Bilgisayar ve Web

İçinden Sevgi Geçen Siteler

Makaleyi dinlemek ister misiniz?

 

Bir konferansçı davet etmiştik okulumuza 6 yıl oldu. Dedi ki “Bir kurumun kimliğini tanıyabilmek için Google yeter.”

Şaşırmıştım bu söze, bir psikolog neden böyle bir cümle kurar? Sonra asistanı sitemizi açtı. Site içi aramayı ASP ile programlamıştım, çalışıyordu. Belli kelimeleri aradı. “Sevgi”, “saygı”, “birlikte”, “paylaşım”, “anlayış” vb. Bu sınavdan harika bir sonuç almış olmalı ki gelmeye ve bizimle güzel bir gün geçirmeye karar vermişti.

sevgigecen.jpg

Yıllardır bu desturu hiç unutmadım. Tanımak istediğim bir siteyi analiz etmek için insani terimleri aratıyorum site içinde. Eğer site katı uzlaşmaz bir kurum kültürünü yansıtıyorsa, sonuçta web sitesi kurumsal iklimin uzantısı olduğundan durumun vahim olduğunu anlıyorum.

Böylece büyük sitelerimizi aramak geliyor akla. En kötü sözler, elbette olumsuzlama sözcükleri, “…yasaktır”, “yoktur”, “olamaz” vb.

Google’da bir siteyi aramak içi yapılması gereken kolay: Arama kutusuna şunu yazın

Örnekler:
site:www.turkcell.com.tr sevgi
site:www.sabanci.com sevgi
site:www.eyuboglu.com sevgi
site:www.tupras.com.tr sevgi
site:www.arcelik.com.tr sevgi
site:www.vestel.com.tr sevgi

İşte aklınıza gelen her yeri arayın… Sonra düşünün. (Not: Amacım sevdiğim, tanınmış kurumlardan örnek vermek. Yani kurumları kötülemek amacında değilim)

Kendi web sitelerimizi analiz etmek bambaşka bir gözle özeleştiri şansı veriyor bize. Ne mutlu ki, Güneşin Tam İçinde’yi bugün aradığımda yazılarda 2000’den fazla sevgi sözcüğü yer aldığını gördüm. Bunun anlamı, ortalama bir yazıda üç kez geçiyor olması.

Bunu bilerek mi yapıyorum? Elbette hayır çok ikiyüzlü bir yaklaşım olurdu bu. Doğal akışında olan bir şey bu. Düşünürsek gündelik hayatta kaç kez söylüyoruz sevgiyi? Aşkı kastetmiyorum. Sevgililer bunu gerek kültürel, gerek duygusal olarak yoğun şekilde ifade ediyorlar. Ancak kapımızı açan insandan, bizden alışveriş eden müşteriden, bize telefonla bir şey sorandan bahsediyorum. Pat ! diye “Alo sizi çok seviyorum” dememizi beklemiyorum tabii 🙂 Ama sesimiz sözümüz ne kadar sevgiyi anlatıyor?

Biz dünyaya ne kadar ifade ediyorsak o kadar varız. Aslımızı sevgiyi, aşkı anlatmalıyız. Hani Halil Cibran diyor ya Mevlana diyor ya “Aşk çocuklarıyız biz” diye. Bir nefes, bir soluk bir kaynaşmayız aslında. Neslimiz sevgi, organlarımızı yaşatan sevgi.

İşte size güzel bir deney. WordPress sitelerinde ve büyük sitelerde gezin ve site içi arama kutularında sevgiyi arayın, sözlerden manaya. İçinden sevgi geçen siteleri bırakmayın. Sarılın. Siz sarıldıkça göreceksiniz, nasıl da parlıyor her bir pixelleri, nasıl hızlı yükleniyor site, kelimeler nasıl yüreğinize işliyor, gün geçtikçe daha iyi konular yer alıyor.

