Güneşin Tam İçinde kurulduğundan beri içerikte Google reklamları var. Genelde göz yormayacak, kimseyi aldatmayacak ve abartmayacak şekilde kullandım bu reklamları. Özellikle tanıdığım ve tanımadığım kişileri reklamlar konusunda uyardım. “Gerçekten merak etmiyorsanız ilgilenmiyorsanız kesinlikle reklamlara tıklamayın. Bunu istemiyorum. Hem reklam veren için zarardır hem Google anlaşmasına aykırıdır.”
Elbette asla kendi reklamlarıma tıklamadım. Bunları neden anlatıyorum derseniz, bir süredir Google reklamlarından elde edilen gelirlerin Avrupa ve ABD’nin onda biri, yirmide biri olduğunu tartışıyor olmamız.
Yurtdışında bu site kadar okunan bir site sahibi sadece yazılarına odaklanarak daha yoğun ve güçlü içerik hazırlayabiliyorlar. Bir kaç bin dolar aylık kazanıldığı sürekli söyleniyor. Bu Türkiye için çoook büyük bir hayal.
Türkiye’deki kazancın bu denli düşük olmasının sebebi, reklam pastasından halen Internet’in hakettiği payı almaması, değerinin anlaşılamaması. TV kanallarının halen çok izlenildiğinin sanılması. Ama bu artık böyle değil. Gençler hep Internette, reklamverenlerin alışkanlıklarının değişmesi gerekiyor.
Bunda web sitelerinin Türkçe içerik hazırlamada yutdışındaki sitelere göre yetersiz kalması, uzmanlaşmış sitelerin azlığı da etken.
Ama ülkemizde Google reklamları gün geçtikçe yaygınlaşan bir mecra. Geçenlerde adı karalanan bir firma bile savunmasını Google Adwords ile yaptı. Bilmem gözünüze çarptı mı? Artık bir projesi olan hemen Google ile reklam vermek istiyor. Çünkü sistem otomatik. “Ağam paşam, üç kağıt” yok düzgün bir yapı ve bir dünya devi olan Google’a herkes güveniyor.
Web siteleri de reklam gelirlerinden çok ufak pay alsalar da bu pay bir süredir sitenin masraflarını, aylık Internet bağlantı masraflarını vs. karşılıyordu. Kimi siteler ise popüler içerikleriyle kazandıklarıyla övünüyorlardı. Gelen yorumlarda sürekli “Vay be” denmesinden kimsenin düzgün kazanamadığını anlıyorduk. Eğer hile yapmıyorsa ve atılmak üzere değilse tabii.
Google Adsense ile kazanırken istemediğimiz reklamları engelleyelim derken, piyasayı telefon ringcileri sardı. Tıklama başına bir iki kuruş veren bu reklamları onbin kişi tıklasa ne olurdu? Ortalama bir web sitesine 100 kişi giriyorsa 2si bir reklamı tıklar. İlgisini çekerse o da. ( Eğer bundan daha fazla tıklanan oranlar varsa ya biri sizi çok seviyor ya da programdan atılmak üzeresiniz
)
Dolayısıyla herkes forumlarda bu az kazandıran siteleri sormaya başladı. Engelleyebilmek için listeler oluştu. En çok 200 site engelenebiliyordu. Oysa sizin engelledikleriniz hemen sahibi tarafından kapatılıyor, benzer işi yapan başka bir adla açılıyordu. Böyle böyle bu tuhaf yarış sürerken, kimileri “Anahtar kelimeler çok önemli” dedi.
Sitenizde şu kelimeler geçerse buna ait reklamlar kıymetli çünkü onları anlatabilen uzmanlar yok. O özel sayfalarda şirketler ürün satmak istiyor ve meblağ normal ücretin katlarca üstüne çıkıyor. Deli gibi arandı bakıldı ki kelimelerin çoğu uzmanlık isteyen tıp gibi bir teknik İngilizce ve cidden haklarında yazmak zor
Hem yazsanız da yabancı ülkelerde bu işin ustaları çoktan arama sonuçlarında ilk sıradalar.
