Ergonomi ya da İnsan Merkezli Tasarım – 1

Yazar: SÜLEYMAN SÖNMEZ   |   Tarih: 20 Mayıs 2007   |   3 yorum   |   Kategori: Ergonomi, Günlük Yaşam, İnsan Kaynakları

YAZAR HAKKINDA

Yazar: Süleyman Sönmez

Merhaba değerli ziyaretçiler, adım Süleyman Sönmez. Web siteme hoş geldiniz.

Güneşin Tam İçinde, 2006 yılından beri yayında olan, kültür, sanat, eğitim, teknoloji, fotoğrafçılık, bilim ve sinema başta olmak üzere 873 konu, 6,237 yorum ve 30 kategori içeren, Blog Ödülleri yarışmasında kültür sanat kategorisinde Türkiye birinciliği kazanmış, yazılı basında, televizyonda, radyoda ve websitelerinde pek çok kez tanıtılmış, 5 milyondan fazla kez ziyaret edilmiş orijinal içerikli sitedir.

Yazarla iletişim için tıklayınız.

Sosyal medyada anlık takip için aşağıdaki sitelerde beni ekleyebilirsiniz.





Sitedeki görsel ve yazılı eserler iletişime geçip yazılı izin alınmadan, kaynak belirtilse dahi "alıntı" adıyla kullanılamaz. Site içeriği, tasdix zaman damgası ile korunmaktadır.

Minübüse bindiniz, ama o ne? Dizleriniz ön koltukla aradaki boşlukta sıkıştı kaldı. Mutfakta evye boyu öyle bir yükseklikteki sırtınız ağrıyor. Bu arabanın direksiyonu hiç rahat değil. Keşke şu çorap sıkmasa, gözlük harika ama sürekli burnuma düşüyor. Müthiş bir ev ancak merdivenlerinin yüksekliği bacakları çok yoruyor. Bu klavye bileğimi ağrıtıyor. Telefonun tuşları çok küçük…

ergonomi1.jpg
Ergonomi dediğimiz zaman, bir kısmı insandan insana değişen, bir kısmı ise ortak beklentilerden oluşma, büyük bir tasarım kanununa işaret ediyoruz. Makineler, ortamlar ve tüm endüstriyel tasarımların, kısaca tüm insan yapımı ürünlerin, insanla uyumlululuk seviyesinden bahsediyoruz. Bu uyum artınca üretim şartlarının iyileşmesi, tüketim ürünlerinin daha kaliteli kabul edilmesi geliyor.

Leonardo gülümsedi. Artık ağırlıkları köleler daha kolay taşıyabilecekti. Palanga sistemi oldukça ergonomikti. Ergonomi insan merkezli tasarım demekti.

Bir tepsinin genişliği, çocuk arabasının katlandığında ağırlığı ve otomobilin bagajına sığabilmesi, kadın makyaj ürünlerinin kolay kullanımı, yarabantlarının en az sayıda, en çok alanı kapatabilmesi, bıçakların ağırlık dengesi, bir tebeşirin toz çıkarmadan tahtada yazabilmesi, bir müzik aletinin uzun süreli kullanımda bedende zarar verici etkilere sebep olmaması, bir çaydanlığın tek elle taşınabilmesi, ayakkabıların hava aldırması, ayağın yükünü doğru rahatlatması, yerin şok etkisini hafifletmesi, antibakteriyel olması…

Hatta nümizmatik gibi para biliminde kuralları belirlenmiş olan, bozuk para için kullanılan metallerin elimizi boyamaması, alerji yapmaması, çok ağır olmayıp cepleri delmemesi.

Gördüğünüz gibi çok ama çok büyük bir alan. Üretilen ürün insana uygun mu? İnsan sağlığını destekliyor ve hayatı kolaylaştırıyor mu?

ERGONOMİK DÜZELTİM ÜRÜNLERİ
Bazen bir ürün üretimden kaynaklanan öylesine kötü tasarım özellikleri içeriyor ki onu düzeltmek için sadece ergonomik düzeltim icatlarda bulunmak gerekebiliyor. Yani ürün kendisi diğer bir ürünün hatasını kapatıyor.

