VENI, VIDI, VICI
Bir haftalık Basel gezimden döndüm. Çok öğretici aydınlatıcı bir gezi oldu. Başka bir ülkeyi gezmek sadece binaları, mağazaları görmek değil, yüzlerce hatta binlerce yıllık düşünme şeklini, genetik, etik, coğrafi farklılıkları da görmek demek. Basel’de bulunduğum süre boyunca eğitim için International School of Basel’deydim.
Ana dilleri İngilizce olan bir ekiple eğitim felsefelerini tartışmak, kompozisyon yazmak ve komplike projeler sunmak gerçekten zorlayıcıydı. Ancak öğretmenlik anlayışımda çok şey değiştirdi.
Kente baktığımızda tarihi binaların örgüsünde, bolca tramvay yolu, kalabalık olmayan insan yerleşimleri derin bir huzur ve sessizlik. Koca şehirde bağırıp çağırıp konuşan -utanarak söylüyorum- bir tek biz Türkler ve şarklı milletler var. Öyle ki bağıran insan, ağlayan çocuk gördük mü gidip tanışıyorduk
Türk nüfusunun yoğun olduğu Basel’de gerçekten çok desteklerini gördük. Yemek, içmek, gezmek ve İsviçre insanının düşünme şeklini anlamak için sohbet ettik. Öyle ki kimileri dükkanlarından ürün satmayarak daha uygun fiyatlı mağazalara yönlendirdiler bizi.
Özellikle Muzaffer dostumdan bahsetmeden geçemeyeceğim. Aslen Almanya’da ikamet eden Muzaffer yıllardır gurbette, özlemini web sitelerini gezerek ve gelen Türklerle sohbet ederek gideriyor. İkramları ve iyi niyetiyle tanıştığıma çok memnun olduğum bir dost oldu. Tanrı her daim ailesine ve ona yardımcı olsun ve ilk fırsatta Türkiye’yi gezsin halen krizdeyiz sanıyordu
Müzeler ilginçti, kağıt müzesi, bebek müzesi, mekanik müzesi vs. Elektronik eşyalar daha uygun fiyattayken giysiler son derece pahalıydı. Klasik soruyu siz sormadan ben cevaplayayım belki on kişi sordu (!) Evet kızları güzel. Ancak güzel olan şu ki çirkin olan da, çok güzel olan da sokakta aynı şekilde yürüyor. Ne bir kasılma, ne bir hava atma ne kompleks gördüm. Bizde onların yarı güzellikte olanlarının cat walk yürüyüşlerini izlemek bıktıracak kadar çok rastlanan bir beğenilme dürtüsünün ifadesi. Erkekler olsun kadınlar olsun siz de herhangi bir tehdit duygusu oluşturmuyor. Ama İstanbul’da dolaşırken ayakta uyumanız mümkün değil. Sanırım buna herkes hak verir.
Çok güldüğümüz bir şey herkes ayağı kolu sargılı geziyordu. Dikkatimizi çekti. Muzaffer’in dediğine göre bir yeri biraz incinen hemen doktora gider izin alır öyle dolaşırmış
Öyle ki sonraki günlerde reklam panoları mini etekli ve bacaklarından biri kırılmış / sargıya alınmış bir kadın resmiyle dolunca bakıp bakıp güldük gün içinde. Herkes farkında olan bitenin.
İnsan hakları son derece güçlü. Trafiğe adım attığınızda 20 m. de tüm arabalar duruyor. İnanılmaz değil mi? Hatta tramvaylar bile fren yapıyor. Ortalıkta yetkili yok. Bilet kontrolü haftada neredeyse bir ama herkes bilet alıyor. Yiyecekler hormonsuz ve en son çocukluğumda yediğim domatesi gerçekten gözüm yaşararak yedim. Elma aynı şekilde. Üzülmemek elde değil. Daha anlatacak çok şey var ama… Gerçek şu ki ülkemiz çok gelişmiş. Mağazalarımız daha çok şeyi daha ustaca sunuyor. Sanırım problemimiz düzen ve kültür. Ama daha azmetmiş düşünme şeklini değiştirmiş biri olarak döndüm. Yapabileceklerimi anladım. Ülkem için daha çok çalışıyor olacağım. Çünkü vatan toprağı gerçekten başka bir tatlıymış. Belki çok mutlu değiliz ve zengin bir toplum da değiliz ama en azından gerçekten güzel bir ülkede bunlar için çalışıyoruz.
Basel şehri web sitesi : http://www.basel.ch
İsviçre ile ilgili eğlenceli anı kitabı:
http://www.ideefixe.com/kitap/tanim.asp?sid=OSL5Z76TF55OQI4H1499&referer=80239




Eğer bu yazıyı sevdiyseniz, yeni çıkanları kaçırmamak için Güneşin Tam İçinde'yi RSS'inize ekleyin. İnanılmaz ama halen ücretsiz!
