Web sitelerinin dünyada bir centilmenlik anlaşması vardır. Sözü olan yazar. Sözü olmayan yazmaz. Yazarken diğer tüm sitelerden derlediği bilgilere gerek kaynakça olarak, gerek link vererek emeğe saygısını gösterir. “Ben yazdım” diye bir iddiada bulunmak çok ama çok ayıp sayılır.
Ülkemizde ise herhangi bir yerden web sitesi açanlar her sayfadan basitçe kopyala yapıştır ile yazıları almayı / çalmayı altına imzasını atmayı marifet sayar. Sözü olmayan insanlardır bunlar. Üstelik kompleksleri vardır.
Böylece sözü olan her insan kaynakça belirtmekten utanmaz, çalmaz çırpmaz. Bu öyle uç noktalara tırmanıyor ki çok tanınan fotoğrafları bile çektiğini iddia edecek kadar komik insanlar bulunuyor.
Hikaye yazdığım ilk günden beri bunları yaşıyorum. Çok uzun yazılarımın birebir çalındığını gördüm. 150 sitede birebir kopyalanmış yazılarım var. Tek tek her birine “Arkadaşım alıntı yapmak yazıdan bir, iki paragraf alıp kaynak verip bahsetmek ve ilgili siteye yollamak demektir. Bunun dışındaki her davranış Telif Hakları yasası’na aykırıdır. Sizi dava etsem çok ciddi sonuçlar görürsünüz.” demek zorunda kalıyorum. Hiç hoş değil. Çünkü bunun insana yakışmadığını düşünüyorum.
Peki izinsiz kopyalamanın zararları nelerdir?
1) Bilgi kirliliği : Kaynağında detaylı anlatılan yazının tam aktarılmaması ve yorumlara doğru cevap verilmemesi okuyucuyu yanıltır.
2) Arama motorları karmaşası: Yazı ile ilgili bir kelime arayan karşısına aynı yazıyı onlarca sitede bulduğunda gerçek yazara ulaşamaz ve daha özel soruları soramaz.
3) Kopyalayan sitenin itibarı: Bir yerden konu, fotoğraf vs. çaldığı anlaşılan sitenin itibarı sıfır olur. Dünyada böyle durumlarda kim yazmışsa üyeliği bitirilir ve gazeteci, bilimadamı ise görevi, ünvanı elinden alınır.
4) Kopyalama hakları: Web üzerindeki yazıların ve bilgilerin tümü farklı copyright haklara sahiptir. Mesela Wikipedia online ansiklopedisi kopyalamaya tamamıyla izin verir. Ancak mutlaka altına alındığı sayfanın adresinin konmasını şart koşar. Amerikada buna “Fair Use” diyorlar “Centilmence Kullanım” dersek yanlış olmaz. Bazı fotoğralar, yazılar ise “Some Rights Reserved” ile verilir. Bunları titiz okumak gerekir. Kişisel kullanıma açık olabilir ama şirketlerin kullanımına açık mı? Eser sahibinden yazılı izin gerekiyor mu? Bu eseri alıp, farklı bir eser yapmak için kullanma hakkı verilmiş mi?
5) Ziyaretçi Sayısı: Bir yazıyı belki dünyada bir tek siz yazmış olabilirsiniz. Bunu bir arkadaşım sitesinde yaşadı. Bir günde 1 milyona yakın ziyaretçi geldi ve reklamlardan çok ciddi gelir elde etti. Eğer bu yazı kopyalansaydı, çalan site lehine orijinal site aleyhine haksız kazanç gerçekleşirdi. Ziyaretçilerin bir kısmı kopyaya giderdi.
6) Sanatçının Özlük Hakları: Sanatçılar duygusal insanlardır. Yazar, çizer, söyler, fotoğraflar ve bunun için hayatlarını koyarlar. Eserlerini çocukları gibi görürler. Çalınması onları manevi anlamda kaygıya karmaşaya iter. Şu an müzik piyasasında MP3 ile korsan kopyalamanın, roman piyasasında korsanın yol açtığı tıkanıklık gibi. Artık sanatçılar üretmek istemiyorlar. Moralleri bozuk. Albümleri binlerce satarken Internet’ten milyonlarca indiriyor. Ancak onlar bunun manevi başarısını ölçemiyor. Belki Ipod’da olduğu gibi içeriği çok çok ucuza satmak ileride yararlı olabilir.
Gelelim bize. Uzun zamandır sayfadaki yazılar seçilemiyor. Çünkü bu kuralları bilmeyen ve yeni site açtıkları için sürekli sağdan soldan yazı araklayıp sitemize bağlantı vermeyenlerden bıktım. Eski siteler bunu yapmıyor.
Bu engeli aşmak tabii ki çok kolay. Ama bunu yaparken insanlar düşünüyorlar. Bu siteye en azında bir link vereyim diyorlar ya da kopyalayamayınca kızıp gidiyorlar.
İyice düşündüm ki webin karakterine aykırı. Şiirlerimi ve fotoğraflarımı ayrı bölümlere alıp orada daha güçlü programlama ile korumaya ve bu arada site genelinde bu engeli kaldırmaya karar verdim.
Sizlerin öneri ve düşüncelerini merak ediyorum.
SÜLEYMAN SÖNMEZ









Merhaba, adım 















özgür bir internet isterken kopya koruması kurmak bence de ters duruyor.
İzninizle, ben bu yazıyı çalıyorum.
)
Şaka bir yana yazılmış bir yazıyı kopyalamak üstüne bir de kaynak belirtmemek, zaten çalan insanın bunu özgün yazılar yazamadığı, iyi bir fotoğrafçı olmadığı vb. için ve itibar kazanmak için yaptığını gösterir. İşin garibi bu işi genellikle yapan insanların forum gibi ortamlarda “Emeğe saygı.” ya da “Sadece teşekkür yeter.” türü imzalar kullanmaları.
© Bu işaret boşuna yaratılmamış.
yiit
Internet özgürdür, Internet bilgiye erişimin aracıdır, bilgi yığınıdır. Başkasının bilgisini saygısızlıkla “(ç)almak” değildir.
Ceyhun bey,
Başkasının bilgisini çalmak konusunda bi yorumda bulunmuş muyum? Hayır. sizin veya başkasının bilgisine saygısızlık yaptım mı? Bildiğim kadarıyla o da hayır. İnternetin başkasının bilgisini çalmak olup olmadığı konusundaki görüşüm de sizinle aynı olduğuna göre, geriye bir tek okuduğunu anlamak konusundaki farkımız kalıyor.
GTİ girdim, kopyalama diye araştırdım bu yazı çıktı karşıma.. Amacım acaba Süleyman bey bu kadar kopyalanan yazısına karşı ne yapıyor onu bulmaktı… Özgün yazıların kopyalanması – tabiki doğru değil- ama haklı nedenleri de vardır diye düşünüyorum. Adam oturduğu yerden copy-paste mis gibi site sahibi oluyor. Kim uğraşacak şimdi, düşün-yaz-çiz-resim ekle- photoshopla uğraş.. Bedavadan koydum siteme, belki 3-5 kişi gelir reklam gelirim olur taş attımda kolum mu yoruldu hesabı…
İnanmazsınız benim ürünlerde kopyalandı:) Tesadüfen gördüğüm bir e-ticaret sitesinde bir baktım tüm siteyi kopyalamış, fotoğrafları ve ürün tanıtımlarını bile. Hayır hasbelkader sipariş gelse ne yapacaksın? Adı-sanı-adresi belli bir e-ticaret sitesi yani bu. şimdi burada ismini vermeyeyim PR5 siteden link almasın:)
Telefon açtım ve 2 gün süre hepsini silin dedim. Bana diyorlarki ne kızıyorsun biz senden ürün mü istedik? Şok oldum.. 1 saat sonra hepsi silinmişti.
Amaçları nedir anlamadım? Satış değilse nedir yani?
Tasdixlemişsiniz, çok iyi etmişsiniz.. Bu kadar site yapıyorsunuz, birde kopyalayanlar.com yapsanız da orada biraz kim neyi kopyalıyor konuşsak, şahit olsak birbirimize… Belki biraz tereddüt ederler.
Sevgiyle..
Anıl Hanım lütfen şu yazıyı okuyunuz.
http://www.gunesintamicinde.com/calintilama-sanatinda-zen/
Oldukça uzun ama tüm sorularınızın ve yapılabileceklerin cevabı olduğu gibi onlarca yazarın görüşü de var.
Arkadaşlarımın katılımı sayesinde şu an literatürdeki en detaylı makale oldu.