Böylece giderek dürüst olmayı öğrendik. Blogcular baktılar ki reklamına tıklayan, tıklatan atılıyor. Tek çare var. Çok okuyucu gelmeli.
Böylece kimsenin başta hesaplayamadığı bir şey oldu. En savruk site bile albenili olmaya, güzel içerikle yazılar fotolarla dolmaya başladı. Gelir paylaşımlı yüzlerce yazarın yazdığı siteler açıldı. Kısacası en büyük kazanç topluma düzenli ve kaliteli site içeriğinin sağlanması oldu.
Geriye tek hatamız kaldı. Başka siteye girdiğinde yazıyı beğenen teşekkür için şöyle İngilizce reklam bulursa tıklıyordu
Hem site kazansın, hem yabancı reklamlar daha çok getiriyor hem de Türkiye’den kayıp olmasın diye
))
Gerçekten komik olmasına karşın bu böyleydi. Elbette reklam verenlerin zararınaydı.
Google bir çok şekilde kasıtlı tıklamaları hesaplıyor ve eliyor. Bunu çok yapan siteleri sistemden çıkarıyor.
Günler geçtikçe reklamı link sanıp yanlışlıkla tıklamayı engellemek için Google çareyi buldu. Böylece inanılmaz basit ve etkileri hesaplanmamış bir şey yaptı.
Reklam alanlarında daha önce herhangi bir yeri tıkladığınızda reklam açılıyordu. Bunun yerine reklam alanı başlıkları kaldı. Bunun anlamı kullanıcı ısrarla tıklamazsa tam isabet kaydetmezse reklam tıklanmıyordu. (Konuyu tartıştığımız yer Zoque forum)
Ben buna karşı değilim. Çok mantıklı bir çözüm ve haklı da.
Ama sonuçları felaket oldu. Bir anda 10 tıklama yerine bir tıklamaya düştü. Yani sitenize binlerce kişi girse de artık bir iki dolar kazanıyordunuz demek oluyordu.
Site sahipleri oturup bakıyoruz. Ayda 480.000′le 540.000 adet firma için reklam birimi gösteriyorum.
(Günde ortalama 2700-3000 arası ziyaretçi geliyor. Ayda 80 bin ila 90 bin arası ziyaret. Her reklam biriminde 3 reklam ve ben genelde iki tane yayınlıyorum. 6 reklam çarpıııı 80 bin veya 90 bin eşittir… )
Düşünün 500 bin kez. Bu tek bir firma olsa sanırım ihya olurdu. Oysa biz reklam gösterdiğimiz için değil, tıklanırsa kazanıyoruz.
Ve en büyük kural şu, okuyucularımıza asla tıklayın demiyoruz. Bu kadar senedir ima bile etmedim. Hatta tersini düşündüm. İlgilenmediğiniz reklamı haksız yere tıklamayın yazmak istedim. Ama Google kızmasın diye konuyu açmadık.
Bu yazıyı yazma sebebim şu:
Nihayet diyorsunuz
Eğer böyle giderse bütün bir ay reklam göstererek Internet bağlantı ücretini ancak ödeyeceğiz. Bunun sonucunda artık kimse webden kazanamayacak. Türkiye’de webde ürün hizmet satmak, zaten çok zor. Kredi kartı yerine halen Paypal ülkemize gelmedi. Kimse güvenli alışverişten emin değil.
Öyleyse bir site nasıl para kazanacak?
İçerik sağlayan ve bunun için ciddi giderleri olan, video çeken sitelerini yeniletmek için programlatan vs. firmalar ve topluluk portalları zor duruma düşecek.
Çünkü Türkiye’de verilen tıklama başı ücret çok komik ve her geçen gün tıklayan azalıyor. Artık ısrarla tıklamazsanız reklam da açılmıyor.
Bunun daha ötesi var. Bir firmanın yerinde olsam kendimi tanıtmak istiyorsam hemen Google Adwords ile reklam verirdim. Yüz binlerce kez gösterilen ama tıklanmayan reklamlar ne kadar karlı. Çünkü siz biri tıklarsa para ödersiniz. İsminizi tanıtmak için ne güzel yol. Veya sevgilinize onu sevdiğinizi binlerce siteden günlerce duyurun çok küçük bir para ödeyin.
Ama diğer yandan sitesine reklamla ziyaretçi çekecek şirketler için durum karışık. Özellikle o ürünle ilgilenen kişiler reklamaları tıklayacak. Ama çok kişinin gelmesini isteyen firmalar artık Google Adsense’ten verim alamayacak.
Biz site sahipleri tartışıyoruz.
Sunipeyk sitesi 2 reklamından birini karartarak bu uygulamaya küskünlüğünü dile getiriyor. Bir çok kullanıcı e-mail yollayıp anlatalım diyor. Türkiye’deki tıklama başına veirlen ücret çok düşük, bir de bu son uygulamayla neredeyse hiç gelir gelmiyor.
Bari tıklaması 1 kuruş kazandırmayan şu saçma reklamları engelleyin, satmayın ya da bize kaç dolardan aşağı reklam göstermek istemiyorsun diye seçenek sunun.
Site sahiplerinin bir çoğu Google’dan korkuyor. Ağızlarını açmadan 1.000.000 kez reklam gösterip 50 YTL ‘ye “oh çay param çıktı” demek istiyorlar. Ben kızsam ne olur?
Google dev. Fare dağa küsmüş dağın haberi olmamış diyor Sunipeyk bu kampanyasına. Diğerleri ise “Bak bunu kazanamayan da var” diyor!
Biliyorum ki kimse Google’a düzgün bir bilgi yazmayacak, yazamayacak çekinecek.
Ama ben alternatifleri düşünmeye başladım.
Sitede reklamını yayınlatmak isteyen, bu sitede yayınlandığında insanları rahatsız etmeyecek ürünler satan, hizmetler veren ve ödeme konusunda titiz olan ciddi kurum kuruluş ve site sahipleri, iletişim kanalıyla reklam için teklif verebilirler.
Bu konu Google’un Türkiye için süratle düşünmesi gereken bir şey. Çünkü bu sitede Google’u anlatan öven ve seven yüzlerce yazı var.
Google’un servislerini daha iyiye ve yayıncıları üzmeyecek şekilde geliştirmesi dileğimizle.
SÜLEYMAN SÖNMEZ









Merhaba, adım 















Birinci söyleyeceğim şey şu olacak: Şu an SuniPeyk‘de tek reklam var. O da sadece yazı sayfalarında görünüyor. Site sayfalarında bile görünmüyor.
Ve… inanın reklam gelirinde düşüş yok artış var.
Böyle gider mi bilmiyorum.
Destek ve harika yazı için teşekkürler.
Esasında cevap çok basit. Google adsenden para kazanmak için reklam verene özel proje üretmek şart. Ben kişisel blogumda hiçbir zaman reklam yayınlamadım. Güneşin Tam İçinde projesine de google adsense reklamlarını yakıştırmıyorum. Ben olsam sponsor reklam olayına girişirdim. Reklam gelirlerini paylaşma karşılığında bir ajansla çalışın. Bence geridönüşler olacaktır. Belli bir süre sonra bu blog tüm masraflarınız karşılar hale gelecektir. Çok mu hayalci bir yaklaşım?
Gelelim google adsense özel proje fikrimize
Güneşin Tam İçinde yazarı Süleyman bey iyi bir araştırmacı. Millet zeka vb. oyun ve yazılara bayılıyor. Reklam verenden para veriyor. İyi bir gösterim güzel bir template fevkalede para demek
Google’dan defalarca reklam şekillerini değiştirmeme farklı yolları aramama tüm makalalerde renklere göre reklam yerleştirin deyip yapmama rağmen, bir türlü kazanamıyorum kazanamadım. Google beni bıktırdı. Anladım ki gelir gelmeyecek. Gelir diye ellerimi Allah’a açıp dua edecek de değilim. Site kendi stratejisini belirler. ve 10, 20 YTL’ye bile reklamlar alınabilir. Düşüncem bu… Artık Google’dan Türkiye’ye en az bir 5 sene fayda yok
bu 5 senede ne mi olacak?
TÜRKİYE İNTERNETTEKİ REKLAMIN DEĞERİNİ ANLAYACAK..
Adsese InSide’da ilk okuduğumda aklıma, reklam tipi olarak sadece Resim reklamları işaretlemek gelmişti. Fakat henüz deneyip sonuçları inceleyecek vaktim olmadı.
Adsense alternatiflerini düşünmek; hem “Tavşan Hareketine” katkı hem de akmasa da damlar mantığında ufak gelirler getirebilir.
http://www.dnforum.com/f464/alternatives-adsense-thread-225937.html
Yukarıdaki listeye Reklam Store ilave edilebilir.
ve yine aynı mantıkla hosting’ten kitaba kadar çeşitli ortaklık (Affiliet) linkleri serpiştirilebilir.
Tabi birde kendini kral sanan reklamZ var.
- – -
Ayrıca, kendi adıma daha doğrusu kendi adımıza, bumoda.com aracalığı basılacak olan harikayaa tişört leri için tasarım yapmaya çalışıyordum vakit buldukça. (bkz. digg)
Bu daha çok zevk için. Ama günlük 3000 ziyaretçi de az bir rakam değil bununla kabul edilebilir başka yaşam formları bulunabilir
Mesela; Güneşin tam için içinde tişörtü satın alan her 5000. kişiye cep telefonu hediyesi gibi uygulamarda Milli Piyango İdaresi’nin izni gerekmiyor. Çünkü çekiliş değil, rakam belli 500. kişi.
Tabi böyle bir durumda “blog yazarlığına ek olarak tuhafiye de mi işleteceğiz?” soru sorulabilir o ayrı konu : )
Sunipeyk dostum, kampanyanın mantığına aynen katılıyorum. Şu anda sitede tavsiyeler hariç her yazıda tek reklam bıraktım bir de site girişinde var. Başlattığın kampanya içi ben teşekkür ederim.
Ömer Enis fikirler harika mutlaka reklamverenler ve ajanslardan bu yazıyı okuyanlar gelecektir. Sitenin genel yayın çizgisi 600 küsur yazıda bozulmadı. Bundan sonra da kaliteyi hep yüksek tutmak için, araştırma, detaylı yazma alışkanlığımın sürmesini hedefliyorum. Desteğin için teşekkür ederim.
Serkan gelirlerin artsın diye Allah’a el açmaktan utanmayalım
Şaka bir yana gerçekten bizim için biraz hayal oldu dış ülkelerde gördüğümüz çek fotoğrafları.
Emremer bahsettiğin fikirler gerçekten muhteşem. Ancak inan ortaklık reklamlarıyla ve hediyelerle boğuşmak istemiyorum. Site yazıları çok zamanımı alıyor. Birden fazla projeyi aynı anda yürütüyorum. İyice dağılmam demek olur bu. Düzgün reklamları aylık olarak yayınlamak ve bin bir ürünün bin bir kitabın reklamıyla okuyucılarımı yormak istemiyorum. Her yerde zaten “Türkçe yazın, şunu yapın buna dikkat” diyorum zaten sabrediyorlar
İyicie kızdırmayalım müşterileri.
Şu ringofoncular yüzünden zaten Adsense bu hale geldi. Adamlar resmen Adsensecileri söğüşlüyor. Adsense’de tıklamaları artırmanın tek yolu var o da Google Adsense’in reklam şekillerini değiştirmesi. Mesela Reklamz’nin reklam şekillerine baktınız mı? “Bana tıkla” diyen o kadar çok reklam şekli var ki. Ziyaretçiler Google reklamlarını ezberledi ve artık kimse tıklamıyor Adsense’de mutlaka reklam şekillerinin değişmesi gerekiyor. Mesela Reklamz’de anasayfa açılınca anasayfanın üstünde küçük bir reklam çıkıyor sitelerde görmüşsünüzdür yukarıdan “kapat”a basarsınız site içeriğini öyle görürsünüz. Düşünsenize o tip bir reklamın geri dönüşümünü bir de Adsense’deki reklam şekillerine bakın…
Şimdilik Türkçe sitelerde Adsense kullanmak hiç mantıklı değil. Türkçe siteden düzgün para kazanmak da imkansız sayılır. Ben kendi bloguma hiç reklam koymuyorum.
bidvertiser.com bir alternatif olabilir ama Türkçe reklam veren sayısı gerçekten çok az. İngilizce reklamlara verilen tık başı ücret 3,24, 2,30.. gibi çok yüksek meblağlar. Eğer yeni bir oluşum içine girilecekse bidvertiser.com e-mail atılıp “Reklam vereni biz buluruz ama bizim istediğimiz fiyattan reklam verecekler” vs. gibi bir anlaşma yapilabilir. Sponsorumuz hazır bunu destekleyecek ve bu projeyi hayata geçirebilecek arkadaşlar lazım.
Güzel bir yazı olmuş. Reklam dediğin abartılmamalı zaten.
Gerçekten çok güzel bir yazı olmuş. Okurken keyif aldığımı belirtmeliyim. Reklam sayılarını blogumdan düşürmeye karar verdim… 7 ayda 100 Doları zor bulan bir sitem var. Günde 400 tekil hit ile.
Bidvertiser ve AdBrite oldukça iyi seçenekler. Örneğin AdBrite gösterim başına da ödeme yapıyor.
Bir Hollandalı arkadaşım benden kendi doktora tezi için rica etti bloguma reklam koyma işini. Sadece istatistiki verileri kullanmak ve elde edilen geliri (arkadaşımın isteğiyle) UNICEF’e bağışlamak için yaklaşık 15 gündür Amazon, Bidvertiser, AdBrite ve Adsense’i ürünlerini deniyoruz.
Bloguma benimle beraber İngilizce de yazı yazan arkadaşımla giriştiğimiz bu macerada gördük ki (zaman zaman Hollandaca içerik de kullandık) İngilizce içerik dışında diğer içeriğin reklam performansı oldukça düşük.
Bahsettiğim arkadaşım benim gudik blogumdan kat be kat daha fazla trafiğe sahip olan site ve/veya bloglarla da çalışıyor ve sonuç yine aynı. İnglizce olmayan içerik dışında bizlerin sahip olduğu blogların pek para kazanma şansı yok. Belirli bir konuda sürekli İngilizce içerik üreten blog veya siteler oldukça tatmin edici rakamlara ulaşıyor. Benim bu ana kadar gözlerimle gördüğüm en yüksek ücret, aylık 250-300$ arasında değişen gelirdi. Bu gelir de tek başına Adsense’den değildi. Sistemde en az 3-4 farklı reklam sağlayıcının birimleri çalıştırılıyordu. Hiç bir zaman para kazanmak için reklam düşünmedim ama arkadaş hatrıdır işte ancak çarkın işleyişini görmek de güzel bir tecrübeydi.
Diyeceğim odur ki, bu işten genel bir içerik ile fazla miktarda paralar kazanmak zor. Ancak reklam verildiğinde de tek bir firma ile çalışmak potansiyel gelirden alınan payı azaltıyor. Ne kadar farklı ürün kullanılırsa gelir artıyor.
Sevgiyle saygıyla…
Yoksa Google bizi aldatıyor mu?…
Adsense tıklanılabilir alanlarda değişiklik yapınca bir sürü konuşma geçti bunun üzerinden. Kimi iyi olduğunu söyledi kimi protesto etti.
Zaten kazanmıyorduk doğru düzgün, şimdi tıklama alanı azaldığı için daha da düştü geliri…
Cisday.org’daki yazını okudum.
http://www.cisday.org/2007/12/05/yoksa-google-bizi-aldatiyor-mu
Çok haklısın.
Kesinlikle aldatıyor. Benim tıklama sayım tam %90 azaldı.
Haftalardır inanamıyorum. Tablo şöyle: Güneşin Tam İçinde’ye diyelim 3000 kişi girmiş ve 9’u tıklamış. Bu mümkün mü? Değil. Çünkü bir yıldır en kötü zamanda bile böyle olmadı. Sadece başlık alanının tıklanır olması da bunu bu kadar etkilemez.
Arkadaşlar, deneme olsun diye tıklamasını istedim bazı arkadaşlarımın. Sonuç şaşırtıcı sisteme tıklamalar geçmedi. Bu beni çok şaşırttı. İnanamadım diyebilirim.
Ben de bugün basit birşey yaptım. Bu durum düzelene dek reklamların büyük bölümünü siteden kaldırdım. Ve reklam vermek isteyenlere uygun fiyatla açtım. Google kendi bindiği dalı kesiyor. Alternatif çıktığı anda yok olacak. Bu durumun Türkiye’ye özgü olduğundan şüphelenmeye de başladım. Bir şekilde Google Amerika’ya sormalıyız.
Yazınızı büyük bir dikkatle satır satır okudum. Adsense’de yeniyim 3 gündür yayınlıyorum. Adsense’den para kazanacağım diyede bir beklentim yok . Oluşturduğum blogu Google aracılığı ile yarattığım için Adsense’i de bloguma ekledim. Aydınlatıcı yazınız için teşekkur ederim. Selamlar.
Bugün itibariyle gördüklerim:
Ekşisözlük google reklamlarını terketti. Adnet’e geçti. Bildirgeç’te Google reklamları dışında reklamlar yayınlanmaya başladı. Büyük yayıncıların tümü google reklamcılığını terkediyor.
Bloglama reklam şebekesi artık yeni sistemiyle çalışmak üzere ve biz Google reklam yayıncıları halen çok kötü kazanıyoruz.
Süleyman hocam google’a altarnatif olabilecek bir site buldum. http://www.marketingsector.com/ Türkçe reklam veren sayısı bir hayli iyi durumda. Flas bannerlar özellikle dikkat çekici. İngilizcesi iyi bir arkadaş sitede yazılanları cevirebilir mi?
Bidvertiser veya adbrite…Google Adsense aralarında en iyi kazandıran gördüğüm kadarıyla. Sitenize günlük 500 kişinin gelmesi size fazla birşey kazandırmaz ki. Ufak birşeyler (200-300 dolar ayda veya biraz daha fazla) kazanmak istiyorsanız muhakkak sitenize günde 1000 kişi ve üzeri gelmeli. 4 haneyi görmelisiniz. Google Adwords’e gelirsek, Google Adwords internet reklamcılığında, arama motoru pazarlamasında (SEM) dünyanin 1 numarası ve yakın gelecekte Google Adwords, geleceğin en büyük ve en önemli reklam mecrasi olacaktir. Bakın reklam mecrası diyorum. Televizyon, radyo, açıkhava gibi reklam mecralarını da geride bırakacaktır. Kimileri Google’ın eksikliklerini gösteriyor, kimileri beğenmiyor, kimileri çamur atıyor ama sonuca bakın diyorum size. Sonuçta Google kazanıyor ve dunyaya insanlığa fayda sağlıyor. Bakın project10tothe100 Google üstlendi. İnsanlığa en faydası olan kazansın. Google’ın sloganı her şey sonuç icindir. Sloganı bu. Sonuç Google’ın.
[...] pek fazla bir şey yazamayacağım ancak özellikle Google AdSense‘in karşısında -hele ki getirisinin dibe vurduğu şu günlerde- birilerinin olması ve bu ağın arkasında Technorati’nin olması biz reklam [...]
Artık Google fiyatları tavan yaptı. Çok ücret karşılığı reklam veriyor artık adnet’e talep var ve bu da google fiyatlarında belki birazcık oynama yapar. Bu da reklamveren için iyi olur. Ben reklam veriyorum, günde 60 ytl param gidiyor. Müşterilere bakınca kendi paramı çıkaramıyorum zarardayız.
[...] Adsense para kazandırmıyor artık alternatifleri de kurtarmıyor. Bundan bir yüzyıl önce yazmıştım ve haklı eleştirilerle Google’un reklam sistemindeki düzenlemelerin en büyük zararını [...]
süleyman bey makalenizi dikkatlice okudum ve tamammıyla size katılıyorum. sitenizi tesadüf eseri buldum ama cok memnun kaldım. yazılarınızın devamını bekler ıyı calısmalar dılerım.