Mesela kavanoz açmak. Kavanoz kapakları öylesine harika buluşlardır ki, erkeklerin halen fiziksel olarak güçlü olduklarını gösterebildikleri tek uygar yerdir :) Ya bayanlar? Onlar için enteresan kavanoz açıcılar vardır.

Yine berbat bir tasarım olarak masa örtüleri var. Evde harikalar ama açık havada bir anda uçup gidiyorlar. Bu kusuru düzeltmek için müthiş bir ergonomik düzeltici var. Kıstırıcı mandallar. Bunun yerine masa örtülerinin uçlarından birbirine bağlanabilmesi için bağlar veya cırtcırt tabir edilen bağlayıcılar kullanılabilirdi.

Üretim noktalarında ve çalışma hayatında ise ergonomik düzeltim için verilebilecek örnekler; çalışanlara rahatsızlık veren sıcaklık, gürültü, titreşim, elektrostatik yüklenme ve koku gibi unsurları giderici her çeşit sistem olabilir. Sisteme eklenecek bu unsurlar tüm yapının ergonomik hale getirilmesini sağlar.

Diş fırçalarının daha ergonomik olanları, ağızda normalde az uzanılan arka kısma uzanmayı sağlaması gerektiğini söylüyor. Uçlarının diş minelerine zarar vermemesini de. Peki neden diş fıçalarında sürekli yeni model bulunuyor madem bu kadar iyi neden halen araştırılıyor.

Cevap basit; halen ergonomik olarak kusursuz değiller. Satıcılar en ergonomik tasarımla öne geçme peşindeler.

Peki bir spagetti hangi boyda olmalı ki, yiyen kişi boğulmadan nefesi kesilmeden çekebilsin ve taşınırken kırılmasın?

Bir fotoğraf makinesinde en çok kaç düğme olabilir? Kumanda aletlerinin en uygun boyu kaç cm olmalı?

Bir de şu var. Hangi ülkedesiniz? Hangi beden ölçüsüyle çalışıyorsunuz? Bulunduğunuz yerin bedensel ve duygusal farklılıkları öylesine değişik olabilir ki tasarladığınız harika tuvalet klozeti, bir başka toplum için kabus olabilir :)

Sorular sorular…

SOLAKLAR İÇİN ERGONOMİ
İşte hayatın önemli bir alanı da solak olmak. Çevrenizde var mı bilmem ama solak bir insan makastan tutun bir çok alete zorlanan insandır. En azından alışana dek :)
Yurtdışında sadece solaklar için ergonomik ürünler satan mağazalar da var.

ENGELLİLER İÇİN ERGONOMİ
Bakıyor musunuz? Dışarıda engelli kaç vatandaşımız var? Çok az. Yurtdışında bulunduğunuzda ne kadar çok engelli vatandaşları var diyorsunuz ilk anda. Sonraysa elektronik sandalyeleri, çok güzel tasarlanmış binalarıyla hatta tramvaylarıyla onların dünyaya kolayca entegre olduklarını bizim engellilerimizinse evlere mahkum olduğunu görüyoruz. Şimdilerde metro istasyonlarında bazı tuvaletler, otoparklar ve asansörlerde iyileştirme çabası görüyoruz.

YAŞLILAR İÇİN ERGONOMİ
Aramızda işlek caddelerde nefesi hızlanmadan karşıdan karşıya geçebilen var mı? Mükemmel ayarlanmış trafik ışıklarımız şöyle diyor. “Koşun çabuk. Yoksa ortada ezilebilirsiniz.” Peki belli bir hızın üstünde yürüyemeyen insanlar ne yapsın?

Marketlerde ve büyük alışveriş merkezlerinde ne kadar az oturacak bank var. Sadece fiziksel kuvveti müthiş insanlara mı hizmet ediyorlar. Alışveriş arabaları neden tek boy. Belki onu itmek döndürmek bazıları için çok kolay değil.

Ya hastahaneler neden danışmalar kapıya çok yakın değil.

HAYVANLAR İÇİN ERGONOMİ
Eğer yok saymıyorsanız, çevremiz evcil ve kendi halinde doğal canlılarla örülü. Kuşlar, köpekler, kediler, hatta inekler, keçiler… Bu canlıların bizimle yaşarken uymaları gereken bir çok kural çıkıyor. Bu kuralları uygulatırken tasmalarından, kafeslerine süt sağma aparatlarından yalaklarına ve yaşadıkları ortama kadar bir çok ergonomiye uymayan rahatsızlık veren yapıyı onlara dayatıyoruz. Bu konuda hiç düşündünüz mü? Besin olarak öldürülme şekilleri bile ergonomik ve insani olmayabiliyor.

Evet, bir yanda ihtiyaçlar, bir yanda çılgınlar gibi üreten tasarımcılar. Sonra deneyen bizler.

Unutmadan, bu deneylerin sonuçlarını bildiriyor musunuz? Ergonomi biliminin desteğinize ihtiyacı var. Hayatı kolaylaştırmak için siz de düşünün.

(Bu yazı ERGONOMİ yazı dizisinin 1. bölümüdür. Devamı yazıldığında buraya bağlantısı eklenecektir.
2. yazı olası başlıkları: Çocuklar için ergonomi, moda ergonomiye karşı, sahte ergonomik ürünler…)

Kaynakça:
http://en.wikipedia.org/wiki/Ergonomics
http://www.iea.cc/
http://www.hfes.org/web/Default.aspx
http://www.fees-network.org/
http://www.ergonomics.org.uk/
http://www.tasarim.itu.edu.tr/
http://www.designdirectory.co.uk/erg.htm
http://www.humanics-es.com/child-ergonomics.htm


“Ergonomi ya da İnsan Merkezli Tasarım – 1” makalesi için 3 yorum yapıldı.

  1. Bu konu gerçekten çok ilginç bir alana işaret ediyor ve genel olarak estetik ve görünüm gibi konuları kapsasa da hayatı kolaylaştırma, kazaları engelleme gibi konuları da içeriyor. Yani hayatın her anı her alanı ergonominin birlikteliğinde olmak zorunda.

    Bu konunun derinliği sizin verdiğiniz örneklerde olduğu gibi çok farklı alanlara kadar uzanıyor. Bu konu hakkında kütüphaneler dolusu kitaplar yazıldığı gibi endüstri tasarımları alanında eğitim veren üniversitelerde de teknolojik donanım ve diğer gerekli bilgiler verilmekte.

    Peki asıl sorulması gerekenleri soralım mı?

    Biz bu işin neresindeyiz?

    Okullarda normal seviyedeki temel bilgiyi doğru olarak öğrencilere aktarabiliyor muyuz?

    Bilgi ve teknoloji ile üretimini kendimizin gerçekleştirdiği kaç ürün var?

    Bir malzemeyi kendimiz üretecek bilgiye sahip olmazsak o ürünün oluşturulması aşamasında gerekli olacak olan teknolojiyi de üretemeyiz, bu olmayınca eşyaları, araçları, giysileri, yiyecekleri vs. vs. vs. milyonlarca şeyi başkaları üretir ya da üreten makineyi yapıp bize satarlar. Biz de bu makineleri kullanıp kendimiz bir şeyler ürettik sanırız.

    Eğitim bir şekilde, edinilen bilgilerle bir şeyler üretmemizi sağlayınca o şeyleri kullandığımız alanı hem şeklen, rengiyle dokusuyla estetik olarak, hem de kullanışlılık ve toplam faydasıyla yani yaşamı da belirliyor.

    Ergonomi, kendi hayatımızı biçimlendirebilmek için önce eğitim ve öğretimin ele alınması gerektiğini gösteren en güzel alanlardan biri. Buna rağmen bu yazıya fazla ilgi gösterilmemesi; önümüzdeki yıllarda da(uzun boylu Avrupa insanının fiziki standartlarına göre yapılmış) araç koltuklarında (kaza anında enseye destek olarak) boynumuzun kırılmasını engelleyen aparatlara başımızı dayamaya devam edeceğimizi gösteriyor…

    İnsanlara bir şeyler anlatmaya çalışma çabalarınız için tekrar teşekkürler, bir kişi bir kişidir ama bir kişi bazen koskaca bir ulusun kaderini tayin edebiliyor düşüncesiyle buralardan bir şeyler öğrenecek insanlara umutla bakmaya devam etmek zorundayız. Yazılarınızın devamını diliyorum…
    kafa koyma yerleri daha yüksek yapılmış, koltuklara oturmaya devam edeceğiz olarak

  2. Yazı çok güzel, çok beğendim süperrrrr.
    .

  3. IŞIL ERGÜL

    ERGONOMİYİ HER ALANDAİNCELENMESİ BENCE COK GÜZEL ÜNİVERSİTEDE TEZ ÖDEVİMDİ BENİM HER ZAMAN İLGİMİ CEKMİŞTİR İNSAN BİLİMİ YAZINIZ OKUMAYA DEGER Bİ YAZI BENCE HERKESE TANSİYE DERİM İNSAN SAGLIGI İCİNDE ÖNEMLİ

YORUM ALANI













     
DEĞERLİ OKUR, bu makale GÜNEŞİN TAM İÇİNDE SİTESİ'nde, SÜLEYMAN SÖNMEZ tarafından yazılmıştır. Yazar, yazıyı yayınlarken haklarını okura devretmemiştir. Tüm yazılar ve görseller ECZACIBAŞI TASDİX dijital onay sistemi ile korunmaktadır. (Bu kanunen) noter ile onaylatma sistemi ile aynı şekilde çalışmaktadır. SİTE İÇİNDEKİ YAZI VE GÖRSELLERİN, izinsiz alınması, basılması, forumlara yapıştırılması, başka sitelerde yayınlanması, basılı medyada ve kitaplarda kullanılması, farklı elektronik yöntemlerle çoğaltılması, izinsiz şekilde konuları aynen alarak tez yazılması, seminer verilmesi ve sosyal medyada örneğin Facebook'ta, Google+'da, yazıların - görsellerin TÜMÜYLE aktarılması SUÇtur. Kaynak belirtilse dahi, "alıntı" denilerek yazının tamamı ve tüm görseller kullanılamaz. 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ile korunan bu hakları ihlal etmemek ve yasalar karşısında zor durumda kalmamak için lütfen gerektiğinde yazar ile iletişim sayfamızdan temasa geçin.






YENİ YAZILAR


Daha fazla konu görmek için Anasayfamıza bir bakmalıyız >


Güneşin Tam İçinde, özenle hazırlanıp araştırılan, yüzlerce orijinal yazı ve görselden oluşuyor.
Dilerseniz ana sayfamıza göz atın ya da arşivimizden seçin.

İyi okumalar, keyifli dakikalar :)


HDR Fotoğraf Çekmek | (High Dynamic Range) Photos
Ucuz Enerji
Ley Hatları | Ley Lines
Sitenle kampanyaya katıl. Güzel Türkçeyle yaz.
100 Seçme ve Sıradışı Makale
Afetlerde Hovercraft Kullanmak
Eğitim Teknolojileri
First LEGO Robot Yarışması Her Okula Ulaşmalı
Mikrokredi | Yoksulluğun Karanlığına, Pencereden Gelen Işık
Aşk Sözcükleri
Suyu Elde Etmenin Alternatif Yolları
Zaman Kapsülü
10 Dakikada Kendi Blogunu Aç
Etkili İletişim ve Sunum Teknikleri
Güneş Enerjisi ile Yeni Dengeler
Fotoğrafçılığın Sırları
Meteorlar Başka Dünyanın Çocukları
Buda size kapak olsun
Birleşik Karınca İşlemcisi
2010 Teknoloji Trendleri
Pixel Art | Noktalardan Resim Çizenler
Panoramik ve Dev Fotoğrafçılık
Etiket Bulutu Analizi | Tag Cloud Analysis
Ayağında Kültüra