Müthiş bir kitap. Girişi böyle yapmayayım dedim ama yapacağım 
Okulumuzda her öğleden sonra tüm personel, öğrenciler ve öğretmenler Herşeyi Bırak ve Oku uygulaması yapıyoruz. Bir öğretmen olarak gerçekten çok hoşuma giden bir karar oldu bu.
Ben de bölüm bölüm okuyabileceğim bir kitap arayarak işe giriştim. Kütüphanemizde Ceviz Kabuğundaki Evren kitabını gördüm. Aslında kitap bilimsel esaslı olduğu için sıkılır mıyım anlar mıyım demedim değil. Ama lise yıllarından beri Einstein ilgimi çeker. E=mc2 ve zaman-uzay keşifleri bir sürü filmin ana konusudur.

Kitabın yazarı ise -eğer tanıyorsanız eminim başınızı sallayacaksınız- dünyanın en azimli bilimadamıdır. Çünkü Stephen Hawking felçlidir. Kıpırdayamadığı için her kitabın her harfini, kelimesini bir bilgisayar programı desteği ile seçerek ve kalıp kelimeleri belirleyerek yazmıştır. Öyle saygı gören bir adamdır ki dini çevreler batıda yaradılış ve Bigbang tartışmasında hep suskun kaldıkları halde Papa, Hawking’ten övgüyle bahsetmiştir. (İnşallah yanlış hatırlamıyorumdur!)
Böylece kitabı okumaya başladım. Çok resimli, grafikli ve kolay okunan formülsüz anlaşılır bir dil. Çok keyif alarak okuyorum. Özellikle bazı anekdotlar şaşırtıcı.
İki uçağa çok hassas ölçüm yapan iki saat konuyor ve birisi sürekli doğu yönünde, diğeri ise batı yönünde uçuyor ve başladıkları yere ulaştıklarında doğu yönüne yani dünyanın dönüşü ile aynı yöne giden için zamanın uzadığı saatlerin farklı olduğu anlaşılıyor.
Bu demektir ki zamanın aktığı bir yön ve akış hızı var. Bu akış hızının bir parçasıyız. Ayrıca bir diğer konuda bununla bağlantılı olarak tüm galaktik cisimlerin, gezegen ve yıldızların çevrelerindeki uzay-zaman evet yanlış duymadınız hem uzayın kendisi hem de zamanın kendisi bükülüyormuş. Bu tıpkı kauçuk bir yatağa bırakılan demir kürelerin yatağı esnetmesi gibi.
Bu alana giren daha küçük bir parçacık o gökcisminin eğriliği ölçüsünde zamanı ve mekanı yaşıyor.
Çok, ama çok düşündürücü. Her canlı ve her nokta için değişken / relatif / göreli bir evren demek bu.
Bu yüzden bu teorileri Genel Görelilik ve Özel Görelilik diye adlandırmışlar.
Dolayısıyla eğer bir kişi hareket ediyorsa ve hareket hızı ışık hızına yaklaşıyorsa içinde bulunduğu zaman, kendisine normal gelirken, dışarda zaman müthiş bir hızla akacaktır. Enerjisi ve kütlesi sonsuza yaklaşacaktır.
Bu fikirler ortaya atıldığında önce kimse inanmamış ama Einstein demiş ki “Haklıysam anlamak kolay. Bir yıldızın yerini bulalım. Güneş tutulduğunda o yıldız tutulma süresince olduğundan daha farklı bir yerde görünürse
bunun anlamı ondan gelen ışıkların, güneşin büküm alanı tarafından çekilip, uzayın arada büküldüğü ve yıldızın yeri aynıyken gelen ışığında, zamanında büküldüğü olacaktır.”
Gözlem yapılıyor ve Einstein haklı çıkıyor.
Arkadaşlar daha ne diyeyim bilmiyorum. Olağandışı bir kitap. Okumadıysanız bu sözümü ciddiye alın bir kütüphaneden arkadaşınızdan alın veya satın alın. Ama edinip zaman ayırıp okuyun.
Gökyüzüne yeni bir hayranlıkla bakacaksınız.
http://www.hawking.org.uk/
http://www.ideefixe.com/kitap/tanim.asp?sid=TI8MMIVJWK7K05IF9W48&referer=80239
http://en.wikipedia.org/wiki/Stephen_Hawking
http://www.leaderu.com/real/ri9404/bigbang.html




















yiit
03 Oca 2007
@ 18:07
daha fazlası için şu kitap güzel: http://kitap.antoloji.com/kitap.asp?kitap=39398
ayrıca şu kitap da bir çok şeyi açıklıyor:
http://kitap.antoloji.com/kitap.asp?kitap=35212
Süleyman Sönmez
03 Oca 2007
@ 21:07
http://kitap.antoloji.com/kitap.asp?kitap=54231 Zamanın Daha Kısa Tarihi’ni aldım. Okumaya yeni başladım. Bakalım başımıza neler gelmiş? Biz daha portakalda vitaminken pardon yıldızlarda yıldız tozuyken