Süleyman SÖNMEZ




RSS'le siteye abone olun. Gelişmeleri kaçırmayın. RSS Favorilere ekle Favori  


VİZE İŞLEMLERİ

Vize Türkiye Yurtdışına çıkarken hangi ülkeler vize istiyor? Formlar nasıl dolduruluyor?
Ya vizeniz onaylanmazsa...
Vize Türkiye, vize işlemlerinizi konsoloslukta takip ediyor.



Reklam vermek için tıklayın.

ALTIN YUMURTA

Bu resim gerçekten yumurta mı tıklayıp öğrenin :)
  • Chicken Invaders | Tavuk İstilası

  • Şans Yumurtanızdan çıkan yazı, tıklayıp okuyun




    Kültür Sanat Birincisi

    Esperanto | Umutların Evrensel Dili


    Şu anda dünyada güçlü bir İngilizce hakimiyeti var. Bununla birlikte elbette Çince, İspanyolca, Almanca, Fransızca, Arapça ve ülkeler boyunca giden Türkçe de güçlü bir kullanıma sahip. Peki Esperanto’yu duydunuz mu?

    Gelin ilginç bir dilin macerasına birlikte çıkalım. “Saluton! / Merhaba”

    Esperanto | Umutların Evrensel Dili

    Yüzyılın başındaki entellektüel çevrelerimiz Osmanlıca’nın yanısıra Fransızca bilirdi. Hatta “lingua franca” terimi o zamanlara aittir. Yani uluslararası kabul görmüş ortak dil. Bizim genel kültürümüzde İngilizce’nin önceliğe geçmesi ilerleyen yıllardaki Türk - Amerikan ortak ilişkilerine ve 2. Dünya Savaşı sonrasında güçlenen Amerikan nüfuzuna paralel yürüdü. İngilizler tüm dünyadaki sömürgelerinde resmi iletişim dili olarak İngilizce’yi kullanmalarına rağmen ticaret dilinin Amerika merkezli oluşu, Birleşmiş Milletler’in kuruluşu ve elbette bunu NATO’nun kuruluşunun takibi dilin yaygınlaşmasında etken oldu. Şimdi ise Internet müthiş bir İngilizce standardını yanında getiriyor.

    Bir dil yayılırken pek çok anadil bundan etkileniyor. İster istemez dilinize bu yaygın dilden kelimeler giriyor. Mesela biz Türkçe’deki yoğun Arapça kelimeleri Türkçe “muadilleri” ile değiştirirken, “alternatifleri” İngilizce’den dilimize giriyordu. (Bu cümledeki tırnak içindeki iki kelime de Türkçe değildir :) ) İşin ilginç yanı Osmanlı hakimiyeti sırasında dillerine geçen Türkçe kelimelerden de, Arap dilbilimciler memnun değiller.

    Gelelim Esperanto’nun ne olduğuna. Bu dil karmaşası binlerce yıldır insanları meşgul etmiş. Babil Kulesi efsanesinde Tanrı’ya meydan okuyup, güçlerinin yettiği en yüksek kuleyi yaparak onun katına ulaşmaya çalışan halkları, Tanrı’nın yok etmek yerine, birbirlerinin dilini anlamaz hale getirerek cezalandırdığı anlatılır. Böylece birbirleri ile iletişimleri kesilmiş ve Babil kulesi yarım kalmıştır.

    Bununla birlikte Esperanto Babil’de bulunmadı. Bakın Vikipedi nasıl anlatıyor:

    Esperanto, (”Ümit eden” anlamında) anadilleri farklı olan insanlar arasında anlaşmayı kolaylaştırmayı amaçlayan yapay bir dildir.

    1887′de Polonyalı Musevi asıllı göz doktoru Ludwik Lejzer Zamenhof tarafından icat edilmiştir. Dr. Zamenhof’un bulunduğu bölgedeki insanlar Lehçe, Rusça, Yidiş gibi farklı diller konuşuyorlardı. Zamenhof bu insanların birbirleriyle anlaşmalarını kolaylaştırmak için hiç değişmeyen ve istisnası olmayan 16 ana kurala dayalı ve kelimelerinin köklerini genellikle bu Avrupa dillerinden alan Esperanto dilini icat etti. Esperanto, Hint-Avrupa dilleri (Ari diller) arasında sayılabilir. Ancak, morfolojisi Macarca, Türkçe gibi bitişken dillere benzer. 1,6 milyon kişinin bu dili konuşabildiği iddia edilmektedir.
    Sözcük dağarcığı daha çok Hint-Avrupa dillerinden gelmektedir. Kaynak: Vikipedi

    Zamenhof tüm dünyayı tek dille birleştirmeyi ve anlaşmızlıkların savaşların önüne geçmeyi hayal ederken bulduğu dile önceleri pseudonym diyor. Sonralar ise esperanto kelimesi yaygınlaşıyor. Hangi dilerin karışımı olacağını ve nasıl kuralları olacağını geniş dilbilgisiyle düşünüyor. Batı dillerinin kökeni olan Latince’yi öğrenmek için karışık buluyor, keza antik Yunancayı da. Böylece İngilizce, Fransızca, Almanca ve Rusça kelimelerden yola çıkıyor.


    Zamenhof ve Michaux aileleri Esperanto Kongresinde, Boulogne 1905

    Bazı dillerde nesnelerin cinsiyeti vardır mesela Arapça ve Fransızca’da bir masanın dişi mi, erkek mi olduğunu bilip ona göre ek getirmeniz gerekir. İngilizce’de ki “the” eki anadili İngilizce olanlarca bile yanlış yazılabilirken düşünün her nesneyi dişi ve erkek olarak ezberlemenin zorluğunu.

    İşte bu nedenlerle Ludwik Lejzer Zamenhof “kelimelerin cinsiyeti olmayacak” diyor. Bu dil anlaşmak için ve gereksiz hiçbirşey olmayacak. Peki filler kullanılan özneye göre değişiyor mu? Hayır değişmiyor.

    Örneğin “mi havas, vi havas, si havas…” kullanılıyor.

    İsimlerin “o” harfi ile bitmesi, sıfatların “a” harfiyle bitmesi çoğul ekinin “j” harfi ile verilmesi planlanıyor.

    Bu dili yaklaşık 100,000 konuşan, binlerce basılı kitap ve sadece Esperanto konuşulan topluluklar var. Hatta doğduklarında aileleri tarafından anadil olarak Esperanto öğretilmiş “native speaker” çocukların sayısının binlerle ifade edildiği belirtiliyor. Örneğin çok tanınmış bir sima olarak George Soros bunlardan birisidir.

    esperantoilkkitap Esperanto | Umutların Evrensel Dili
    Esperanto ile basılmış ilk kitap.

    Esperanto Nedir?

    Esperanto, dünyanın çeşitli halkları arasındaki iletişimi kolaylaştırmak amacı ile yaratılmış bir dildir.

    Pratikte yüz yıldan fazla kullanılmış olması Esperantoyu, insan düşüncelerinin nüanslarına kadar net bir şekilde ifade edebilmek yeteneği ile, yaşayan bir dil haline getirmiştir. Esperanto milletler arası ve tarafsız bir dildir. Çünkü o dünyadaki tüm halklara aittir ve dünyanın tüm halklarının birbiriyle iletişimine olanak sağlar. Herhangi bir kültüre, politik, dinsel veya ekonomik egemenliğe kesinlikle eğilimli değildir.

    Esprentoyu öğrenen, birbirini etkileyen ve zenginleştiren iki uygarlığın zevkine varmak ayrıcalığına sahiptir ki, bunlardan ilki, içinde doğduğumuz bizim kendi uygarlığımızdır. Esperanto kendi halkımızın adet ve geleneklerinden, inançları ve ahlaki değerlerinden etkilenir ki bunlar bizim kendi yöresel kültürümüzdür.

    İkincisi, Esperanto vasıtası ile dünya vatandaşı olmayı istekle seçmiş olan tarafından elde edilir. Birincisinden daha kapsamlı olarak, en çeşitli şekillerde, dünya kültürünü bünyesinde taşır.

    Esperanto yolu ile çifte vatandaşlığı seçenlere “Esperantist” ‘ler denir. Onlar Esperanto dilini bilmekle yetinmezler, aynı zamanda diğer ülkelerdeki Esperantislerlede iletişim kurarlar. Böylece milletler arası bir dil idealini savunması ve bu dilin yayılması için değişik kültürlerle iletişim kuran bir eylemci konumunda olurlar. Kaynakça: http://esperanto.net/info/baza/tr_eo-baza.html


    Esperanto hakkında çok detaylı bir video.

    ESPERANTO ÖĞRENMEK İÇİN KAYNAKLAR

    Bu dili öğreten programlar var. Mesela arabirimi Türkçe olan ve ücretsiz indirilen şu program başlangıç için güzel.

    http://www.cursodeesperanto.org/bazo/index.php?tr

    Dünyada ise Universala Esperanto Asocio,  Esperanto’yu yaşatan ana dernek olmak üzere pek çok ülkede Esperanto dili öğretilir.

    ESPERANTO ALFABESİ

    a b c ĉ d e f g ĝ h ĥ i j ĵ k l m n o p r s ŝ t u ŭ v z

    ESPERANTO DİLİYLE YAZMAK İÇİN SANAL KLAVYE

    http://www.lexilogos.com/clavier/esperanto.htm (Aslında bir çok dilin klavyesine destek veren bir site.)

    İNGİLİZCE’DEN ESPERANTO’YA SÖZLÜK

    http://wwwtios.cs.utwente.nl/traduk/EN-EO/Traduku/

    ESPERANTO GRAMERİ

    http://www.steve-and-pattie.com/esperantujo/gram-16.html

    İsimler: -o,   zarflar: -e,   Sıfatlar: -a,  Fiiller: -i ile biter.  Bu dilde istisna yoktur.

    Bonan tagon!=İyi günler.  Bonan matenon!=Günaydın.
    Bonan nokton!=İyi geceler.  Bonan vesperon!=İyi akşamlar.
    Saluton!=Merhaba. Dankon=Teşekkürler.
    Kio estas via nomo?=İsminiz nedir? Mia nomo estas ….=İsmim, …. dır.
    Kiel vi fartas?=Nasıl gidiyor? Bone, dankon. Kaj vi?=İyi, ya sen?
    Sufiĉe bone=Oldukça iyi.  Ne tre bone=Çok iyi değil.
    Dankon.=Sağol. Zamirler: Mi=Ben
    Vi=sen  Li=O(Eril)  Ŝi=O(dişil) Ĝi=O(Nötr, cansız, hayvan)  Ni=Biz  Vi=Siz Ili=Onlar
    Kaynak: Vikipedi


    Esperanto ile Coca Cola Reklamı. Diğer reklamları görmek için tıklayınız.

    ESPERANTO NEDEN ÇOK YAYGINLAŞMADI?

    * Fikir çok ütopikti. Oysa güçlü ülkelerin dil politikaları vardır. Dilin kültürel bir yayılma ve egemenlik amacıyla kullanılabildiğini bilirler. Tüm ülkelerin dışında kalacak bir ortak dil ulusal çıkarlarına aykırı olduğundan hiçbir zaman çok büyük bir destek vermediler. Buna rağmen tüm dünyada 1 milyonla 15 milyon arası insanın konuştuğu düşünülüyor. (Net ve kesinleşmiş bir kaynak yok)

    * Dilin evrensel olması amaçlanmasına rağmen Esperanto yeterince evrensel değildi. Çünkü Avrupa dillerinden yola çıkılmıştı ve Uzakdoğu’da Çin başta olmak üzere, pek çok insan dilin kökenindeki kelimeleri tanımıyordu. Bu Avrupalılar için haksız bir avantaj sağlıyordu ve onlar için öğrenme sürecini uzatıyordu.

    * Bugünkü kadar gelişmiş bir basın ve yayım imkanı yoktu. Fikir yeterince hızlı yayılamadı.

    * Diller binlerce senede oluşur ve incelikleri vardır. Her dilin anlatımda daha zengin olduğu alanlar vardır. Eskimoların gündelik dillerindeki kar ve buz için bulunmuş kelime sayısı ya da Arapça’daki çeşitli deve kelimeleri ve İngilizce’de bulunan hukuk ve teknik terim zenginliği; gündelik hayatın temel cümleleri ile iletişim kurmak için yaratılmış suni bir dil olan Esperanto’yu ezici bir üstünlükle eliyordu.

    Dünya Esperanto Kongreleri ve İçerikleri

    http://en.wikipedia.org/wiki/World_Esperanto_Congress

    Maalesef konferans düzenleyen ülkelerin aralarında Türkiye yok :(
    Sayın Türk dilbilimcileri ve Kültür Bakanlığımıza sesleniyorum. Bu konferansı bir kere de Türkiye’de düzenlemenin zamanı yüz senedir gelmedi mi? En kötü ihtimalle, binlerce turisti ve ilgiyi Türkiye’ye çekmek için, en iyi ihtimalle ise dünya kültürü içinde yerimizin olduğunu göstermek için bundan kolay bir etkinlik olabilir mi?

    Emin olun bu milyonlarca dolarlık reklam harcamalarından daha etkili bir ülke tanıtımı olacaktır.

    Incubus filminde William Shatner (Uzay Yolu’nda Kaptan Kirk)  Esperanto konuşuyor.

    AMİKEJO Dünyadaki tek ve ilk Esperanto Ülkesi

    Batı Avrupa’da hayal edildi. Başlıbaşına bir makale konusu olduğundan lütfen ilgileniyorsanız tıklayın.

    WIKIPEDIA AÇIK KAYNAK ANSİKLOPEDİ’DE ESPERANTO BÖLÜMÜ

    Biliyorsunuz Wikipedia temelde Ingilizce kurulmasına karşılık tüm dillere ayrı alt bölümleri olan bir açık kaynak kodlu ansiklopedi organizasyonu. Türkçe için de, Vikipedi denilen büyük bir alt bölümü var. Aynı şekilde Esperanto için de 100 bin ansiklopedi maddesi girilmiş. Bu çok büyük bir rakam. Türkçe için bile henüz 2007 yılında bu rakamın dolduğunu düşünürsek ne kadar popüler olduğunu görürüz. Ayrıca Esperanto’yu öğrenmek isteyenler için harika bir kaynak da bu şekilde oluşmaktadır.

    Esperanto Wikipedia sitesine girmek için:
    http://eo.wikipedia.org/wiki/%C4%88efpa%C4%9Do

    SON SÖZ
    “Mi gxojas, ke vi interesas pri Esperanto. Mi esperas ke vi lernos gxin, baldaw.
    “Esperanto ile ilgilendiğiniz için çok mutluyum. Umarım yakında öğrenirsiniz”

    Önemli Not: Makalenin yazarı Esperanto bilmiyor ancak insan kurgusuyla tasarlanmış bu sıradışı dili size tanıtmak istedi. Dolayısıyla soracağınız anlam ve tercüme sorularını cevaplayamayacaktır.

    Önemli Not 2: Bu makale ile Esperanto ilk kez Türkçe’de bu kadar detaylı anlatıldı. Eğer bu konudan bahsedecekseniz konudan bir paragraf “alıntı” yaparak sayfaya bağlantı verin. Forumlara, sitenize, blogunuza yazının tamamını eklemeniz veya basılı yayında ve dergilerde Süleyman SÖNMEZ‘den yazılı izin almadan kullanmanız halinde yasal işlem başlatılacaktır. Yazının tarafımıza ait olduğunu ispatlayan Eczacıbaşı Tasdix sistemi ile zaman damgası uygulanmıştır. Telif hakları hakkında daha geniş bilgi için tıklayınız.

    Kaynakça:
    http://en.wikipedia.org/wiki/Esperanto
    http://members.aol.com/informiloj/turka.htm
    http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=evrensel+dil
    http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=esperanto

    http://www.walrusmagazine.com/articles/2006.09-language-learn-esperanto/

    Esperanto Kurumları
    http://www.esperanto.org/
    http://www.esperanto-usa.org/en/node/19


    Eğer bu yazıyı sevdiyseniz, yeni çıkanları kaçırmamak için Güneşin Tam İçinde'yi RSS'inize ekleyin. İnanılmaz ama halen ücretsiz!



    Bu konular da ilginizi çekecektir

    avatar Yazar: Süleyman SÖNMEZ     Bu yazı toplamda 1,025 kez, bugünse 3 kez okundu.
    Yazma Tarihi: 16 May, 2008       Kategori: Kültür ve Sanat
    Sayfanın adresi: http://www.gunesintamicinde.com/esperanto-umutlarin-evrensel-dili/trackback/



    YASAL UYARI: Fotoğraf, tasarım ve yazıların tüm yasal hakları Süleyman SÖNMEZ'e aittir. Yazılı izin alınmadan basılı medyada ve Internet'te kullanımları Telif Hakları Yasası uyarınca 6 ay ile 2 yıl arası hapis cezası ve 45.000 YTL rayiç bedelle tazminat davası istemiyle karşılaşacaktır. Emsal davalar mevcuttur. İçerik Eczacıbaşı Tasdix zaman damgası ile korunmaktadır. Alıntı ne demektir? Telif hakkı nedir?

    Bu makalede kullanılan
    Etiketler (Tags) :
    , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

    Favori eklemek Sayfayı favorilere ekleyin    



    REKLAM



    “Esperanto | Umutların Evrensel Dili   ” makalesi için 12 yorum var.



    1. Recep Hilmi Tufan
      16 May 2008
      @ 06:23

      Bugüne kadar Esperanto hakkında bu kadar detaylı bir yazı okumamıştım. Teşekkürler. Arayanlar için çok iyi bir kaynak olmuş. Benim gibi dilcilerin işine çok yarayacak…


    2. Süleyman Sönmez
      16 May 2008
      @ 11:33

      Recep Hilmi Bey kelimelerin soyağacı siteniz müthiş bir beğeni ile takip ettiğim siteler arasında ve sizden böyle bir övgüyü işitmek inanın çok büyük bir kıvanç uyandırdı bende.

      Yaptığımız işlerin kaliteli ve sizlere layık olması için gerçekten çok uğraşıyoruz. Ancak yetkin bir ağızdan takdir edilmek bambaşka :)

      Desteğiniz için teşekkür ediyorum. Her zaman beklerim efendim :)


    3. nanoturkiye
      16 May 2008
      @ 18:46

      Süleyman Bey yazı için teşekkürler. Bir ekleme yapmak istiyorum müsaadenizle.

      Esperanto ile basılmış ilk kitabın resmini koymuşsunuz. Kapakta ne yazıyor diye merak edenler olabilir.

      Kapakta
      “Esperanto
      Uluslararası Dil

      Önsöz
      Tam Eğitim Kitabı

      Bir dilin uluslararası bir dil olması için, onu öyle adlandırmak yetmez

      Fiyat 15 kapik

      Varşova
      Kiltir Tipografyası, Novolipya Caddesi No:11 (Bu kısımdan tam emin değilim) 1887″

      yazıyor.


    4. Uğur Samsa
      16 May 2008
      @ 22:22

      Hocam ya hayranım size :)

      Duymadığımız, bilmediğimiz bir şey kalmayacak bu gidişle. Teşekkür ediyorum.

      nanotürkiye’nin mesajı Türkiye’de de Esperanto dilini bilenlerin olduğunu gösteriyor. Tüm dünyayı tek bir dilde toplamak imkansız tabi ki. En azından küresel ısınma konusunda ortak bir şeyler yapmanın zamanı çoktan geçiyor bile.

      Not : Videolar youtube’dan eklenmiş. Artık youtube’dan umudumuzu kessek mi bilemiyorum. Bu yazıdaki videoları göremediğim için utanıyorum. Yazıda TDK’yı, yorumlarda Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı’nı kınıyoruz.


    5. nanoturkiye
      16 May 2008
      @ 23:36

      @Uğur Samsa

      Ne yazık ki Esperanto dilini bilmiyorum. Rusça bildiğim için kapaktaki yazıyı çevirebildim. Zaten dikkat ederseniz Esperanto alfabesi Latin harflerden oluşuyor, oysa kapaktaki yazı çoğunlukla Kril alfabesinin harfleri.

      Saygılarımla.


    6. Süleyman Sönmez
      16 May 2008
      @ 23:37

      NanoTurkiye; cidden etkilendim :)
      Şu düzenlenmesi yüzyıldır ülkemizde başarılamamış Esperanto konferansını düzenleseniz ne kadar güzel olurdu. Binlerce insan bu amaçla yanyana gelirdi ülkemizde. (Aynı anda yorum yazmışız. İlginç tesadüf şimdi okudum, Esperanto bilmediğinizi, Ama Rusça bilmeniz de harika bence :) )

      Uğur koca denizden bir bardak su almış gelmişim. Bilgi sonsuz bizse bu sonsuzluğu arşınlayan yolcularız. Sevdiklerimizi en güzel şekilde sunmaya gayret ediyoruz sadece. İyi ki sizler varsınız. Düşüncelerinizi işitmek çok güzel.

      Aslında videoları önce bilgisayarıma indirdim. Sonra başka video sitelerine yolladım. Sürekli video kodlaması hatalı yazdı. Nedenini anlamadım. Çözebilsem youtube la sizi zorlamak istemezdim. Ancak youtube OpenDNS’le görülebiliyor. http://www.opendns.com Ayarlarını değiştirmeni öneririm.


    7. A. Çetin
      17 May 2008
      @ 01:44

      Eğer bu dili soros çocuğuna (ki bu parantezden önceki iki kelime soros hakkındaki fikirlerime bir çağrışım yapıyor) öğrettiyse, bu işin altında kesin bir çapanoğlu vardır derim ben. Dünyada pek az kişinin ve kavmin hem dini hem ırkı aynı sözcük ile tanımlanır, yahudilik mesela. Sorosun ki ise “para”dır. Benim aklıma ilk gelen çapanoğlu bu dil vasıtası ile bir topluluğun dünya üzerindeki insanların iletişim becerlilerini istedikleri şekilde düzenleyip düşünme şekillerini ve dolayısı ile yaşamın tümünü kontrol altına almak istemesidir. (Ütopik bir komplo teorisi olduğunu düşünmek serbesttir ama düşünmeden “hadi canım” savurulması beni üzer:) )

      Bundan başka, siz acaba Türk Dili ve Edebiyatı ve benzeri bölümlerin ne tür şeyler öğrettiğini biliyor musunuz? Bunlardan genel dilbilim bölümleri hariç hepsi hala osmanlıca öğretmektedir ve buna Türk dili demektedirler. Dilin arılaştırılmasını, Türk dilinin osmanlıcalaştırılması şeklinde algılar ve uygularlar. Daha yeni yeni genel dilbilim bölümleri açılmış ve ancak henüz Türkçemizin dil bilgisi yapısı hakkında bazı gerçek araştırmalar yapılabilmiştir. (takipteyim:) oradan biliyorum) Bu olayın en büyük kötü etkisi ise yabancılara Türkçe nin öğretilememesidir, çünkü henüz Türkçe dil bilgisi kuralları tam olarak doğru düzgün açıklanabilmiş değildir. O yüzden bence bir 10 sene daha kimseye çağrı yapmayın :)


    8. Recep Hilmi Tufan
      17 May 2008
      @ 05:57

      Hocam benim yaşım kaç ki “bey” falan diyorsunuz. Ayrıca “yetkili ağız” gibi sıfatlar bana yakışmamakla birlikte çok teşekkür ederim…


    9. arabacı
      27 May 2008
      @ 01:29

      Fransız Dil Derneği üyelerine dilin ortaya çıkışı hakkında sorular sorulmasını yasaklamış. Kaynak
      İmdi bu Esperanto denen yapay dili uyduranın Yahudi olması, Soros’un bu işin içinde olması beni kuşkulandırıyor. Önyargılı konuşmak istemiyorum ama öğrenmek için harcayacağım zamana kıyamıyorum.


    10. Süleyman Sönmez
      28 May 2008
      @ 10:13

      Saros bu dili öğrenenlerden birisi. İngilizce’yi öğrenen iyi, kötü, tüccar, sanatçı bin bir çeşitten milyarlarca insan var. Onlar nedeniyle dili niteliyor muyuz?

      Bence daha çok ticari sebeple öğretilmiştir Saros’a. Bir ortak dil oluşacaksa o dille temasa geçebilsin maddi kazanç sağlayabilsin diye. Çünkü sonradan İngilizce, Almanca konuşmayı öğrenmek daha kolaydı.

      Arabacı,
      bir şeyi yapan sadece Musevi kökenli diye şüpheleniyorsanız bunu çok ama çok garip bulduğumu söylemeliyim. Aşırı politik düşünmek iyi değil.

      Şu an kullandığımız teknolojik cihazları, matematik teoremleri, atom çağını, psikanalizi ve dünya kadar buluşu yapanlar içinde Yahudi kökenli insanlar olduğu gibi, Japonlar da, Araplar da, Zenciler de, Türkler de, Amerikalılar da var. İnsanlık tek bir ailedir. Politikalarını sevmeseniz de bir toplumu toptan yargılamak bence çok aşırı düşmanca bir yaklaşım.

      Belki Esperanto ülkelerin savaşlarla yıkımlar yaşadığı o yıllarda barış gibi belli bir amaçla oluşturulmuştur. Ancak günümüzde dünyanın her yerinden öğrenenlerin amacı, toplumlar arası bağ kuracak kolay öğrenilen bir dil teşkil etmektir.

      Doğrusu ben de bu dili öğrenemeyeceğimi düşünüyorum. Ancak birileri öğrenmek isteyecektir. Zaten makale konusu da az bilinen bir konuyu aydınlatmayı amaçlamaktadır.


    11. A. Çetin
      03 Haz 2008
      @ 18:21

      Ama arada bir fark var, İngilizce, Almanca ve türevleri belli bir topluluğun kullandığı ve yüz yıllarca kullanılıp değiştirilerek günümüzde yaşayabilen diller, fakat Esperanto yapay ve dayatılan bir dil (dayatılan derken kullanan doğal bir topluluk olmamasına rağmen kullanılması için çaba sarf edilen) üstelik doğal dillerde olduğu gibi değişim, canlılık asla gözlenemiyor.

      Toplumları birbirlerinden kesin olarak ayıran din-dil-ırk üçlemesinin belkide en önemli öğesi dil, ayrıca bu üçlemeden ikisini oynarsanız bir diğeri otomatik olarak değişir.

      50 sene sonra bir klingonlu daha gelip kardeşlik için zubamumbamba ya tapınırda insanlar bunu barış adalet için desteklerse bir de üstüne esperanto dilini kullanırsa ooh ne güzel al sana temiz yeni doğmuş barışçıl ve en şahane şekilde parmak ucunda oynatılabilen soros ırkı - soros toplumu (adı bu olmayacaktır tabii ki) :)

      Ayrıca @Arabacı arkadaşın verdiği linkteki adam çok fena bilgisiz keşke o programa harcanan parayı yakıp gömselermiş o derece berbat yani :)

      @Süleyman Sönmez: Söylediğin elbette doğru, kimseyi dini veya ırkı sebebiyle yargılamak doğru değil, ancak bir düşünmek lazım.


    12. arabacı
      05 Haz 2008
      @ 11:12

      @Süleyman Sönmez; önyargılı olmak istemediğimi, şüpheyle yaklaştığımı söylemiştim. Saydığınız ve şu an kullandığımız teknolojik cihazlara ve dünya kadar buluşlara da şüpheyle yaklaşıyorum. Şüpheyle yaklaşıyorum çünkü, İbranice gibi arkeik bir dili, hiç konuşulmayan dili tekrar diriltmişlerdir Yahudiler. Diğer taraftan evrensel bir dil oluşturmaya çalışılıyor. İşte şüphelenmem bu sebeptendir.

      @A.Çetin, o verdiğim linkte uzun bir video vardı. Oradaki adamların ilim derecelerini bilmiyorum. Dediğim gibi Fransız Dil Derneğinin görüşünü oradan öğrenmiştim.



    * Gravatar kullanan tüm sitelerde yorumunuzun yanında sembolünüzün olması için www.gravatar.com'a resim yüklemelisiniz.


    YORUM YAZMADAN ÖNCE:


    Türkçe yazanlar için hatırlatmalar;

    * Cümle büyük harfle başlar, nokta ile biter.
    * Noktadan sonra boşluk bırakılır, yeni cümle başlar.
    * "gelcem, gitcem, gidiyom" denmez "geleceğim, gideceğim, gidiyorum" denir.
    * "Herkez" denmez "herkes" denir.
    * "Yaaaa" çok laubali bir sözdür.
    * "bU şEkiLDE" yazmak sadece okuyanı yorar.
    * "Yanlız" değil "Yalnız" denir.
    * "ğ" harfi "g" şeklinde yazılamaz.
    * "Dahi" anlamındaki "de" ayrı yazılır. Yani "Bende, sende" denmez, "Ben de, sen de" denir.
    * "Geldimi?" yazılmaz "Geldi mi?" yazılır. Soru takıları ayrı yazılır. "OKmi?" değil, "Tamam mı?" denir.
    * "ahmet, belgin, duru" denmez. "Ahmet, Belgin, Duru" denir. Özel isimlerin, illerin, ülkelerin ilk harfleri büyük yazılır.
    * "ki" eki, bağlaç olarak kullanılıyorsa ayrı, iyelik eki olarak kullanıyorsa birleşik yazılır.
    * "v" yerine "w" yazılmaz...
    ...
    Yani Türkçe, Türkçe yazılır. MSN Türkçesiyle değil.

    * Yurtdışından yazan, Türkçe klavyesi olmadığından ğ, ş, ü, ç, ö, ı harflerini yazamayanlar için:

    Lütfen buraya tıklayın, yazınızı yazın ve "Türkçeleştirdikten" sonra, seçip yandaki kutuya yapıştırın. Teşekkürler.

    TÜRKÇE YAZ KAMPANYASI

    * Web siteniz varsa lütfen "TÜRKÇE YAZ" kampanyasına katılın. Sitenizi onur listemize ekleyelim. Detaylı bilgi için tıklayınız.

    * Eğer konuyla ilgili değil, güzel Türkçe kullanımı için yorum yazmak istiyorsanız, lütfen Türkçe Yaz Kampanyası'nın sayfasına buyrun.

    SİZİN FİKRİNİZ NE? YORUM YAZIN


    Lütfen bu makaleyi eleştirin. Aradıklarınızı buldunuz mu?
    Sizin için yeterli mi? Neler eklense daha iyi olurdu?
    Eğer beğendiyseniz hangi unsurlar çok iyiydi? İç kalite sistemimizin gelişmesi için yorumlarınıza ihtiyacımız var.






    Google
     



    YAZI ARŞİVİ : Bu sitede tümü orijinal, özenle hazırlanıp araştırılan, yüzlerce yazı ve görsel var. Dilerseniz ana sayfamıza bir göz atın ya da konu listemizden seçin. İyi okumalar.