Düşüncelerin İşitildiği Gün…

YAZAR: SÜLEYMAN SÖNMEZ | Tarih: 25 Kas, 2008 | Kategori: Yazılar | 1,202 kez okundu

O günü hiçbirimiz unutmadık. Sabahın ilk ışıkları  her günkü gibi İstanbul’un mesafeli sokaklarına ve insanlarının üstüne düşüyordu. Korna sesleri, trafik, milyonlarca insanın bir yerden bir yere gitme telaşı. Vapurdaydım, martıları izliyordum sonra ansızın vapur sola döndü ve Haydarpaşa tüm güzelliği ile belirdi. “Muhteşem…” diye düşündüm. Birden tüm insanların kafası bana döndü. İrkilmiş gibiydiler. Sonra bir kadın dalgınlıkla “Evet cidden muhteşem.” diye düşündü ve hepimiz işittik!

dusuncelerisitilirse Düşüncelerin İşitildiği Gün...
Fotoğraf: Scootie | Creative Commons lisansı ile kullanılmıştır.

Saat 9.15 olduğunda işyerimde müthiş bir telaş göze çarpıyordu. Yol boyunca oluşan karmaşayı anlatmam mümkün değil. Ne olduğunu bilmiyordum. Hemen Interneti açtım. Friendfeed kaynıyordu. Millet deliye dönmüştü. Twitter aynı şekilde. Hızla arkadaşlarımın sitelerine girdim. Vay canına, millet çoktan bloglamaya başlamıştı. Kimisi eşinin yalanlarını artık kesin olarak anladığını söylüyordu. Herkesin ortak görüşü kendimizi çırılçıplak hissediyorduk. Gizlemek istediğimiz herşey inatla aklımıza geliyordu.

Bakanlar Kurulu birbirine girmişti. Putin’in özel uçağıyla Ortaasya steplerinde gizli bir bölgeye uçuşa çıktığını duydum. Amerika’da da Amerikan Başkanı, Air Force One uçağıyla süresiz şekilde  havalanmıştı. Bir çok lider topluluklardan uzağa hızla hareket ediyordu. Liderlerin düşüncelerinin olduğu haliyle işitilmesiyle, dünyanın dengesinin iyice bozulması muhtemeldi. Beyaz Saray personeli yine süresiz  şekilde gözaltındaydı. Tahmin ediyorum Obama’yı sabah sabah tüm düşünceleriyle duymuşlardı. CNN sürekli spekülasyon üretiyor başkanın aslında Müslüman olmadığının kesinleştiğini iddia ediyordu. Oysa spiker haberi okurken oğlunun velayetini nasıl alacağını düşünüyordu.

Vatikan ziyaretçilere kapatılmıştı ve güçlü bir skandalın koptuğu anlaşılıyordu. “Tanrım! Neler oluyor böyle” dilimizden en çok dökülen cümle olmuştu. Bilgisayarı kapattım.

Yan ofiste çalışan genç içeri geldi. Gözleri yaşlıydı panik içindeydi. Abisi bir arkadaşını bıçaklamıştı. Tüylerim diken diken oldu. Sevgilisiyle beraber olduklarını işitmişti. Ağlıyordu. Adamın durumu ağırdı ve hastaneler deli yuvası gibiydi. Teselli etmeye çalıştım ama düşüncelerim bana bile yavan geliyordu.

Birden canlı yayın akışı kesildi. Televizyondan gelen sesler gittiğinde dışardan gelen İstanbul sesleri her zamankinden boğucu bir hızla kulaklarıma doldu. Sonra onun sesini ilk kez duyduk.

“Evet artık sadece gerçek kaldı geriye. Binlerce yıldır yalanla ve kendi kabuklarınız içindeki benliklerinizle yaşadınız hayatınızı… Artık bu zamanın sonuna geldik.”

Televizyonda konuşan orta yaşlı adam, yolda görseniz ikinci kez bakmayacağınız sıradan bir yüze sahipti. Konuşmaya devam etti. “Beynin elektromanyetik alanının kuvvetlendirilebileceğini bir kaçınız mutlaka duymuştur. Bu sabah dünya genelinde tüm uydu iletişim yayınlarına sızarak bunu yaptık. Serebral Korteksinizi bir alıcıya dönüştüren güçlü bir yayın yaptık. Üstelik TV izlemeniz bile gerekmiyor, bir cep telefonu herhangi bir uydu alıcısı bile yeterli. Evet, Kendi düşüncelerinizi işitir gibi tüm insanları işitebiliyorsunuz. Ne oldu? Bundan memnun değil misiniz? Siz dürüstlüğü isteyen, erdemli insanlar değil miydiniz” Çok çirkin bir kahkaha attı. Yüzümü buruşturdum. 2. sınıf bir bilimkurgu filmi izliyor gibi hissettim kendimi.

Ekrana doğru yaklaştı. Yüzü katılaşmıştı. “Oyunun kuralları değişti. Artık buna göre oynayacağız. Bundan sonrasını adım adım göreceksiniz. Unutmadan… Bir kaç saat içinde ikinci bir etki de başlayacak, birbirinize verdiğiniz acıyı da paylaşacaksınız. Bence kendinizi kontrol etmenizde yarar var…”

Sonra adam TV’den kayboldu. Sabah kadın programlarından birisinde, birbirine girmiş stüdyo görüntüsü geri geldi. Aniden, genç dostumun acısının kalbime daha çok battığını ürpererek hissettim.

Tarihte yazının bulunduğu günden sonraki, en önemli gün böylece başladı!

Yazar: Süleyman Sönmez
Bu yazıda anlatılan olayların gerçek kişi, kuruluş ve olaylarla ilgisi yoktur. Bilimkurgu yazını olarak yazılan bu eserin tüm hakları yazara aittir. İzinsiz kopyalanamaz ve sanatsal çalışmalarda kullanılamaz.

  Alıntı, Telif, Creative Commons nedir?


      Bu yazıyı sevenlere öneriler






  

  “Düşüncelerin İşitildiği Gün…” makalesi için 12 yorum var.
  1. Teşekkürler hocam. Geçen yazıda da belirttiğim gibi, inşallah gerçek olmaz.

    Bilimkurgu yazılarınızın devamını bekliyorum. Bir dahaki sefere daha az korkunç olsun hikaye. :)



  2. ışıl ışıl

    Düşündüren ve gülümseten ne kadar hoş bir öykü olmuş.

  3. vay … :)



  4. oky

    çok güzeldi (:

  5. NanoTürkiye kardeş ısmarlama öykü yok, ne geliyorsa sunuyoruz. :) İyi ki okuyorsunuz sağ olun.
    Işıl Işıl desteğiniz süper cidden :) Sunipeyk hocam gibi bilimkurgu kurdu bir adamdan Vay duymak ne demek biliyor musunuz? Nebula bilimkurgu ödülü gibi :) Oky vay üstadım seni ne çok olmuş görmeyeli. Çok sevindim yorum yazmana.

  6. Soluksuz okudum desem yeridir teşekkürler..

  7. FF’de görmüştüm fakat RSS okuma zamanıma bırakmıştım. Devamını bekliyoruz :)



  8. Mehmet Akif Özkalay

    Bu hikayeyi okuyunca aklıma Asimov’un Vakıf serisi geldi. Oradaki Gaia halkı ve 2. vakıf ama onlar senelerdir akıl okuyor ve bunlar bir anda oluyor. Alışmış kudurmuştan betermiş derler ya hani..



  9. hera

    Merhaba,
    Bir gün telepatik iletişim belki de gerçek olacak. İnsanlar zihinleri ile iletişim kurabilecekler diye düşünüp, şimdiden belki de alışmalıyız, içimiz ne ise dışımızın da öyle olmasına. Çok beğendim. Kaleminize sağlık.

  10. Diğer bilim kurgu yazılarınızı okumaya gidiyorum :)
    İnan abi gözlerimi kırpmadan okudum… O nasıl bir şey öyle ya :)

  11. Zihninize, elinize sağlık, çok güzel bir hikaye olmuş. Hikaye bir taraflarından da Jose Saramago’nun Körlük kitabında anlattığı hikayeye benzemiş :)
    Jose Saramago: Körlük
    http://www.ideefixe.com/Kitap/tanim.asp?sid=R3OS5B9UC88RTH4WXH3E

* Bu sayfada yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Güneşin Tam İçinde veya yazar sorumlu tutulamaz.

YORUM YAZIN




* Yurtdışından yazan, Türkçe klavyesi olmadığından ğ, ş, ü, ç, ö, ı harflerini yazamayanlar için:
Lütfen üstteki klavye simgesine tıklayın ve mouse ile Türkçe harflere tıklayarak yorumunuzu yazın ya da buraya tıklayıp, yazınızı yazın ve "Türkçeleştirdikten" sonra, seçip kutuya yapıştırın. Teşekkürler.




YORUM YAZMADAN ÖNCE:


Türkçe yazanlar için hatırlatmalar;

* Cümle büyük harfle başlar, nokta ile biter.
* Noktadan sonra boşluk bırakılır, yeni cümle başlar.
* "gelcem, gitcem, gidiyom" denmez "geleceğim, gideceğim, gidiyorum" denir.
* "Herkez" denmez "herkes" denir.
* "Yaaaa" çok laubali bir sözdür.
* "bU şEkiLDE" yazmak sadece okuyanı yorar.
* "Yanlız" değil "Yalnız" denir.
* "ğ" harfi "g" şeklinde yazılamaz.
* "Dahi" anlamındaki "de" ayrı yazılır. Yani "Bende, sende" denmez, "Ben de, sen de" denir.
* "Geldimi?" yazılmaz "Geldi mi?" yazılır. Soru takıları ayrı yazılır. "OKmi?" değil, "Tamam mı?" denir.
* "ahmet, belgin, duru" denmez. "Ahmet, Belgin, Duru" denir. Özel isimlerin, illerin, ülkelerin ilk harfleri büyük yazılır.
* "ki" eki, bağlaç olarak kullanılıyorsa ayrı, ilgi zamiri ve yapım eki olarak kullanıyorsa birleşik yazılır. Ayşe'ninki, evdeki, sabahki, dünkü, bir de baktim ki.. gibi
* "v" yerine "w" yazılmaz...
...
Yani Türkçe, Türkçe yazılır. MSN Türkçesiyle değil.

TÜRKÇE YAZ KAMPANYASI

* Eğer bu konuyla ilgili değil, güzel Türkçe kullanımı için yorum yazmak istiyorsanız, lütfen Türkçe Yaz Kampanyası'nın sayfasına buyrun.

* Web siteniz varsa lütfen "TÜRKÇE YAZ" kampanyasına katılın.
Sitenizi onur listemize ekleyelim. Detaylı bilgi için tıklayınız.



Güneşin Tam İçinde, özenle hazırlanıp araştırılan, yüzlerce orijinal yazı ve görselden oluşuyor. Dilerseniz ana sayfamıza göz atın, arşivimizden seçin ya da aşağıdaki kutuda aratın. İyi okumalar.



Google
 

GÜNEŞİN TAM İÇİNDE

2006 yılında kurulmuş, kültür sanat, bilim, sinema, fotoğrafçılık ve bilgisayar teknolojileri başta olmak üzere 756 konu, 2,945 yorum ve 25 kategori içeren orijinal içerikli sitedir. Makaleleri yazan ve siteyi tasarlayan Süleyman Sönmez'dir. Yazılar ve görseller yazılı izin alınmadan "alıntı" olarak dahi kullanılamaz.

Güneşin Tam İçinde, 2008 Blog Ödülleri yarışmasında Kültür Sanat dalında Türkiye 1.si olmuştur.
Detay için tıklayınız.

  Favorilere ekle Favori   Yazıcı  

Facebook'ta paylaşın! FriendFeed'te bahsedin!


Makalede kullanılan etiketler:
, , , ,

Yeni Konular

Yorumlar


Dosyalar - Altın Makaleler



Altın Yumurta

 
  • 30 Ağustos Zafer Bayramı
  • Gümüş Kurşun'un Kimyasal Sırrı / Silver Bullet
  • MSN SPACES AÇMAK HER ŞEYİYLE ADIM ADIM-12
  • Teacher Tube | Öğretmenler İçin Youtube
  • ZAMANI DURDURUN

  • Şans Yumurtanızdan çıkan yazılar, tıklayıp okuyun


    Dost Siteler

    bos
    bos
    bos
    bos
    bos
    bos
    bos



    Google Friend Connect'le
    Ekibe Katılın!


    Çevrimiçi Ziyaretçiler





    otelturtatilMutfak Ekipman İsm-iCam3d Gözlük | 3 Boyutlu Eğlence