﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
		>
<channel>
	<title>Kiraz Çiçeği ve Bütünsel Dikkat yazısına yapılan yorumlar</title>
	<atom:link href="http://www.gunesintamicinde.com/kiraz-cicegi-ve-butunsel-dikkat/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.gunesintamicinde.com/kiraz-cicegi-ve-butunsel-dikkat/</link>
	<description>Evrenin güzelliğine bir bakış</description>
	<lastBuildDate>Thu, 09 Feb 2012 21:19:47 +0000</lastBuildDate>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
	<item>
		<title>Yazar: serkan kamil sonmez</title>
		<link>http://www.gunesintamicinde.com/kiraz-cicegi-ve-butunsel-dikkat/#comment-107443</link>
		<dc:creator>serkan kamil sonmez</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 Dec 2010 17:03:26 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.gunesintamicinde.com/?p=1601#comment-107443</guid>
		<description>dikkat farkındalıktır.
farkındalık kendini izlemenin bir sonucudur.
kendini izlemek,duygu ve düşüncelerin şimdide bilinmesidir.
dikkatin kendisi düşünce değildir.
dikkatin düşünce olmadığını göreceksiniz.
insanın kendisi enerjidir.
bu enerji bilinmek ve farkedilmek ister.
bu enerji düşünceden önce vardır.
çaba harcamaksızın dikkatimizi,kendimize verdiğimizde,orada duygu ve
düşüncelerimizle karşılaşırız.
eğer düşüncelerimizi,müdehale etmeden görüyorsak,onları izleyebiliyorsak
dikkat vardır.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>dikkat farkındalıktır.<br />
farkındalık kendini izlemenin bir sonucudur.<br />
kendini izlemek,duygu ve düşüncelerin şimdide bilinmesidir.<br />
dikkatin kendisi düşünce değildir.<br />
dikkatin düşünce olmadığını göreceksiniz.<br />
insanın kendisi enerjidir.<br />
bu enerji bilinmek ve farkedilmek ister.<br />
bu enerji düşünceden önce vardır.<br />
çaba harcamaksızın dikkatimizi,kendimize verdiğimizde,orada duygu ve<br />
düşüncelerimizle karşılaşırız.<br />
eğer düşüncelerimizi,müdehale etmeden görüyorsak,onları izleyebiliyorsak<br />
dikkat vardır.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: İvrin</title>
		<link>http://www.gunesintamicinde.com/kiraz-cicegi-ve-butunsel-dikkat/#comment-52582</link>
		<dc:creator>İvrin</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 18 May 2009 11:41:46 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.gunesintamicinde.com/?p=1601#comment-52582</guid>
		<description>Sevgili Dostum; bir ağaca sarıldığımda onunla bütünlüğümü hissederken, diğer yandan ayak tabanlarımdaki toprakla bütünlüğüme de vakıf iken ve kedimin bacağıma sürünürken ki tüylerinden oluşan evrensel zincirde, zaten nasıl düşünsel bir kalabalık yaratma gafina düşebilirim ki. Üstat Eckhart Tolle’ün nefesimizden odamızdaki tüm nesnelere kadar, onlarla bütünlüğümüzdeki uyanışı tarif eden önermelerini hatırlattı bana bu güzel yazınız çok teşekkür ederim. Ve evet sivri sineklerle konuşanlara deli diyenlerin denemesi gerektiği tek deneyim, koluna konmuş