Hayatı anlatmak için bugün web sitelerini kullandım. Yarın belki soğuk kış günlerinin açlığında camınıza vuran serçe olurum, belki çoktan ölmüş gitmiş ama sesi bu kubbede kalan bir siluet olurum. Belki bir fısıltı, belki bir ilham olurum. Aslım sevgi olduğumda, ben ne toprak olurum, ne de ceset. Bedenlere can üfleyen ama herkesin onu değil, onunla başkasını istediği “Sevgi” olurum.

Kaynakça: Türkiye’nin 500 büyük kuruluşunun isimleri burada. Dilediğinizde sevgiyi arayın.
http://arsiv.sabah.com.tr/ozel/turkiyenin117/listebir.html

Youtube Kanalıma Abone Olun

https://www.youtube.com/suleymansonmez1?sub_confirmation=1

Podcast Kanalım

Hangi platformu kullanıyorsanız, birini seçip takip edebilirsiniz, aynı içeriğe erişeceksiniz.

Süleyman Sönmez'in Sessizliği

LinkedIn Ekleyin:

https://www.linkedin.com/in/suleymansonmez

Instagram Takip Edin:

https://www.instagram.com/suleymansonmez/

Facebook Takip Edin:

https://www.facebook.com/suleymansonmezofficial

Twitter Takip Edin:

https://twitter.com/ssonmez

Yazdığım E-Kitaplar - Satın Alın

https://play.google.com/store/books/author?id=S%C3%BCleyman+S%C3%B6nmez

Patreon ile destekleyin

https://www.patreon.com/suleymansonmez

Etiketler

Süleyman Sönmez

Adım Süleyman Sönmez. Yıldız Teknik Üniv. Bilgisayar Programcılığı ve İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi olmak üzere iki üniversiteden mezun oldum. Sonrasında başladığım Uluslararası İşletme masterını terk edip hayata atıldım. Proje yöneticiliği, bilgisayar programcılığı, sistem analistliği, pazarlama / satış sonrası müşteri ilişkileri yöneticiliği, LEGO takım koçluğu, Web tasarımcılık, fotoğrafçılık, ISO9001:2000 kalite sistemleri sistem kuruculuğu ve iç denetimcilik, Teknoloji Okuryazarlığı müfredat yazarlığı, Bilgi İşlem Bölüm Başkanlığı, öğretmenlik, video düzenleme, Eğitim Teknolojileri Uzmanlığı gibi birbirinden farklı pek çok meslekte çalıştım. Bu kadar farklı iş neden? Dünyayı Da Vinci gibi yaşamak gerektiğine inanıyorum. Youtube kanalıma abone olarak takip ediniz. Youtube Web sitelerim: www.suleymansonmez.com , Büyükler Giremez Bana ulaşmak için lütfen ssonmez@gmail.com adresine eposta gönderin. Aşağıdaki simgelerden sosyal medya üzerinden takip edebilirsiniz. Twitter Instagram Linkedin Facebook

8 Yorum

  1. Arı bal
    BAL OLMAZ

    Balı bal yapan arıdır ya,
    Kovanına yanmasa o toz, bal olmaz.

    Boyun büküp düşmese yola, bal peteğe de dolmaz.
    Bal içinde bin bir çiçek, yüz bin öz,
    Herbirine ayrı selam, ayrı naz
    Gönül düşmedikçe aşka, aşk ağızda dolanmaz.

    Bal bal demekle, ağız tatlanmaz amma,
    Bala aşık olmayanın, ağzı kaşık kaşık bal dolsa da
    O balın tadı, yine bal olmaz.

    Şiir: Süleyman SÖNMEZ / 07 Aralık 2007

  2. Ömer şaşılacak bir sonuç bu yazdığın. Demek ki reyting böyle kazanılıyor, sürekli kışkırtarak! Cidden çok ilginç, gazetelerin bu durumu başlı başına bir araştırma konusu.

  3. Bu siteye giriş yaptığımda şaşırdım istediğim her şey var ve burayı cok sevdim
    Muhammed.
    Ayrıca Süleyman Hoca’nın şiiri cok güzel.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı