Türk Web siteleri olarak sizlere çocuk hakları ve çocuk istismarlarını duyurmak için ortak bir çabayı paylaşıyoruz. Bu yazının çıkış noktası çocuk istismarlarının engellenmesi konusunda Ankara Üniversitesi’nden Prof. Dr. Betül Ulukol‘un anlamlı çalışmalarıdır.


Biz blog yazarlarından istedikleri üç şey, yazımızda çocukken ilk dinlediğiniz müzik parçasını ve şimdi dinlediğimizde hissettirdiklerinden bahsetmemiz, “çocuk istismarını durdurun” cümlesini ve kampanyanın afişini yazıya eklememiz.

ÇOCUK İSTİSMARINI DURDURUN

doctus

Çocukken ilk duyduğum şarkı, annemin ninnisiydi. Bunu şimdilerde kardeşimin bebeği olunca bir şekilde yeniden duymuş oldum. Ama en güzeli kızkardeşimin de aynı ninniyi söylemesiydi. Neden bilmem çok duygulandım. Dilden dile geçen bu ezgide, yaşamın o sonsuz sevgisini işittim sanki.

Çocukların bu kadar özel olması, onların sadece bizlerin değil, önce insanlığın sonra evrenin çocukları olmasıdır. Doğuştan getirdikleri büyüleyici bir temizlikleri ve sevgileri vardır. Kin tutmaz sevgileri ve herşeyi öğrenmeye açık zihinleri ile bambaşkadırlar.

Çocuk sevgisi nasıl kutsalsa, nasıl dünyamızı tazelerse, bunun karşısında çocukların istismarı da o kadar ağırdır.

Benim için çocuk bireydir. O konuştuğunda, bir bireyi dinlediğim ciddiyetle onu dinlerim. Çocuk öğrenme hakkına sahiptir. Onu çok sıkıştırmak, dışarı oynamaya çıktığında bir camdan bakıp her yaptığına karışmak, özgürlüğüne ve kişiliğine müdahaledir. Bir çocuk sevgiyi, su gibi, hava gibi ister bu onun hakkıdır. Aileler çocuklarını dövemez, baskılayarak ruhlarını incitemez. Bir çok toplumda böyle aileler kınanır hatta çocuklarının yetiştirilmesi sosyal kurumların yetkisine devredilebilir.

Çocukların eğitim hakkı vardır. Cinsiyetleri ne olursa olsun, okula gitmek ve modern bir birey olarak bilgi, deneyim, meslek kazanma hakkına sahiptirler. Çocuklar aileye yardım dışında ağır işlerde ve tam gün çalıştırılamazlar. Onlar çocuktur, fakirlik bile ağır işçiliklerine mazeret olamaz. Çocukların cinsel istismarından bahsetmekten bile ürperiyorum. Bu konuyu dile getirmek bile dayanılmaz geliyor. Ancak günümüzde istismarın en acısı bu.

Köle çocukların sonu getirilmelidir. Büyük sanayileşmiş ülkelere gelişmemiş ülkelerden çocukların çeşitli amaçla satıldığını büyük gazetelerden öğrendik. Bu insan kaçakçılığı dünyanın en büyük ayıbıdır.

Asker çocuklar
kurtarılmalıdır. Özellikle Afrika’da görülen bu korkunç uygulama, BM kararları savaş suçu ilan edilse de, daha şiddetle kınanmalı, daha güçlü tedbirler alınmalıdır.

Çocukların sağlık hizmetlerinden daha kolay ve daha ucuz yararlanması, doğumlarda anne ve çocuk ölümlerinin azaltılması için daha güçlü tedbirlerin alınması şarttır. Özellikle aşı takvimleri, içilebilir su kaynaklarının temizliği, beslenme ve barınma, çocuklar için dünya çapında öncelikli olmalıdır.

Son olarak yetim çocuklara el uzatan kurumların daha iyi oluşturulması ve işini seven, eğitimini almış, sevgi dolu sabırlı insanlara devredilmesi gereklidir.

Bu mimi tek tek sitelere yollamak istemiyorum. Lütfen sitesi olan herkes konuya destek olsun. Çevrelerindeki çocukları hiç olmazsa bir günlüğüne evin “Prensi” ve “Prensesi” gibi ağırlasın. Unutmayın bu dünyanın en güzel konukları çocuklardır. Misafirperverliğin en güzeli onlara gösterilir. 🙂

Lütfen bu konuları da okuyun

BİRLEŞMİŞ DEVLETLER ÇOCUK HAKLARI SÖZLEŞMESİ

Bu sözleşmeye taraf devletler;

Birleşmiş Milletler Antlaşmasında ilân edilen ilkeler uyarınca insanlık ailesinin tüm üyelerinin, doğuştan varlıklarına özgü bulunan haysiyetle birlikte eşit ve devredilemez haklara sahip olmalarının tanınmasının, dünyada özgürlük, adalet ve barışın temeli olduğunu düşünerek,

Birleşmiş Milletler halklarının, insanın temel haklarına ve bireyin, insan olarak taşıdığı haysiyet ve değere olan kesin inançlarını Birleşmiş Milletler Antlaşmasında bir kez daha doğrulamış olduklarını ve daha geniş bir özgürlük ortamında tòplumsal ilerleme ve daha iyi bir yaşam düzeyi sağlama yolundaki kararlılıklarını hatırda tutarak,

Birleşmiş Milletlerin, İnsan Hakları Evrensel Bildirisinde ve Uluslararası İnsan Hakları Sözleşmelerinde herkesin, bu metinlerde yer alan hak ve özgürlüklerden ırk, renk, cinsiyet, dil, din, siyasal ya da başka görüş, ulusal ya da toplumsal köken, mülkiyet, doğuştan veya başka durumdan kaynaklanan ayırımlar dahil, hiçbir ayırım gözetilmeksizin yararlanma hakkına sahip olduklarını benimsediklerini ve ilân ettiklerini kabul ederek, Uluslararası İnsan Hakları Evrensel Bildirisinde, Birleşmiş Milletlerin, çocukların özel ilgi ve yardıma hakkı olduğunu ilân ettiğini anımsayarak,

Toplumun temel birimi olan ve tüm üyelerinin ve özellikle çocukların gelişmeleri ve esenlikleri için doğal ortamı oluşturan ailenin toplum içinde kendisinden beklenen sorumlulukları tam olarak yerine getirebilmesi için gerekli koruma ve yardımı görmesinin zorunluluğuna inanmış olarak,

Çocuğun kişiliğinin tam ve uyumlu olarak gelişebilmesi için mutluluk, sevgi ve anlayış havasının içindeki bir aile ortamında yetişmesinin gerekliliğini kabul ederek,

Çocuğun toplumda bireysel bir yaşantı sürdürebilmesi için her yönüyle hazırlanmasının ve Birleşmiş Milletler Antlaşmasında ilân edilen ülküler ve özellikle barış, değerbilirlik, hoşgörü, özgürlük, eşitlik ve dayanışma ruhuyla yetiştirilmesinin gerekliliğini göz önünde bulundurarak,

Çocuğa özel bir ilgi gösterme gerekliliğinin, 1924 tarihli, Cenevre Çocuk Hakları Bildirisinde ve 20 Kasım 1959 tarihinde Birleşmiş Milletler (27 Ocak 1995 tarihli ve 22184 sayılı Resmi Gazete’den aynen alınmıştır). Teşkilatı Genel Kurulunca kabul edilen Çocuk Hakları Bildirisinde belirtildiğini ve İnsan Hakları Evrensel Bildirisinde, Medeni ve Siyasi Haklar Uluslararası Sözleşmesi’nde (özellikle 23 ve 24 üncü maddelerinde) ve Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşmede (özellikle 10 uncu maddesinde) ve çocukların esenliği ile ilgili uzman kuruluşların ve uluslararası örgütlerin kurucu ve ilgili belgelerinde tanındığını hatırda tutarak,

Çocuk Hakları Bildirisinde de belirtildiği gibi “çocuğun gerek bedensel gerek zihinsel bakımdan tam erginliğe ulaşmamış olması nedeniyle doğum sonrasında olduğu kadar, doğum öncesinde de uygun yasal korumayı da içeren özel güvence ve koruma gereksiniminin bulunduğu” nu hatırda tutarak,

Ulusal ve uluslararası düzeyde çocukları aile yanına yerleştirme ve evlât edinmeye de özel atıfta bulunan Çocuğun Korunması ve Esenliğine İlişkin Toplumsal ve Hukuksal İlkeler Bildirisi; Çocuk Mahkemelerinin Yönetimi Hakkında Birleşmiş Milletler Asgari Standart Kuralları (Beijing Kuralları) ve Acil Durumlarda ve Silâhlı Çatışma Halinde Kadınların ve Çocukların Korunmasına İlişkin Bildirinin hükümlerini anımsayarak,

Dünyadaki ülkelerin tümünde çok güç koşullar altında yaşayan ve bu nedenle özel bir ilgiye gerèksinimi olan çocukların bulunduğu bilinci içinde,

Çocuğun korunması ve uyumlu gelişmesi bakımından her halkın kendine özgü geleneklerinin ve kültürel değerlerinin taşıdığı önemi göz önünde tutarak,

Her ülkedeki, özellikle gelişmekte olan ülkelerdeki çocukların yaşama koşullarının iyileştirilmesi için uluslararası işbirliğinin taşıdığı önemin bilincinde olarak,

aşağıdaki kurallar üzerinde anlaşmaya varmışlardır:…

Devamını lütfen aşağıdaki bağlantıya tıklayarak okuyun
Kaynak Wikisource:

Çocuk Hakları Vikipedi
http://tr.wikipedia.org/wiki/%C3%87ocuk_haklar%C4%B1

Çocuk istismarı Vikipedi
http://tr.wikipedia.org/wiki/%C3%87ocuk_istismar%C4%B1

Yazının ana görselinde kullandığım fotoğraflar için bağlantılar:
http://www.flickr.com/photos/chefranden/382355345/
http://www.flickr.com/photos/miikas/147698261/
http://www.flickr.com/photos/hdptcar/797326075/in/photostream/
http://www.flickr.com/photos/hdptcar/949798984/
http://www.flickr.com/photos/soldiersmediacenter/483905627/

Konuyu mim olarak bana yollayan Cisday.org sitesinden Eray’a teşekkür ederim.

6 YORUM VAR

  1. Güzel bir mim başladı. Damacana.org’dan sevgili Erdal da bana paslamış mim’i. En kısa zamanda ben de yazacağım. Sevgili yeğenimi bir günlüğüne de olsa prensler gibi ağırlayamıyorum uzaklıktan dolayı. Henüz 2 yaşında. Büyük parçalı LEGO ya da o tarzda bir şey alıp yollayacağım.

  2. İbrahim, öyle bir yorum yazmışsın ki gerçekten bir süre güldüm. Yani “siteyi hiç beğenmedim” dememek için oldukça kibar önerilerde bulunmuşsun.

    Ancak şöyle bir durum var ki senin söylediğin şekilde bir birinin kopyası binlerce site var. Söylediğin gibi binlerce tema var.

    Ama bir tane daha Güneşin Tam İçinde sitesi yok.
    1 milyon 500 bin insanın içindeki konular nedeniyle okuduğu, Türkiye Kültür Sanat 1.si olan ve ucuz popülerlikten uzak duran bir site burası.

    Okuyucular yüzlerce kez sitenin görünümünün eşsizliğini belirtip ve tam da araba resimleri aşk resimleri olmadığı için gelip şöyle akla gönle hitap eden yazılar okudukları için burada olduklarını söylüyorlar.

    Kısacası senin istediğin gibi araba ve futbol, takım resimlerini, arkadaş bulma falan koyup temayı da değiştirirsem sanırım okurlar beni keserler 🙂

    Bilmem anlatabildim mi? 🙂

Yorum Yazın

Please enter your comment!
Please enter your name here