Parçacık mı Dalgacık mı?

Yazar: SÜLEYMAN SÖNMEZ   |   Kategori: Bilim ve Teknoloji, Günlük Yaşam, Mistik   |   Yazım Tarihi: 25 Ocak 2007     |   3.648 kez okundu   |   2 yorum yapıldı
Anahtar Kelimeler: , ,

Dünyaya bakarken ve ölçerken, öğrenirken, tartarken, tanımlarken bu yüzyılla birlikte müthiş bir şey farkedildi. Işıkla başlayan bu farkediş Fizik’te dalgacık/parçacık tartışmalarını başlattı. Sonra da Quantum fiziği ile zirveye tırmandı.

fotonwave Parçacık mı Dalgacık mı?
 
Konu nedir? Ne anlatıyorum fizik mi anlatıyorum? Hayır. Hayatınızı çok ilgilendirecek bir şey anlatıyorum. Tane tane anlatalım öyleyse icon smile Parçacık mı Dalgacık mı?
 
Biz şu an birbirbirimizden ayrıyız, ben varım, sen varsın, o var. Parçalar halinde evren, sandalye var masa var, güneş var, ağaç var vs. Tamam, buraya kadar sorun yok bildiğimiz algı.
 
Yüzyılın başında, ışık taneciklerden mi oluşur, parçacıklardan mı tartışması başlıyor. Deneyler yapıldıkça iki grup da güçlü deliller sunuyor ve ispatlıyorlar. Böylece görülüyor ki ışık bir tuhaf. Hem fotonlardan oluşuyor hem de bir dalga gibi tek parça. Peki iki grup sonunda neyi farkediyor? Ölçüm cihazları neyse mesela parçacık ölçer, ışığın parçacık olduğu görünüyor. Diğer grup ise dalga öçümleri yapıyor.
 
Elinizdeki ölçüm ve kontrol mekanizması neyse evreni öyle algılıyorsunuz ve öyle saptıyorsunuz. Dikkat edin bu çok önemli kendinizi bir parçacık olarak algıladığınız için evreni parçalardan oluşan bir mozaik bir puzzle gibi görüyorsunuz. Oysa dalga kuramında evren bir deniz, tekil bir deniz, dışı yok hiçbir nesne diğerinden ayrı değil ve görünen uzaklıklar uzayla dolu, hatta maddenin kendisi bile karanlık madde denilen bu uzayın biçim almış şekli olabilir. Dünyanın parası akıtılarak kent büyüklüğünde dev makinelerde ispatlanmaya çalışılıyor bu saptamalar.
 
Bu bilgiler bize ne verir? Elimize ne geçer? İnsan beyni hem parçacık, hem dalgacık düzleminde hareket edecek kapasitededir. Binlerce yıldır bilgelerin anlattıkları ahlaki prensipler, olağanüstü algılar ve insanlığın gelişimi belki de tek bir canlı evren organizmasının parçası olmamızdan kaynaklanıyor. Belki de biz devasa bir sistemdeki beyin hücreleriyiz. Ama sanırım bir gün insanlık alemi de hayvanlar, bitkiler ve otomatik yaşayan tüm canlılar gibi dev bir uyuma merhaba diyecek. O günü beklemeden içimizden bazıları bir üst bilinç fonksiyonlarına taşınacaktır.
 
Saçma görünüyor değil mi? Tıpkı ilk kez denizaltıyla sualtına inen adamın sözleri gibi, tıpkı Kolomb’un hayalleri gibi, tıpkı demir kuşların (uçakların) havadan ağır şeylerin uçabileceğini söylemek gibi, tıpkı Ay’a gidilecek demek gibi. Bu saydıklarım ve binlerce büyük buluş insanın dışında bir şeyleri değiştirdi. Ama bu anlattığım buluş insan varlığını değiştirecektir. 
 
http://www.fortunecity.com/emachines/e11/86/qphil.html
 

Yazıyı Sosyal Medyada Tavsiye Etmek İçin




“Parçacık mı Dalgacık mı?” makalesi için 2 yorum yapıldı.

  1. Niye insan kendisini hep kainatın en önemli yerine koymaya çalışır ve şu anda olmasa da varlığını tüm evrenin bilincini oluşturan beyin hücreleri olarak görür bilmiyorum… Bana göre bu biraz fazla ütopik bir teorem ayrıca bilimsel keşiflerin inanılmazlığına dikkat çekerek bu teoremin de böyle bir şey olduğu ve bir gün gelip gerçekleşeceği kesinliği bana uymuyor. Keşke bu konu üzerine biraz daha fazla felsefi yanı olan ama bilimsel verilerle desteklenen uzun bir yazı olsaydı…

  2. ONALTIKIRKALTI , aslında bu konuya sık sık dönüyorum. Yeni evren modelleri ve bilimadamlarının en son görüşleri.
    http://www.gunesintamicinde.com/siz-uzay-zamandan-yapildiniz-you-are-made-of-spacetime/ adresinde sanırım tatmin edici bilgiye ulaşacaksınız.

    Ayrıca insanın mikrokozmoz olduğuna dair güçlü inanış o kadar eski uygarlıklardan beri görülüyor ki. Bizim bulamadığımız onların deneysel çalışmalarla edindikleri izlenimler.

Yorum Yazın











Yorumunuzun yanında fotoğrafınızın çıkması için;
Daha önce yüklemediyseniz gravatar sitesine bir simge yükleyin.
Böylece yorum yaptığınız pek çok sitede e-mailinizi yazıp yorum yaptığınızda simgeniz otomatik olarak gelecektir.



     
      Siteden alıntı nasıl yapılır? Telif nedir?

Güneşin Tam İçinde, özenle hazırlanıp araştırılan, yüzlerce orijinal yazı ve görselden oluşuyor. Dilerseniz ana sayfamıza göz atın, arşivimizden seçin ya da aşağıdaki kutuda aratın.

İyi okumalar, keyifli dakikalar :)




Google
 


               



YENİ YAZILAR


Daha fazla konu görmek için tıklayın >

GÜNEŞİN TAM İÇİNDE

Süleyman Sönmez Merhaba, değerli ziyaretçiler.
İsmim Süleyman Sönmez.
Blog siteme hoş geldiniz.
Güneşin Tam İçinde, 2006 yılından beri yayında olan, kültür, sanat, eğitim, teknoloji, fotoğrafçılık, bilim ve sinema başta olmak üzere 859 konu, 5,871 yorum ve 30 kategori içeren, Blog Ödülleri yarışmasında kültür sanat kategorisinde Türkiye birinciliği kazanmış, yazılı basında, televizyonda, radyoda ve websitelerinde pek çok kez tanıtılmış, 5 milyondan fazla kez ziyaret edilmiş orijinal içerikli sitedir.

Sitedeki görsel ve yazılı eserler iletişime geçip yazılı izin alınmadan, kaynak belirtilse dahi "alıntı" adıyla kullanılamaz. Site içeriği, tasdix zaman damgası ile korunmaktadır.

Yazarla iletişim için tıklayınız.

Sosyal medyada takip için aşağıdaki sitelerde ekleyebilirsiniz.

Google+ Facebook Twitter FF Linkedin





Güneşin Tam İçinde Facebook'ta
Siz de tıklayıp katılın!

www.facebook.com/gunesintamicinde


SON YORUMLAR




  



DİĞER WEB SİTELERİM


* Mihrace.NET * 3d Gözlük * Cizreli Ebu’l-iz
* Sunosphere * Büyükler Giremez * Süleyman Sönmez


RSS Abonelik İçin Tıklayın