Ziyaret ettim uzun yıllar önce, senin hayatını. / Gezgin bir yolcuydum aslında. / Güzel geldi bahçeleri.
Bilimadamları gösterdi ki bir foton (ışığı oluşturan temel yapıtaşı) demetini iki parçaya ayırırsanız eşleşmiş parçaların biri Çin’de biri Kutup’ta olsa da aynı anda aynı hareketi yapıyor. Nasıl olur da haberleşirler? Aralarında ışıktan daha hızlı bir bağ olmalı. Neredeyse telepatik bir bağ.
Eros bugün sözüm sana! / Her insana bir ok atar, / Aşka boğarsın onu. / Afacan gözlerinle güler / Kanatlarınla coşarsın.
Tıpkı satrançta saniyede bir hamle yaparak oynayabilen ustalar gibi. Anladım ki o da doğaçlama yazabiliyor. Gönlü dolmuş, kurgu yapması gereksiz, dilinden dökülüyor zaten. Susması da imkansız, şiir yazması da. Çünkü şiir olmuş kendisi.
Ağzını açtı sonsuzluk, / Döküldü evren dudaklarından / Sonra geriye kaldı boşluk / Böylece kapattı dudaklarını sonsuzluk / Dışarda kaldı evren, / İçerde kaldı boşluk
Akrostiş, bir şiirde dizelerin ilk harflerinin yukarıdan aşağıya doğru sıralandığında anlamlı bir sözcük meydana getirmesidir.Divan edebiyatında akrostişe muvaşşah ya da istihrac denir. Eski Yunan ve Latin edebiyatında akrostiş “üç dize” anlamına gelir.