Öğrenmek İçin Unutmak Şart

YAZAR: SÜLEYMAN SÖNMEZ | Tarih: 18 Eki, 2008 | Kategori: Eğitim | 1,498 kez okundu

Hafıza fonksiyonlarından en ilginci unutmak. Bilginin tasnif edildiği bir merkezin aynı zamanda bazı kitapları gizleyen bir kütüphaneci gibi davranması öğrenmenin düşündüğümüz kadar basit olmadığını gösteriyor. Öğrenmeye, yeni şeyleri görmeye meraklı olmanın ilk şartı unutmaya razı olmaktan geçiyor.

ogrenmekicinunutmak Öğrenmek İçin Unutmak Şart

Fotoğraf: fractalworld Creative Commons Lisansı ile kullanılmıştır.

Plüton. Gezegen mi değil mi? Eğer duymadıysanız güneş sistemindeki gezegen tanımı yeniden yapıldı artık gezegen kabul edilmiyor.

Besin piramidine göre yağ iyi mi kötü mü? Kötü cevabını verdiyseniz 2004 yılında Harvard üniversitesinin hazırladığı yeni besin piramidine alışamadınız demektir.

“Gerçek üzerinde anlaşılmış ve aksi ispat edilememiş kısa süreli bir inanıştan ibarettir.” Konu ne olursa olsun bilgi kendisini imha edecek döngüye her an girebilir. Ispanak yıllarca en yararlı demir kaynağı olarak görüldü şimdi ise demir fakiri olduğu açıklanıyor.

Yıllarca dünyayı yuvarlak diye bildik. Oysa uyduların son olarak gösterdikleri oldukça farklı eciş, bücüş o coğrafya kitaplarında bile göründüğü gibi geoid -üstten alttan basık- dahi değil. Bu gerçeği bize okyanus tabanlarını ve dünya yüzeyini daha iyi tarayan uydular gösterdi. Aslında 20. yüzyılın tümünü kaplayan geoid dünya düşüncesinin bu kadar uzun süreli hatalı şekilde kalması bile mucize.

Şimdilerde bilgisayar öğrenen herkes ciddi anlamda baskı altında. Web servisleri eskiden hiç görmedikleri hizmet ve yöntemleri sunuyor. Her geçen gün yeni bir cihaz çıkıyor. Arabirimleri kolaylaşsa da aslında yeni olan yeni.

Böylece parmağınız tuşlu cep telefonu kullanmaktan dokunmatik ekrana geçerken hafıza bir şeylere itiraz ediyor. Huzursuzluk bir süre devam ediyor ve sonra o bilgi siliniyor.

Twitter ve Friendfeed informal bir şekilde sürekli birbiriyle bilgi temasında olan insanların yeni iletişim şekli. Eskiden iletişim demek birisine bir mesajı verip hattı kesmek demekti. Mesela konuşmak, telefon etmek mektup yollamak. Şimdi ise herkes sürekli online sürekli cevap verebilir durumda. Öyleyse kişi birden fazla işi aynı anda ve sırayla yapabilme yetisi kazanmalı.

Yıllarca televizyon izleyenleri karşılayan ekranlar hızla uzuyor. Türk TV izleyicisi widescreen denilen TVlere halen tepkili. Bir kişiye nedenini sorduğumda “insanları şişman yapıyor” dedi. :) Elbette konuşmanın devamı 16:9 yayın olsa uzamayacağı ve ülkemizde bu tür yayınların ancak yeni başladığı ile gitti.

Böylece sinemada olduğu gibi geniş bir bölgeyi izlemeyi öğrenmek zorunda izleyici ve eski kutuyu unutmak zorunda.

Sağlık sigortası olanlar karne kullanırdı. Artık karne yok. Artık ilaç yazdırmak da yok. Halk bunu öğrenmeli ve karneyi unutmalı. Şimdilerde ise dijital kimlik geliyor ve gerek doktor gerek hasta tüm muayene ve ilaç alma sürecini buradan yapacak.

