Tamam dünya dijitale gidiyor. Her şey Internet üzerine gidiyor. Biz sitemizi niye kitap yapmak isteyelim?
Sevgili okurum, yüzünü göremiyorum, sesini işitemiyorum ama bu uzun yolculukta yanımda yürüdüğünü biliyorum. Varlığının verdiği güçle, desteğinle bu güzel patikadan manzaraya bakarak, gördüklerimi seninle söyleşmenin tadını çıkarıyorum.
Lafı dolandırmadan acı gerçeği tek seferde söyleyeceğim. Kaliteli bloglar birer birer kapanıyor ve durgunlaşıyor. Geriye kalanlar ise dikkat çekebilmek için işi PuCCa klonu olmaya götürüyorlar. Çünkü insanları twitter ve Facebook’tan çıkıp sitelerine gelmeye ikna etmek zorundalar.
Zamanla sosyal ağların işleyişi özelleşti. Tek yanlı basın bülteni gibi bir yayın isteyen Twitter’ı mesken tuttu. Arkadaş edinmek video paylaşmak isteyen Facebook’tan şaşmadı.
Cinsiyet, okunurluğu etkiliyor mu? Deney 24 Aralık 2009 ile 2 Ocak 2010 arasında 25.000 kişi üzerinde yapılmış ve verileri rapor olarak sunulmuştur.
Sık sık sorulur. Ama cidden detayıyla ilk kez soruldu. İdris Cin bana bir mim göndermiş. “Blog yazılarınızı nasıl hayata geçiriyorsunuz ?”
Güneşin Tam İçinde dergisi aylık bilgisayar dergisi PCnet editörleri tarafından Türkiye’nin 50 blogu listesinde tanıtıldı.
Benim gördüğüm en büyük neden, gazetelerin basılı formattan Internete taşınma sürecinde. Bu süreç blog yazarı ile Internet gazete yazarını aynı medyaya getirdi. Böylece bir blog yazarını küçümsemek webde yazan gazeteciyi de küçümsemek olacaktı.
Blog yazarları çoğunlukla bireysel yazılarını bloglarından yayımlarlar. Komunite olarak sosyal medya toplulukların en güçlüsü, belki şu anda blog siteleri. Blog Action Day 2009′da dünyanın her yerinden bu yılın konusu seçilen İklim Değişikliği için yazıyoruz.
Friendfeed giderek popülerleşiyor. Beğenilme, ilgi çekme ve bilgiyi sunma yarışında belli davranış modellerini ve etkilerini gördük. Esprili ve ironik bir dille sosyal medya beğeni skalasını sunuyorum…