RSS'le siteye abone olun. Gelişmeleri kaçırmayın. Favorilere ekle    


Merhaba, değerli ziyaretçilerim,
Güneşin Tam İçinde’ye hoş geldiniz!

Bu sitede pek çok kategoride makale, video, fotoğraf ve kampanya bulunuyor. Şu an itibarıyle 700 konudan bahsediyoruz.

Güneşin Tam İçinde'yi 2005 yılında MSN Spaces ile kurmaya ve yazmaya başladım. Daha sonra Wordpress altyapısı ile 2006'da kendi domainine taşıdım. Bu süre içinde 1,5 milyon insanın ziyaret ettiği site Blog Ödülleri yarışmasında Türkiye'nin en iyi kültür sanat blogu seçildi (Bize verdikleri oylarla bunu sağlayan tüm dostlarımıza teşekkürlerimizi sunarız).

Bir çok kez basında da yer alan Güneşin Tam İçinde blog diliyle yazılmasına karşın bir günlük değildir. Daha çok sizinle paylaşmak için yazılmış kültürel, bilimsel yazılardır.

RSS yayınımıza abone olmak için tıklayın

Siteyle ilgili daha detaylı bilgi için lütfen hakkında sayfasına uğrayın.

Sitemizde reklamlarınızın yayınlanması için lütfen tıklayın.
Görüşmek üzere.

Sevgi ve Saygılarımla.

Süleyman SÖNMEZ



VİZE İŞLEMLERİ

Vize Türkiye Yurtdışına çıkarken hangi ülkeler vize istiyor? Formlar nasıl dolduruluyor?
Ya vizeniz onaylanmazsa...
Vize Türkiye, vize işlemlerinizi konsoloslukta takip ediyor.



Reklam vermek için tıklayın.



ALTIN YUMURTA

Bu resim gerçekten yumurta mı tıklayıp öğrenin :)
  • Internet'in resmini çizebilir misin Abidin?

  • Şans Yumurtanızdan çıkan yazı, tıklayıp okuyun

    Carhenge | Otomobillerin Stonehenge’i


    Sanatçıysanız dünyayı herkes gibi görmenizi kimse beklemez, bu size “tuhaf” denmesine, yalnız kalmanıza, beş parasız gezmenize ve anlaşılamamanıza bile yol açsa, siz bildiğinizi okursunuz. Öyleyse artık anlayışlı fakat yine de sanatçıların içe kapanık deliler olduğunu kabul eden o saçma toplumsal bakışı bir yana bırakıyorsunuz değil mi? Bence çok da uzağa bırakmayın. Bu önyargı gözlüğü yakınlarınızda olsun bakarsınız bu yazıdan sonra tekrar lazım olur :)

    carhenge Carhenge | Otomobillerin Stonehengei

    Olayın özü şu İngiltere’nin yere göğe sığdıramadığı bir yapı olan Stonehenge binlerce yıllık geçmişiyle tarihöncesi bir gözlemevi, tapınak, uzaylılardan bir hatıra, eski bir uygarlığın kalıntısı, boyut kapısı, dev bir hesap makinesi gibi her biri birbirinden ilginç(!) teoriye konu olan ama şakayı bırakırsak cidden önemli bir yapıttır.

    stonehenge1 Carhenge | Otomobillerin Stonehengei

    Amerikalı sanatçı Jim Reinders Nebraska’nın Alliance kasabasında 38 klasik Amerikan otomobilini gri sprey boyayla boyayıp megalit gibi sahaya dikerek(!)

    okumaya devam edin

        01 Ocak 2008 | 966 kez okundu | henüz yorum yok

    Tay Arkeolojik Yerleşmeleri Projesi | Tay Project


    Nedense bilimsel, sanatsal ve insanların hayatlarını ortaya koydukları gerçek konular, paparazzi konuların ve günlük koşuşturmaların arasında bir türlü gündem bulamaz. Ama ben gün geçtikçe daha çok blog yazarının bilime sanata yer verdiğini görüyorum. Sanırım değişim webde başlayacak. İşte TAY Projesi de pek duyulmamış olağanüstü bir Türkiye Arkeolojik Yerleşmeleri Projesi. Bugünlerde Türkiye’den kaçırılan arkeolojik kültür mirasımızın tespitinde kullanılıyor. Ayrıca tarihi eserlerimizin kimler tarafından nasıl tahrip edildiği hem kamuoyuna hem yetkililere bildiriliyor. Anladığınız gibi mutlaka okunması gereken bir konuya giriyoruz.

    tayproject.jpg

    Tay Projesinin hem İngilizce hem Türkçe olan sitesi http://www.tayproject.org/
    Sitede “Tay nedir?” diye baktığımızda çok güzel bir özet var. Aynen aktarıyorum.

    Türkiye Arkeolojik Yerleşmeleri (TAY) Projesi, dünya kültür emanetlerinin önemli bir parçası olan Türkiye kültür varlıklarının bulgularının, kronolojik bir envanterinin çıkartılması ve bu bilginin uluslararası platformda paylaşılması amacına yönelik olarak tasarlanmıştır. En azından 400.000 yıl eskiye uzanan kültürel verileri barındıran Anadolu ve Trakya toprakları üzerinde, 1800′lerin ilk yarısından başlayan araştırmaların sonuçları ile çağdaş yüzey araştırmaları ve kazıların bilgileri dağınık ve çoğunlukla ulaşılamaz durumdadır. Birçok yerleşmenin yeri bilinmemekte, birçoğu da tahribatın/yapılaşmanın kurbanı olmuş ya da olmaktadır. Bu tahribata karşı ve bu emanetleri korumaya yönelik öncelikle yapılabilecek en önemli çalışma, kültürel verilerin merkezi bir yapı içinde toplanması ve derlenmesidir: Belgeleme olmadan koruma olmaz. İlk kez bu projeyle, Türkiye arkeolojik yerleşmeleri, höyükler, tümülüsler, anıtlar, mezarlıklar, ören yerleri, yerleşme yerleşme, höyük höyük, tümülüs tümülüs belgelenmektedir.
    1993 yılında çalışmalarına başlayan TAY Projesi, özgünlüğü, boyutu ve kültürel emanetlerin belgelenmesine yaklaşımı açısından, türünün ilk ve şimdilik tek örneğidir.

    Niye TAY?

    okumaya devam edin

        19 Aralık 2007 | 1,172 kez okundu | henüz yorum yok

    Sanskrit, Dillerin Anası ve Türkçe Anadilim


    Sanskrit en eski dillerden biri. Bu dilin eşsiz ses uyumu olması yanısıra diğer Hint-Ari dillere ve İbranice, Arapça gibi anadillere temel olduğu düşünülüyor. Bu dilde yazılan efsaneler tarihsel olaylar yıllardır inceleniyor. Mahabbarata gibi.

    Dilbilime merakınız varsa lütfen aşağıdaki linklere bakınız.
    http://www.geocities.com/hindoloji/hindoloji/turkce_kitaplar.htm
    http://www.ideefixe.com/Kitap/tanim.asp?sid=ORELN0PCB795CHWY464X

    İşin kötü tarafı şu. Dillerin tanımlama ve düşünmeyi biçimleme yetileri var. Mesela Türkçe’deki “O” kelimesi belirsizdir. Kadın, erkek, her çeşit canlı ve bilinmeyen kavramlar için kullanılabilir. Ancak İngilizce elinizi kolunuzu bağlar sizi ısrarla tanımlamaya iter. (He, She, it)

    Bu, Tanrı, zaman, mekan olayların kendiliğinden olması gibi anlatımları imkansız kılar. Onlar da ister istemez cinsiyet ve nesne ayrımına uğrarlar.

    Dilde karşılığı olmayan bir şeyi bir insanın anlaması imkansızdır. Anlam oluşturmanın tek yolu insanın beyninde tanıma uygun isimlendirme yapmasıdır.

    okumaya devam edin

        26 Mart 2007 | 1,651 kez okundu | henüz yorum yok

    ÇANAKKALE GEÇİLMEDİ!


    Duman, bombardıman ateşinin gürültüleri. Ama sen sessizsin. Tek işittiğin, dua eden dudakların ahenkli sesleri ve şakaklarında atan nabzın. İçin ürpererek ön sıralara bakıyorsun. İlerliyorlar. Ve kurşunların acı çığlıkları, ilk sıra düşüyor. Sen yine sessizsin. Sağına ve soluna bakıyorsun. Senin gibiler. Yüzleri yanık, mert insanlar. Kiminin elinde bir mektup, kiminin Kuran, kimininse sevgilisinin yazması. Gökyüzü yine de güzel. Senin göğün. Bir başkasının göğü altında ölmeyeceksin. Ayakların toprağı seziyor. Sağlam basıyor yere. Anana babana ve yavuklunun canlarına bağlı ta Anadolu’nun toprağı. Üzülme diyor bağrımda saracağım seni şefkatle öpeceğim seni. Ardına bakıyorsun yavaşça. Metanetle bekleyen bir erkekler ordusu. Yiğitler. Birazdan emri duyuyorsun. Nefesini salıyorsun Allah! Allah! nidalarıyla. Korkmuyorsun. Çünkü insanlığın en haklı davasında şehit oluyorsun. İleri fırlıyor etten bir duvar gibi siperlere nefes nefes koşuyorsun kurşunlar seni sıyırıyor. Bir tane, iki tane ıslıklarını duyuyorsun. Ama Memoyla dağda çaldığınız ıslıklara benzemiyor. Dişlerini sıkıyorsun ve ateş ediyorsun. Biliyorsun ki sen ölünce arkandan başkaları gelecek ve arkandan bir ülke yükselecek ve senin şerefli mezarında çiçekler bitecek, dualar okunacak, türküler söylenecek.

    canakkalegecilmez.jpg

    Bu satırları yüreğim acıyarak gözlerim yaşlı yazıyorum. Bundan yıllar önce Çanakkale’ye bir arkaşımızı ziyarete gitmiştik sadece bir günümüz vardı. Ne şehitlikleri gezmek ne bu hatıraları anmak planlarımız arasındaydı. Ancak şehre girdiğimde kalbime bir şey oturdu üstüme bir ağırlık çöktü. Saatlerce geçmedi. Anlayamadım bana ne oldu? Sonra bir deniz kıyısında ruhum boşalıverdi. Hıçkırmaya başladım. Yüzbinlerin seslerini ve canlarının ve fedakarlıklarının acısı bedenimi titretti. Uzun bir süre tepelere Kilitbahir Kalesine, “Dur yolcu! Bilmeden gelip bastığın, Bu toprak, bir devrin battığı yerdir.” yazısını okudum. Kendi kendime “Ne oluyor bana?” dedim. “Ne oluyor? Bu kadar duygusal bir insan değilim ne oluyor?” Sonra müzeyi gezdim ve birbirine geçen kurşunları görünce atılan mermilerin adedini anladım. Sonra maketlerde düşman gemilerinin sardığı boağazı görünce nefesim kesildi. Çok büyük bir olay olmuştu orada. Çok büyük. Günümüzün dev savaş gemileriyle sarılmış ufak bir yarımadada savaş nasıl amansızsa aynı şartlarda olmuştu.

    okumaya devam edin

        18 Mart 2007 | 959 kez okundu | henüz yorum yok

    Türkçe’yi doğru konuşuyor muyuz? Laboratuvar mı laboratuar mı?


    Yada mı ya da mı? Yanlış mı, yalnış mı? 1.ci mi Birinci mi? Herkes mi Herkez mi?
    Bilemiyoruz yazamıyoruz hele hele egzos, egzost, egzoz almış başına gidiyor.

           
    İyisi mi işi erbabından öğrenelim. Türk Dil Kurumu’ndan.  
    http://www.tdk.org.tr İmla Klavuzu, makaleler, çalışmalar vb.
     
    Not: Şimdi bunu yazdım diye aman saldırılara maruz kalmayayım! Ne kusursuz konuşuyorum, ne de yazıyorum. Ancak Türkçe’yi zenginlikleriyle sevip korumak istiyorum. :)

    okumaya devam edin

        23 Şubat 2007 | 863 kez okundu | 1 yorum yapıldı

      
    Sayfa:1/3123Sonraki Sayfa



    Güneşin Tam İçinde'yi RSS'inize ekleyin, yeni konuları kaçırmayın

    "RSS Nedir?" diyorsanız tıklayın

     E-Güneş: Yeni yazılar e-posta adresinize gelsin.
      


    YASAL UYARI: Makalelerde kullanılan eserler, sanatçı ve eser sahiplerinin belirttikleri izinlerle kullanılır. Örneğin eserin kaynağı, sanatçı adı ve ne şekilde kullanıma izin verdiyse, Güneşin Tam İçinde buna uymayı taahhüt eder. Herhangi bir anlaşmazlık durumunda sanatçının talebiyle koşulsuz şekilde eser kaldırılır. Kullanılan fotoğrafların büyük bölümü Creative Commons lisansına veya GPL dağıtıma tabiidir.
    Sanatçıların Güneşin Tam İçinde için verdiği özel izin, diğer siteleri kapsamaz, bu nedenle sitede görülen ve kullanılmak istenen başka bir sanatçıya ait çalışma için yine ilgili sanatçıdan izin alınması gerekebilir.

    Site içinde üretilmiş olan fotoğraf, tasarım ve yazıların tüm yasal hakları da Süleyman SÖNMEZ'e aittir. Yazılı izin alınmadan basılı medyada ve Internet'te kullanımları Telif Hakları Yasası uyarınca 6 ay ile 2 yıl arası hapis cezası ve 45.000 YTL rayiç bedelle tazminat davası istemiyle karşılaşacaktır. Emsal davalar mevcuttur. İçerik Eczacıbaşı Tasdix zaman damgası ile korunmaktadır.

    Telif Hakları ve Creative Commons ile ilgili bilgi almak ve soru sormak için lütfen tıklayınız. Bu konuya yorum olarak yazılan telif soruları konunun anlam bütünlüğü bozacağından yukarıdaki konuda sorulmadıkça yayınlanmayacaktır.




    REKLAM




    Google
     



    YAZI ARŞİVİ : Bu sitede tümü orijinal, özenle hazırlanıp araştırılan, yüzlerce yazı ve görsel var. Dilerseniz ana sayfamıza bir göz atın ya da konu listemizden seçin. İyi okumalar.