Az zaman sonra unutmak zorunda kalacağımız diğer şey para olacak. Bir süredir dokunmadan dijital olarak 30 YTL ödeyebiliyorduk. Yakında da para dijital olacak ve artık elden ele geçmeyen sadece sinyalle aktarılan birşey olacak. Dolayısıyla yeni parayı öğrenmek için eski alışkanlıklarımızı elimizi cebimize atmamızı unutmamız gerekecek ve bir nesil sonra gelen gençler bizim elimizi cebimize atma tikimizle alay edecek.

Bu unutma sendromunun tiklere dönüşmesi özellikle travmalar sonrası çok güçlü oluyor. Mesela savaş yıllarında günlük hayatını yaşamış insanların ani bir sesle kendilerini yere atması diğerlerinden daha süratli oluyor. Öğrenilmiş bilgiyi silmek çoğu zaman öğrenmekten daha zor.

Bir öğretmen arkadaşım vardı. Okuduklarını neredeyse hiç unutmuyordu ve unutmak için çaba harcaması gerekiyordu. Onun hafızasını yıllar içinde hiç değişmeyen davranış ve tutumlarında gördüm. Mükemmel oturmuş bir kişiliği vardı. Ancak sürpriz sayılabilecek bir değişim gelişim de gösteremiyordu. Çünkü benliği kendi kendisiyle ilgili herşeyi sürekli hatırlıyordu ve o kendisini unutup yeniden ve farklı bir insan olarak değiştiremiyordu.

Bu yazının sonuna gelirken gerçekten de teknolojik olarak en dahi kişilerin, unutma becerisi en yüksek olanlar ve “unutturma becerisi en yüksek olanlar” olduğunu düşünüyorum.

Düşünsenize Steve Jobs’un Apple bilgisayarı daktiloyu unutturdu.

Şu anda büyük firmaların en büyük sorunlarından birisi de bu. Eski ürünlerini unutturup yenisini satabilmek, eski sevgilisini unutamayan müzmin aşıklar gibi alışkanlıklarına sıkı sıkı bağlı insanlar halen takoz büyüklüğündeki cep telefonlarını kullanıyor, halen 30 yıldır okudukları yazarları okuyor ve halen aynada aynı kişiyi görüyorlar…

Unutmanın büyük fırsatları, dünyayı yepyeni yapıyor.

  Alıntı, Telif, Creative Commons nedir?


      Bu yazıyı sevenlere öneriler






  

  “Öğrenmek İçin Unutmak Şart” makalesi için 2 yorum var.
  1. Şu “unutmak” yok mu? Benim onunla başım belada… Anıları unutmuyorum, yazıyorum. Olayları unutmuyorum, hatırlıyorum.

    Her bir olguyu, geçmişteki eski olayların penceresinden bakmadan yorumlamak için çaba sarfediyorum. Maalesef bu durum, düşünce seçeneklerini artırmaktan (yani daha karmaşık bir yelpaze oluşturmaktan) başka işe yaramıyor.

    Tecrübe denen şeyin, eski hataları hatırlamak ve yenilerini yapmamak olduğunu düşünüp avunuyorum.

    Yeni uygulamaları öğrenmek için arkadaşlardan yardım istiyorum.



  2. hera

    Ben de niçin etrafımdaki herkesin hatırladığı bir çok detayı, olayı, yaptıklarımı unuttuğumu merak ederdim. Benim beynim otomatik yer açıyor sanırım. Teşekkürler yazınız çok hoş.

* Bu sayfada yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Güneşin Tam İçinde veya yazar sorumlu tutulamaz.

YORUM YAZIN




* Yurtdışından yazan, Türkçe klavyesi olmadığından ğ, ş, ü, ç, ö, ı harflerini yazamayanlar için:
Lütfen üstteki klavye simgesine tıklayın ve mouse ile Türkçe harflere tıklayarak yorumunuzu yazın ya da buraya tıklayıp, yazınızı yazın ve "Türkçeleştirdikten" sonra, seçip kutuya yapıştırın. Teşekkürler.




YORUM YAZMADAN ÖNCE:


Türkçe yazanlar için hatırlatmalar;

* Cümle büyük harfle başlar, nokta ile biter.
* Noktadan sonra boşluk bırakılır, yeni cümle başlar.
* "gelcem, gitcem, gidiyom" denmez "geleceğim, gideceğim, gidiyorum" denir.
* "Herkez" denmez "herkes" denir.
* "Yaaaa" çok laubali bir sözdür.
* "bU şEkiLDE" yazmak sadece okuyanı yorar.
* "Yanlız" değil "Yalnız" denir.
* "ğ" harfi "g" şeklinde yazılamaz.
* "Dahi" anlamındaki "de" ayrı yazılır. Yani "Bende, sende" denmez, "Ben de, sen de" denir.
* "Geldimi?" yazılmaz "Geldi mi?" yazılır. Soru takıları ayrı yazılır. "OKmi?" değil, "Tamam mı?" denir.
* "ahmet, belgin, duru" denmez. "Ahmet, Belgin, Duru" denir. Özel isimlerin, illerin, ülkelerin ilk harfleri büyük yazılır.
* "ki" eki, bağlaç olarak kullanılıyorsa ayrı, ilgi zamiri ve yapım eki olarak kullanıyorsa birleşik yazılır. Ayşe'ninki, evdeki, sabahki, dünkü, bir de baktim ki.. gibi
* "v" yerine "w" yazılmaz...
...
Yani Türkçe, Türkçe yazılır. MSN Türkçesiyle değil.

TÜRKÇE YAZ KAMPANYASI

* Eğer bu konuyla ilgili değil, güzel Türkçe kullanımı için yorum yazmak istiyorsanız, lütfen Türkçe Yaz Kampanyası'nın sayfasına buyrun.

* Web siteniz varsa lütfen "TÜRKÇE YAZ" kampanyasına katılın.
Sitenizi onur listemize ekleyelim. Detaylı bilgi için tıklayınız.



Güneşin Tam İçinde, özenle hazırlanıp araştırılan, yüzlerce orijinal yazı ve görselden oluşuyor. Dilerseniz ana sayfamıza göz atın, arşivimizden seçin ya da aşağıdaki kutuda aratın. İyi okumalar.



Google
 

GÜNEŞİN TAM İÇİNDE

2006 yılında kurulmuş, kültür sanat, bilim, sinema, fotoğrafçılık ve bilgisayar teknolojileri başta olmak üzere 756 konu, 2,940 yorum ve 25 kategori içeren orijinal içerikli sitedir. Makaleleri yazan ve siteyi tasarlayan Süleyman Sönmez'dir. Yazılar ve görseller yazılı izin alınmadan "alıntı" olarak dahi kullanılamaz.

Güneşin Tam İçinde, 2008 Blog Ödülleri yarışmasında Kültür Sanat dalında Türkiye 1.si olmuştur.
Detay için tıklayınız.

  Favorilere ekle Favori   Yazıcı  

Facebook'ta paylaşın! FriendFeed'te bahsedin!


Makalede kullanılan etiketler:
, , , , ,

Yeni Konular

Yorumlar


Dosyalar - Altın Makaleler



Altın Yumurta

 
  • Sahte mi Gerçek mi ? 3 Boyutlu Tasarım Teknolojisi Ne kadar Gelişti?
  • GON | Minyatür, Sessiz ve Despot! Dinazor
  • Afetler, Hovercraft ve Olası İstanbul Depremi
  • Bakteri Harddisklerde Yaşamlar Boyu Bilgi
  • Mongol | Cengiz Han Efsanesi

  • Şans Yumurtanızdan çıkan yazılar, tıklayıp okuyun


    Dost Siteler

    bos
    bos
    bos
    bos
    bos
    bos
    bos



    Google Friend Connect'le
    Ekibe Katılın!


    Çevrimiçi Ziyaretçiler





    otelturtatilMutfak Ekipman İsm-iCam3d Gözlük | 3 Boyutlu Eğlence