Nasıl başlayalım? Peki kronolojik geçelim. Eskiden bir işe başlarken gider savcılıktan adli sicil götürürdük.
Kimi işverenler, belli suçları kabul etmez, kimileri ise özellikle arardı. Neden arardı? İş kanunu gereği belli adette engelli ve sabıkalı çalışana sahip olmalıydı. Onlarda işte kız kaçırmış hafif suç işlemiş birilerini isterlerdi. Sanırım halen böyle yürüyor işler.
Sonraları iş dünyası büyük işler için adamın ticari sicili nasıl öğrenmek istedi. Öyle ya, ödenmemiş çeki, kredi kartı, şusu, busu var mı? Bankaların kara listesinde mi?
Zaman geçtikçe tuhaf bir krimonolojik deliller yığını oluşmaya başladı. İlk kez ne zaman farkettik? Hürriyet gazetesi bir vatandaşı işlediği suçla web sitesinde yayınladı. Adam hapse girdi, çıktı. Ancak Google’da adını yazan herhangi biri anında haberi ilk sayfadaki sonuçlar arasında okuyordu. Adam asla hayata yeniden başlayamıyordu. Böylece Hürriyet’ten bu haberin kaldırılmasını talep etti. Hürriyet bunu bir süre inceledi. Ancak haber haberdi, geçmiş silinemezdi. Bir haberi silmek geçmişi değiştirmek manasına geliyordu. Sonuç olarak haber web’de kaldı.
Yöneticilik pozisyonunda olduğum forum ve sitelerde bu ciddi bir sorun. Tüm yöneticiler uzun uzun tartışmadan üyeler hakkında karar vermiyoruz. Ve gördüğümüz şu: Toplumsal yargılarla bir kişinin iş ahlakına uymayan bir şekilde başkasının eserini çaldığının bildirildiği gibi örnek durumlar ortaya çıktığında %90 ihbarı yapan haklı oluyor. Sonra kişi başlıyor itiraza, sanki insanları aldatan o değilmiş, zarar veren o değilmiş gibi yazanları tespit edenleri suçluyor. Çünkü Google asla silinemez şekilde sicil tutuyor.
Bu sicil öyle güçlü ki bir firma bu şekilde karalanabiliyor vs. vs.
Peki ne yapacağız? Bizim gibi sürekli web’de yazan, tartışan seveni sevmeyeni olan insanlar, haydi daha çok seveni olan diyelim :))) ne yapacak? Çok basit; adınızı soyadınızı yazdıklarında karşılarına çıkacak binlerce hizmet ve güzel iş yapacaksınız. Bir hatanız varsa tamir edeceksiniz, firmaysanız özür dilemeyi bileceksiniz, aynı mecrada yazacaksınız. Bu sizi küçültmez Türk insanı özür dileyeni affetmeye sonuna kadar hazırdır. Kavga etmek anlamsızdır. Sadece sizi iyice haksız duruma getirir.
Peki hukuksal mücadele ne işe yarar? Elbette işe yarar. Mesela ihtiyati olarak site yayını yapan hosting firması aracılığıyla siteden yazı kaldırılır. Ya da hosting yurtdışındaysa Türk Telekom aracılığıyla blokaj konabilir maalesef yapılabiliyor. Biliyorum ki internetin yapısı gereği sansür olamaz. Sansür bireyler ve devletler nezdinde olabilir. Ülkenizde yasaksa girmezsiniz olur biter. Veya girilebilmesi için hukuksal mücadele yaparsınız.
Bütün bu konuşmada bir şeyi anlatmadan geçemeyeceğim. Bazı insanlar tanıyorum Google’da isimleri asla çıkmıyor. Çıkmaması için ellerinden geleni yapıyorlar hatta fotoğrafları bile yok. Kimbilir belki akıllılık ediyorlar.
Bir de dikkat ettiğim son bir şey hukuku ve hukukla tehdit etmeyi en iyi suçlular biliyor. Sizin gerçeği söylemenizi engellemek için her çeşit tehdidi kullanıyorlar. Ne tezat değil mi?


















YORUM YAZMADAN ÖNCE:
Türkçe yazanlar için hatırlatmalar;
* Cümle büyük harfle başlar, nokta ile biter.
