Süleyman
SÖNMEZ 


RSS'le siteye abone olun. Gelişmeleri kaçırmayın. Favorilere ekle   EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

S P O N S O R L A R


VİZE TÜRKİYE

Vize Türkiye Yurtdışına çıkarken hangi ülkeler vize istiyor? Formlar nasıl dolduruluyor?
Ya vizeniz onaylanmazsa...
Vize Türkiye, vize işlemlerinizi konsoloslukta takip ediyor.



HAYAL PANOSU

Kişiye Özel Hediye, Hayalinizdeki Çikolatalar Sevdiklerinize en güzel hediye, fotoğraflarınızla ambalajlanmış nefis çikolatalar.


İSM-İ CAM

İsm-iCam
El işçiliği cam bordürler, tabaklar, aydınlatma ürünleri ve aynalar


Reklam vermek için tıklayın.

Kültür Sanat Birincisi

Ergonomi ya da İnsan Merkezli Tasarım - 1

Minübüse bindiniz, ama o ne? Dizleriniz ön koltukla aradaki boşlukta sıkıştı kaldı. Mutfakta evye boyu öyle bir yükseklikteki sırtınız ağrıyor. Bu arabanın direksiyonu hiç rahat değil. Keşke şu çorap sıkmasa, gözlük harika ama sürekli burnuma düşüyor. Müthiş bir ev ancak merdivenlerinin yüksekliği bacakları çok yoruyor. Bu klavye bileğimi ağrıtıyor. Telefonun tuşları çok küçük…

ergonomi1.jpg
Ergonomi dediğimiz zaman, bir kısmı insandan insana değişen, bir kısmı ise ortak beklentilerden oluşma, büyük bir tasarım kanununa işaret ediyoruz. Makineler, ortamlar ve tüm endüstriyel tasarımların, kısaca tüm insan yapımı ürünlerin, insanla uyumlululuk seviyesinden bahsediyoruz. Bu uyum artınca üretim şartlarının iyileşmesi, tüketim ürünlerinin daha kaliteli kabul edilmesi geliyor.

Leonardo gülümsedi. Artık ağırlıkları köleler daha kolay taşıyabilecekti. Palanga sistemi oldukça ergonomikti. Ergonomi insan merkezli tasarım demekti.

Bir tepsinin genişliği, çocuk arabasının katlandığında ağırlığı ve otomobilin bagajına sığabilmesi, kadın makyaj ürünlerinin kolay kullanımı, yarabantlarının en az sayıda, en çok alanı kapatabilmesi, bıçakların ağırlık dengesi, bir tebeşirin toz çıkarmadan tahtada yazabilmesi, bir müzik aletinin uzun süreli kullanımda bedende zarar verici etkilere sebep olmaması, bir çaydanlığın tek elle taşınabilmesi, ayakkabıların hava aldırması, ayağın yükünü doğru rahatlatması, yerin şok etkisini hafifletmesi, antibakteriyel olması…

Hatta nümizmatik gibi para biliminde kuralları belirlenmiş olan, bozuk para için kullanılan metallerin elimizi boyamaması, alerji yapmaması, çok ağır olmayıp cepleri delmemesi.

Gördüğünüz gibi çok ama çok büyük bir alan. Üretilen ürün insana uygun mu? İnsan sağlığını destekliyor ve hayatı kolaylaştırıyor mu?

ERGONOMİK DÜZELTİM ÜRÜNLERİ
Bazen bir ürün üretimden kaynaklanan öylesine kötü tasarım özellikleri içeriyor ki onu düzeltmek için sadece ergonomik düzeltim icatlarda bulunmak gerekebiliyor. Yani ürün kendisi diğer bir ürünün hatasını kapatıyor.

Mesela kavanoz açmak. Kavanoz kapakları öylesine harika buluşlardır ki, erkeklerin halen fiziksel olarak güçlü olduklarını gösterebildikleri tek uygar yerdir :) Ya bayanlar? Onlar için enteresan kavanoz açıcılar vardır.

Yine berbat bir tasarım olarak masa örtüleri var. Evde harikalar ama açık havada bir anda uçup gidiyorlar. Bu kusuru düzeltmek için müthiş bir ergonomik düzeltici var. Kıstırıcı mandallar. Bunun yerine masa örtülerinin uçlarından birbirine bağlanabilmesi için bağlar veya cırtcırt tabir edilen bağlayıcılar kullanılabilirdi.

Üretim noktalarında ve çalışma hayatında ise ergonomik düzeltim için verilebilecek örnekler; çalışanlara rahatsızlık veren sıcaklık, gürültü, titreşim, elektrostatik yüklenme ve koku gibi unsurları giderici her çeşit sistem olabilir. Sisteme eklenecek bu unsurlar tüm yapının ergonomik hale getirilmesini sağlar.

Diş fırçalarının daha ergonomik olanları, ağızda normalde az uzanılan arka kısma uzanmayı sağlaması gerektiğini söylüyor. Uçlarının diş minelerine zarar vermemesini de. Peki neden diş fıçalarında sürekli yeni model bulunuyor madem bu kadar iyi neden halen araştırılıyor.

Cevap basit; halen ergonomik olarak kusursuz değiller. Satıcılar en ergonomik tasarımla öne geçme peşindeler.

Peki bir spagetti hangi boyda olmalı ki, yiyen kişi boğulmadan nefesi kesilmeden çekebilsin ve taşınırken kırılmasın?

Bir fotoğraf makinesinde en çok kaç düğme olabilir? Kumanda aletlerinin en uygun boyu kaç cm olmalı?

Bir de şu var. Hangi ülkedesiniz? Hangi beden ölçüsüyle çalışıyorsunuz? Bulunduğunuz yerin bedensel ve duygusal farklılıkları öylesine değişik olabilir ki tasarladığınız harika tuvalet klozeti, bir başka toplum için kabus olabilir :)

Sorular sorular…

SOLAKLAR İÇİN ERGONOMİ
İşte hayatın önemli bir alanı da solak olmak. Çevrenizde var mı bilmem ama solak bir insan makastan tutun bir çok alete zorlanan insandır. En azından alışana dek :)
Yurtdışında sadece solaklar için ergonomik ürünler satan mağazalar da var.

ENGELLİLER İÇİN ERGONOMİ
Bakıyor musunuz? Dışarıda engelli kaç vatandaşımız var? Çok az. Yurtdışında bulunduğunuzda ne kadar çok engelli vatandaşları var diyorsunuz ilk anda. Sonraysa elektronik sandalyeleri, çok güzel tasarlanmış binalarıyla hatta tramvaylarıyla onların dünyaya kolayca entegre olduklarını bizim engellilerimizinse evlere mahkum olduğunu görüyoruz. Şimdilerde metro istasyonlarında bazı tuvaletler, otoparklar ve asansörlerde iyileştirme çabası görüyoruz.

YAŞLILAR İÇİN ERGONOMİ
Aramızda işlek caddelerde nefesi hızlanmadan karşıdan karşıya geçebilen var mı? Mükemmel ayarlanmış trafik ışıklarımız şöyle diyor. “Koşun çabuk. Yoksa ortada ezilebilirsiniz.” Peki belli bir hızın üstünde yürüyemeyen insanlar ne yapsın?

Marketlerde ve büyük alışveriş merkezlerinde ne kadar az oturacak bank var. Sadece fiziksel kuvveti müthiş insanlara mı hizmet ediyorlar. Alışveriş arabaları neden tek boy. Belki onu itmek döndürmek bazıları için çok kolay değil.

Ya hastahaneler neden danışmalar kapıya çok yakın değil.

HAYVANLAR İÇİN ERGONOMİ
Eğer yok saymıyorsanız, çevremiz evcil ve kendi halinde doğal canlılarla örülü. Kuşlar, köpekler, kediler, hatta inekler, keçiler… Bu canlıların bizimle yaşarken uymaları gereken bir çok kural çıkıyor. Bu kuralları uygulatırken tasmalarından, kafeslerine süt sağma aparatlarından yalaklarına ve yaşadıkları ortama kadar bir çok ergonomiye uymayan rahatsızlık veren yapıyı onlara dayatıyoruz. Bu konuda hiç düşündünüz mü? Besin olarak öldürülme şekilleri bile ergonomik ve insani olmayabiliyor.

Evet, bir yanda ihtiyaçlar, bir yanda çılgınlar gibi üreten tasarımcılar. Sonra deneyen bizler.

Unutmadan, bu deneylerin sonuçlarını bildiriyor musunuz? Ergonomi biliminin desteğinize ihtiyacı var. Hayatı kolaylaştırmak için siz de düşünün.

(Bu yazı ERGONOMİ yazı dizisinin 1. bölümüdür. Devamı yazıldığında buraya bağlantısı eklenecektir.
2. yazı olası başlıkları: Çocuklar için ergonomi, moda ergonomiye karşı, sahte ergonomik ürünler…)

Kaynakça:
http://en.wikipedia.org/wiki/Ergonomics
http://www.iea.cc/
http://www.hfes.org/web/Default.aspx
http://www.fees-network.org/
http://www.ergonomics.org.uk/
http://www.tasarim.itu.edu.tr/
http://www.designdirectory.co.uk/erg.htm
http://www.humanics-es.com/child-ergonomics.htm



BU YAZIYLA İLİNTİLİ YAZILAR

MAKALE İSTATİSTİKLERİ



 
   

Yazar: Süleyman SÖNMEZ     Bu yazı toplamda 2,171 kez, bugünse 2 kez okundu.


Konuyu sevdiniz mi? sevdiniz mi?     Sayfayi favorilerinize eklemek için tiklayin. Sayfayı favorilere ekleyin     Yazıcı dostu sayfa   EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Yazma Tarihi: 20 May, 2007 Kategori: Ergonomi, Günlük Yaşam


Sayfanın adresi: http://www.gunesintamicinde.com/ergonomi-ya-da-insan-merkezli-tasarim-1/trackback/

Bu makalede kullanılan
Etiketler (Tags) :
, ,

        Alıntı ne demektir? Telif hakkı nedir?


VİZE TÜRKİYE



“Ergonomi ya da İnsan Merkezli Tasarım - 1   ” makalesi için 2 yorum var.



  1. ONALTIKIRKALTI
    07 Aug 2007
    @ 16:12

    Bu konu gerçekten çok ilginç bir alana işaret ediyor ve genel olarak estetik ve görünüm gibi konuları kapsasa da hayatı kolaylaştırma, kazaları engelleme gibi konuları da içeriyor. Yani hayatın her anı her alanı ergonominin birlikteliğinde olmak zorunda.

    Bu konunun derinliği sizin verdiğiniz örneklerde olduğu gibi çok farklı alanlara kadar uzanıyor. Bu konu hakkında kütüphaneler dolusu kitaplar yazıldığı gibi endüstri tasarımları alanında eğitim veren üniversitelerde de teknolojik donanım ve diğer gerekli bilgiler verilmekte.

    Peki asıl sorulması gerekenleri soralım mı?

    Biz bu işin neresindeyiz?

    Okullarda normal seviyedeki temel bilgiyi doğru olarak öğrencilere aktarabiliyor muyuz?

    Bilgi ve teknoloji ile üretimini kendimizin gerçekleştirdiği kaç ürün var?

    Bir malzemeyi kendimiz üretecek bilgiye sahip olmazsak o ürünün oluşturulması aşamasında gerekli olacak olan teknolojiyi de üretemeyiz, bu olmayınca eşyaları, araçları, giysileri, yiyecekleri vs. vs. vs. milyonlarca şeyi başkaları üretir ya da üreten makineyi yapıp bize satarlar. Biz de bu makineleri kullanıp kendimiz bir şeyler ürettik sanırız.

    Eğitim bir şekilde, edinilen bilgilerle bir şeyler üretmemizi sağlayınca o şeyleri kullandığımız alanı hem şeklen, rengiyle dokusuyla estetik olarak, hem de kullanışlılık ve toplam faydasıyla yani yaşamı da belirliyor.

    Ergonomi, kendi hayatımızı biçimlendirebilmek için önce eğitim ve öğretimin ele alınması gerektiğini gösteren en güzel alanlardan biri. Buna rağmen bu yazıya fazla ilgi gösterilmemesi; önümüzdeki yıllarda da(uzun boylu Avrupa insanının fiziki standartlarına göre yapılmış) araç koltuklarında (kaza anında enseye destek olarak) boynumuzun kırılmasını engelleyen aparatlara başımızı dayamaya devam edeceğimizi gösteriyor…

    İnsanlara bir şeyler anlatmaya çalışma çabalarınız için tekrar teşekkürler, bir kişi bir kişidir ama bir kişi bazen koskaca bir ulusun kaderini tayin edebiliyor düşüncesiyle buralardan bir şeyler öğrenecek insanlara umutla bakmaya devam etmek zorundayız. Yazılarınızın devamını diliyorum…
    kafa koyma yerleri daha yüksek yapılmış, koltuklara oturmaya devam edeceğiz olarak


  2. gizem
    08 May 2008
    @ 07:21

    Yazı çok güzel, çok beğendim süperrrrr.
    .



* Gravatar kullanan tüm sitelerde yorumunuzun yanında sembolünüzün olması için www.gravatar.com'a resim yüklemelisiniz.


YORUM YAZMADAN ÖNCE:


Türkçe yazanlar için hatırlatmalar;

* Cümle büyük harfle başlar, nokta ile biter.
* Noktadan sonra boşluk bırakılır, yeni cümle başlar.
* "gelcem, gitcem, gidiyom" denmez "geleceğim, gideceğim, gidiyorum" denir.
* "Herkez" denmez "herkes" denir.
* "Yaaaa" çok laubali bir sözdür.
* "bU şEkiLDE" yazmak sadece okuyanı yorar.
* "Yanlız" değil "Yalnız" denir.
* "ğ" harfi "g" şeklinde yazılamaz.
* "Dahi" anlamındaki "de" ayrı yazılır. Yani "Bende, sende" denmez, "Ben de, sen de" denir.
* "Geldimi?" yazılmaz "Geldi mi?" yazılır. Soru takıları ayrı yazılır. "OKmi?" değil, "Tamam mı?" denir.
* "ahmet, belgin, duru" denmez. "Ahmet, Belgin, Duru" denir. Özel isimlerin, illerin, ülkelerin ilk harfleri büyük yazılır.
* "ki" eki, bağlaç olarak kullanılıyorsa ayrı, iyelik eki olarak kullanıyorsa birleşik yazılır.
* "v" yerine "w" yazılmaz...
...
Yani Türkçe, Türkçe yazılır. MSN Türkçesiyle değil.

* Yurtdışından yazan, Türkçe klavyesi olmadığından ğ, ş, ü, ç, ö, ı harflerini yazamayanlar için:

Lütfen buraya tıklayın, yazınızı yazın ve "Türkçeleştirdikten" sonra, seçip yandaki kutuya yapıştırın. Teşekkürler.

TÜRKÇE YAZ KAMPANYASI

* Web siteniz varsa lütfen "TÜRKÇE YAZ" kampanyasına katılın. Sitenizi onur listemize ekleyelim. Detaylı bilgi için tıklayınız.

* Eğer konuyla ilgili değil, güzel Türkçe kullanımı için yorum yazmak istiyorsanız, lütfen Türkçe Yaz Kampanyası'nın sayfasına buyrun.

SİZİN FİKRİNİZ NE? YORUM YAZIN


Lütfen bu makaleyi eleştirin. Aradıklarınızı buldunuz mu?
Sizin için yeterli mi? Neler eklense daha iyi olurdu?
Eğer beğendiyseniz hangi unsurlar çok iyiydi? İç kalite sistemimizin gelişmesi için yorumlarınıza ihtiyacımız var.






Google
 



YAZI ARŞİVİ : Bu sitede tümü orijinal, özenle hazırlanıp araştırılan, yüzlerce yazı ve görsel var. Dilerseniz ana sayfamıza bir göz atın ya da konu listemizden seçin. İyi okumalar.