Bu konular da ilginizi çekecektir
Yazar: Süleyman SÖNMEZ Bu yazı toplamda 8,009 kez, bugünse 4 kez okundu. Yazma Tarihi: 1 Oca, 2007 Kategori: Gezi, Kültür ve Sanat
Sayfanın adresi: http://www.gunesintamicinde.com/isvicre-basel-sehri/trackback/
YASAL UYARI: Fotoğraf, tasarım ve yazıların tüm yasal hakları Süleyman SÖNMEZ'e aittir. Yazılı izin alınmadan basılı medyada ve Internet'te kullanımları Telif Hakları Yasası uyarınca 6 ay ile 2 yıl arası hapis cezası ve 45.000 YTL rayiç bedelle tazminat davası istemiyle karşılaşacaktır. Emsal davalar mevcuttur. İçerik Eczacıbaşı Tasdix zaman damgası ile korunmaktadır. Alıntı ne demektir? Telif hakkı nedir?
Bu makalede kullanılan
Etiketler (Tags) : Basel, Gezi, Kültür ve Sanat, İsviçre
Sayfayı favorilere ekleyin















Nazmiye
02 Eki 2007
@ 14:45
Çok güzel ama resimler çoğaltılırsa daha da güzel olur. Çünkü İsviçre çok güzel bir yer.
Süleyman Sönmez
03 Eki 2007
@ 14:33
Gerçekten İsviçre doğasıyla ve düzgün şehirleşmesiyle çok çok güzel bir yer. Ancak seyahatim kısa oldu ve genelde eğitim çalışmaları üzerineydi. Önerebileceğiniz İsviçre’yi iyi anlatan web fotoğraf galeleri, web siteleri varsa buraya linkini verirseniz yazıma eklerim ve gelen ziyaretçiler daha detaylı bakabilirler.
Teşekkür ederim.
ÖZLEM
08 Eki 2007
@ 13:23
Ben sebebini bilmeden günün birinde diyorum ki “BEN İSVİÇRE’Yİ GÖRECEĞİM”. İşte o gündür hala gidemedim, bu sebepsiz merak duyduğum kente.
Yazı yazma sebebime gelince, ben yakın bir zamanda Bayram sonrası gibi belki de İsviçre’ye gitmeyi planlıyorum gezmek için. Bana bu konuda bilgi, yönlendirme, fikir vermek istersiniz belki diye düşündüm.
Özlem
erçağ açar
04 Oca 2008
@ 21:32
Ben bir Türk vatandaşı olarak resimlerinizi çok beğendim.
Melisa
19 Nis 2008
@ 12:47
İsviçre’nin Basel şehrinin nasıl bir yer olduğunu biliyorum.
Çünkü orada doğup büyüdüm. Orası gördüğüm en güzel şehirlerden biri. Ama artık orada yaşamadığım için oranın özlemini çekiyorum.Ama büyüğünce oraya geri dönmeyi düşünüyorum. Her yaz tatilinde Basel’e gidiyorum. Orası sanki gün gittikçe daha güzelleşiyor. Orada yaşayan arkadaşlarımı özlüyorum. Her yaz tatilinde oraya gittiğim zaman arkadaşlarımı ziyaret ediyorum.
İsviçre de en çok sevdiğim şey dolaşmaktı. Çünkü sessiz, sakin ve temiz bir havası vardı. Oradayken, alışveriş yapmayı çok severdim. Ne görsem isterdim. Okulla hep müzelere giderdik. Hafta sonlarıda annem ve babamla giderdik. Oradayken hergün dondurma yerdim. Bence herkes bir kes bile olsa oraya gitmeli.
Süleyman Sönmez
19 Nis 2008
@ 14:42
Melisa ben bir tek kez gittiğim halde sık sık Basel’in çağrısını işitiyorum. Yemekleri sevemedim. Ancak sessizliği ve güzelliklerini unutmak mümkün değil.
Belki yine giderim bir gün. Kader
ercan
12 May 2008
@ 23:39
Eylül sonu 1 hafta Basel’de olacağım, ilk defa gdiyorum, bilgilendirirseniz sevinirim.
deniz
20 May 2008
@ 10:47
Selam gerçekten İsviçre çok güzel. Geçen günlerde oraya gittim kurallarıyla çevresiyle temizliğiyle gerçekten süper bir ülke ama Türkiye daha süper. Burada her ne kadar kural olmasa da insanların birbiriyle olan güzel iletişimi harika. Orada tek eksik, insanlarının soğuk olması ama gerçekten çok güzel bir ülke
tolga
03 Haz 2008
@ 19:07
Ben İsviçre’ye gitmeyi şu dünyadaki herkesten çok istiyorum. Benim biricik aşkım var. Elbet BİR GÜN gideceğim oraya.