bir sivrisinek ile gözlerinin içine bakarak yapması gereken bir sohbettir. Ancak o zaman sivri sineğin onun gözlerinin içine nasıl baktığını görebilir ve aslında kan emmeye gelmediğini de farkedebilir... Ama o bu gerçeği farkedene kadar sivrisineğin onun kanını emmeye devam edeceği gerçeğini de bilmesi gerekir. Evrendeki herşey bunu farkettirmek adına emrimize amadedir ancak, biz Pavlov&#039;un kuçuları gibi çağrışımlı düşünce formlarının esiri olmayı tecih ettiğimizde elbette ki hayat denen armağanı yaşamadan ölüp gideceğizdir. “Ben artık ölmek istemiyorum! Ben artık dokunduğum her şeye dönüşmek ve evrenin kendisi olmak istiyorum.” işte alınması gereken karar budur. Sevgiyle ve Işıkla Dostum..</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Sevgili Dostum; bir ağaca sarıldığımda onunla bütünlüğümü hissederken, diğer yandan ayak tabanlarımdaki toprakla bütünlüğüme de vakıf iken ve kedimin bacağıma sürünürken ki tüylerinden oluşan evrensel zincirde, zaten nasıl düşünsel bir kalabalık yaratma gafina düşebilirim ki. Üstat Eckhart Tolle’ün nefesimizden odamızdaki tüm nesnelere kadar, onlarla bütünlüğümüzdeki uyanışı tarif eden önermelerini hatırlattı bana bu güzel yazınız çok teşekkür ederim. Ve evet sivri sineklerle konuşanlara deli diyenlerin denemesi gerektiği tek deneyim, koluna konmuş bir sivrisinek ile gözlerinin içine bakarak yapması gereken bir sohbettir. Ancak o zaman sivri sineğin onun gözlerinin içine nasıl baktığını görebilir ve aslında kan emmeye gelmediğini de farkedebilir&#8230; Ama o bu gerçeği farkedene kadar sivrisineğin onun kanını emmeye devam edeceği gerçeğini de bilmesi gerekir. Evrendeki herşey bunu farkettirmek adına emrimize amadedir ancak, biz Pavlov&#8217;un kuçuları gibi çağrışımlı düşünce formlarının esiri olmayı tecih ettiğimizde elbette ki hayat denen armağanı yaşamadan ölüp gideceğizdir. “Ben artık ölmek istemiyorum! Ben artık dokunduğum her şeye dönüşmek ve evrenin kendisi olmak istiyorum.” işte alınması gereken karar budur. Sevgiyle ve Işıkla Dostum..</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: HC</title>
		<link>http://www.gunesintamicinde.com/kiraz-cicegi-ve-butunsel-dikkat/#comment-17532</link>
		<dc:creator>HC</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 14 Jul 2008 17:02:35 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.gunesintamicinde.com/?p=1601#comment-17532</guid>
		<description>Gurdjieff&#039;i okuyalı uzun zaman geçmiş, şimdi hak veriyorum, doğrusun. Ama tanık bilinci sadece dur alıştırmalarında değil hayatın diğer alanlarında da kullanılması gereken bir teknik. İlave olarak &quot;dur alıştırması&quot; &quot;irade teslimiyeti&quot; ni de içerir ve her ne koşulda olursa olsun uyulması gerekir. Zaten neredeyse tüm (istisnalar var) öğretilerdeki ortak noktalardan bir tanesi de içinde uykuya daldığımız dünyanın dışında bulunan biri tarafından müdahale olmadan bu uykumuzdan uyanamayacağımız yönündedir.

Gurdjieff konuyu oldukça akademik olarak ele almış, kendi kendine yeni bir sistem öne sürmüş ve tüm tanımlamaları kendi yapmıştır. Bu yüzden bazı ayrımlar çok belirgin olabilmektedir. Fakat Krishnamurti&#039;nin akademik bir kaygısı olmadığından bu tanımlardaki ayrımlar o kadar keskin olmayabiliyor. (Tasavvuf daki gibi nesif mertebeleri arasında kesin bir sınır var gibi görünse de, aslında bu sınır pratik hayatta yoktur. )

Son paragrafına yüzde yüz katılıyorum. Hatta bunun hakkında konuşmak dahi saçmalamalara neden olur. Çok sevdiğim bir söz var burası tam yeri şimdi. &quot;Sessizlik hakkında söylenen herşey gürültüden ibarettir.&quot;

Selamlar..</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Gurdjieff&#8217;i okuyalı uzun zaman geçmiş, şimdi hak veriyorum, doğrusun. Ama tanık bilinci sadece dur alıştırmalarında değil hayatın diğer alanlarında da kullanılması gereken bir teknik. İlave olarak &#8220;dur alıştırması&#8221; &#8220;irade teslimiyeti&#8221; ni de içerir ve her ne koşulda olursa olsun uyulması gerekir. Zaten neredeyse tüm (istisnalar var) öğretilerdeki ortak noktalardan bir tanesi de içinde uykuya daldığımız dünyanın dışında bulunan biri tarafından müdahale olmadan bu uykumuzdan uyanamayacağımız yönündedir.</p>
<p>Gurdjieff konuyu oldukça akademik olarak ele almış, kendi kendine yeni bir sistem öne sürmüş ve tüm tanımlamaları kendi yapmıştır. Bu yüzden bazı ayrımlar çok belirgin olabilmektedir. Fakat Krishnamurti&#8217;nin akademik bir kaygısı olmadığından bu tanımlardaki ayrımlar o kadar keskin olmayabiliyor. (Tasavvuf daki gibi nesif mertebeleri arasında kesin bir sınır var gibi görünse de, aslında bu sınır pratik hayatta yoktur. )</p>
<p>Son paragrafına yüzde yüz katılıyorum. Hatta bunun hakkında konuşmak dahi saçmalamalara neden olur. Çok sevdiğim bir söz var burası tam yeri şimdi. &#8220;Sessizlik hakkında söylenen herşey gürültüden ibarettir.&#8221;</p>
<p>Selamlar..</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: Süleyman Sönmez</title>
		<link>http://www.gunesintamicinde.com/kiraz-cicegi-ve-butunsel-dikkat/#comment-17523</link>
		<dc:creator>Süleyman Sönmez</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 14 Jul 2008 14:09:55 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.gunesintamicinde.com/?p=1601#comment-17523</guid>
		<description>Hakkı hocam aslında tam olarak değil.

Biliyorsunuz Gurdjieff öğrencilerine 4. Yolu öğretirken &quot;Dur Alıştırmaları&quot; yaptırırdı. &quot;Dikkat alıştırmaları&quot; olarak geçen bu etkinliklerde hiç kıpırdamadan, içsel sesin susturulması ve Tanık olarak olan biten ister içimizde, ister dışımızda olsun gözlememiz öğretilirdi.

Bu alıştırma gerçekten bir çok inisiyasyon uygulamasında içsel yolculuğa çıkan insanın ilk eğitimini oluşturur.

Ancak eğitimi sürdürüp Tanık Bilinci&#039;nin, tanık ve gözlediği şeklinde ikiye bölündüğünü gördüğünüzde bu gözlemdeki tanık, gözlem ve gözlenen üçlüsünün Birlik olmadığını fark edersiniz.

Oysa &quot;dikkat&quot; ya da &quot;bütünsel gözlem&quot; içinde benin, gözlenenin olmadığı, sadece gözlemin geriye kaldığı bir haldir. Bu nedenle dünya bütündür.

Bunu Gurdjieff de biliyordu. Ancak öğrencisi Ouspensky bir türlü daha ileri gidemedi. 

&quot;İnsanın Gerçeği Kendini Bilmek&quot; kitabının son bölümlerinde de belirsiz şekilde itiraf ettiği gibi ustasının mucizevi görünen öğretisini tamamlayamadı ve eksik bir öğrenci olarak ustasından ayrılarak yola devam etti kitaplar yazdı.

Ekim Bey ve Gurdjieff&#039;in İstanbul buluşmaları ve dikkat üzerine çalışmaları da okunması gereken yerler.

Son olarak Don Juan&#039;ın 2. Dikkati ile 4. Yolun Tanık Dikkati aynı.

Ve Don Juan&#039;ın 3. Dikkat diyerek ifade ettiği bütünsel dikkat ile Krishnamurti&#039;nin dikkat olarak ifade ettiği şey aynı. 3. Dikkat ustalarının bir gün ormandan çıkarak 2. Dikkatin ustalarının kurduğu Eski Güney Amerika medeniyetlerini dağıttığı bölümleri hatırlatmak isterim. 2. Dikkat ancak köprü olmalıdır. Nihai bekleme yeri olamaz.

Kısacası ortalama bir insan dikkatsiz yaşar ve bunun farkında dahi değildir. Bilinçli olduğunu sanır. 

Bilinçli olma yolundaki çalışanlar ise özdenetim ve konsantrasyon ile gözlemlemeyi ve akıllarındaki sürekli konuşan içsel sesi düşünceyi susturmayı öğrenirler.

Gerçek ustalar ise bütün olmuşlardır, direnç göstermeden kaybolmadan, evrenle bütünleşmişlerdir ve dikkatleri de bütünseldir. Bu dikkat türü tarif edilemez alıştırması ve formülü yoktur. Ya o hal içindesinizdir ya da değil. Size öğretilemez ve bilinen aklın sınırları içinde değildir.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Hakkı hocam aslında tam olarak değil.</p>
<p>Biliyorsunuz Gurdjieff öğrencilerine 4. Yolu öğretirken &#8220;Dur Alıştırmaları&#8221; yaptırırdı. &#8220;Dikkat alıştırmaları&#8221; olarak geçen bu etkinliklerde hiç kıpırdamadan, içsel sesin susturulması ve Tanık olarak olan biten ister içimizde, ister dışımızda olsun gözlememiz öğretilirdi.</p>
<p>Bu alıştırma gerçekten bir çok inisiyasyon uygulamasında içsel yolculuğa çıkan insanın ilk eğitimini oluşturur.</p>
<p>Ancak eğitimi sürdürüp Tanık Bilinci&#8217;nin, tanık ve gözlediği şeklinde ikiye bölündüğünü gördüğünüzde bu gözlemdeki tanık, gözlem ve gözlenen üçlüsünün Birlik olmadığını fark edersiniz.</p>
<p>Oysa &#8220;dikkat&#8221; ya da &#8220;bütünsel gözlem&#8221; içinde benin, gözlenenin olmadığı, sadece gözlemin geriye kaldığı bir haldir. Bu nedenle dünya bütündür.</p>
<p>Bunu Gurdjieff de biliyordu. Ancak öğrencisi Ouspensky bir türlü daha ileri gidemedi. </p>
<p>&#8220;İnsanın Gerçeği Kendini Bilmek&#8221; kitabının son bölümlerinde de belirsiz şekilde itiraf ettiği gibi ustasının mucizevi görünen öğretisini tamamlayamadı ve eksik bir öğrenci olarak ustasından ayrılarak yola devam etti kitaplar yazdı.</p>
<p>Ekim Bey ve Gurdjieff&#8217;in İstanbul buluşmaları ve dikkat üzerine çalışmaları da okunması gereken yerler.</p>
<p>Son olarak Don Juan&#8217;ın 2. Dikkati ile 4. Yolun Tanık Dikkati aynı.</p>
<p>Ve Don Juan&#8217;ın 3. Dikkat diyerek ifade ettiği bütünsel dikkat ile Krishnamurti&#8217;nin dikkat olarak ifade ettiği şey aynı. 3. Dikkat ustalarının bir gün ormandan çıkarak 2. Dikkatin ustalarının kurduğu Eski Güney Amerika medeniyetlerini dağıttığı bölümleri hatırlatmak isterim. 2. Dikkat ancak köprü olmalıdır. Nihai bekleme yeri olamaz.</p>
<p>Kısacası ortalama bir insan dikkatsiz yaşar ve bunun farkında dahi değildir. Bilinçli olduğunu sanır. </p>
<p>Bilinçli olma yolundaki çalışanlar ise özdenetim ve konsantrasyon ile gözlemlemeyi ve akıllarındaki sürekli konuşan içsel sesi düşünceyi susturmayı öğrenirler.</p>
<p>Gerçek ustalar ise bütün olmuşlardır, direnç göstermeden kaybolmadan, evrenle bütünleşmişlerdir ve dikkatleri de bütünseldir. Bu dikkat türü tarif edilemez alıştırması ve formülü yoktur. Ya o hal içindesinizdir ya da değil. Size öğretilemez ve bilinen aklın sınırları içinde değildir.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: HC</title>
		<link>http://www.gunesintamicinde.com/kiraz-cicegi-ve-butunsel-dikkat/#comment-17522</link>
		<dc:creator>HC</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 14 Jul 2008 13:54:33 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.gunesintamicinde.com/?p=1601#comment-17522</guid>
		<description>Ouspensky&#039;nin Gurdjieff&#039;den öğrenip bize anlattığı Tanık Bilinci de tam bunu söylüyor..</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Ouspensky&#8217;nin Gurdjieff&#8217;den öğrenip bize anlattığı Tanık Bilinci de tam bunu söylüyor..</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>