* Noktadan sonra boşluk bırakılır, yeni cümle başlar.
* "gelcem, gitcem, gidiyom" denmez "geleceğim, gideceğim, gidiyorum" denir.
* "Herkez" denmez "herkes" denir.
* "Yaaaa" çok laubali bir sözdür.
* "bU şEkiLDE" yazmak sadece okuyanı yorar.
* "Yanlız" değil "Yalnız" denir.
* "ğ" harfi "g" şeklinde yazılamaz.
* "Dahi" anlamındaki "de" ayrı yazılır. Yani "Bende, sende" denmez, "Ben de, sen de" denir.
* "Geldimi?" yazılmaz "Geldi mi?" yazılır. Soru takıları ayrı yazılır. "OKmi?" değil, "Tamam mı?" denir.
* "ahmet, belgin, duru" denmez. "Ahmet, Belgin, Duru" denir. Özel isimlerin, illerin, ülkelerin ilk harfleri büyük yazılır.
* "ki" eki, bağlaç olarak kullanılıyorsa ayrı, iyelik eki olarak kullanıyorsa birleşik yazılır.
* "v" yerine "w" yazılmaz...
...
Yani Türkçe, Türkçe yazılır. MSN Türkçesiyle değil.
* Yurtdışından yazan, Türkçe klavyesi olmadığından ğ, ş, ü, ç, ö, ı harflerini yazamayanlar için:
Lütfen buraya tıklayın, yazınızı yazın ve "Türkçeleştirdikten" sonra, seçip yandaki kutuya yapıştırın. Teşekkürler.
TÜRKÇE YAZ KAMPANYASI
* Web siteniz varsa lütfen "TÜRKÇE YAZ" kampanyasına katılın. Sitenizi onur listemize ekleyelim. Detaylı bilgi için tıklayınız.* Eğer konuyla ilgili değil, güzel Türkçe kullanımı için yorum yazmak istiyorsanız, lütfen Türkçe Yaz Kampanyası'nın sayfasına buyrun.
SİZİN FİKRİNİZ NE? YORUM YAZIN
Lütfen bu makaleyi eleştirin. Aradıklarınızı buldunuz mu?
Sizin için yeterli mi? Neler eklense daha iyi olurdu?
Eğer beğendiyseniz hangi unsurlar çok iyiydi? İç kalite sistemimizin gelişmesi için yorumlarınıza ihtiyacımız var.
yörüngeye girin, yıldızları seyredin :)
Yorumlara Abone Olun
*Esperanto | Umutların Evrensel Dili
*Bülent İnce | Stok Fotoğrafçılığı Üzerine
*Türkiye’nin En İyi Kültür Sanat Blogu Seçildik
*Albino Zeka
*Grafist12 | 12. Uluslararası İstanbul Grafik Tasarım Günleri
*National Geographic Fotoğrafçılık Okulu
*Nimet Demirbağ Sanlıman Bursa’da
*BALKIZ | Terkedilmiş Arabanın Hazin Öyküsü
*Total Recall | Gerçeğe Son Çağrı
*Dünya Günü | Earth Day
*Escape From Sandbox | SEO’ya Yeni Yaklaşımlar
*EuroPass | Evrensel CV Standart Formatı
*The Forbidden Kingdom | Yasak Krallık
*Bloglar İçin Yeni Gelir Modellleri
*Yurtta ve Dünyada “Güneş”li Bir Hava Var :)
*En Sevdiğimiz Film Sahneleri - mim
*Wordpress’le Aramak Yerine, Google’la Para Kazanın
*Pixel Art | Noktalardan Resim Çizenler
*Reklam-im Cennet’ten Döndü!
*Dünyayı Sevgi Kurtaracak
*Evsizler | Homeless
*Whose Hand is this? | Bu El Kimin Eli?
*Bloglama’dan Blog Ödülleri - 2008
*Zoque Forum 9 Yaşında!
*Gel Cihanperver
*Yaş 35, Yolun Sonu mu Eder?
*(ç)Alıntılama Sanatında Zen!
*Fotoğrafçılığın Sırları 1
*“V” for İstanbul
*Güneşin Tam İçinde’de yenilikler | KSSDBSWS 3