Tuzlu bedenleri ile El Carnero ve Juan Rodriguez Freyle’in adamları / Altın şehveti bürümüş göz göz olmuş / Kandan giyilmiş zırhları ve atları / Yola düştüler sonradan Amerika denecek / Ama İnka dilinde başka söylenen o kıtaya
Avuç okuyuculuğunun tarihi, en ünlü avuç okuyucu, bilimin hastalıklar ve el içindeki şekillerle bulduğu ilişkiler ve hatta bir şiir ![]()
Güneşe selam, ışığa selam, kanatlar, gözler kapalı, kuş halkı, dingince sıra oldu akşam sokulurken,
Gel… / Gel annenden, babandan gel / Gel “doğmamış”. / Yüreklerin, / o seni bekleyen / Sevgilerinden gel…
Uzun süredir Türk Internet camiasında anlatıyoruz. Neden alıntı yapılır? Alıntının ne kadarı artık çalıntı anlamına gelir? (…)
Ne zamandır sizlerle şiirlerimi paylaşmıyordum. Bugün bu şiirimi hatırladım. Ürpertici ve ruhsal bir yolculuğu anlatıyor. (…)
Ey cüceler ordusu,
doğudan düşüyor gölgem üstünüze.
Nefesimin rüzgarı uçuruyor, evlerinizin kiremitlerini
titretiyor adımlarım yüreklerinizi. (…)
Seni canla dolduran kalbin gibi, / Nabız nabız atan bir şey var aklında. / Ritmi soluk gibi “hum” ve “ha”lardan gelme, / Derin bir ses var.
Ne zaman bir kiraz yesem, / Sapını koparırken, / Göbek deliğiymiş gibi gelir o minik boşluk bana,
Titrek geliyor her adımın vuruşu önce, / Bir topuk, bir burun bir topuk, tak taka tak. / Ama aldatıyor erk dolu gövdesi / Usul usul titretirken bel, kemeri.
Yönü çizilmiş bir ok gibi, / Gözleri ay ay / Kanatları rüzgar rüzgar, / Fısıltı gibi, / Damla gibi, / Aşk gibi, / Ansızın ve tek başına, / ve sonunda, / tüm evrende eriyerek.
Ağacın uçlarında bulutlar yeşeriyor ufak ufak, / ve daha hamken parça parça dökülüyor üzerime,
Başım yukarı dönmüş ta yukarıya, / Derin bir hayranlık sarıyor kalbimi / Ne kadar güzel.
Uykunun döllendirdiği / Geceler / Salkım salkım sarkmış / Göğün dolgun bulutlarına / Gizlenmiş bir tutam ay
Merhaba, değerli ziyaretçiler, Güneşin Tam İçinde’ye hoş geldiniz!