretilebilir. Örneğin burada başka bir yerde bahsettiğiniz Stirling motoru, bir robot nasıl yapılır, güneş rüzgar enerjisi nedir, elektroniğin temelleri nelerdir.

    Hatta daha da iyisi ilkokulda sadece öğrencinin ilgisini, yetenekleri tespit edilerek daha sonraki yıllarda aşamalı şekilde sevdiği bölüme yönlendirilmelidir diye düşünüyorum. Örneğin bir öğrenci tarımı doğayı seviyorsa kendi ağaçlarını yetiştirme, budama öğretilebilir. Ya da sanata yatkınsa enstrüman eğitimi verilebilir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı