Escape From Sandbox | SEO’ya Yeni Yaklaşımlar

Konumuz Google aramaları ve Sandbox’tan çıkmak ama bence bu film konuya çok uygun. Kurt Russel’ın canlandırdığı acımasız bir film karakteri vardır. 1981 tarihli John Carpenter yönetimindeki filmde tek gözlü tek kişilik bir vurucu gücü canlandırır. Bilimkurgu tarihinin temel yapıtaşlarından “Escape From Newyork | New York’tan Kaçış“tan bahsediyorum. Amerikan Başkanı kaçırılmıştır ve dünyanın en tehlikeli ve azılı suçlularının olduğu bir bölgeye yollanmıştır. Snake Plissken kod adlı kahramanımız bir şekilde olaya girecektir. Konuyu merak ettiyseniz filmi mutlaka bulup izleyin (Bkz. IMDB film veritabanı)

escapefromsandbox.jpg

Evet, konumuz Google’da birinci sayfada çıkmak. Herkes bunu istiyor. “Koltuk” aranınca sizin firmanız çıksın istiyorsunuz, belli bir hizmeti sunuyorsunuz ve birinci olmak asıl amacınız.

Dünyadaki her yarışmada birinci olmak sözkonusu olduğunda bir yasal / legal yol vardır bir de kanundışı illegal yöntem. Akıllı olanlar her zaman olduğu gibi yasal yolu öğrenir ve uygularlar. Bilirler ki, evrenin zamana bakışı farklıdır. Evren kuralı olarak her şeydoğar büyür olgunlaşır ve ölür. Herşey bu kurala bağlı olarak evreler, kademeler halinde yaşar. Bir tohum toprakta belli bir süre kalır, yüzeye çıkar, ay evreler halinde belirginleşir ve kaybolur.

Bir web sitesi de doğal şekilde önce az kişiye, sonra daha çok kişiye ulaşır bir gün eğer verdiği mal ve hizmet biterse ömrü tamamlanır.

Google en adil yöntemle sizi sıralamak ister. Sıralama algoritmaları kriterlere dayanır. Bu kriterler Google PR sonucunu doğurur. Yani bir sitenin Google PR puanı popülarite ile ilgilidir. Bu puan hesaplanırken siteye verilen linkler, sitenin Google arama kutularında aranması ve çıkan sonuçlarda daha çok tıklanması bunların yanısıra sitenin inşa aşamasında belli kriterlere uygunluğu önem taşır.

Böylece SEO denilen mesleki uzmanlık dalı oluşmuştur. Search Engine Optimization diye açabileceğimiz kavram, sadece Google’da değil alternatif arama motorlarında da yüksek konumlarda yer almanız için yürütülen tüm faaliyetleri içerir.

Bu kavram ilk çıktığında bundan yıllar öncesinde olay daha basitti. Verilen taktiklerin ilki sitenin HTML kodlamasında META etiketleri içinde olabildiğince çok ve doğru kelime kullanmaktı. Gülmeyin cidden o sıralarda işe yarıyordu. 🙂 Buna bağlı olarak o yıllarda arama sonuçları felaketti. Siz bir sanatçıyı arıyordunuz, karşınıza ilgi çekmek isteyen alakasız siteler geliyordu.

Anahtar kelime sahtekarlığı / keyword hileleri denen bu yöntem çok uzun sürmedi.

Google sürgün anlamına gelecek Sandbox’ın ilk temellerini de 2004 yılında başlattı. Anahtar kelime sayısı abartılı olan özellikle yeni açılan siteleri spam sitesi olabilecekleri şüphesiyle arama sonuçlarında aşağı çekmeye başladı. Böylece hile yapanlar cezalandırılıyordu. (Google Sandbox terimini Google hiç kabul etmedi neredeyse üstü kapalı geçiştirdi. Bu kavram uzmanların gözlemleri sonucu oluştu. )

SEO ustalarının dürüst çalışmak isteyenleri yani “Beyaz şapkalı SEO ustaları” bu abartılı anahtar kelime kullanımına karşı çıktılar. Hileli yöntemler Google arama sonuçlarını bozuyor ve tüm toplumun saçma sitelerle girerek zaman kaybetmesine yol açıyordu. Böylece “Kahverengi Şapkalı” dedikleri SEO uzmanlarından ayrıldılar. (Siyah şapkalı demek büyük bir önyargı oluyor her insan hatasından dönüp Kudret’in iyi tarafına geçebilir Luke Bkz. “Star Wars | Kudreti Hisset” makalem 🙂 )

Kahverengi şapkalı SEO uzmanları, yeni hile bulmakta zorlanmadılar. Sayfa içine beyaz harfle ve karınca büyüklüğünde veya 1 pixel boyutlarında frameler içinde gizlenmiş olarak binlerce kelime yazdılar. Ziyaretçi görmüyordu ama Google’un robotları özel bir taramayla siteye geldiklerinde bu kelimeleri görüp siteyi bir çok aramada öne çıkarıyordu.

Kısacası olan yine bizlere oluyordu. Google’la arıyorduk ve alakasız şeyler çıkıyordu.

Tüm bu gelişmelerden dolayı “SEO” nefret edilen bir saldırgan pazarlama yöntemi gibi anılmaya başladı. Hani posta kutunuza zorla giren, reklam broşürleri telefonunuza zorla gelen SMS’ler bir siteye girince açılan reklam pencereleri neyse aynı. Öyle ki SEO kelimesi gerçekten nefretle anılır oldu o yıllarda.

Sonraları Google bu hileyi de aşacak taktikler geliştirdi. Her ülkenin dilinde anahtar kelime ilişkileri saptandı. Masela site arabalar hakkındaysa, orada ileri ameliyat tekniklerinin olmasının hile olabileceği, yanısıra makyajla ilgili malzeme önerisi olamayacağını kavrayan Google analiz programları bu sitelerin içeriğini takibe alıyor ve hemen en üste çıkartmıyorlardı.

SANDBOX İÇİN HİLEKAR SİTELERİ İHBAR EDEBİLMEK

Google insan gücüne de inanarak kullanıcıların böyle hile yapan siteleri ihbar için bir site bölümü de açtı.
Aşağıdaki adresten siz de hileli içerik sunanları, zararlı yazılımlarla saldıranları, tekrarlı kelimelerle haksız rekabet edenleri ve içerik çalan yayınlayanları ihbar edebilirsiniz.
https://www.google.com/webmasters/tools/spamreport?hl=tr

İşler yavaş yavaş rayına giriyordu.

Kahverengi SEO’cular pes ettiler mi? Hayır. Bunun üzerine “Backlink /geribağlantı” kavramı gündeme geldi. Eğer bir siteye çok beğenilen bir site link vererek öneride bulunuyorsa hele de bunu anasayfasından yapıyorsa bunun anlamı o sitenin değer kazanacağı ve Google PR’ının yükseleceğiydi.

Bu da bir süre bağlantı satışına dönüştü. Google PR’ı 5, 6 ve 7 olan siteler ana sayfalarından uzunca bir liste halinde link satıyorlardı. Geçen yıl Google’un cevabı çok sert oldu. Bir anda genel bir Google PR düşüşü yaşandı. Artık Google PR 6 – 7 olmak çok daha zordu. Çoğu kişi kendisinden daha düşük Google PR’ı olan sitelere bağlantı vermekte çekinir oldular.
Ayrıca karşılıklı link veren sitelerin aslında bundan bir kazançlarının olmadığına iyice karar verildi.

NOFOLLOW NEDİR?

Bir anda “nofollow” kelimesi anılır oldu. Yani “Google ben yazı içinde bir siteye link verdim ama sen bunu takip etme. Gittiğin sitenin Google PR’ı düşükse bana etki etme”.

Düne kadar sevgiyle verilen linkler kaldırılır oldu. (Gördüğünüz gibi bizim böyle kaygımız yok. Sadece sevdiklerimize ve tanıdıklarımıza her sayfadan nofollow kullanmadan bağlantı veriyoruz. Google Robotların iyi niyetimizi anladığına eminim. Ancak yazılar içindeki tüm linklere biz de “nofollow’u WordPress eklentisi ile ekledik” çünkü siteden çıkan binlerce bağlantı var.)

Bu arada Sandbox kelimesi sık sık anlatılır oldu. Sitesi yeni açılanlar ve bazen düne kadar ilk sayfada olanlar bir bakıyorlardı ki hiçbir Google aramalarında yoklar. O sırada bir özdeyiş beliriverdi

Google’da yoksan, aslında yoksun

SEO böylece yeniden ama daha bilimsel işlenmeye başladı. Büyük firmalar bunun hilesiz yapılması gerektiğini anladı. Böylece Beyaz Şapkalı SEOların zamanı geldi.

Bilimsel bir yaklaşımla iki yönlü çalışmaya başlandı.
1) SİTEDE SEO: Sitenin mimarisinin kodlama sisteminin ve kullanıcı davranışlarıyla satın alma ve ürünü alma davranışlarının bağlantılarının doğru kurulması, site hotspot / sıcak alan analizleri, sitenin hosting kalitesi yükleme hızı ve lokasyonunun sıralamaya etkileri gibi

2) SİTE DIŞINDA SEO: Öncelikle Google hizmetleri ve pazarlama reklamları ile konumlandırma yapmak daha sonrasında ürünü tanıtacak meslek kuruluşları, konuyla ilgili sitelerde haklı övgülere neden olacak şekilde link verilmesini sağlamak. Bundan sonrası ise Beyaz ve Kahverengi şapkaların sürekli çatışığı bir yere açılıyor. Site dışında yüzlerce site ile link vermek doğru mu yanlış mı? gibi

Süreci yanlış işletip Google’la ters düşen siteleri bekleyen “kozmik sürgün Sandbox” boyutu bir nevi Cehennem gibi. Artık sesinizi duyan olmuyor. Kısacası yok oluyorsunuz. Bu süreçten çıkmanın tek yolu cidden dürüst olmak. Bir kere daha hileyle çıkmaya çalışmak ilerde yeniden oraya dönmenin en garanti yoludur.

SANDBOX GERÇEKTEN VAR MI?

Bazı matematik/istatistik uzmanları özel bir Sandbox uygulaması sonucu değil de, Google’ın indexleme algoritmasında yer alan denklemlerin bir yan etkisi ile henüz kendisine verilen linkleri analiz edilmeyen veya yoğunluktan hesaplama kuyruğuna alınan sitelerin belli bir bekleme sürecine düştüklerini bunda bir yan amacın kısa sürede açılan kapanan spam sitelerin köklü ve emek harcanmış sitelerin önüne geçmesini önlemek olduğunu söylüyorlar.

SERVER DEĞİŞTİRMEK SANDBOX’A YOL AÇAR MI?

Evet şaşılacak bir başlık ama geçici olarak yol açar. Şu an okuduğunuz siteyi Güneşin Tam İçinde‘yi geçen ay içinde iki farklı servere taşımam gerekti. İlk farkettiğim Google’dan gelen ziyaretçilerin 1000 kişi civarında azalmış olduğuydu. Bunun sebebi server değişimiydi. İki hafta süreyle devam etti ve alışık olduğumuz seviyeye döndü. Özellikle Google için yerel aramalar ile global aramalar farklı. Bir kelimeyi Google.com.tr ve google.com da aratın farklı sonuçlar görürsünüz. Aynı şekilde Türkçe içerik sağlayan bir sitenin Türkiye’de veya yakın bir lokasyonda olması önemlidir.

Ancak asıl neden DNS değişimi veya Domain sahibi değişimi. Google şöyle düşünüyor. Bu site el değiştirdi. Tamam. Ama yeni sahip yine kaliteli içerik sunacak mı? Yoksa parayı verip aldığı sitenin geçmiş popülaritesinden faydalanıp saçma içerik mi koyacak? Bu nedenle geçici bir gözleme alıyor. Aynı şekilde Domain adınıza bağlı IP adresiniz değiştiğinde de bunu yaşayabilirsiniz. Bunun için soğukkanlı olun yayına devam edin.

SANDBOX’a düştüm mü? Nereden bileceğim?

İlk iş şöyle bir arama yapın. Kendi site adınızla. info:www.gunesintamicinde.com

Eğer sonuç çıkmıyorsa maalesef sandbox’tasınız demektir.

Ayrıca sitenizin ne kadar indexlendiğini bulmak için Google’da şöyle bir arama yapın:

site:www.gunesintamicinde.com (Kendi site adınızı değiştirin burada. Sonra sayfanın üst sağ kısmında geçen rakama bakın “www.gunesintamicinde.com alanından aramasının yaklaşık RAKAM sonucundan…” gibi )

SANDBOX’a düştüysem ne yapmalıyım? Yani Escape From Sandbox | Sandbox’tan Kaçış

  • Eğer siteniz yeni açıldıysa ve hemen kazanmak için çok hırslıysanız sabra sarılın 🙂 Yeni açılan siteleri çoğunlukla bir bekleme süresi karşılıyor. Sabır sabır sabır 🙂 Bu önerime inanmayabilirsiniz ancak Kaynakça bölümünde yazının sonundaki yabancı kaynakları ve SEO uzmanlarını da okursanız başka bir sitenin sub domaini gibi gösterilip 301 redirct bile uygulayanların başaramadıklarını göreceksiniz. Lütfen mesleki deneyimimize güvenin sabredin.
  • Sitenizi daha önce önermediyseniz Google’a önerin. Burayı tıklayarak yapabilirsiniz.
  • Sitenizden tüm saçma ve gereksiz anahtar kelimeleri çıkarın.
  • Eğer site sayfalarınıza bir pixellik bir süre kelime eklediyseniz hemen çıkarın.
  • Düzgün bir Robots.txt ve sitemap.xml oluşturun.
  • Sitenizin sadece ürün ve hizmetinizle ilgili içerik sunmasını sağlayın.
  • Bilgi verdiğiniz sayfaların sayısını en az on katına çıkarın ve topluma hizmet edin.
  • Size haksız link veren sitelerden bu linkleri kaldırmalarını isteyin. Bunun yerine sizin gibi içerik hazırlayan ve yıllar önce açılmış sitelerden eski domainlerden konunuzla benzer içerikli sitelerden dostça link alın.
  • İçerikleriniz orijinal değilse onları silin. Anladığınızı yazın çok daha iyi. Gerekirse kendiniz fotoğraf çekin veya ücretsiz fotoğraflar koyun.
  • Dmoz gibi site indexlerine başvurun.
  • Google Adwords reklamlarına reklamınızı verin. Kimileri bunun işe yaramayacağını düşünüyor. Nedense özellikle son zamanlarda ben bunun aksine şahit oldum. Google kendisini yaklaşana daha hızlı yaklaşıyor bence
  • EN ÖNEMLİ MADDE GELİYOR: Google’a pişman olduğunuzu iletin. Google Web araçları üzerinden mail atın ve cidden dürüstçe yaptıklarınızı ve düzeltmek için çabalarınızı yazın. Garantisi yok. İç işleyiş dışa hiç yansımıyor. Ancak editörlerin belki bir etkisi olabilir. Adres: https://www.google.com/webmasters/tools/reconsideration?hl=tr

Bundan ötesini özel danışmanlıkla veriyorum. Çünkü her sitenin izlemesi gereken taktikler farklı. Elbette beyaz şapkalı yaklaşımları tercih ediyorum. Farklı talepleri kabul etmiyorum.

Evet bu yazının sonuna geldik. Ancak tahmin edeceğiniz gibi Google PR hesaplamaları bu kadar basit değil. Bir çok kişinin farketmediği çok basit ilkeler de var.
Takdir edersiniz ki kahverengi şapkalı dostlarımın suistimal etmemesi için buradan açıklamıyorum. 🙂

SEO konusunda ücretli danışmanlık için:
http://www.gunesintamicinde.com/iletisim/
(www.seoustasi.com adresinde temiz SEO danışmanlığı vermeye başlayacağım. Şu anda yapım aşamasında. Üstteki iletişim bilgilerini kullanabilirsiniz.)

Unutmadan “Escape From New York” için size bir de fragman sunuyorum 🙂

Kaynakça:
http://en.wikipedia.org/wiki/Sandbox_Effect
http://www.webpronews.com/insiderreports/2004/05/06/google-sandbox-effect-revealed
http://www.webpronews.com/topnews/2004/08/26/what-is-the-google-sandbox-effect
http://www.redflymarketing.com/blog/the-google-sandbox-effect-simplified/

PAYLAŞ: